{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1368 <br>KARAR NO:2025/508<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ:24/05/2021<br>NUMARASI:2018/218 Esas -  2021/234 Karar<br>DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:13/06/2018<br>BİRLEŞEN 2018 /308 ESAS SAYILI DAVA<br>DAVA:İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ:29/08/2018<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>ASIL DAVA;<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın müvekkiline ait 50 mt süt tozu ile 100 mt peynir altı suyu tozu yükünün, gemi ile ...'den Mısır'ın... Limanına taşınarak gönderilmesi için taraflarca varılan anlaşmaya aykırılıktan doğan 71.361,66 TL ve 15.594.18 USD bedelli zararın, davalıdan faizi ile birlikte tazmini talebinden ibaret olduğunu, müvekkili ile davalı ... AŞ arasında malların, konteynerler içerisinde gemi ile ... Limanından Mısır'ın... Limanı'na taşınarak alıcılarına teslimi için 07.03.2017 tarihinde anlaşmaya vardıklarını, aynı gün davalı tarafından, yüklemeye ilişkin araç ve gemi detayları ile taşıma için talep edilen navlun bedelinin müvekkiline bildirildiğini,müvekkilinin, iki farklı müşteriye gönderilecek yükler için tahliye limanı/teslim yeri ... (..., İskenderiye) olarak belirtilen iki adet konşimento talimatını davalıya ilettiğini, 6 adet konteynerin ...'den...'ye gönderilmesi için anlaşılan 6.000 USD navlun bedelinin müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, malların gümrük çıkış işlemlerinin de müvekkilinin gümrük işlerini yapan ... A.Ş. tarafından yapıldığını, 10.03.2017 tarihinde müvekkilinin tahliye limanını Mısır'ın... (...) Limanı olarak verdiği konşimento talimatının aksine, davalı tarafından tahliye limanı, Mısır'ın başka bir limanı olan ... şeklinde düzenlenen konşimento taslaklarının müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin ihracat sorumlusunun konşimento taslaklarının acilen revize edilmesi gerektiğini davalıya bildirdiğini, davalının 10 gün sonra 22/03/2017 tarihinde, tahliye limanı yine ... olan, fakat malların teslim yerinin... Limanı olarak değiştirildiğini, taslak konşimentolarının müvekkiline iletildiğini, bu konşimentolardan içerisinde müvekkiline ait malların bulunduğu konteynerlerin, müvekkilin talimatına ve revize talebine aykırı olarak, davalı tarafından düzenlenen hatalı konşimentolar tahtında ... Limanında tahliye edilmek üzere 12.03.2017 tarihinde gemiye yüklenerek yola çıktığını, bunun üzerine davalının  23.03.2017 tarihli maili ile ... (İskenderiye) Limanına gönderilmesi gereken konteynerlerin kendilerince yapılan hata sonucunda ... Limanı'na gönderildiğini kabul ettiğini, bu süre zarfında konteynerların ...'e ulaştığını, müvekkilinin konşimentoların revize edilmesi için talimatı verdiği 12.03.2017 tarihinden  22.03.2017 tarihine kadar geçen sürede, konteynerleri ... Limanından... Limanı'na karayolu ile ulaştırmayı hedeflediğini, ancak başarılı olamadığını, bunun yerine deniz yolu ile konteynerleri ulaştırılması gereken liman olan... Limanına sevk etmeye çalıştıklarının ifade edildiğini, bu sebeple de davalının, tahliye limanını ... olarak düzenlediği konşimentolar ile birlikte kullanmak üzere, yine tahliye limanı ... olan fakat teslim yeri... olan yeni birer konşimento düzenleyerek durumu düzeltmeye çalıştığını, davalı tarafından Türkiye'den ihraç edilen malların, ...'den... Limanına direkt sevkinin  mümkün olmadığını, 20.04.2017 tarihinde yeniden Türkiye'ye gönderilip, buradan tekrar...'ye ihraç edilebileceğinin müvekkiline bildirildiğini, malların...'de teslimi için anlaştığı müşterilerine verdiği taahhütleri yerine getiremediği için müşterilerin müvekkilinden, ya sözleşmelerinin iptalini ya da bedelde indirim yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin, zararın daha da büyümesini engellemek ve sözleşmeleri ayakta tutabilmek için müşterilerinin indirim talepleri ile ilgili olarak davalıyı bilgilendirdiğini, bu süreçte müvekkilinin, yapıcı davranarak, davalının sebebiyet verdiği hatadan kaynaklanan zararları en aza indirmek için çaba sarf ettiğini ancak davalının aynı tavrı göstermediğini, davalının, 18.04.2017 tarihli maili ile malları, en erken Mayısın ilk veya ikinci haftasında ...'den ...'e getirilebileceğini, ancak tekrar ithal edilerek... Limanı'na gönderilmesinin Mayısın sonunu bulabileceğini, müşterilerin indirim taleplerini karşılamayı reddettiklerini ve müvekkilinden dava haklarına halel getirecek nitelikte bir taahhütname imzalamasını talep ettiğini müvekkilinin müşterilerinin ise indirim talep ettiklerini, aksi halde sözleşmelerin iptal edileceği hususları ile davalıya ulaşmadaki sıkıntılarını yinelediği, dava haklarına halel getirebilecek herhangi bir taahhütnameyi haliyle imzalamayacağını davalıya bildirdiğini, müvekkilin, müşterilerle olan sözleşmelerini ayakta tutabilmek için siparişlerde 20.000 USD indirim yapmayı kabul etmek zorunda kaldığı ve müşterilerini, malların Mayıs sonunda teslim edileceğine ikna ettiğini, bunun üzerine, davalının 28.04.2017 tarihinde taahhütname imzalanması talebini geri çekerek, malların Mayıs sonuna kadar...'ye ulaştırılacağını bildirdiğini, davalının 04.05.2017 tarihli maili ile gümrük işlemlerinin 10-13.05.2017 hafta içerisinde bitmesinin beklendiğini, 08.05.2017 tarihli maili ile de konteynerlerin, 10.05.2017 tarihinde ...'e hareket edecek olan gemiye yükleneceğini beyan etmişse de bilahare, gümrük işlemlerinin yetişmediği gerekçesiyle yüklemenin gerçekleştirilemediğini bildirdiğini, akabinde davalı tarafından konteynerlerin, 17.05.2017 tarihinde ...'den hareket edecek gemiye yükleneceğini ve tahminen 21-22.05.2017 tarihinde ...'de olacağını bildirdiğini, fakat daha sonra yüklemenin yine yapılamadığını ve konteynerlerin 20-30.05.2017 tarihinde ...'de olacağını bildirdiğini, daha sonra davalının, 29.05.2017 tarihli mesajı ile konteynerlerin gemiye yüklenemediğini beyan ettiğini, bu sebeple, müvekkilinin müşterilerinin, 3 ayı aşkın süredir malların henüz ...'den Mersine dahi gönderilememesi neticesinde 06.04.2017 tarihinde siparişleri iptal ederek sözleşmeyi feshettiklerini bildirdiklerini, malların halen ...'e gönderilememesinın nedeninin davalının, Mısır'daki acentesine ödeme yapmaması olduğunu, yaklaşık 3 aydır Mısır sıcağında bekleyen süt ürünlerinin yüksek ihtimalle bozulacağının Mısırlı yetkililerce müvekkiline bildirildiğini, taraflarınca davalıya ihtarname gönderilerek iptal edilen siparişlerin mal bedellerinin tazmini talep ettiğini, davalı tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, en nihayetinde malların 09.06.2017 tarihinde ...'den ...'e hareket eden gemiye yüklendiği ve tahminen 13-14.06.2017 tarihinde ...'e ulaşacağının bildirildiğini, böylece, davalının acentesi ... Şirketi tarafından Mısır'dan gemiye yüklenen malların, 14/06/2017 tarihinde ... Limanı'na ulaştığını, malların, 3 ayı aşkın süredir Mısır sıcağında limanda beklemiş olması sebebiyle, bozulup bozulmadıkları ve dolayısıyla tekrar ihracında bir sakınca olup olmadığının tespiti için ... Liman İşletmeciliği ve ... Gümrük Müdürlüğü tarafındaki çeşitli analizler ve muayene işlemleri yaptırıldığını, bunun için müvekkilin toplam 3.699,48 TL ödediğini, aynı sebeplerle, taraflarınca 15.06.2017 tarihinde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/295 İş sayılı dosyası tahtında delil tespiti başvurusu yapıldığını, müvekkilinin tüm bu süre zarfında malları, ... Limanı gümrüklü sahada, antrepoda/ardiyede muhafaza etmek zorunda kaldığını, davalının, malların muayeneye hazır hale getirilmesi ve antrepoya alınabilmesi için yapılması gereken işlemleri de ivedilikle yerine getirememiş olduğunu,  müvekkilin ödemiş olduğu antrepo/ardive/elleçleme ve nakliye masraftan toplamının 1.902 USD ve 48.791,28 TL olduğunu, 20.06.2017 tarihinde mahkemece yapılan delil tespiti neticesinde düzenlenen raporda, malların bozulmadığına kanaat getirildiğini, müvekkilinin, iptal edilen siparişlerin yerine malları yeni müşterilere teslim etmek ve mevcut siparişi gerçekleştirmek için yaptığı elleçleme, gümrükleme, liman nakliye ve navlun masraflarının toplamının 7.692,18 USD ve 12.083,66 TL tutarında olduğunu, müvekkilinin, malların Mısır'ın... Limanı yerine davalının hatası neticesinde ... Limanı'na gönderilmesinden kaynaklanan zararlarının toplamı 71.361,66 TL ve 15.594,18 USD tutarında olduğunu, bu hususun taraflarınca Beyoğlu ... Noterlıği'nin ... yevmiye numaralı ve 22.03.2018 tarihli ihtarname ile davalıya bildirildiğini, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,  davacının toplamda 71.361,66 TL ve 15.594,18 USD bedelli zararının, dava tarihinden itibaren fiili ödeme gününe dek işleyecek ... Bankası'nın dolar vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek oranda faizi ile birlikte davalıdan tazminine, masraf ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının, müvekkil şirketin taşıyan sıfatıyla eşyanın geç teslimi kaynaklı sorumluluğuna dayandığının aşikâr olduğunu,  taşıyanın eşyanın geç tesliminden doğan sorumluluğuna gidilebilmesi için yasal bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin ön şart olduğunu, davacı şirketin,TTK 1185/5'te açıkça öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, bunun dava dilekçesinden ve sunulan belgelerden de görüleceğini, 04/06/2017 'de ... Limanına varış yapan ve davacı şirketçe 19/06/2017 tarihinde teslim alınan yüke ilişkin olarak müvekkili şirkete hiçbir suretle bildirim yapılmadığını, davacı şirket, dava konusu taşımaya ilişkin yükün teslim tarihi olan 19/06/2017 tarihini takip eden altmış gün içerisinde müvekkili şirkete hiçbir yazılı bildirimde bulunmadığından, TTK'nın açık hükmü gereği herhangi bir zarar talebinde de bulunamayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğunun TTK 1186/6 md. gereği navlun bedeliyle sınırlı olduğunu, buna göre müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilse bile, bu sorumluluk navlun bedeliyle sınırlı olacağından, dava değerinin bu miktarı aşan kısmının reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın davacıyla müvekkil şirket arasında 26 Nisan 2017 tarihinde kurulan yeni navlun sözleşmesi ışığında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının belirtmiş olduğu gibi emtialar başka bir limana gitmiş olsa da davacı ürünlerin belirtilen limana gitmesinde aynı şekilde kusurlu olduğunu, zararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının taşınan emtiaların muayene bedellerini istemesi hukuka aykırı olduğunu, zararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla  davacının, müvekkil şirket tarafından taşınan emtiaları bir başkasına fahiş fiyatlarla taşıtması nedeniyle ödemiş olduğu faturaların müvekkili şirkete yansılamayacağını, davacının taşıma nedeniyle müvekkil şirketle anlaşmış olduğu toplam tutarın 6.000,00 USD navlun ücreti ve 569,24 TL gümrük masrafından oluştuğunu, oysa müvekkili şirketin demuraj bedeli, antrepo vb nedenlerle dava dışı ...Lojistik AŞ ye 40.000,00 USD'den fazla ödeme yapmak durumunda kaldığını, bu ödemelerin hiçbirinin davacıya yansıtılmadığını, müvekkili şirketin 6.000,00 USD navlun bedeli aldığı bir taşıma için 40.000,00 USD'den fazla zarara katlanması durumunu davacının takdirle karşılaması gerektiğini, davacının söz konusu ürünlerin ... Limanı'ndan alınması için müşterisiyle hiçbir iletişime geçmediğini ve ürünlerin Türkiye'ye geri getirilmek durumunda kaldığını, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının TTK md 1185/5 uyarınca müvekkil şirkete süresinde bildirim yapmaması nedeniyle davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TTK m. 1186/6 uyarınca; zarar varsa bile müvekkil şirketin en fazla navlun miktarıyla sorumlu olacağı dikkate alınarak fazlaya ilişkin talebin her halükarda reddine, davanın haksız ve hukuka aykırı biçimde ikame edilmesi sebebiyle reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesini talep ve beyan etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:<br>DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kara, hava, deniz, demir veya bunların birleşik kullanımı yoluyla sevk edilmesini organize eden, lojistik hizmet sağlayan, taşıma işlemlerine aracılık eden tanınmış ve güvenilir bir firma olduğunu, davalı şirkete ait bir kısım ürünün deniz yoluyla taşımacılığında müvekkili şirket ile anlaştığını, davalı şirketin taşıma sonrasında ürünlerini limandan geç çıkarması sonucu oluşan demuraj ücretini müvekkili şirkete ödemediğini, davalı tarafa farklı konteynerler nedeniyle oluşan demuraj ücretleri için demuraj faturası kesildiğini, fatura bedelinin 22.458,00 USD olduğunu, faturaya dayanan borcun ödenmemesi sonucu davalı şirket aleyhine... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı ile icra takibinin durduğunu, davalı vekilinin yetki konusunda ... yetkili olduğundan bahisle takibin yetkisine itiraz ettiğini, navlun sözleşmesinin denizyolu ile yapılan yük taşımalarında taşıyan ile taşıtan arasında kurulmuş akdi ilişki olup, iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğunu, davanın sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceğini,  sözleşmede müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı şirketin edimini yerine getirmediğini, davalı şirketin borcunun para borcu olduğunu, davalı tarafın tüm uyarılara ve icra takibine rağmen para borcunu ödemediğini, para borçlarında yetkili mahkemenin alacaklının ikametgah mahkemesi olduğunu, konteynerlerin ... Limanına ulaştığına ilişkin  varış ihbarının 14/06/2017 tarihinde davalı tarafa gönderildiğini, 19/06/2017 tarihinde davalı adına işlem yapan ... imzasına konteynerlerin teslim edildiğini, davalı şirketin getirilmiş olan konteynerleri serbest süre içerisinde boşaltmadığını, geminin limana vardığı ve yükün teslim edilmeye hazır halde bulunduğu, süresinde boşaltılmadığı takdirde demuraj ücreti oluşacağının davalı tarafa bildirildiğini,  davalı şirketin demuraj ücretine hiçbir somut itirazda bulunmadığını, konteynerlerin ... Limanına getirildiğini, ürünlerin süresinde boşaltılmaması nedeniyle davalı tarafa 25/09/2017 tarihli ve 22.458,00 USD bedelli demuraj ücreti faturası kesildiğini, 14/06/2017 tarihinde varış ihbarı yapılan ve 19/06/2017 tarihinde davalıya teslim edilen konteynerlerin Ağustos 2017 ortasına doğru boşaltıldığını,  davalıya ihbarı yapılan ve teslim alıp boşaltılması istenilen konteynerlerin ...' ..., ..., ... ve ... nolu konteynerler olduğunu, varış ihbarında  ürünlerin serbest sürede çekilmesini çekilmediği takdirde demuraj işletileceğini ve demuraj tarifesininde bildirildiğini, ancak davalı tarafın hiçbir itirazda bulunmadığını, alacak miktarının likit ve belirlenebilir olduğunu, davalı borçlunun müvekkil şirketin alacağına ulaşmasını engellemek ve müvekkil şirketi zarara uğratmak amacıyla icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalı tarafça aynı taşımaya ilişkin müvekkili şirket aleyhine İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2018/218 esas sayılı dosyası kapsamında dava ikame edildiğini, işbu dava ile anılan dosya arasında bağlantı bulunduğunu, işbu açılan davanın daha önce açılan İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/218 esas sayılı dosyası üzerinden birleştirilmesini, davalının yetki itirazının reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı/ karşı davacı arasında müvekkiline ait malların konteynerler içerisinde gemi ile ... Limanı'ndan Mısır'ın... Limanı'na taşınarak alıcılarına teslimi için 07/03/2017 tarihinde anlaşılmasına rağmen, malların davalı/ karşı davacı tarafından yapılan hata ile Mısır'ın ... Limanı'na gönderilmesi ve orada aylarca bekletilmesinin ardından alıcılarına teslim edilmediğini,... Limanı'na geri getirilmesinden kaynaklandığını,  müvekkili ile karşı taraf arasındaki navlun sözleşmesine aykırı olarak İskenderiyle Limanı yerine ... Limanına gönderildiğini, ... Limanından geri getirmek zorunda kalındığını, davalı / karşı davacının yaptığı hata neticesinde müvekkili büyük ticari zarara ve itibar kaybına uğratmanın yanı sıra müvekkiline demuraj borcu oluştuğu iddiası ile faydalanmaya çalışıldığını, müvekkilinin ... Liman yetkililerinden gelen 3 ayı aşkın bir süre Mısır sıcağında bekleyen  ve sıcağa dayanaklı olmayan süt ürünü malların bozulmuş olabileceği uyarısını dikkate alınarak taahhüt edilen tarihten sonra Mersine getirilebilen malların durumunu, ... A.Ş.'nin katılımını sağlayarak delil tespiti talebinde bulunduğunu, malların akıbeti bilirkişi raporu ile belirleneceğini, müvekkilin malları çekip yeniden ihraç ve imha etmek için tespit sonucu beklenildiğini, davalı/karşı davacının kendi kusurundan yararlanma saikiyle müvekkilinin zaten yaptırmakla mükellef olduğu kontrol,muayene analiz ve gümrük işlemleri için harcanan sürenin demuraj alacağı oluşturduğuna ve bu sürenin oluşmasında herhangi bir bir kusurları olmadığına ilişkin iddiası haksız, mesnetsiz ve hukuk düzenince korunamayacak kötü niyetli bir çabadan ileri gitmediğini, haksız ve mesnetsiz karşı davanın reddi ile takibin iptaline %20 'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/karşı davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"..Dava konusu taşımada yükün kararlaştırılan boşaltma limanında geç de olsa gönderilene teslim edilemediği, Türkiye'ye geri taşınarak taşıtana iade edildiği hususu tartışmasız olmakla dava konusu uyuşmazlıkta TTK m. 1178/4 anlamında geç teslimin söz konusu olmadığı, dolayısıyla, dava konusu uyuşmazlık TTK. 1178. Madde vd. hükümlerince taşıyanın yükün zıya, hasarı ya da geç tesliminden kaynaklı bir sorumluluk niteliği arz etmediğinden, uyuşmazlığa bu sorumluluğun taşıyanın sorumluluğunun sınırına yönelik TTK. nın 1185/5. maddesinin uygulanmasının da mümkün olmadığı, bu nedenle davacının davalıya TTK. 1185/5 md. uyarınca usulüne uygun ve süresinde ihbar yapması gerekmediği gibi, bu hüküm kapsamında yapılmamış bir ihbar sebebiyle taşıyan sıfatı ile davalının sorumluluğunun sınırlı olduğundan ve/veya ortadan kalktığından da bahsedilemeyeceği,ayrıca TTK.1190/1.md ve TTK 1186/1. Md'de yer alan düzenlemelerin uygulanma alanları da zıya, hasar ve gecikme hâlleriyle sınırlandırıldığından, bu hükümlerin de dava konusu uyuşmazlıkta uygulanmayacağı, uyuşmazlık konusuna ilişkin Türk Ticaret Kanunu'nda özel olarak düzenleme bulunmadığından genel hükümlerin uygulanması gerektiği, taşımaya konu emtianın boşaltma limanına ulaşmadığı ve gönderilene -geç de olsa- teslim edilmediği ve malın Türkiye'ye geri taşındığı hususu dikkate alındığında, navlun sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmediği ve taşıyanın sorumluluğunun TBK m. 112 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Dosyada mevcut ve davacı/birleşen dosya davalısı tarafından davalı/birleşen dosya davacısına elektronik posta yoluyla iletilen konişmento talimatlarında boşaltma limanının \"...\" kısaltması ile gösterildiği, bunun ... (...) Limanını ifade ettiği, davalı/birleşen dosya davacısı tarafından düzenlenen ve davacı/birleşen dosya davalısına 10 Mart 2017 tarihinde elektronik posta yoluyla gönderilen konişmento taslaklarında ise boşaltma limanının ... olarak gösterildiği, 12 Mart'ta davacı/birleşen dosya davalı yetkilisi tarafından \"acilen boşalma limanının revize edilmesi\" nin talep edildiği, aradan 10 gün geçtikten sonra, 22 Mart'ta davalı/birleşen dosya davacısının revize edilen konişmento taslaklarını yeniden gönderdiği, ancak gereken düzeltmeyi yapmadığı, taslakta boşaltma limanının halen ... olarak göründüğü, İskenderiye'nin ise teslim yeri olarak gösterildiği, davalı/birleşen dosya davacı şirket yetkilisinin gönderdiği 23 Mart tarihli elektronik postadan, önce yükün karayoluyla...'ye taşınmasının planlandığı, Mısır gümrük prosedürleri nedeniyle bunun gerçekleştirilememesi üzerine deniz yoluyla...'ye taşınmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, daha sonraki yazışmalardan bu planın da gerçekleştirilemediği ve malların ...'e geri taşındığı, davalı/birleşen dosya davacı yetkilisinin 24 Haziran tarihli elektronik postasında, \"taşıyıcı firma ile sorunların çözüldüğü, malın 9 Haziran'da ...'e doğru yola çıktığı; 13-14 Haziran'da varmasının beklendiği\" nin ifade edildiği, varış ihbarının 14 Haziran tarihinde yapıldığı ve 16 Haziran tarihli elektronik posta yazışmasından da ordinoların bu tarihte hazır olduğu anlaşılmıştır. TBK 112. maddesinde borçlunun, borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde, kusursuzluğunu ispatlamadıkça, alacaklının bundan dolayı uğradığı zararlardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. TBK 120. Maddesi, dosya kapsamı ve hükme esas alınan 16/04/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, boşaltma limanının... yerine yanlışlıkla ... olarak gösterilmesinde davalı/birleşen dosya davacısının kusurunun bulunmadığını ortaya koyan bir belge ya da bilgi bulunmadığı, konişmentoda boşaltma limanının yanlış gösterilmesi neticesinde taşıma borcunu gereği gibi ifa etmeyen davalı/birleşen dosya davacısının, kusursuzluğunu ispatlayamadığı ve meydana gelen zararlardan sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmış, 17/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda mali müşavir bilirkişi tarafından her ne kadar ticari defter ve belgeler üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacı/birleşen dosya davalısının yükün... yerine ... limanına taşınması neticesinde 71.361,66 TL ve 15.594,18 USD tutarında zararı tespit edilmiş ise de  malların yeniden satışı için yapılan 12.304,56 TL ve 7.692,18 USD tutarındaki masrafların satış işlemleri dolayısıyla zaten yapılan masraflar olduğu ve yükün yanlış limana taşınması ile uygun illiyet bağı içinde olmadığı kanaatiyle, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı/birleşen dosya davacı vekilince taşınan emtianın bozuk olmadığının ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2017/295 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiği ve hasarlı ürün bedelinin bu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesi ile tespit masraflarının talep edilemeyeceği iddia edilmiş ise de, davacı/birleşen dosya davalısının taşınan emtianın hasarlı olup olmadığı dolayısıyla zararının tespiti açısından delil tespiti yapılması hususunun gerekliliği karşısında tespit masrafları da davacı/birleşen dosya davalısının zararları kapsamında değerlendirilmiş, davacı/birleşen dosya davalısı 10 Mart'ta gönderilen konişmento taslağındaki boşaltma limanına ilişkin yanlışlığı, aynı gün değil de iki gün sonra, düzeltmesine rağmen davalı/birleşen dosya davalısının 22 Martta revize edilen konişmentolarda da düzeltme yapmadığı dikkate alındığında davacı/birleşen dosya davalısının aynı gün içinde yanlışlığı düzeltmemesinin TBK m. 52/1 uyarınca tazminattan indirim yapılmasını gerektirmediği kanaatine varılmıştır. Birleşen 2018/308 Esas sayılı dosyada davacının davalıdan demuraj ücreti talebinde bulunduğu, TTK. 1172/6. Maddesininde sürastaryanın tarafların faaliyet alanlarında ortaya çıkan engellerden etkilenmeksizin kesintisiz olarak hesaplanacağı, ancak taşıyanın engele kusuruyla sebep olması hâlinde sürastarya süresinin kesintisiz işleyeceği kuralının geçerli olmayacağının düzenlendiği,  gerek ... Limanında, gerekse ... Limanında yaşanan gecikmelerin, yükün yanlış limana taşınmasından kaynaklandığı, yükün yanlış limana taşınması dolayısıyla kara veya deniz yoluyla boşaltma limanına taşınmasının denendiği, gümrük kuralları nedeniyle bu mümkün olmayınca yükün tekrar ...'e taşındığı, daha sonra ...'de, yükün Mısır'da beklediği üç aylık süre içinde zayi olup olmadığının tespiti için davalının 15 Haziran 2017 tarihinde ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nden delil tespiti talep ettiği ve delil tespiti sürecinin sonuçlanmasının beklendiği, delil tespitinin, varış ihbarının ertesi günü ve ordinoların hazır olduğunun bildirilmesinden önce talep edildiği, dolayısıyla birleşen dosya davalısının, gecikmeksizin delil tespiti talebinde bulunduğu, davacının gerek ... gerekse ... Limanlarındaki gecikmelere kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kanaatiyle birleşen dosya davacısının davasının reddine karar verilmiş, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Asıl dosyada davalı, birleşen dosyada davacı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden; dava konusu ihtilafın yükün geç tesliminden kaynaklandığını, davacıya konşimento taslağı 10.03.2017 tarihinde gönderilmesine rağmen davacının ancak gemi hareket ettikten sonra, 12.03.2017 tarihinde e-posta aracılığıyla müvekkil şirkete bildirim yaptığını, 10.03.2017- 12.03.2017 tarihleri arasında da davacıyla iletişime geçildiğini ve davacı konşimento taslağına herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacının konişmento kontrolünü yapmadığını,  yük yola çıktıktan sonra yükün başka bir limana gönderilmesi gerektiğini ilettiğini, bu nedenle dava konusu ürünler davacının da kusuru ile zamanında teslim edilemediğini, 26.04.2017 tarihinde yeni bir navlun sözleşmesi kurulması ve yüklerin Türkiye’ye getirilip buradan tekrar... limanı’na götürülmesi hususunda anlaşıldığını, dolayısıyla yeni navlun anlaşmasına göre davacının talebi doğrultusunda yüklerin Türkiyeye getirildiğini, davacı ile yapılan anlaşma yüklerin Türkiye'ye getirilip Türkiye'den tekrar gönderilmesi olduğunu,  uyuşmazlığın  artık davacı ile yapılan bu yeni anlaşmaya göre değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemenin ikinci anlaşma doğrultusunda değerlendirme yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme önüne getirilen ihtilafın, yükün teslim edilmemesinden kaynaklanmadığını, davacının kusuru ve talepleri doğrultusunda yükün, navlun sözleşmesinde belirlenen zamandan daha sonra davacının talimatı doğrultusunda kendisine teslim edilmesi yani geç tesliminden kaynaklandığını, taşıyanın sorumluluğuna ilişkin ilgili hükümlerin TTK’da açıkça düzenlenmiş olduğundan Borçlar kanunu nezdinde değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketçe yük 19.06.2017 tarihinde alınmasına rağmen TTK m. 1185 uyarınca yasal süre olan 60 gün içinde müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, yasal sürenin geçmesinden yaklaşık bir yıl sonra açılan huzurdaki dava ile gecikme ve zarar talepleri bildirildiğini , dolayısıyla yasal süresi içerisinde herhangi bir yazılı bildirim yapılmadığından, davacı tarafından da zarar talebinde bulunulamayacağını, hiçbir şart altında müvekkili şirketin dava konusu taşımaya ilişkin sorumluluğunun bulunduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için aksi kabul edilse dahi, davacının taleplerinin TTK m. 1186/6 doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini, taşıyanın gecikmeden kaynaklı sorumluluğunun  navlun sözleşmesine göre ödenecek toplam navlun miktarından fazla olamayacağını, konişmentonun esasen taşıyan tarafından kontrol edilmemekte olup, konişmento metinlerinde bilgilerin doğru olduğunu taşıyan tarafından kontrol edilmediğini taşıyanın sorumlu olmayacağına ilişkin rezervler de bulunduğunu,TTK'nun 1239 maddesi gereğince davacı tarafından derhal bildirilmeyen hatalı kayıtlardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, mahkemenin müvekkilinin kusursuzluğunu ispatlayamadığı ve konişmentodaki yanlışlığın aynı gün içerisinde düzeltilmemesinin TBK m. 52/1 uyarınca tazminattan indirim yapılmasını gerektirmediği şeklindeki kararının hukuka aykırı olduğunu, malların yeniden satışı için yapılan masraflar haricinde delil tespiti masrafları dahil tüm masraflardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının  taşınan emtiaları müvekkili şirkete taşıtsaydı ekstra hiçbir ödeme yapması gerekmeyeceği gibi bunun için herhangi bir nakliye masrafı, başkaca ardiye masrafı, vb. diğer masrafları da ödemeyeceğini,  delil tespiti ile huzurdaki davanın herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, delil tespiti talebini de müvekkili şirkete yöneltmediğini, delil tespitinde yapılan giderlerin, ileride açılan davada karşı tarafa yükletilmesi için, delil tespiti talep edenin haklı olması ve nihayetinde davanın delil tespiti talebiyle aynı konuda açılması ve açılan davada delil tespitinin elzem olması gerektiğini, birleşen dava yönünden ... Ve ... Limanlarındaki gecikmelere müvekkilinin kusuru ile sebebiyet vermiş olması gerekçesi ile demuraj ücreti talep edemeyeceği hükmünün hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,  davacı- birleşen dosya davalısı kendi eylemleri nedeniyle yapmış olduğu masraflara kendisinin katlanması kaçınılmaz olup, söz konusu zararı müvekkili şirkete ya da bir başkasına yansıtması beklenemeyeceğinden Mahkemenin hukuka aykırı kararının kaldırılması gerektiğini, davacı/birleşen dosya davalısının kusurlu olmasına rağmen müvekkilinin, davalının zarar etmemesi ve ürünleri biran önce Türkiye’ye getirmek adına, Mısır’da 45.000 USD’den fazla davalı yükleri için demuraj bedeli ödediğini, ödenen bu tutarın davalıya yansıtılmadığını, yükün tekrar ...’e getirilmesi için davacı- birleşen dosya davalısından herhangi bir navlun ücreti talep edilmediğini, ürünlerin Türkiye'ye getirildikten sonra davacı- birleşen dosya davalısı anlaşmadan vazgeçtiğini , taşımayı başka bir firmaya yaptıracağını belirttiğini ve yükün kendisine teslim edilmesini talep ettiğini, ...’de yüklemenin iptal edilmesinde ve yükün kendilerine teslim edilmesinde müvekkiline yükletilen kusurun ne olduğu dosyaya mübrez bilirkişi raporlarında açıklanmadığını, Yerel Mahkeme tarafından da dar bir yorumla yalnızca sürecin en başındaki davacı-birleşen dosya davalısı kusuru ile yanlış limana götürülen yükler nedeniyle ...’deki demuraj oluşmasından da müvekkilin kusurlu olduğunun belirtildiğini, konteynerların ... Limanı’na ulaştığına ilişkin varış ihbarının 14.06.2017 tarihinde davacı- birleşen dosya davalısına gönderildiğini, davacı- birleşen dosya davalısının tekrar taşıma talebinde bulunmaması, ürünlerin taşınmasını iptal etmesi ve ürünlerin kendisine teslimini talep etmesi sonrasında 19.06.2017 tarihinde davacı- birleşen dosya davalısı adına işlem yapan ...’a imzası karşılığında teslim edildiğini,  davalının delil tespiti dosyasında alınan 14.07.2017 tarihli bilirkişi raporu ile de ürünlerin kullanılmasında herhangi bir sakınca olmadığı tespit edilmesine rağmen bu tarihten sonra dahi ürünleri çekmediğini, konteynerlerin Ağustos 2017 ortasına doğru boşaltıldığını, bu nedenle demuraj ücretinin oluştuğunu beyanla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.05.2021 tarihli 2018/218 E. ve 2021/234 K. sayılı usule ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak; asıl dava yönünden davanın istinaf talepleri doğrultusunda reddine; birleşen dava yönünden istinaf talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama gideri ve vakalet ücretinin davacı-birleşen dosya davalısı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dosyada davacı, birleşen davada davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin müvekkililin davasını kısmen kabul etmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın kabul edilmeyen kısmı için istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğunu, İlk derece mahkemesinin taleplerini, malların yeniden satışı için yapılan 12.304,56 TL ve 7.692,18 USD tutarındaki masrafların satış işlemleri dolayısıyla zaten yapılan masraflar olduğu ve yükün yanlış limana taşınması ile uygun illiyet bağı içinde olmadığı kanaatiyle kısmen reddettiğini, malların çeşitli analizler yapılarak tekrar satılmasının sebebinin yükün  yanlış limana taşınması olduğunu, müvekkilinin söz konusu malları tekrar satmasının sebebinin yükün yanlış limana göndermesi ve karşı tarafça bu sorunun ivedilikle çözülmemesi sonucunda ilk alıcıların sözleşmelerinin feshetmeleri olduğunu, ilk başta bu mallar doğru limana taşınsaydı müvekkilinin malları ne analiz ne  delil tespiti yaptırmasına ne de malları tekrar satmasına gerek kalmayacağını,20.06.2017 tarihinde mahkemece yapılan delil tespiti neticesinde düzenlenen raporda, malların bozulmadığına kanaat getirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin iptal edilen siparişlerini canlandırmak için müşterilerini ikna etmeye çalıştığını,  bir müşterisinin eski siparişinden daha az bir miktarda malı almayı kabul ettiğini , diğer müşterisi ise sözleşmenin feshedildiği hususunu yinelediğini, bu sebeplerle müvekkilinin yeni sözleşmeler imzalayarak, malları yeni teslim yerlerine ulaştırmak zorunda kaldığını, müvekkilinin  iptal edilen siparişlerin yerine malları yeni müşterilere teslim etmek ve mevcut siparişi gerçekleştirmek için yaptığı elleçleme, gümrükleme, liman nakliye ve navlun masraflarının toplamının 7.692,18 USD ve 12,083.66 TL olduğunu, müvekkilinin  karşı tarafın malların yanlış limana göndererek borcunu gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle; müvekkilinin  karşı tarafa ödediği navlun bedelinin müvekkilinin  doğrudan zararı olduğunu, malların yeniden satılması için yapılan zorunlu analiz ve delil tespitlerinin mallar yanlış limana gönderildiği için yapıldığını, malların doğru limana gönderilip 3 ayı aşkın bir süre mısır sıcağında beklemeseydi elbette bu giderlerin oluşmayacağını, malların doğru limana gönderilseydi, müvekkilinin  malları tekrar satmayacağı için yeniden gümrük harcaması yapmayacağını ve navlun giderleri oluşmayacağını,7.692,18 USD ve 12.083,66 TL'nin müvekkilinin dolaylı zararı olduğunu, dolaylı zarar için olay ve zarar arasında bulunması gereken illiyet bağının açık bir şekilde mevcut olduğunu; birleşen dosya bakımından karşı tarafın taleplerinin haksız bulunarak davanın reddine karar verildiğini, bu noktada davanın reddine bir itirazları olmamakla beraber, ilk derece mahkemesi itirazın iptaline ilişkin bu dosyada karşı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmediğini, dosyada hakkaniyet gereği kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden ötürü kararın sadece bu kısmına itiraz ettiklerini, esas dosya bakımından ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak müvekkili adına dava dilekçesinde belirtilen alacağın tamamının tazmin edilmesine karar verilerek onanmasını, mahkemenin aksi kanaatte  olması halinde yeniden yargılama için mahkemesine gönderilmesine, birleşen dosya tahtında ise mahkemenin red kararının davalı karşı davacı adına %20'den az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilerek onanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı karşı davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Asıl dava, davacı tarafından ihraç edilen emtianın ...  limanından Mısır limanına deniz yoluyla taşınması işini gerçekleştiren davalıdan, emtianın  yanlış limana sevki  ve  sonrasında  ... limanına geri gönderilmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararların tazmini; birleşen dava, taşıtan sıfatına sahip davalı hakkında konteyner demuraj ücreti alacağı için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne , birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, asıl dava yönünden taşınan yükün yanlış limana sevki nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı,  davacının talebine konu zarar kalemlerinden davalının  sorumlu olup olmadığı; birleşen dava yönünden limandaki gecikmeye davalının kusuru ile sebebiyet verip vermediği, davacının demuraj ücreti talebinin yerinde olup olmadığı, davalı yararına kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı  noktasındadır. Asıl dava yönünden;Davacı ile taşıma işleri komisyoncusu olarak faaliyet gösteren davalının  07.03.2017 tarihinde davacı tarafından yurt dışına satışa konu edilen süt tozunun konteynerler içerisinde gemi ile ...'den Mısır'a taşınarak dava dışı iki alıcıya teslimi hususunda anlaştıkları, 6 adet konteynerin ...'den Mısır'a gönderilmesi için  6.000 USD navlun bedelinin  davalıya ödendiği ihtilafsızdır.Taşıma işleri komisyoncusu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 917 İla 930 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Taşıma işleri komisyoncusu TTK'nın 917/1. maddede eşya taşıtmayı üstlenen kişi olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 918.maddesine göre taşıma işleri komişyoncusunun eşyanın taşıtılması borcu, taşıma işinin örgütlenmesini ve özellikle; a) Taşıma araçlarını ve taşıma yolunu belirlemek,b) Taşıma işini fiilen gerçekleştirecek taşıyıcıyı ve taşıyıcıları seçmek, eşyanın taşıtılması için gereken taşıma, ardiye ve taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmelerini yapmak,c) Taşıyıcıya ve taşıyıcılara gerekli bilgi ve talimatları vermek,d) Gönderenin tazminat haklarını teminat altına almak yükümlülüklerini kapsar...Anılan maddenin 4.fıkrasında göre taşıma işleri komisyoncusu edimlerini yerine getirirken, gönderenin menfaatlerini gözetmekle ve onun talimatlarına uymakla yükümlüdür.TTK'nın 926/1. maddesinde, taşıma işleri komisyoncusunun, eşyanın taşınmasını bizzat üstlenebileceği, bu durumda taşımadan doğan hak ve yükümlülükler bakımından taşıyıcı veya taşıyan sayılacağı, TTK'nın 928. Maddesinin  taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğuna ilişkin 1. fıkrasında taşıma işleri komisyoncusunun, zilyetliğinde bulunan eşyanın zıyaından ve hasarından sorumlu olduğu 876 ilâ 878 inci, 880 ve 881 inci maddeler ile 882 nci maddenin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları ve 883 üncü, 885 ilâ 887 nci maddelerin kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiştir. TTK'nın 1138/1. Maddesinde taşıyanın, deniz yoluyla eşya taşıma taahhüdünde bulunan kişi olup, taşıyan sıfatına haiz olmak için taşımanın üstlenilmesinin gerekli ve yeterli olduğu belirtilmiştir.Yargıtay yerleşik kararlarında da navlun faturası düzenlenmiş olması halinde, faturayı düzenleyenin taşıyan sayılacağına hükmedilmiştir.Yukarıda anılan düzenlemeler ışığında somut olaya gelindiğinde davalının navlun faturası düzenlediği ve emtianın taşınmasını üstlendiği gözetildiğinde davalı, taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahiptir. Eldeki uyuşmazlıkta davacı, dava konusu taşımada yükün boşaltma limanının... limanı olduğunu belirtmiş olup,  davalıya e-posta yoluyla iletilen konişmento talimatlarında da boşaltma limanı “...” kısaltması ile gösterilmiştir. Ancak davalı tarafından düzenlenen ve davacıya 10.03.2017 tarihinde e-posta yoluyla gönderilen konişmento taslaklarında boşaltma limanı ..., teslim yeri... olarak gösterilmiş ve davacı tarafından e-posta yoluyla 12.03.2017 tarihinde “acilen boşalma limanının revize edilmesi” talep edildikten 10 gün sonra davalı, revize edilen konişmento taslaklarını yeniden göndermiş ise de  gereken düzeltme  yapılmadığı gibi  yük, ... limanına taşınmıştır.TTK'nın 1178. maddesi hükmüne göre (1) taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür...(3) Eşya, yükleten veya onun adına veya hesabına hareket eden bir kişiden yahut yükleme limanında uygulanan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın taşınmak üzere kendilerine teslimi zorunlu makamlardan ya da üçüncü kişilerden taşıyanca teslim alındığı andan; a) Taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana veya b) Gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçındığı hâllerde sözleşme veya kanun hükümlerine yahut boşaltma limanında uygulanan ticari teamüle uygun olarak gönderilenin  emrine hazır tutulduğu ana ya da c) Boşaltma limanında geçerli kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın kendilerine teslimi  zorunlu makamlara veya üçüncü kişilere teslim edildiği ana kadar taşıyanın hâkimiyetinde sayılır. Taşıyanın kusursuzluk ve uygun illiyet bağı karinelerinden yararlandığı hâller ise TTK'nın 1182.maddesinde düzenlenmiştir. Somut olayda taşıma işini üstlenen davalının, davacının talimatından haberdar olmasına rağmen yükü belirtilen boşaltma limanına taşımadığı , davalının, talimata aykırı hareketleri nedeniyle oluşan durumdan haberdar olup, durumu telafi etmeye çalıştığı  delil olarak sunulan e-posta yazışmalarıyla sabittir. Taşınan yük, alıcılarına hiç teslim edilmediğine  ve navlun sözleşmesi gereği gibi ifa edilmediğine göre somut olayda gönderilene yükletilen bildirim külfeti işlevini yitirdiğinden TTK'nın \"bildirim\" başlıklı 1185.maddesinin somut olayda uygulanma ihtimali yoktur. Yine  TTK'nın 1239.maddesinde konişmentoda yer alan eşyanın genel olarak cinsi, işaretleri, koli veya parça adedi, ağırlık veya miktarı hakkındaki beyanların gerçeğe aykırılığı halinde taşıyanın davranışına ilişkin düzenleme yapılmış ise de  somut olayda anılan konulara ilişkin bir ihtilaf bulunmadığından TTK'nın  1239.maddesinin de somut olayda uygulanma ihtimali yoktur. Davacının 10.03.2017 tarihinde e-posta yoluyla kendisine gönderilen konişmento taslaklarındaki boşaltma limanı yanlışlığının düzeltilmesini iki gün sonra 12.03.2017 tarihinde  talep etmesi, davacının Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. Maddesi kapsamında zararın artmasını önleyecek veya sınırlayacak önlemleri almadığını ve zararın artmasında ortak kusurunun bulunduğunu göstermediği gibi yanlış yapılan işlemin düzeltilmesine yönelik olarak davalı tarafça yanlış boşaltma limanına taşınan yükün sonradan ... limanına taşınması konusunda 26.04.2017 tarihinde tarafların anlaşmaya varması da davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalı,  konişmentoda boşaltma limanını yanlış göstererek , yükün yanlış limana taşınmasından sorumlu olup, davalının aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. TTK'nın 1186.maddesinde taşıyanın sorumluluk sınırları düzenlenmiş olup, TTK'nın 1187/1.maddesinde zarara veya teslimdeki gecikmeye, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın veya gecikmenin meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edildiği takdirde taşıyanın, 1186. maddede öngörülen sorumluluk sınırlarından yararlanamayacağı belirtilmiştir. TTK'nın 1190/1. maddesinde taşıyanın sorumluluktan kurtulması hâlleri ile sorumluluk sınırlandırılmasına ilişkin hükümlerin, navlun sözleşmesine konu olan eşyanın zıya, hasar veya geç teslimi yüzünden, taşıyan aleyhine, haksız fiile veya diğer bir sebebe dayanılarak açılacak bütün davalarda uygulanacağı, taşıyan ile onun adamlarından istenebilecek olan tazminat miktarlarının toplamının, 1187.madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, 1186.maddede öngörülen sorumluluk sınırını aşamayacağı düzenlemesi bulunmaktadır. Kural olarak, taşıyanın sorumluluğu sınırlı sorumluluk olup, aksini iddia edenin bu iddiayı ispatlaması gerekir. Taşıyıcının sınırlı sorumluluk hallerini ortadan kaldıran sebep, kasıtlı veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin  bulunmasıdır. Yasa koyucunun amacı ve uygulamaya bakıldığında, pervasızca hareket veya ağır kusur, kastla ve kasta yakın düzeyde bir eylemle zarara sebebiyet verilmesi olarak karşımıza çıkmakta olup, TTK'nın 1187/1 maddesi uyarınca bir davranışın pervasız olarak nitelendirilmesi için taşıyanının, özen yükümlülüğünü düşüncesizce, sonucuna aldırmaksızın, yoğun ve ağır bir şekilde ihlal etmiş olması gerekir.Dosyadaki belge ve bilgilere göre somut olayda davacının, davalı tarafça düzenlenen konşimento taslağının düzeltilme istemine davalı tarafça on gün sonra yine düzeltme yapılmadan cevap verildiği, davalının sürecin her aşamasından davacıyı bilgilendirmediği anlaşılmaktadır.Davalının, yükün doğru boşaltma limanına taşınmamış olması nedeniyle taşınan yükün alıcısına teslim edilemeyeceğini bilerek veya bu durumda zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle hareket ettiği davacı tarafından ispatlanmış olup,  somut olayda  TTK'nın 1186.maddesinin uygulama yeri yoktur.Bu nedenle davalı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında zararın kapsamı konusunda ihtilaf bulunmakta olup, davacı, taşınan süt tozu emtiasının  yanlış limana indirilmesi sonrasında 09.06.2017 tarihinde ...'den  14.06.2017 tarihinde ... Limanı'na getirilmesine kadar olan süreçte bozulup bozulmadığının ve tekrar ihracında bir sakınca olup olmadığının tespiti için yaptırılan çeşitli analiz ve muayene işlemleri masraflarını, 15.06.2017 tarihinde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/295 İş sayılı dosyasına delil tespiti başvurusu için yapılan masrafları ,  emtianın ... Limanı gümrüklü sahada, antrepoda/ardiyede muhafaza edilmek zorunda kalınması nedeniyle antrepo/ardive/elleçleme ve nakliye masraflarını, davalıya ödenen navlun bedelini, iptal edilen siparişlerin yerine malları yeni müşterilere teslim etmek ve mevcut siparişi gerçekleştirmek için yapılan elleçleme, gümrükleme, liman nakliye ve navlun masraflarını talep etmiş olup, mahkemece  malların yeniden satışı için yapılan 12.304,56 TL ve 7.692,18 USD tutarındaki masrafların satış işlemleri dolayısıyla zaten yapılan masraflar olduğu ve yükün yanlış limana taşınması ile uygun illiyet bağı içinde olmadığı gerekçesiyle bu masraflar hariç tutularak  davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Somut olayda, kullanılmasında sakınca olmadığına dair delil tespitinden sonra bozulmayan süt tozu emtiasının davacı tarafından olağan şartlar altında satıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça malların yeniden satışı için yapılan 12.304,56 TL ve 1.103,68 USD gümrük masrafı ile 6.588,50 USD tutarındaki navlun ücreti, satış işlemleri dolayısıyla zaten yapılan masraflar olup, dosya kapsamındaki delillerle davacı, ikinci kez yaptığı satış için yanlış taşıma nedeniyle aşırı masraf yaptığını ispatlayamamıştır. Bu durumda  emtianın... yerine ... limanına taşınması nedeniyle davacı, analiz ve muayene işlemleri masraflarını, yükün antrepoda/ardiyede muhafaza edilmek zorunda kalınması nedeniyle antrepo/ardiye/elleçleme masraflarını, davalıya ödenen navlun bedelini ve  davalı tarafından taşınan emtianın hasarlı olup olmadığı dolayısıyla zararının tespiti için basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında yaptırdığı delil tespit giderlerini davalıdan talep etmekte haklı ise de yeniden satış için yapılan 7.692,18 USD ve 12.304,56 TL gümrük masrafı ile navlun ücretini davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmakla mahkemece bu değerlendirme kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi  isabetli olmuştur. Birleşen dava yönünden;Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, \"...- ... arası taşınan konteynırların süresinde ... limanından boşaltılmaması nedeniyle oluşan demuraj ücretine konu faturanın tahsili\" sebebine dayalı olarak 22.458 USD alacağın tahsili istemiyle 28.06.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 14.06.2017 tarihinde ... limanına varan yükün Ağustos 2017 ortalarına kadar  teslim alınmadığı ve konteyner demuraj alacağının doğduğu iddiasıyla  25.09.2017 tarihinde demuraj ücreti açıklamalı fatura düzenlemiş olup, bu faturaya dayalı olarak  başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamına göre davacı tarafından 09.06.2017 tarihli ... numaralı konişmentoya konu emtianın  4 adet  konterynır ile ... limanından ... limanına taşınması işinin üstlenildiği, taşımaya konu yükün 14.06.2017 tarihinde ... limanına vardığı , varış ihbarının 19.06.2017 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.Taşıyıcı tarafından tedarik edilen konteynerin, varma limanında ulaşmasından itibaren kararlaştırılan sürede(serbest zaman), böyle bir süre yok ise makul bir süre içerisinde teslim alınmadığında konteynerin beklemesi veya gemiden boşaltılan konteynerin, gönderilen tarafından tesellüm edildikten sonra, kararlaştırılan sürede, böyle bir süre yok ise, makul bir süre içerisinde boş olarak taşıyana veya temsilcisine iade edilmediğinde konteynerin gecikmesi halinde konteyner demurajı söz konusu olmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı uyarınca, konteyner demurajı ücretinin kaynağı genelde konişmento veya taşıma sözleşmesidir.(Yargıtay 11. HD'nin 2008/10839 Esas - 2010/2527 Karar, 08.03.2010 tarihli kararı; aynı Dairenin 2015/1669 Esas - 2016/481 Karar, 19.01.2016 tarihli kararı ve aynı Dairenin 2015/2967 Esas - 2015/8406 Karar sayılı kararı).Konteyner demurajının dayanağı olarak TTK'nın 1207. maddesi ile 1174. maddesinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 1207. maddesi uyarınca; gönderilen, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. 1174. maddesi uyarınca ise; gönderilen, eşyayı almaya hazır olduğunu bildirip de boşaltma süresini ve kararlaştırılmış ise sürastarya süresi içinde eşyanın tamamını teslim almamışsa, taşıyan, gönderilene haber verdikten sonra, TBK'nun 107 ilâ 109 uncu maddelerinde öngörülen hakları kullanabilir. Gönderilen, eşyayı teslim almaktan kaçınır veya 1168 inci maddede yazılı bildirim üzerine eşyayı teslim almaya hazır olup olmadığını bildirmez yahut bulunamazsa taşıyan, birinci fıkrada gösterilen tarzda hareket etmek ve aynı zamanda durumu taşıtana bildirmek zorundadır. Bu düzenlemelere  göre  konşimentoda veya ayrıca bir sözleşme ile kararlaştırılmaması halinde demuraj ücretinden sorumlu olan kişi taşıtan olup taşıyanın, gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçınması halinde taşıtana bildirimde bulunma zorunluluğu vardır. Bu bildirim ile birlikte taşıyan demuraj ücretine hak kazanacaktır.Konteyner demurajı ücretinin dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltıldığı güne kadar geçen süre belirli bir gün adedinden fazla ise taşıyana ödenen ücret olduğu anlaşılmakla birlikte somut olayda   emtia ... limanına getirildikten sonra davalının Mısır'da üç ay bekleyen emtia hakkında, kullanılmasında sakınca olup olmadığı yönünden delil tespiti işlemlerine başvurması tacir olarak basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında kaldığı gibi limandaki beklemenin   davacının ilk taşımaya ilişkin kusurundan kaynaklanmasına göre davacı kendi kusurlu davranışından yararlanamayacağından mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Davalı tarafça davacı şirketin %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. İİK'nın 67/2. Maddesinde itirazın iptali davasında, (...) takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 23.03.1974 tarihli ve 1971/8-143 E., 1974/262 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere dava açan kişinin  kötüniyetli olması, yani hiçbir hakkı olmadığını bilmesi ya da durumu icabı bilmesi gerektiği hâlde sırf aleyhine dava açtığı kişiyi ızrar kastı taşıması gerekmektedir. Kendisini haklı bilerek dava açan kişinin davasının reddedilmesi hâlinde maddenin uygulanması düşünülemez (Yargıtay HGK'nın 08.04.2021 tarih ve 2017/1-1228 E. -  2021/443 K. sayılı kararı).Eldeki davada her ne kadar reddedilen dava nedeniyle  takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle birleşen davada davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen dosya davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Asıl ve birleşen dosya davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden; a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.625,00 TL harcın, alınması gerekli olan 6.409,21 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.784,21 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Birleşen dava yönünden;a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davalı yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Asıl ve birleşen dava yönünden taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d750756b62e299a2","SID":"2070498316b1783a"}}