{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/674 - 2025/860<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/674  <br>KARAR NO\t: 2025/860<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/316 E.  -  2022/239 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/09/2022 Tarih ve 2021/316 Esas - 2022/239 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin  2020/77195 sayılı ve \"...\"  ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin \"...\" markasının ilaç sektöründe tanınmış olduğunu, somut olay bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da gerçekleştiğini ileri sürerek, YİDK’nın 24.08.2021 tarih ve 2021-M-6797 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>    Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin İngilizce'de “karınca” anlamına geldiğini, davacının markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin ise İngilizce'de “yılbaşı döneminde çocuklara hediyeler dağıtan noel baba” anlamına geldiğini, her iki markanın da ilaç sektöründe hizmet verdiğini ve ilgili tüketicilerin markalar arasındaki ayrımı yapabilecek düzeyde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında , başvuru kapsamında yer alan tüm mallar yönünden SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğunu, ayrıca davacının ilaç sektöründeki tanınmışlığı nedeniyle davalının bu marka ile iltibas düzeyinde benzer olan \"...\" ibaresi seçip yine davacının 2014/97144 ve 2009/19568 sayılı markalarında bulunan  şekil unsuru ile benzerlik düzeyi yüksek olan bir işareti tercih edip seçmesi ve yanına da \" ilaç\" ibaresini eklemesi davacının tanınmış markasına yaklaşma çabasında olduğunu gösterdiğini, dolayısıyla  somut olay bakımından SMK2nın 6/5 koşullarının da oluştuğu  gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, tarafların markalarında yer alan kelime ve şekil unsurlarının farkı olduğunu, markalarda ortak olarak yer alan \"... \" ibaresinin ilaç malları bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu nedenle iltibas değerlendirilmesinin \"...\" ve ...\" ibareleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bahsi geçen  ibarelerin de kavramsal olarak oldukça farklı olduğunu, ayrıca uyuşmazlık konusu 5 ve 10 sınıf malların tüketicisinin bilinçli olduğunu ileri sürerek,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.  <br>Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan  “...”  ibaresinin \"ilaç bilimi\" anlamına gelen “farmakoloji” ibaresinin kısaltması olduğunu, müvekkilinin başvurusunun asli unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, markalarda yer alan şekil unsurlarının da farklı bulunduğunu, SMK' nın 6/5 koşullarının da oluşmadığını, aynı taraflar arasında görülen başka bir uyuşmazlıkta \"...\" ibaresinin davacının markaları ile benzer olmadığının kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İşlem dosyasının incelenmesinde; davalı gerçek kişinin \"şekil+... \" ibaresini, 5. ve 10. sınıf mallar yönünden tescili için yaptığı 2020/77195 sayılı  marka başvurusuna, davacının 2009/19568, 2014/97144, 2014/97158, 2018/18525 sayılı ve \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas ve tanınmışlık iddiasıyla yaptığı itirazının dava konusu 2021-M-6797 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 09.09.2021 tarihinde tebliği edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerinde 09.11.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve davalıların istinaf itirazları gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı ve aynı Kanun'un 6/5. maddesindeki koşullarını gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.<br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 5 ve 10 sınıf mallar, davacının itirazına mesnet markları kapsamında da yer aldığından markalar arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kabul edilmiştir. <br>Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince, dava konusu başvuru \"...\" ibaresi ile bu ibarenin sol tarafına konumlandırılmış, \"a\" ve \"f\" harflerinin özgün bir şekilde birleştirilmesinden oluşan şekil unsurundan, davacının itirazına mesnet markaları ile \"...\" ibareleri ile 2014/97158 sayılı marka dışında, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin ortasında konumlandırılmış üçgen içine yerleştirilmiş sonsuzluk sembolünü andıran şekil unsurundan oluşmaktadır. Dava konusu başvuru bir bütün olarak \"...\" ibaresinde oluşsa da \"...-...\" şeklinde telaffuz edileceğinden ilk tüketici nezdinde de bu şekilde algılanacaktır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilmişse de markalarda ortak olarak yer alan \"Farmokoloji\" kelimesinin kısaltması olan \"...\" ibaresinin uyuşmazlık konusu 5 ve 10 sınıf mallar yönünden tanımlayıcı olduğu, bu duruma göre dava konusu başvurunun asli unsurunun \"...\", davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun ise \"...\" ibaresinden oluştuğu,  dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin \"karınca\", davacının markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin ise  \"noel baba\" anlamına geldiği, anılan ibareler arasında, özellikle anlamsal farklılık ve bu farklılığın uyuşmazlık konusu malların tüketicileri yönünden rahatlıkla algılanabilecek olması gözetildiğinde, iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığı, markalarda yer alan şekil unsurları arasında da herhangi bir benzerlik bulunmadığı gibi esasen bahsi geçen şekil unsurlarının markalar yer alan kelime unsurlarının konumlandırma şekline göre geri planda kalan tali unsur niteliğinden oldukları kanaatine varıldığından, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/212 -2024/3767 E/K sayılı ilamında da \"...\" ibaresinin 5. ve 10. sınıf mallar yönünden tanımlayıcı olduğu kabul edilerek, \"... ...\" ibaresinin davacının markaları ile benzer bulunmadığı kabul edilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki, tarafların markaları arasında 10. sınıf mallar yönünden iltibas  bulunduğu yönündeki tespite itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklandığı üzere tarafların marka işaretleri  benzer bulunmadığından, somut olay bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının oluşup oluşmadığını tartışılması sonuca etkili bulunmamıştır.  <br> Bu itibarla, taraf markaları arasında, emtia benzerliği şartının gerçekleşmesine rağmen  marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/1. Maddesi maddesi anlamında  iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM:      Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/09/2022 gün ve 2021/316 Esas - 2022/239 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın REDDİNE,<br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30-TL’nin düşümü ile kalan 556,10-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, <br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 80,00-TL posta masrafından oluşan toplam 572,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, <br>\t7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),\t<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t10-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 25/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br><br> <br>Üye<br><br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e84159647ea266a3","SID":"92366ed39a686b91"}}