{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/499 <br>KARAR NO\t: 2025/720<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                   ...<br>ÜYE\t\t: ... ...<br>ÜYE\t\t: ...               ...<br>KATİP\t\t: ...                ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/379 E.  -  2022/269 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 tarih ve 2021/379 Esas - 2022/269 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalılar ..., ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2020/02492  numaralı \"...\" ibareli markasının 35. sınıfta tescili isteğinin Markalar Dairesi  Başkanlığının 14/08/2020 tarihli kararı ile bir kısım hizmet yönünden reddedilmesi üzerine, müvekkilinin itirazı sonrasında markadan çıkarılan hizmetlerin YİDK kararı ile iade edilip başvurunun markalar resmi bülteninde yayımlandığını, başvurunun yayımını müteakiben davalının itirazı soncunda başvurunun YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ki,  müvekkilinin 2015 yılından beri ... giyim alanında faaliyet göstermekte olup \"...\" esas unsurlu markayı fiilen kullandığını, itiraza mesnet markalardaki \"...\" ibaresinin ortaklığı üzerinden hareketle bir değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, \"...\" ibaresinin zayıf karakteri nedeniyle bir kişinin tekeline bırakılamayacağını ve zayıf karakterli markayı seçen kişinin bu markanın bir takım değişikliklerle başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu ileri sürerek 17/11/2021 tarihli ve 2021-M-9920 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/02492 başvuru sayılı markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.  <br>Davalı vekili, müvekkilinin 30 yılı aşkın süreden beri ... sektörünün öncüsü olup \"... ...\" markasının sahibi olduğunu, davacının tescil isteğinde bulunduğu \"...\" ibareli marka ile müvekkilinin markasının esaslı unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğunu, davalının markasındaki \"...\" ibaresinin sektör itibariyle tanımlayıcı olup  benzerlik incelemesinde dikkate alınamayacağını, davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla bilerek ve isteyerek müvekkiline ait markanın esaslı unsurunu içeren bir marka tescil isteğinde bulunduğunu, müvekkilinin markası 35. sınıfta tescilli olduğundan emtia bezerliği şartının gerçekleştiğini ve markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik de bulunduğundan iltibasın kaçınılmaz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının markasında esas unsur olarak kullanılmış olan “...” ibaresinin, davalının markalarının “... ...” şeklindeki esas unsuru içerisinde birebir yer alması ve davalının markasında bu ibarenin işaretin başlangıç kısmında konumlandırılmış olmasının işaretleri görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakınlaştırdığı, farklı yazım karakterlerinde ve farklı kompozisyonlar içinde yazılmış olmasının, markalarda “...” kelimesinin ortaklığının yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak güçte ve nitelikte bir farklılık yaratmadığı, dolayısı ile taraf markalarının  görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, markalar arasında 35. sınıf altında; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 18 ve 25. sınıflara giren emtiaların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, ancak davalı markanın kapsamında bulunan 35. sınıftaki diğer hizmetler yönünden bu şartın gerçekleşmediği, emtia  benzerliği şartının gerçekleştiği hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğu, ancak bu  hizmetler dışında kalan diğer hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2021-M-9920 sayılı YİDK kararının 35. sınıf \"alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi sağlama hizmetleri)\" ve \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 35. sınıfın altında 18 ve 25. sınıfa giren tüm emtiaların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" dışında  kalan mal ve hizmetleri yönünden iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların asli unsurunun  hemen hemen aynı harflerden oluştuğunu, genel görünümleri ve bir bütün olarak bakıldığında markaların ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırma ihtimaline neden olacak şekilde benzer olduklarını, başvuru markasında ayırt ediciliğe katkı sağlayabilecek derecede farklı/güçlü unsurların bulunmadığını, davacının başvuru markasında yer alan \"...\" ibaresinin, itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25. sınıf  mallar bakımından kavramsal bir bağ yaratma ihtimali nedeniyle dikkate alınmayacağını, davacı başvurusunun konusu olan işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde redde mesnet işaretlerin canlanacağını, dolayısıyla markalar arasında bağlantı kurulması ihtimali dâhil, karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu marka başvurusu kapsamında 35. sınıfta yer alan hizmetlerin müvekkilinin tanınmış \"... ...\" markalarının kapsamındaki mal grubuyla bağlantılı, tamamlayıcı olduğunu, markalar arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik mevcutken işbu mal/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin olmayacağı yönündeki kararın kabul edilemeyeceğini, çok tanınmış bir markanın normal markalara nazaran daha geniş bir marka korumasından faydalanması ve iltibas riskinin çok daha geniş olarak yorumlanması gerektiğini,  müvekkilinin  “... ...” ibareli markalarının 2005 yılından itibaren tescilli olup, 30 yılı aşkın bir süredir kullanılması ve ... sektöründeki yüksek bilinirliğinin bulunması  nedenleriyle yüksek bir ayırt ediciliği haiz olduklarını, müvekkilinin markasının çok tanınmış bir marka olması sebebi ile davaya konu marka başvurusundaki emtialar ile müvekkilinin tescilli olduğu sınıfta yer alan emtiaların benzer olmadığı varsayımında dahi, marka başvurusunun tescilinin müvekkilinin tanınmış markasından haksız ekonomik kazanç elde  edilmesine sebebiyet vereceğini, hedef tüketicilerin/alıcıların, taraf markaları altında sunulan farklı hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin bulunması sebebiyle davacının markasının bütün olarak iptalinin gerektiğini ve müvekkili ile ticari ilişkisi bulunan ve müvekkilden elbise satın alıp bunları kendi ismi ile kurmuş olduğu ... isimli şahıs şirketinde sattığını ikrar eden davalının kötü niyetinin açık olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ... tarafından müvekkiline ait \"...\" ibareli marka ile benzer olduğu iddia edilen itiraza mesnet \"2011/109483\" numaralı \"... ... ... ve şekil\" markası 08/11/2022 tarihinden itibaren, \"2011/109503\" numaralı\"... ... ... ve şekil\" markası 29/06/2020 tarihinden itibaren ve \"97/016923\" numaralı \"... ... şekil\" ibareli markası da 11/01/1999 tarihinden itibaren geçersiz olduğundan bu markaların benzerlik incelemesine esas alınamayacağını,  markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi ilkesi gereğince markanın ihtiva ettiği unsurlara bölünerek her bir unsurun ayrı ayrı ayırt ediciliğinin değerlendirilmesinin doğru bir değerlendirme olmadığını, müvekkiline ait markanın şekil+kelime markası olup, gerek logosunda gerekse de markanın fiili kullanımında \"...\" unsurunun bir bütün olarak ön planda bulunduğunu, ancak yerel mahkemece bu husus dikkate alınmadan müvekkiline ait markanın asli unsurunun hatalı bir biçimde \"...\" ibaresi olarak kabul edilerek bu ibare üzerinden değerlendirme yapılmasının hukuka uygun olmadığını, özgün olmayan, yaygın kullanımı bulunan zayıf nitelikli \"...\" ibaresinin üçüncü kişilerce dürüst şekilde kullanımına engel olunamayacağını ve müvekkilinin markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak itiraza mesnet markalardan tamamen farklı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:1-Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm ve davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 08/01/2020 tarihinde 2020/02492 başvuru sayısı ile \"...\" ibareli markanın 35. sınıfa giren tüm hizmetlerde tescili talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2002/16546 sayılı marka esas alınarak SMK'nın 5/1-ç hükmü uyarınca perakende, toptan satış ve mağazacılık hizmetlerinin markadan çıkarılmasına karar verildiği, davacının itirazı sonrasında anılan hizmetlerin YİDK tarafından iade edilerek markanın yayımlandığı, yayım  sonrası davalının itirazı üzerine başvurunun, YİDK tarafından 2021-M-9920 sayılı karar ile nihai olarak reddedildiği, kararın 18/11/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve eldeki davanın da hak düşürücü süre içinde 30/12/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve davalıların istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuru ile davalının itirazına mesnet 2005/39576, 2011/109483 sayılı markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır. <br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). <br>Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; bilirkişi  raporunda  açıklandığı üzere, taraf markalarının esaslı unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin davacıya ait markada aynen yer alması ve markanın başlangıç kısmında konumlandırılmış olması nedeniyle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik meydana geldiği, ibarenin davacı markasında farklı bir yazım karakteri ve kompozisyon içinde bulunmasının markaları yeterince birbirinden ayırmadığı ve markalar arasında 35. sınıf altında; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 18 ve 25. sınıflara giren emtiaların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, markaların kavramsal açıdan tüketici zihninde bıraktıkları algının yakın olması nedeniyle  potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarının etkisiyle markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanarak davalının “... ...” ibareli markaları ile davacının “...” ibareli markasını karıştırmasının ihtimal dahilinde olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte mahkemece  davaya konu markadan 35. sınıf altındaki 18. ve 25. sınıfa dahil tüm emtiaların bir araya getirilmesi hizmetlerinin çıkarılmasına karar verilmiş ise de, itiraza mesnet 2005/39576  sayılı marka kapsamında bulunan ve markanın tescili tarihinde 25. Sınıf içerisinde yer almakla birlikte karar tarihi itibariyle 24. sınıfa dahil olan \"bebekler için kundak örtüleri\" emtiasının da davacının markasının kapsamında olup aynı/ aynı türden sayılması nedeniyle  davacının markasından çıkarılması gerekmektedir.<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Bu itibarla; dava konusu başvuru ile davalının \"...\" ibareli markası arasında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf altındaki 18. ve 25. sınıfa dahil tüm emtiaların tamamı ile 24. sınıftaki \"bebekler için kundak örtüleri\" yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değilse de HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalılar vekillerinin diğer istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 gün ve 2021/379 Esas - 2022/269 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın Kısmen Kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 17/11/2021 tarih 2021/M-9920 sayılı kararının 35. Sınıf \"alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi sağlama hizmetleri)\" ve \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 35. Sınıfın altında 18 ve 25. Sınıfa giren tüm emtialar ile 24. Sınıftaki bebekler için kundak örtüleri emtialarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" mal ve hizmetleri dışındaki emtialar yönünden iptaline,<br>4-Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,<br>5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.300,00-TL bilirkişi ücreti, 120,00-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 67,00-TL tebligat ve posta gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.979,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.489,50-TL'ye, 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.608,10-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t9-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 246,50-TL'nin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>\t10-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yapılan 80,00-TL posta gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 572,00-TL  yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 286,00-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t12-Davacıdan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t13-Davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 179,90'ar-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,<br>\t14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d9bfe27bfd62508","SID":"c1f108cdb5613055"}}