{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br> \t<br>ESAS NO\t: 2023/346 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/300<br><br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 30/01/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 07/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin vefat eden muris ...'in mirasçıları olduklarını, murislerinin sağlığında dava dışı ... T.A.Ş.'den ihtiyaç kredisi kullandığını, daha sonra bu krediyi yeniden yapılandırdığını, murisin kredinin temini sırasında bankanın acentesi konumunda bulunan davalı sigorta şirketine 46.000,00 TL vefat teminatı içeren \"hayat sigortası poliçesi\" yaptırdığını ve primin tamamını peşin olarak ödendiğini, murisin kredi geri ödemelerinin ilk beş taksitini sağlığında ödediğini, vefatı üzerine altıncı taksitin bankanın talebi ve haciz baskısı altında müvekkilleri tarafından ödendiğini, davalının kredi borcunu ödemesi ve poliçe gereği vefat teminatı olarak gösterilen bakiye kısmın da müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, davalı bankanın sözleşmeye aykırı davranıldığını bildirerek, müvekkillerinin haciz korkusuyla ödedikleri bir taksitin düşülmesi suretiyle kalan kredi borcu olan 39.568,19 TL.sının faizi ile birlikte dava dışı ... T.A.Ş. ... şubesine davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesine, haciz baskısıyla ödenen 1.179,54 TL taksit bedeli ile vefat teminatının arta kalan miktarı olan 5.452,27 TL.sının faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve veraset ilamındaki payları oranında müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görev, zamanaşımı itirazında bulunarak öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın hukuki dayanaktan yoksun iddialardan dolayı esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>SAVUNMA: İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'in vefat etmeden önce müvekkili bankadan ihtiyaç kredisi kullandığını, kredinin kullandırılması sırasında davalı sigorta şirketine hayat sigortası yaptırdığını, müvekkilinin sadece acente sıfatı ile poliçenin yaptırılmasına aracılık ettiğini, davalının davacılara sigorta bedelini ödeyip ödememesi veya ödememe sebepleri ile müvekkilinin bir bağı bulunmadığını, borcun ödenmemesi üzerine davacılar hakkında ... 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacıların borca itirazı üzerine ... 9. Tüketici Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, bu itibarla taraflar arasında devam eden bu dava ile müvekkili bankanın hiçbir hukuki ilişkisi ve sorumluluğu bulunmadığını, davacıların davayı müvekkili bankaya ihbar etmekte hukuki bir yararlarının bulunmadığını beyan etmiştir. <br>DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  hayat sigortası poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.<br>Dava dosyasında ilk olarak Mahkememizce (Kapatılan ... 35. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından) 31/01/2014 günlü ve ... Esas, ...Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiştir.   <br>Görevsizlik kararı üzerine yargılamayı yürüten ... 3. Tüketici Mahkemesi tarafından 10/05/2016 günlü ve...Esas, ... Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından 18/06/2019 günlü ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile davanın mutlak ticari dava olduğu ve davanın görülmesinde ticaret mahkemeleri görevli olduğu bildirilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.  <br>... 3. Tüketici Mahkemesi tarafından bu kez 28/01/2020 günlü ve ...Esas, ...Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya Mahkememize tevzi olunmuş, mahkememiz 30/06/2021tarihli, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından 15/09/2022 tarihli ve ... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile \"Mahkemece, sigorta hukuku uzmanı bilirkişiden rapor alınmış ve bu rapor esas alınarak davacıların murisi ...'in 28/06/2013 poliçe tarihi itibarıyla kendisi tarafından bilenen ancak düzenli ve hastane ya da bir tedavi kurumunda uzun süre yatarak tedavi gördüğüne veya poliçe başlangıç tarihinden önce kalp damar rahatsızlığı-kalp kapak ameliyatları veya comadin ilaç kullanımının sigortalının ölümüyle illiyet bağı bulunduğuna dair kesin bir bulgu olmadığı, bu nedenle murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile  davanın  kabulüne karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Mahkemece ATK’dan bir heyet raporu aldırılarak sigortalı murisin poliçe düzenlenmeden önce tedavi gördüğü ve  gizlendiği iddia edilen hastalıkları ile ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalıktan meydana gelip gelmediği tespit ettirilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.\" diyerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.<br>Mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Davacılar murisinin kalp damar rahatsızlığına ilişkin olarak  tedavi gördüğü yerlerin bildirilmesi davacı vekilinden talep edilmiş, bu hususta mahkememize herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Bu hususta SGKya yazı yazılarak ilgili hastaneler tespit edilmiş, ilgili belgeler toplanılmış ve Yargıtay bozma ilamı gereği murisin poliçe düzenlenmeden önce tedavi gördüğü  hastalıkları ile ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağı olup olmadığının, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalıklardan meydana gelip gelmediğinin tespiti  noktasında rapor tanzim edilmesi bakımından dosyanın ATK 'ya gönderilmiştir. ATK ... İhtisas Kurulu 26/06/...karar sayılı raporunda; \"Kişi ile ...A.Ş. arasında  28.6.2013 tarihli sigorta sözleşmesi yapıldığı,  21.11.2013 tarihinde öldüğü bildirilen ... oğlu, 1959 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş olan dava dosyasının tetkikinde; 1)Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; Kişi ile ... A.Ş. arasında  28.6.2013 tarihli sigorta sözleşmesi yapıldığı kayıtlı olduğu, 2)Dosya kapsamındaki tıbbi belgelerde söz konusu 28.6.2013 tarihli sigorta sözleşmesi öncesinde; Kişide ; yüksek tansiyon, aort  anevrizması, aort diseksiyonu, diabetes mellitus,  kalp ileti bozukluğu, aortokoroner Bypass greft ameliyatlısı, aort protez kapak ameliyatlısı öyküsü olduğu ve hastalık nedeniyle Coumadin kullanmakta olduğu, 3)Kişinin 12.11.2013 tarihinde bilinçde ani kapanma nedeniyle ...  Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildiği,  tetkiklerinde INR: 3.2 tespit edildiği, radyolojik tetkikinde tomografide travmatik olmayan akut subdural hemoroji tespit edildiği, ameliyata alındığı, hematomun boşaltıldığı, yoğun bakımda yapılan tüm tedavilere rağmen beyin ölümü gerçekleşerek  21.11.2013 tarihinde öldüğü” kayıtlı olduğu dikkate alındığında; Kişinin ölümünün; aort kapak hastalığı nedeniyle kullanmakta olduğu pıhtılaşmayı önleyici ilaç (Coumadin) kullanımına bağlı gelişen  beyin kanaması (subdural kanama) sonucu meydana gelmiş olduğu, 4)Kişinin ölümüne neden olan kalp kapak hastalığının sözleşme  tarihi öncesinde tanısının konulmuş olduğu\" mütalaa olunmuştur.<br>ATK raporu taraflara tebliğ olunmuş, davacı vekili tarafından raporlar arasında çelişki olduğundan dosyanın ATK üst kuruluna gönderilmesi talep edilmiş, mahkememizce de Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere sunulan ATK raporu kişinin poliçe düzenlenmeden önce tedavi gördüğü hastalıkları ile ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağı olup olmadığı, ölümün gizlenen hastalıklardan meydana gelip gelmediği hususunda açıkça bir değerlendirme yapılmadığından bahisle gerek bu hususta gerekse davacılar vekilinin ATK raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve karşılanmasına yönelik  ATK Üst Kurulundan rapor tanzimi istenilmiştir.<br>ATK Üçüncü Üst Kurulu...karar sayılı kararı ile; \"Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; Kişi ile ... A.Ş. arasında 28.6.2013 tarihli sigorta sözleşmesi yapıldığı kayıtlı olduğu, Dosya kapsamındaki tıbbi belgelerde söz konusu 28.6.2013 tarihli sigorta sözleşmesi öncesinde; Kişide; yüksek tansiyon, aort anevrizması, aort diseksiyonu, diabetes mellitus,  kalp ileti bozukluğu, aortokoroner Bypass greft ameliyatlısı, aort ilişme kapak ameliyatlısı öyküsü olduğu ve hastalık nedeniyle Coumadin kullanmakta olduğu, Kişinin 12.11.2013 tarihinde bilinçde ani kapanma nedeniyle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildiği,  tetkiklerinde INR: 3.2 tespit edildiği, radyolojik tetkikinde tomografide travmatik olmayan akut subdural hemoroji tespit edildiği, ameliyata alındığı, hematomun boşaltıldığı, yoğun bakımda yapılan tüm tedavilere rağmen beyin ölümü gerçekleşerek 21.11.2013 tarihinde öldüğü” kayıtlı olduğu dikkate alındığında; Kişinin ölümünün; aort kapak hastalığı nedeniyle kullanmakta olduğu pıhtılaşmayı önleyici ilaç (Coumadin) kullanımına bağlı gelişen beyin kanaması (subdural kanama) sonucu meydana gelmiş olduğu, Kişinin ölümüne neden olan kalp kapak hastalığının sözleşme tarihi öncesinde tanısının konulmuş olduğu\" mütalaa olunmuştur.<br>Hayat sigortalarında sigortalının hastalığı, nihai olarak sigortacının taşıdığı rizikoyu arttıran bir husustur. Sigortacı bu durumda ya hiç sigorta sözleşmesi yapmamakta ya da daha ağır şartlarla sigorta sözleşmesi yapmaktadır. Davaya konu hayat sigorta sözleşmelerinde asıl amaç sigorta ettirenin bir ihtiyacının karşılanması olmayıp, bankanın kredi verdiği kişinin ölüm nedeniyle krediyi geri ödeyememesi nedeniyle maruz kalacağı riskin teminat altına alınmasıdır.<br>Somut olayda davacılar murislerine, dava dışı ...'tan  kullandığı kredi kapsamında davalı sigorta şirketince 28/06/2013 başlangıç tarihli hayat sigorta poliçesi ile 536,84 TL karşılığında sigorta yapıldığı, poliçede vefat teminatının 46.200,00 TL olduğu, davacılar murisi ...'in 12/11/2013 tarihinde \"subdural hemoraji akut travmatik olmayan, serebrovasküler hastalıklar, diğer\" tanısı ile hastaneye yatışının yapıldığı, 21/11/2013 tarihinde vefat ettiğinin dosyaya sunulan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen Epikriz Raporundan anlaşıldığı, davacılar murislerinin başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 18/12/2013 tarihinde \"sigortalı ...'in poliçe başlangıç tarihinden önce kalp damar rahatsızlığı-kalp kapak ameliyatları ve coımadin ilaç kullanımının tespit edilmesi\" sebebiyle tazminatın ödenmeyeceğinin davacılara bildirildiği görülmüştür.<br>6102 sayılı TTK'nın 1435. Maddesinde \"Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır.\"<br>Hayat Sigortaları Genel Şartlarının 2.2. Maddesinde ise \"Gerek sigorta ettiren gerekse sigortalı ve temsilci, sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri bildirmekle yükümlüdür.\"  şeklinde hükümler bulunduğu,<br>Mahkememizce müteveffa sigortalı ...'in hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağının mevcut olup olmadığı hususunda ATK'dan rapor talep edilmiş olup düzenlenen raporda sigortalının ölümüne neden olan kalp kapak hastalığının sözleşme tarihi öncesinde tanısının konulmuş olduğu, aort kapak hastalığı nedeniyle kullanmakta olduğu pıhtılaşmayı önleyici ilaç (Coumadin) kullanımına bağlı gelişen beyin kanaması (subdural kanama) sonucu vefat ettiğinin tespit edildiği, sigortalının ölümü ile tanısı konulan hastalıkları arasında illiyet bağının mevcut olduğu, bu haliyle sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabit olduğundan davanın reddine  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar tarafından açılan davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 789,00 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭173,6‬0 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, <br>3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Davalı ... tarafından sarf edilen 366,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, <br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde YARGITAY nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.07/05/2025<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim <br> e-imzalıdır<br><br><br>***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f9c0b6ce7f50305","SID":"c371d9519f0be534"}}