{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/376 <br>KARAR NO: 2025/689<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 06.04.2021<br>NUMARASI: 2018/393 Esas - 2021/407  Karar <br>DAVA: İtirazın İptali  (Eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının  tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin kendisine ait araçlarla davalı şirketin bildirdiği yerlere yük taşıdığını, 30.11.2016 tarihli Gölcük-Diyarbakır güzergahlı 3.740,60 TL tutarlı ve 29.11.2016 Gölcük-Batman güzergahlı 4.071,00 TL bedelli taşıma faturalarının ödenmediğini, fatura kayıtları ve Gölcük-Batman güzergahlı yükün taşıma irsaliyesinden taşıma hizmetinin verdiğinin anlaşılacağını, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu, taşıma irsaliyesinin dahi başlı başına taşıma ediminin yerine getirildiğini gösterdiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taşıma sözlemesinden kaynaklanan alacağın 1 yıllık zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin müşteri firmaların sevkiyatları için spot piyasadan günlük araç temin ettiğini, davacı ile bu kapsamda araç temini amacıyla çalışıldığını, davacı ile  her bir nakliye için tek seferlik nakliye işi yapıldığını, sürekli tedarikçi sözleşmesi imzalanmadığını, davacının teslim aldığı malları tam ve zamanında irsaliyelerde gösterilen  alıcıya teslim ederek ve bunları müvekkiline iade ederek ücretini aldığını, taşıma sırasında hasar veya eksiklik olması halinde bu zarann taşımacıya yansıtıldığını, taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığını, sunulan cari hesap ekstresinin eksik olduğunu, davanın dayanağının tam olarak anlaşılmadığını, müvekkilinin kayıtlarına göre borç bulunmadığını, davacının alacaklı olup olmadığının veya hangi faturadan alacaklı olduğunun belirli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davalının üçüncü kişiler nezdinde yaptığı taşıma işinde davacıya ait aracın kullanılmasına ilişkin olarak ticari ilişki kurulduğu, davacının inceleme gününde ticari defterlerini hazır etmediği dolayısı ile defter ve kayıtları üzerinde incelemenin yapılamadığı, davalı tarafın incelenen 2016, 2017 yıllarına ait ticari defterlerinden defteri kebirlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı, dolayısı ile ticari defterlerinin davalı lehine delil vasfını haiz olmadığı, davalı ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalının davacıdan 5.593,39 TL alacaklı olarak göründüğü, ancak mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan tespitte cari hesap ekstresinde yer alan devir işlemlerine ilişkin açılış ve kapanış kayıtlarının ticari defterlerde yer almadığı ve cari hesap bakiyesinin doğruluğunu ticari defterlerden tespit etmenin mümkün olmadığı, icra takibine konu alacağın dayanağının davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 29.11.2016 tarihli, ... numaralı, 4.071,00 TL tutarlı, 30.11.2016 tarihli, ... numaralı, 3.740,60 TL tutarlı 2 adet fatura olduğu ve bu 2 adet fatura ile ilgili davacı tarafından davalı adına 29.11.2016 tarihli, ... numaralı 1 adet taşıma irsaliyesinin düzenlendiği, irsaliye üzerinde sürücünün ismi, plaka bilgisi ve imza bulunduğu, icra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yerleşik içtihatlar uyarınca her ne kadar lehine delil vasfını haiz olmasa da ticari defter ve kayıtlarındaki kaydın aksi  hususun ispatının davalı taraf üzerinde olduğu, davalının cari hesap ekstresinde ve ticari defterlerinde ödemeye ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı gibi bu hususta bir delil de sunulmadığı...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20'si oranında hesaplanan 1.562,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece gerekçeli kararda zamanaşımı itirazının dikkate alınmadan karar verildiğini, taşıma hizmetinin 2016 yılında verildiğini, hizmetin verilmesinin üzerinden bir yıldan fazla süre geçtiğini ve alacağın zamanaşımına uğradığını, iki adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, ancak davacının taşıma konusu emtianın teslimine ilişkin irsaliyeleri sunmadığını ve bu taşıma hizmetinin eksiksiz yapıldığını kanıtlamamasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, takip konusu faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde  kayıtlı bulunmasına rağmen taraflar arasındaki işleyen hesap ilişkisi nedeniyle müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacının ticari kayıtlarının incelenmesi halinde bu kayıtların davacının defterlerinde de bulunabileceğini, oysa faturanın müvekkilinin defterinde bulunmasının başlı başına alacağın varlığına delil olarak kabul edildiğini, davacının iddiasını kanıtlamak için fatura dışında bir kanıt sunmadığını, müvekkilinin defterlerinin tek yanlı olarak davacının alacağı için ispat vasıtası olarak görülmesinin hatalı olduğunu, tacir olan davacının alacağını ispat için hiç bir delil ortaya koymadan, ticari defterlerini ibraz etmeden sadece müvekkilinin defterleri ile borcun belirlenmesinin hatalı olduğunu,Raporun 18. sayfasında 02.11.2016 ila 08.12.2016 tarihleri arasında davacı tarafından düzenlenen faturalar ve müvekkilince yapılan ödemelere yer verildiğini, müvekkilince yapılan ödemelerin davacının kayıtlarında bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, raporda hatalı ve kişisel değerlendirmeler yapıldığını, mahkemenin 06.04.2021 tarihli celsesinde, eksik hususların bildirilerek tutanağa yazıldığını, belirtilen eksikliklere rağmen yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Davacı, davalıya taşıma hizmeti verdiğini ileri sürmüştür. Davalı cevap dilekçesinde, taraflar arasında süreklilik arz eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin müşterilerine ait taşımaları yapmak için piyasada taşıma hizmeti aldığını, bu kapsamda davacıdan da hizmet alındığını, bu şekil taşımada taşınan emtianın hasarsız şekilde alıcısının teslim edilmesi ve belgesinin müvekkiline iadesi halinde taşıma alacağının ödendiğini, müvekkilinin cari hesabına göre davacının alacağı bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda davacının taşıma hizmeti vererek taşıma ücretine hak kazandığını kanıtlaması gerekmektedir. Dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı borçlu aleyhine 7.811,00 TL asıl  alacağın tahsili için 02.11.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinin ekinde 30.11.2016 tarihli 3.740,60 TL bedelli fatura ile 29.11.2016 tarihli 4.071,00 TL faturanın bulunduğu, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Zamanaşımı def'isinin incelenmesinde; taraflar arasında işleyen hesap ilişkisinin bulunduğu, davacı alacağının 29-30.11.2016 tarihli faturalardan kaynaklandığı, alacağın tahsili için bir yıllık süre içerisinde 02.11.2017 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, takip başlatılmasının TBK'nın 154/2. maddesi gereğince zamanaşımını kestiği, takiple kesilen zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, bir yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 04.04.2018 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı bu durumun taşıma  sözleşmesinden kaynaklı alacak yönünden davalı tarafından ileri sürülen TTK'nın 855. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, mahkemece 22.11.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında zamanaşımı itirazının esas hükümle birlikte değerlendirilmesine karar verildiği, hükümde zamanaşımına ilişkin açık bir değerledirme bulunmadığı, ancak davanın kabulüne karar verilmekle zamanaşımı defi'sinin reddedildiği, reddin yukarıda belirtilen gerekçeye göre yerinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.  İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davacının ticari defterlerinin ibraz etmemesi nedeniyle mahkemece tarafların ticari kayıtları karşılaştırılmamıştır. Mahkemece incelenen davalının ticari defterlerinde takip konusu iki faturanın davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu ve bu fatura konusu taşımanın yapıldığına ilişkin irsaliyeden sürücünün ismi, imza ve araç plaka bilgisi bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi kurulunun raporuna göre, davalı kendi defterlerine göre davacıya 5.593,39 TL borçludur. Dava konusu iki faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması, bu faturaya konu hizmetin davalıya verildiği, faturaların davalıya kayıt edildiğine karinedir. Davacı taşıma hizmeti verdiğini kanıtlamıştır. Bu durumda yukarıda belirtilen HMK'nın 190. maddesine göre davalının ödeme olgusunun kanıtlaması gerekir. Davalı kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan iki adet fatura borcunu ödediğini kanıtlayamamıştır. Ödeme olgusu makbuz veya banka havalesi ile davalı tarafından kanıtlanabilir. Bu hususun ispatı için davacı defterlerinin incelenmesi gerek bulunmamaktadır. Cevap dilekçesinin içeriği, sevk irsaliyesi, taşıma faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olması hizmetin verildiğinin kabulü için yeterli olup, davalının defterlerindeki kayıtlar, ticari defterler usulüne uygun tutulsun veya tutulmasın davalı aleyhine delil olarak kullanılabilecektir. Davalı borcun ödendiğini veya başka bir nedenle ödenmemesi gerektiğini usulüne uygun delille kanıtlamamıştır. İlk derece mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olup davacının ticari defterlerinin incelenmesine bu aşamada gerek bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvur nedenlerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 24.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e28a3ab2410af19","SID":"17bd73d2cb9f7234"}}