{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/125 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/237<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 16/09/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2025<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde,  davalı şirketin sahibi olduğu ... mevkiinde bulunan Otel ... isimli otelin vekiledeni tarafından kurulduğunu, kullanılan kredilerden dolayı davalı şirketin %51 payının ... Bankasına devir edildiğini, taraflar arasındaki hukuki çekişmenin 2004 yılına kadar devam ettiğini, 2007 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan kararların iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, yine 02/07/2009 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Kararlarına karşı vekiledenleri tarafından.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile genel kurul iptal davası açıldığını, davalı şirketin 17/04/2012 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantı tutanağında görüşülüp  oy çoğunluğu ile kabul edilen maddelerin iptalinin gerektiğini, Genel Kurulun Madde-11 Temenniler ve Kapanış bölümünde taraflarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı ilamı sunulmuş ve 19/03/2007 tarih ve sonrasında bütün kararların yoklukla malül olduğu ısrarla belirtilmesine rağmen, üyelerin mahkeme kararlarını hiçe saydığını,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2010/5601 E. sayılı 2010/11891 nolu kararın 3. sayfasının 3. maddesinde yazılı olduğu üzere yapılan Yönetim Kurulu Seçimlerinin yok hükmünde olduğunu, bu nedenle şirket organsız durumda olup, mevcut yönetimin yaptığı tüm işlemlerin hukuksuz ve  geçersiz olduğunu beyanla,  davalı şirketin 17.04.2012 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ile alınan kararların TTK nun 445. Maddesi gereği iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde , davanın ... A.Ş. ne ihbar edilmesi gerektiğini, vekiledeni şirketin 17/04/2012 tarihli Olağan Genel Kurulunun TTK hükümlerine ve usulüne uygun toplandığını, iptalini gerektirecek hukuki bir sebebin bulunmadığını, toplantıya davetin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ve yerel gazete ile ilan edilmek suretiyle ve tüm ortaklara iadeli taahhütlü mektuplarla toplantı gün ve gündeminin bildirilmesi suretiyle, hükümet komiserinin gözetimi ile süresi içerisinde yapıldığını, gündem konusu bilanço, faaliyet raporu, denetçi raporu, kar - zarar cetvelerinin şirket merkezinde tüm ortakların incelemesine hazır tutulduğunu, toplantı nisabının bulunduğunu, kararın TTK ve usule uygun olarak Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edildiğini, bu şekilde yasal koşullar yerine getirildiğinden dava konusu Genel Kurul Toplantısı kararlarının iptali isteminin yerinde olmadığını beyanla,  davanın reddine  karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, ...m.445. uyarınca 17.04.2012 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ile alınan kararların  iptaline ilişkindir.<br>Davalı yanın talebi üzerine dava  HMK.m.62 uyarınca ... A.Ş. ne ihbar edilmiştir.<br>Mahkememizden verilen 19/07/2018 tarih ve... sayılı kararı ile;<br> \"1-) DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 07/04/2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararın mutlak butlanla batıl olduğunun TESPİTİNE VE İPTALİNE...<br>2-) Genel Kurul toplantısında alınan diğer kararlar yönünden dava açma koşulları oluşmadığından davanın REDDİNE,\" karar verildiği, verilen kararı taraflarca istinaf edilmesi üzerine dosyanun İstanbul BAM'a gönderildiği;<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 13. Hukuk Dairesinin 01/02/2024 tarih ve 2021/1659 Esas 2024/151 Karar sayılı ilamıyla; <br>\"...Dava, davalı şirketin  17/04/2012 tarihinde gerçekleştirilen 2011 yılı olağan genel kurulunda alınan  tüm kararların yok hükmünde olduğunun tesbiti ile iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece,\"1-)Davanın kısmen kabulüne, 07/04/2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararın mutlak butlanla batıl olduğunun Tespitine ve iptaline, 2-) Genel Kurul toplantısında alınan diğer kararlar yönünden dava açma koşulları oluşmadığından davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>Davacılar vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde;<br>Dava konusu davalı şirketin  17/04/2012 tarihinde gerçekleştirilen 2011 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde; Temenni ve kapanışın yapıldığı 11 maddenin altına, davacılardan ..., ..., ... Vekili Av. ... ve ... söz alarak ;'' Ekte sunulan  ... ATM. Nin ... sayılı ilamını ekte sunuyoruz. İş bu ilama göre 19/03/2007 tarih ve sonrasında alınan bütün kararlar yoklukla maluldür. İş bu ilamın yerine getirilmesini talep ediyoruz. Hazirun cetveli dahil bütün kararlara muhalefet şerhi koyduğumuzu belirtiyoruz.'' şeklinde tüm kararlara yönelik muhalefetini tutanağa geçirildiği muhalefet şerhi sahibi olarak da tutanak altının ..., ..., ... Vekili Av. ...'in vekaleten  ve ...'nin de asaleten imzaladığının anlaşıldığı, buna göre tüm kararlara yönelik toplu muhalefetin tutanak altına geçirildiği ve  davanın açılması için gereken ön koşulun oluştuğu gözetildiğinde, Mahkemece işin esasına girilip iptal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava açma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. <br>Dairemizce verilen karar doğrultusunda  davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin istinaf sebepleri bu aşamada değerlendirilmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile,  ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın  353/1.a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve  dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği...\" gerekçesi ile bozularak dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamı ile tarafların iddia ve savunmaları, tarafların kök rapora yapmış oldukları itirazların değerlendirilmesi ve istinaf kararı kapsamında değerlendirme yapılarak davaya konu genel kurulda alınan kararların iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilerek dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;<br>Bilirkişi heyeti  07/10/2024 tarihli raporlarında; \"...Sayın mahkemenizce verilen görev çerçevesinde dosyaya sunulu sair belgelerin incelenmesi ve tümünün bir arada değerlendirilmesi neticesinde: <br>1. Davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerek davalı şirket genel kurul toplantı tutanağındaki muhalefet şerhinde, davalı şirket yönetim kurulunun yetkisiz bir organ olduğunu, bu organın genel kurul çağrısının geçersiz olduğunu ve çağrı üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu ileri sürmekte olduğu,  <br>2. Davalı şirketin 19.03.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak Yargıtay 11. HD, E. 2015/8830 K. 2015/13568 T. 16.12.2015 künyeli kararda, 2004 tarihli sulh işlemi ile sonraki yönetim kurullarında ... AŞ’nin 2, gerçek kişi ortakların 1 temsilci ile temsil edilmelerinin kararlaştırıldığı, buna rağmen 19.03.2007 tarihli genel kurul toplantısında şirketin 3 yönetim kurulu üyesinin tamamının ... AŞ’nin gösterdiği adaylardan seçilmesinin ortaklar arasında yarar dengesini bozduğu, bu durumun azınlık pay sahiplerinin aleyhine olması nedeniyle objektif iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı belirtilerek alınan kararın iptaline karar verildiği,<br>3. Yargıtay 11. HD, E. 2015/8830 K. 2015/13568 T. 16.12.2015 kararından hareketle, 02.07.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı açılan iptal davasının da kabul edilerek yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın iptal edileceği, dolayısıyla yetkili ve kurul vasfını haiz olmayan yönetim kurulu tarafından yapılan çağrı üzerine gerçekleştirilen 17.04.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun ifade edilebileceği,  <br>4. Genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitinin, toplantıya katılmayanlar ile toplantıya katılıp olumsuz oy verenler tarafından mahkemeden talep edilebileceği, somut olaydaki davacıların da bu niteliğe sahip olmaları sebebiyle genel kurul kararlarının yokluğunun tespitini talep edebilecekleri,  <br>5. Bu kapsamda davalı şirketin 02.07.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı açılan iptal davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasının uygun olacağı,  <br>6. Davalı şirketin 02.07.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında atanan yönetim kurulu üyeleri ve istifa eden yönetim kurulu üyelerinin yerine 11.05.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile atanan üyeler bakımından atanma kararına karşı açılan iptal davasının reddedilmesi halinde ise davalı şirketin 17.04.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında görüşülen gündem maddeleri bakımından ayrı ayrı geçersizlik incelemesi yapılması gerektiği,  <br>7. Genel kurulda görüşülen ilk üç madde bakımından bir geçersizlik incelemesi yapılmasına yer olmadığı, zira bu maddelerin, toplantı düzenine ilişkin usuli hususları oluşturmakta olduğu,  <br>8. 4 nolu gündem maddesi kapsamında kararın alınmaması sebebiyle iptal edilemeyeceği,  <br>9. 5 nolu gündem maddesi kapsamında kararın alınmaması sebebiyle iptal edilemeyeceği,  <br>10. 6 nolu gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin olduğu, ibra kararının, diğer genel kurul kararları gibi iptal edilebileceği, bu kapsamda ibra kararının kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olması gerektiği, davacı tarafından ibra kararının geçersizliğinin somut bir şekilde ortaya konulamadığı, bu bağlamda ibra kararının geçerli olduğu ve iptal edilmesinin şartlarının oluşmadığı, <br> 11.  7 nolu gündem maddesinin yönetim kurulunun seçimine ilişkin olduğu, davalı şirketin 19.03.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak Yargıtay 11. HD, E. 2015/8830 K. 2015/13568 T. 16.12.2015 künyeli kararda, 2004 tarihli sulh işlemi ile sonraki yönetim kurullarında ... AŞ’nin 2, gerçek kişi ortakların 1 temsilci ile temsil edilmelerinin kararlaştırıldığı, buna rağmen 19.03.2007 tarihli genel kurul toplantısında şirketin 3 yönetim kurulu üyesinin tamamının ... AŞ’nin gösterdiği adaylardan seçilmesinin ortaklar arasında yarar dengesini bozduğu, bu durumun azınlık pay sahiplerinin aleyhine olması nedeniyle objektif iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı belirtilerek alınan kararın iptaline karar verildiği, benzer bir değerlendirmenin 7 nolu gündem maddesi bakımından da yapılabileceği, zira seçilen üyelerin tamamının ... AŞ tarafından aday olarak önerilen kişiler olduğu, bu bağlamda 7 nolu gündem maddesi uyarınca alınan kararın, dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle iptal edilebileceği,  <br>12. 8 nolu gündem maddesinin denetim kurulunun seçimine ilişkin olduğu, denetim kurulu üyelerinin seçiminin kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunun davacı tarafından somutlaştırılmadığı, bu bağlamda denetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın geçerli olduğu ve iptal edilmesinin şartlarının oluşmadığı,  <br>13. 9 nolu gündem maddesinin yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilecek ücretlerin belirlenmesine ilişkin olduğu, yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilecek ücretlerin kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunun davacı tarafından somutlaştırılmadığı, bu bağlamda yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilecek ücretlere ilişkin kararın geçerli olduğu ve iptal edilmesinin şartlarının oluşmadığı,  <br>14. 10 nolu gündem maddesinin davalı şirket esas sözleşmesinin 3. maddesinde (Şirketin Süresi) yapılacak değişikliğin görüşülerek karara bağlanmasına ilişkin olduğu, davalı şirketin 17.04.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile esas sözleşme değişikliğine gidilmesi amaçlandığı, 6102 sayılı TTK’nın, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 43 gereğince 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği düşünüldüğünde, ilgili esas sözleşme değişikliğine 6102 sayılı TTK uygulanamayacağı, bu halde 6762 sayılı TTK’nın uygulanması gerektiği, 6762 sayılı TTK m. 388 uyarınca esas sözleşme değişiklikleri için ilk genel kurul toplantısında esas sermaye payını oluşturan payların en azından 2/3’ünün toplantıda temsil edilmesi gerektiği, davalı şirketin 17.04.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısına katılım oranının %51,02 olduğunun sayın mahkemenizce belirtildiği, dolayısıyla 6762 sayılı TTK m. 388’de öngörülen nisap sağlanamadığı, nitekim bu hususun sayın mahkemenizin 19.07.2018 tarihli kararlarıyla da tespit edildiği, Yargıtay uygulamasına göre kanunda öngörülen nisaba aykırı alınan kararların yok hükmünde olduğu, bu bağlamda 10 nolu gündem maddesi uyarınca alınan genel kurul kararının yokluğuna hükmedilebileceği...\" tespit ve rapor edilmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; genel kurulda görüşülen ilk üç maddesinin toplantı düzenine ilişkin usuli hususları oluşturmakta olduğu, 4 ve 5 nolu gündem maddeleri kapsamında bir karar alınmaması sebebiyle iptal nedenlerinin bulunmadığı, 6 nolu gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin olduğu, ibra kararının, diğer genel kurul kararları gibi iptal edilebileceği, bu kapsamda ibra kararının kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olması gerektiği, davacı tarafından ibra kararının geçersizliğinin somut bir şekilde ortaya konulamadığı, bu bağlamda ibra kararının geçerli olduğu ve iptal edilmesinin şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. <br>7 nolu gündem maddesinin yönetim kurulunun seçimine ilişkin olduğu, davalı şirketin 19.03.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak Yargıtay 11. HD, E. 2015/8830 K. 2015/13568 T. 16.12.2015 künyeli kararda, 2004 tarihli sulh işlemi ile sonraki yönetim kurullarında ... AŞ’nin 2, gerçek kişi ortakların 1 temsilci ile temsil edilmelerinin kararlaştırıldığı, buna rağmen 19.03.2007 tarihli genel kurul toplantısında şirketin 3 yönetim kurulu üyesinin tamamının ... AŞ’nin gösterdiği adaylardan seçilmesinin ortaklar arasında yarar dengesini bozduğu, bu durumun azınlık pay sahiplerinin aleyhine olması nedeniyle objektif iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı belirtilerek alınan kararın iptaline karar verildiği, benzer bir değerlendirmenin 7 nolu gündem maddesi bakımından da yapılabileceği, zira seçilen üyelerin tamamının ... AŞ tarafından aday olarak önerilen kişiler olduğu, bu bağlamda 7 nolu gündem maddesi uyarınca alınan kararın, dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>10 nolu gündem maddesinin davalı şirket esas sözleşmesinin 3. maddesinde (Şirketin Süresi) yapılacak değişikliğin görüşülerek karara bağlanmasına ilişkin olduğu, davalı şirketin 17.04.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile esas sözleşme değişikliğine gidilmesi amaçlandığı, 6102 sayılı TTK’nın, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 43 gereğince 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği düşünüldüğünde, ilgili esas sözleşme değişikliğine 6102 sayılı TTK uygulanamayacağı, bu halde 6762 sayılı TTK’nın uygulanması gerektiği, 6762 sayılı TTK m. 388 uyarınca esas sözleşme değişiklikleri için ilk genel kurul toplantısında esas sermaye payını oluşturan payların en azından 2/3’ünün toplantıda temsil edilmesi gerektiği, davalı şirketin 17.04.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısına katılım oranının %51,02 olduğunu, dolayısıyla 6762 sayılı TTK m. 388’de öngörülen nisap sağlanamadığı, bu hususun mahkememizin 19.07.2018 tarihli gerekçeli kararı ile de tespit edildiği, kanunda öngörülen nisaba aykırı alınan kararların yok hükmünde olduğu, bu bağlamda 10 nolu gündem maddesi uyarınca alınan genel kurul kararının yokluğu kabul edildiğinden mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Öte yandan davacı vekili 02.07.2009 tarihli genel kurulunda usulsüz şekilde Yönetim Kuruluna seçilen kişiler ile Denetim Kuruluna seçilen kişilerin seçimlerinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 17.12.2015 tarihli ilamı ile yoklukla malul olduklarının tespiti ve yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin davalı ... feri müdahil vekillerinin Karar Düzeltme isteğinin 21.06.2017 tarihinde reddedilmesi ve kararların kesinleşmesi sebebiyle bu kişilerin hiçbirinin Yönetim veya Denetim Kurulu üyeliği sıfatlarını kazanmadıklarını, bu kişilerin Yönetim ve Denetim Kurulu sıfatlarıyla organ olarak toplanıp toplantı yapmalarının ve toplantılarda karar almalarının TTK kapsamında imkanı bulunmaması nedeniyle yapılan toplantı çağrısının geçersiz olduğu ve davaya konu 17.04.2012 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunu ileri sürmüştür.<br>Batıl genel kurul kararlarının en baştan itibaren hiçbir hüküm doğurmayacakları ve daha sonra sağlığa kavuşturulamayacakları kuşkusuzdur (Anonim Şirketlerde Genel Kurul Kararlarının İptali, Mehmet Cemil Türk, Sayfa 68; Şirketler Hukuku Şerhi, Hasan Pulaşlı, Cilt 2, Sayfa 35).<br>İptale konu hukuki işlemler ise iptal anına kadar geçerli bir işlemin bütün hüküm ve sonuçlarını doğrular (Anonim Şirketlerde Genel Kurul Kararlarının İptali, Mehmet Cemil Türk, Sayfa 76).<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen ... sayılı ilamıyla davalı ...nin 02/07/2009 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu ve denetim kurul üyelerinin seçimiyle ilişkin altıncı (6) maddesinin, davalı şirketin büyük ortağı durumundaki ... Bankası A.Ş ile diğer gerçek kişi ortakları arasında 2004 yılında kayyum ... daveti ile sulh işleminin yapıldığı, bundan sonraki yönetim kurullarında da bankanın 2, gerçek kişi ortakların 1 temsilci ile temsil edildikleri, buna rağmen dava konusu genel kurul toplantısında şirketin 3 yönetim kurulu üyesinin tamamının ... Bankası A.Ş'nin gösterdiği adaylardan seçilmesinin ortaklar arasında yarar dengesini bozduğu, bu durumun azınlık pay sahiplerinin aleyhine olması nedeniyle objektif iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı ve 6. gündem maddesinde alınan kararın anılan gerekçelerle iptalinin gerektiği sonucuna varılarak iptal edildiği, anılan kararda butlandan söz edilmediği, kararların iptal anına kadar hukuken geçerli olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı sonucun varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne, 07/04/2012 tarihli genel kurulda alınan gündemin 7. maddesinin iyiniyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline, genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararın mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ve iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 07/04/2012 tarihli genel kurulda alınan gündemin 7. maddesinin iyiniyet kurallarına aykırı olması nedeniyle İPTALİNE, genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararın mutlak butlanla batıl olduğunun TESPİTİNE VE İPTALİNE, <br>Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin alınan  21,15-TL,  mahsubu ile bakiye  594,25-TL harcın  davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacıdan tahsil edilen 21,15 -TL harç, 21,15 -TL başvurma harcı, 13,20-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 55,50 -TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 1.409,30 -TL davetiye gideri 16.450,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.859,30-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 8.929,65-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 75,00-TL davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya  verilmesine,<br>7-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,<br>Davacı vekilinin vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025<br><br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"804f2ebbba51cc58","SID":"ece9eaba98e4ee57"}}