{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/866 - 2025/1195<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/866 <br>KARAR NO\t: 2025/1195<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/03/2023<br>NUMARASI\t: 2021/316 Esas, 2023/148 Karar<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ....<br>İHBAR OLUNAN\t: ...<br>DAVA\t: Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/05/2025<br><br>Mersin\t1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2023 tarih ve 2021/316 Esas, 2023/148 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından Mersin İli ... İlçesi ... Mahallesinde yeni yer altı kablolu şebeke yapılması planlanarak müvekkili şirket tarafından gönderilen projenin ... tarafından onaylandığını, söz konusu proje kapsamında hat yapım çalışmalarının tamamlandığını ve ... 06.11.2017 tarih ... sayılı emri gereğince tesisin işletmeye açılmasında sakınca bulunmadığının ... Kaymakamlığına bildirildiğini, müvekkili tarafından gönderilen Onaylı Projede İrtifak hakkı planlarının kablolara zarar veren köprü imalatı ile aynı yerde olduğunun ...'ne bildirilmesine rağmen, davalı şirket tarafından köprü çalışması yapılarak müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, hasar bildirimine rağmen davalı tarafından hasarın  giderilmediğini, hasara konu zararın ödenmediğini, TBK gereğince yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak 3. kişilere verdiği zararlardan dolayı doğrudan sorumlu olduğunu, gerek davalının yüklenici konumunda olması gerekse müvekkiline ait yer altı şebekelerinin köprü çalışmasına başlanmadan önce müvekkili tarafından inşaatın ve müvekkiline ait projenin aynı yerde olduğu bildirilmesine ve davalı tarafından da bu durumun bilinmesine rağmen, koordinatları ve projesi bildirilen hatlar üzerinde müvekkili şirkete bilgi verilmeden çalışmalar başlatıldığını ve bunun neticesinde müvekkil şirket yer altı şebekesi kullanılamaz hale geldiğini belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00TL müvekkilinin zararının hasar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>ISLAH: Davacı vekili 08/10/2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 624.908,00TL'ye yükseltmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetki, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunduklarını, davanın haksız olup reddi gerektiğini, ... tarafından davacının talebinin onaylanmadığını, davacı tarafça gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu, Devletin kurumunun  çok ama çok önemli bir projesini çizdirmek için davacı şirkete bildirim yapmasına rağmen, zarar tarihine kadar herhangi bir bildirim yapmamakla davacı şirketin varsa zararın tamamında % 100 kusurlu olduğunu, davacı şirketin iyi niyetinden bahsedilemeyeceğini, davacı şirketin özen borcunu yerine getirmediğini, açıkça hakkın kötüye kullanımının söz konusu olduğunu, müvekkili şirkete kusur yüklenemeyeceğini belirterek usul ve yasaya aykırı haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kabulü ile;  624,908,00 TL tazminatın 24/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; Yetki, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, HMK'nın 400 ve ilgili tüm maddelerine aykırı olan talebin ve raporun mahkemece kabul edilmesinin fahiş bir hata olduğunu, davacı yanın iddialarının çelişki olup iddiayı genişletme yasağına aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirketin yetkisiz kişilere koordinat gönderdiğini iddia etmesi abesle iştigal olduğunu, davacı şirketin kendi kusurundan faydalanmak istemesinin yanında kötü niyetli olarak kusurunu müvekkili şirkete yükleme çabasında olduğunu, müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının makul tedbirden kaçındığını, hasar tespit raporu ve tutanağın hukuka aykırı olarak hazırlandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, davacı tanıklarının beyanlarının taraflı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının faiz istemi ve faiz oranının yasal olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalı vekili mahkemenin yetkili olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, yokluklarında delil tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, ...'nun davalı çalışanı olup kısa bir süre şirkette çalıştığını ancak yetkili olmadığını, ayrıca şirkete ait olmayan bir e-postaya mail atılmış olmasının geçerli kabul edilemeyeceğini, bunun tebligat kanununa aykırı olduğunu, davalının kusurunun bulunmadığını, zarardan davacının sorumlu tutulması gerektiğini, olay yerinde davacıya ait herhangi bir uyarı levhasının veya tabelanın bulunmadığını, davacının makul tedbirden kaçınmış olup ...'den de onay alınmamış olduğunu, hasar tespit tutanağının ve raporunun usule aykırı olduğunu, davalıya elektrik abonmanlığının davacı tarafça sağlanmış olmasına rağmen davalıya gerekli bildirimin yapılmamasının davacının kusurlu olduğunu gösterdiğini, bu nedenle bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacı tanıklarının beyanlarının taraflı olduğunu ve hükmedilen faizin yasal olması gerektiğinden avans faizine hükmedilmesinin yerinde olmadığını savunmuştur.<br>Davalı tarafça usule ilişkin olarak; husumet, yetki ve zamanaşımı itirazlarında bulunulmuş olup; davalının .... ihale ettiği işin yüklenicisi olduğunu ve davalıya husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu belirtmiş ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin hükümlerinin taraflarını bağlayacağı ve rücu ilişkisinde esas alınabileceği ancak açılan davanın haksız fiilden kaynaklı olup ... köprü ayağı sondaj çalışmaları sırasında ...'a ait aynı koordinatlardan/ derinlikten geçen 2017 yılında montajı yapılan yeraltı şebekesine davalı tarafça verilen zararın davalıdan tazmini talebine ilişkin olduğu, bu nedenle davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, diğer yandan 6098 sayılı TBK'nun 72.maddesinde \"..tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar...\" düzenlemesi mevcut olup, dava konusu haksız eylemin 24/10/2019 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, davacı tarafından zararın tespiti ile davalıdan tahsili talebine ilişkin ihtaratlı yazının 27/12/2019 tarihinde gönderilmiş olduğu, davanın ise 18/05/2021 tarihinde açılmış olup davalının zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan davalı vekili şirket yerleşim yerinin Ankara olduğunu, bu nedenle Mersin Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu savunmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde, \"Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.\" hükmü yer almaktadır. Buna göre haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği yer olan Mersin Mahkemelerinin de yetkili olduğu ve bu konuda davacının seçimlik hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvuruları da yerinde görülmemiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 400.maddesinde; \"(1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.\" düzenlemesi mevcuttur.<br>Kural olarak delil tespiti karşı taraf da hazır olmak üzere (her iki tarafın huzurunda) yapılır. Fakat karşı taraf, usulüne uygun biçimde davet edildiği hâlde gelmezse delil tespiti gıyabında yapılır. Mahkeme, delil tespitinin karşı tarafın yokluğunda yapılmasına da karar verebilir. Delil tespitinin karşı tarafın yokluğunda yapılmış olması hâlinde, mahkeme, dilekçeyi ve delil tespiti tutanağı ile varsa bilirkişi raporunun bir suretini derhal karşı tarafa tebliğ etmek zorundadır (HMK m. 403). Aksi hâlde, karşı tarafa tebliğ edilmemiş olan delil tespiti tutanağı, davada delil olarak kullanılamaz. (Hukuk Genel Kurulu 2020/(13)3-340 Esas, 2022/1195 Karar sayılı ilamı vb) Buna göre davalı tarafa davetiye çıkartılmış olduğu ve 08/06/2021 tarihinde tebligatın yapılmış olduğu anlaşılmakla, davalı tarafın buna yönelik istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.<br>Davalı tarafça bilirkişi raporunun hatalı olduğu ve davalı tarafın kusurunun bulunmadığı ileri sürülmüştür.<br>Dosya kapsamı incelendiğinde ihbar olunan ...'nin davacı ...'a yazdığı 14.11.2017 tarih ve ... sayılı yazı ile 22.12.2017 tarih ve ... sayılı yazı incelendiğinde ... tarafından ...'a söz konusu \"Mersin ... İlçesi ...\" işi projenin CD ortamında yazı ekinde gönderildiği, proje bölgesinde bulunan ... 'a ait hatlarla, projelerinin elektronik ortamda koordinatlı şekilde çakıştırılıp kontrol edilerek, engel teşgil edecek hatların olup olmadığının ivedi olarak tespit edilmesi ve şube müdürlüğüne bildirilip gerekli deplase işlemlerinin başlatılması, bilgi verilerek gereğinin yapılmasının talep edildiği ancak ... tarafından ...'ye bu hususta geri dönüş yapılmadığı anlaşılmıştır.<br>Davalı ...'nin davacı ...'a yazdığı 30.07.2019 tarih ve 2019/013 sayılı yazı incelendiğinde ... tarafından ...'a “... tarafından şube müdürlüğü sınırları dahilinde “...  A.Ş.” yükleniminde \"Mersin ... İlçesi ...\" işine başlanıldığı ve ekte belirtilen proje güzergahı üzerinde bulunan ... 'a ait tesislerin yerlerinin şube müdürlüğüne bildirilmesi ve inşaatı engellemeyecek şekilde deplaselerin yapılması hususunda” ilgi yazı ile bilgi verilerek gereğinin yapılmasının talep edildiği, davacı ... tarafından dosyaya 18.01.2018 tarihli mail çıktısı sunulduğu, buna göre davacı çalışanı ... tarafından davalı firma çalışanı ...'nun ...@gmail.com adresine gönderilen mailde \"bu yıl ... bölgesi ... enerji nakil hattı geçişine ait kroki, koordinatlar ve sondaj grafiği ek olarak gönderilmiştir\" şeklinde belirtilen mailin iletilmiş olduğu, davalı şirket tarafından şirkette çok kısa bir süre çalışan ... isimli şahsın davalı şirketin yetkilisi konumunda olmadığı için ...'ya yapılan bildirimin bir öneminin olmadığı belirtilerek mail ile gönderilen bildirimin kabul edilmediği ileri sürülmüştür.<br>Davacı tarafça davalı şirkete bildirim yapmak amacıyla mail gönderilen ...'nun bildirim tarihi itibariyle davalı şirket çalışanı olduğu, bu hususun dosya kapsamından anlaşılmakla birlikte davalı tarafın da kabulünde olduğu, ancak davalı tarafça e-posta yoluyla yapılan iş bu bildirimin tebligat kanununa aykırı olduğundan kabul etmediklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesinde \"..tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır..\" düzenlemesi mevcuttur. Bununla birlikte maddede yer alan bildirimlere ilişkin şekil kıstaslarının geçerlilik şartı mı yoksa ispat şartı mı olduğu hususunun açıklanması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/05/2016 Tarih ve 2014/19-861 Esas, 2016/632 Karar sayılı kararında, tacirler arasında ihtar ve ihbarlar için öngörülen şekil şartının geçerlilik şartı olmaktan çıkartıldığı, söz konusu gerekçeye ek olarak ifade edilmiş ve maddede yer alan koşulun ispat şartı olduğu kabul edilmiş olup, somut olayda davacı tarafça davalı çalışanına mail yoluyla yapılan bildirimin usul ve yasalara uygun olduğu, davacı tarafından çalışma yapılacak alandaki enerji nakil hattı geçişine ait gerekli kroki, koordinat ve sondaj grafiği bilgilerine yönelik bildirimin yapılmış olduğu, bu nedenle de davalı tarafın bu bildirime rağmen çalışmalar esnasında yer altı şebekesine vermiş olduğu zarardan dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.<br>02/06/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davalı şirket tarafından .... koordinatlarında ... köprü ayağı 18 metrelik sondaj çalışmaları esnasında ...'a ait ve aynı koordinatlardan 11 metre derinlikten geçen 2017 yılında montajı yapılan Termik Trafo Merkez çıkışlı 3700-3750 yer altı şebekesine hasar verildiği, hasardan dolayı enerji nakil hattının kullanılamaz durumda olduğu, onarımının yapılarak 18 metrelik köprü altından tekrar geçirilmesinin mümkün olmadığı, hasar gören enerji nakil hattı güzergahının yenilenmesi gerektiği, optimum çözümü yollardan yatay sondaj, dere kenarı tuvanen kanal içerisinden ve köprü kullanılarak tava içerisinden geçirilmesi olduğu, hasarlı hattın tespit tarihi olan 2021 yılında yeniden tesis edilmesi için hesaplanan yaklaşık maliyetinin 624.908,00 TL olduğu belirtilmiş, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime açık, yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış, diğer yandan davacının faaliyetlerini özel hukuk kuralları uyarınca yapması itibariyle TTK’nun 18/1. maddesi anlamında tacir kabul edildiği, davalının da tacir sıfatını haiz olması sebebiyle avans faizine hükmedilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>6098 sayılı TBK'nun 52.maddesinde; \"..zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir\" düzenlemesi mevcut olup buna göre zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda, dosya kapsamı incelendiğinde davacının çalışma yapılan sahada yer altı elektrik kablolarının geçtiğine dair uyarıcı tabela veya levhasının bulunmadığı, buna ilişkin keşif yapılan mahalde alınan görüntüler içerisinde de böyle bir fotoğraf ve bilginin bulunmadığı, davalı tarafın bu iddialarına karşılık davacı tarafça bu hususta dosyaya tehlike uyarısı içerir bir sayfa görsel nitelikte çıktı sunulmuş ise de bu görsel dokümanın haksız fiilin yaşandığı tarih itibariyle dava konusu olay mahalline ilişkin olup olmadığının sunulan belgeden ve görselin içeriğinden anlaşılamadığı, bu nedenle davacı tarafın bu savunmasına itibar edilmeyerek alınabilecek makul bir tedbirin alınmasından kaçınılmış olması ve ...'nin 22/12/2017 tarihli yazısının gereğinin yapılmaması sebebiyle davacının zararın doğmasında müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılmış, bu nedenle hükmolunan tazminat miktarından Yargıtay içtihatları doğrultusunda % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabul edilmiş, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Mersin\t1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2023 tarih ve 2021/316 Esas, 2023/148 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;<br>-499.926,40TL tazminatın 24/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-a)Harçlar Kanunun gereğince alınması gereken 34.149,97 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 10.820,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.329,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>b-)İlk derece mahkemesince 03/03/2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen  bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin iadesine,<br>4-Davacı vekili tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvuru harcı ile 170,78 TL nispi peşin harç ve 10.650,00 TL ıslah harcının toplamı olan 10.880,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 78.988,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, reddedilen tazminat miktarı kanundan doğan takdiri indirim sebebine dayandığından davalı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>7-Davacı tarafından yapılan toplam 1.539,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Davalı vekili tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>9-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>10-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>12-Davalı tarafından yapılan 208,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>13-Davacı avansından yapılan 40,00 TL istinaf giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY İLGİLİ HUKUK DAİRESİ nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 13/05/2025<br><br>  <br>   Başkan\t \t    Üye                      \t Üye \t                      Katip <br><br> İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cbe42b4725e301f6","SID":"4ad389ca2553c218"}}