{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1452 Esas<br>KARAR NO: 2025/705<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/06/2023<br>NUMARASI: 2022/303 Esas, 2023/148 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketilerin kaşe üreticisi olduğunu, TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli tasarımın davalı adına tescilli olduğunu, davalının dava konusu bu tasarımı gerekçe göstererek, müvekkili şirketin kısa bir süre önce kırtasiye ve işletmeler aracılığıyla piyasaya sürdüğü mürekkep şişesini toplatacağını, üretimindeki tüm mallarına el koyulacağını belirttiğini, söz konusu mürekkep şişesinin yıllardır piyasada birçok marka tarafından kullanıldığını, dava konusu mürekkep şişesi tasarımının görüntüsü ile 2015 yılında  kamuya raz edilen mürekkep şişesinin görselinin birebir aynı olduğunu, davalının adına tescilli tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını ileri sürerek, davalı adına ... sayı ile tescilli çoklu endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin tasarlayarak piyasaya sürdüğü davaya konu mürekkep şişesi ürününün tasarım tescili için TPMK'ya başvurduğunu, bu başvuru neticesinde tasarımın ... sayı ile müvekkili adına tescil edildiğini, dava konusu ürünün tescil tarihinden önceki bir tarihte bir başka firma tarafından kullanıldığının taraflarınca da bilindiğini, ancak başka firma tarafından kullanılan mürekkep şişesi ile müvekkilince tasarım tescili alınan mürekkep şişesi arasında ayırt edicilik kıstası bakımından önemli farklılıklar olduğunu, müvekkili tarafından tescili sağlanmış bir ürünün davacı tarafça üretilip, piyasaya sürülmesinin kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda,  deliller  toplandıktan alınan 25/04/2023 havale tarihli raporunda, dava dosyasına delil olarak sunulan davalı tarafa ait “...”marka ürün ile “...” marka ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel  izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, ...  (1, 2, 3 ve 4) numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığının Belirtildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli görüldüğünden itibar edildiği,  dava konusu  tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 19/01/2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... tescil nolu çoklu endüstriyel tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde cevap dilekçesindeki tüm savunmalarını tekrar ederek; müvekkiline ait tasarımın ayırt edicilik niteliğinde olduğunu, sundukları  uzman mütalaasının iddialarını teyit eder mahiyette olduğunu, davalı tarafından incelemeye esas olmak üzere, ... firmasının günümüzde kullandığı şişenin dosyaya sunulduğunu, bu şişe ile dosyaya görseli sunulan şişe arasında çok büyük farklılıklar olduğunu, ... firmasının ilk yaptığı (görselde belirtilen) şişe ile günümüzde kullandığı şişenin zaman içinde evrildiğini, belki müvekkilinin kullandığı şişeden de esinlenilerek günümüzdeki şişenin ortaya çıkarılmış, incelemeye bu şişe konulduğunu, bilirkişilerin de doğal olarak bu ürünler üzerinde inceleme yapmışlar, raporlarını buna göre düzenlediklerini, bilirkişi raporuna itiraz ve yeniden bir rapor alınması yönündeki talebiplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, aynı konu hakkında iki ayrı rapor mevcutken aykırılığın giderilmesi için yeni bir rapor alınmayarak usule aykırı davranıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, tasarımın hükümsüzlüğü  talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince sınai mülkiyet uzmanı, endüstriyel tasarım uzmanı ve bilişim uzmanından oluşan 3 kişilik heyetten alınan bilirkişi raporunda, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ... – 1, 2, 3 ve 4 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 19/01/2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığının tespit edildiği, bilirkişi heyeti tarafından hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 2015 yılı ürün kataloğunun incelendiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından sadece tek bilirkişi raporu alındığından raporlar arasında çelişki bulunduğundan bahsedilemeyeceği, davalı tarafça sunulan  uzman görüşünün, davalının yazılı belgeye bağlı beyanı niteliğinde olduğu, uzman görüşü içerisindeki vakıaların ispatının ancak bilirkişi delili ile mümkün olduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"316748aaa5a3f3f2","SID":"b26d468e43bc17df"}}