{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1669 Esas<br>KARAR NO:2025/510<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/04/2022<br>NUMARASI:2021/176 E. - 2022/47 K.<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile menajerlik hizmeti veren davalı arasında 15/11/2013 tarihinde \"...\" sözleşmesi yani aktör ve diğer artistlerle yapılan bağlanma sözleşmesi yapılarak müvekkilinin yurt içi ve yurt dışındaki mesleki işlerinin ve de diğer alakalı faaliyetlerinin, pazarlanma ve satış haklarının münhasıran ajansa devri ile ajans tarafından yürütülmesi hususunda tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini konu eden sözleşme imzalamış olduklarını, bu sözleşmenin 5.1 maddesinde belirtilen şart ve süreye uyarak müvekkilinin noter kanalıyla davalı tarafa sözleşmenin feshi konusunda ve sözleşmenin yenilenmeyeceğini, uzatılmayacağını bildiren ihtarname gönderdiğini, davalı tarafın cevabi ihtarlarında içeriği kabul etmedikleri ihtarname gönderdiklerini, akabinde ... nolu dosyası ile takip başlatıldığını, takip dosyasına müvekkilinin süresinde itiraz etmediğinden takibin kesinleştiğini, itiraz dosyasını ve ödeme emrini incelediklerinde müvekkillerinin 12/10/2015 temerrüt tarihli cezai şart olarak 20.000 USD, 12/10/2015 temerrüt tarihli borçtan kaynaklı asıl alacak olarak belirtilen 13.540 TL, 12/10/2015 temerrüt tarihli Ajans Komisyonu Asıl Alacak olarak belirtilen 10.200 TL ve 213,96 TL ihtar gideri kaynaklı olduğunu ve borcun bu şekilde oluştuğunun görüldüğünü, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, davalının sözleşminin 10.maddesi gereği sözleşmedeki cezai şartı hiçbir gerekçe göstermeden ve hukuki anlamda ispatlamadan davalının ihtarnamesinden kaynaklı “sözleşmeye aykırı davranmış olacağınızdan\" cümlesine dayanarak istediğin, bu cezai şartın istenmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin gönderdiği ihtarnamede sözleşmede yazılı şekil şartı ile bildirim maddesine uyarak fesih ettiğini ve sözleşmenin yenilenmeyeceğini süresinde bildirdiğini, sözleşmenin tek taraflı feshedilmesini engelleyen yasal bir düzenlemenin bulunmadığını, davalının borçtan kaynaklı olarak belirttiği 13.540 TL'lik alacağı ile 10.200 TL'lik ajans komisyonu olarak belirttiği alacakkalemlerini ispat edecek fatura gibi somut bir belgeyi icra dosyasına sunmadığını, müvekkilinin davalıya karşı böyle bir borcunun da bulunmadığını, haksız ve usulsüz bir şekilde başlatılan icra takibi ve hacizler ile müvekkilinin ticari itibarlarının zedelenmiş ve ticari hayatını kilitleme noktasına getirmiş olduğunu, davalının yapmış olduğu bu işlemlerin hukuka aykırı olup, kötü niyetle yapılmış olduğunu, icra takibi ve yaşanan olumsuz durumlardan müvekkilinin sanat çevresinin haberdar olduğunu ve sanatçı kişiliğinin güven kaybetmiş olduğunu iddia ederek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, takibin haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle %20'den aşağı olmamak üzere davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin ... sözleşmesi ile dizi ve sinema oyuncusu olan davacının yurt içi ve yurt dışındaki mesleki işlerinin ve faaliyetlerinin pazarlama ve satış haklarının 2 yıl süre ile münhasıran müvekkili şirkete devredildiğini, müvekkilince oyuncunun fotoğraf çekimlerinin yapılmış, internet sitesinde yayınlanmış, ... çalışmaları yapılmış, tv ve gazetelere röportaj vermesi sağlanmış, dönemin tüm reklam ve tv dizilen yapımcılarına sunulduğunu ve davacının ... gibi usta bir oyuncu ile beraber ...’de yayınlanan “...\" isimli dizide başrol oynamasının sağlanmış olduğunu, sektördeki başarısının müvekkili şirketin emekleri sayesinde olduğunu ve ‘...’ isimli dizide başrol oynaması ile başlamış olduğunu, müvekkili şirket bünyesinde emek ve çabası ile davacının birçok dizi ve sinema filmlerinde oynadığını, anılan ihtarnameye cevap olarak sözleşmenin 5.2 maddesi gereği feshedilemeyeceğini, haksız fesih olması halinde 20.000 USD cezai şartı ödemesi gerekeceğini ve müvekkiline olan 13.540 TL borcu ile programda kazandığı bedellere ilişkin komisyon bedeli borcunu ödemesi talep ve ihtar edilmiş olduğunu, borcunu ödemeyen ve sözleşmeyi haksız fesheden davacı aleyhine taraflarınca ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibin davacının süresinde itiraz etmemesi üzerine kesinleşmiş olduğunu, bunun üzerine davacı tarafından açılan bu davanın kötü niyetli şekilde ikame edilmiş olduğunu, davacının müvekkilinden aldığı borçları da kabul etmediğini, ... ve ...’nün evrakları incelendiğinde davacının anılan borcu kabul ettiğinin sabit olduğunu iddia ederek, haksız davanın reddi ile %20 icra inkar tazminatının davacıdan alınıp müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;\"Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı tarafından davacıya ... sayılı dosyası ile açılan takip alacakları bakımından ilk alacak kalemi olan cezai şart alacağı, ikinci alacak kalemi olan borçtan kaynaklı alacak kalemi ve son alacak kalemi olan ihtarname giderlerine ilişkin taleplerinin haklı olduğu anlaşılmakla bu alacak kalemleri yönünden açılan davanın reddine,Üçüncü alacak kalemi olan ajans komisyonu alacağına ilişkin talebin kısmen kabulü ile davacının bu alacak kalemi bakımından 3.596,25 TL tutarında borçlu olmadığının tespiti ile ... sayılı takip dosyasının 3.596,25 TL ajans komisyonu alacağı bakımından takibi kısmen iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,Kötüniyet tazminatı taleplerine ilişkin ayrı ayrı reddine\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, kararda \"davacı tarafça filmin gösterime girmediği, dolayısıyla sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin savunmada bulunmuşsa da\" denildiğini, ancak yargılamanın hiçbir aşamasında söz konusu ... isimli filmin gösterime girmediğinin iddia edilmediğini, ilk derece tarafından dilekçe ve taleplerinin dikkate dahi alınmadığını, müvekkilinin oynadığı ... filminin çekimlerinin Mayıs 2015'te tamamlandığını, filmin çekimleri tamamlandığı halde ne zaman gösterime gireceğinin veya girip girmeyeceğinin belli olmadığını, söz konusu filmin... Yapım tarafından çekildiğini vfe akabinde film yapım şirketinin ekonomik olarak sıkıntılar yaşamaya başladığını, bu süreçte ise filmin hangi tarihte ne şekilde gösterime gireceğinin tamamen belirsiz olup herhangi bir tarih dahi belirtilmediğini, müvekkilinin film tamamlandıktan sonra 6 ay beklediğini ancak herhangi bir netlik oluşmayınca davalıya ihtarname çekerek sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirdiğini, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmenin 15.11.2013 tarihinde imzalanmış olup 2 yıl geçerli olacağının belirtildiğini, taraflardan biri sözleşmeyi sona erdirecekse sözleşmenin bitiminden 1 ay evvel noter aracılığı ile bildirimde bulunmak zorunda olduğunu, bu hüküm gereği müvekkilinin 15.11.2015 tarihinde yani filmin çekiminin tamamlanmasından 6 ay sonra sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirmek için 12.10.2015 tarihinde davalıya usulüne uygun şekilde ihtarname çektiğini, sözleşmenin sona ermesinden yaklaşık olarak 1 yıl sonra filmin başka bir yapım şirketi olan ... Yapım'a satılmış olup bu şirket tarafından gösterime girdiğini, müvekkilinin bu durumu film gösterime girdiği zaman öürendiğini, müvekkiline bilgi verilmediğini, müvekkilini ve diğer oyuncularda filmin gösterime girmeyeceği kanaati oluştuğunu, yalnızca bu hususun dahi müvekkilinin sözleşmeyi feshinin haksız olmadığının göstergesi olduğunu, sözleşmenin sona erdiği tarihten aylar sonra gösterime giren ve o tarihte bile gösterime girip girmeyeceği belli olmayan bir film için müvekkilinin sözleşmeyi devam ettirmesini beklemenin hakkaniyete aykırı olduğuun, bu sebeple mahkemeye talepte bulunarak... Yapım şirketine müzekkere yazılarak ... filmininne zaman satın alındığı ve vizyona girmesi için sinema şirketleriyle hangi tarihte sözleşme yapıldığı hususunun sorulması istense de mahkemece taleplerinin dikkate alınmadığını,filmin vizyona girmesi hususunda yapılan sözleşme tarihinin sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirildiği tarihten sonra olması halilnde sözleşmenin öngörülemezliğinin söz konusu olacağını ve yapılan feshin haksız olmadığının anlaşılacağını, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile verilen kararın kaldırılması ve deliller toplandıktan sonra olması halinde öslzeşmenin öngörülemezliğinin söz konusu olacağını ve yapılan feshin haksız olmadığının anlaşılacağını, filmin çekiminin tamamlandığı tarih ile sözleşmenin bitim tarihi arasında 6 ay süre bulunduğunu, filmin gösterime girdiği tarih ile yapım tarihi arasında ise 1 yıla yakın bir süre bulunduğunu, tüm bunlar dikkate alındığında müvekkilinin 2 yıl boyunca sözleşmeyi devam ettirmek zorunda kalmış olacağını, sözleşme şartlarının ve süresinin öngörülemezliği dikkate alındığından müvekkilinin haksız bir fesih yapmadığının açık olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden heyette borçlar hukuku alanında uzman bilirkişiler olmadığını, dava konusu sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığını tespit açısından borçlar hukuku alanında uzman hukukçu bir bilirkişiden rapor alınma taleplerinin de kabul edilmediğini, kabul anlamına gelmemekle yapılan feshin haksız olduğu düşünülse dahi talep edilse 20.000-USD cezai şart ile imza edilen tarihe oranla günümüz şartlarında fahiş bir tutar olduğunu, ilk derece mahkemesince dava konusu icra takibinde talep edilen asıl alacak yönünden davanın kabulüne hatalı olarak karar verildiğini, söz konusu taahhütnamenin ve borcu kabul haciz tehdidi altında verildiğini, müvekkilinin iş yerine hacze gidildiğinde haciz baskısı altında iken bu şekilde bir beyanda bulunmak zorunda kaldığını, bu hususun doğru olmadığı için işbu davanın ikame edildiğini, menfi tespit davalarında ispat külfeti alacaklı üzerinde olup somut olayda davalı alacaklı tarafından haciz tehdidi altında beyanları içeren haciz tutanakları dışında başkaca delil sunulmadığını, bu durumda borcun varlığı ispat edilemediğinden müvekkilinin borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini,Yargıtay kararında görüleceği üzere hacizbaskısı altında verilen beyanların bağlayıcı olmadığını, somut olayda da delil olarak haciz tutanaklarında yer alan müvekkilinin beyanları haciz tehdidi ve baskısı altında verildiğinden buna dayanarak borçlu olduğuna karar verilemeyecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin müvekkilinin borcu kabul ettiğini dikkate alarak borçlu olduğuna karar verdiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile davalı alacaklı tarafından borcun varlığı ispat edilemediğinden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap vermemiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/277 Esas, 2016/738 Karar ve 20/12/2016 Tarihli Görevsizlik Kararı ile dosyanın İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine tevzi edildiği, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/461 Esas, 2019/188 Karar ve 16/05/2019 Tarihli kararı ile Görevsizlik Kararı ile dosyanın İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edildiği, İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/537 Esas, 2019/640 Karar ve 2016/12/2019 Tarihli Karşı Görevsizlik Kararı vermesi üzerine, dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2020/387 Esas,2020/1035 Karar ve 03/06/2020 Tarihli Karar İlamı ile yargı yeri olarak FSHHM belirlendiği anlaşılmıştır.Davanın konusu  İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. ... sayılı dosyasında alacaklı davalı tarafından borçlu davacı aleyhine 20.000 USD asıl alacak, 23.740.00 TL asıl alacak, 213,96 TL ihtar gideri, 222,47 USD işlemiş faiz, 446,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.222,47 USD ve 24.400,73 TL alacağın tahsili amacı ile 09/12/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Taraflar arasında, 15/11/2013 tarihinde \"...\" sözleşmesi yani aktör ve diğer artistlerle yapılan bağlanma sözleşmesi tanzim edildiği, Sözleşmenin 5.1 inci maddesine göre sözleşme 2 yıl süreli olup taraflarca sürenin bitiminden bir ay önce noter aracılığı ile aksine yazılı bir bildirimde bulunulmadığı takdirde aynı şartlarla 1 yıl daha uzayacağı, sözleşmenin 5.2 maddesinde,Sözleşme süresi bitiminde eğer SANATÇI halen ... tarafından sağlanan bir dizide çalışıyorsa, Taraflar sözleşmenin; söz konusu dizinin TV,de son gösterim tarihinden itibaren 6 (altı) ay daha geçerli olacağını kabul ve beyan eder. Eğer SANATÇI, ... tarafından sağlanmış bir filmde rol almışsa, sözleşmenin birim süresi söz konusu filmin ilk vizyon tarihi baz alınarak hesaplanacak 1 (bir) yıldan daha kısa olamaz.Taraflar, iş bu maddenin sözleşmenin süresinin istisnası olduğunu kabul ve taahhüt ederler.,Sözleşmenin 4 üncü maddesine göre; ...'ın, Sanatçıdan yapacağı tüm faaliyetler için net % 20 komisyon alacağı, Sözleşmenin 10 uncu maddesine göre; sözleşmenin herhangi bir hükmünü veya herhangi bir taahhüdünü ihlal veya sözleşmeyi haksız şekilde fesih eden taraf, diğer tarafın bu yüzden uğrayacağı her türlü zararı, müspet-menfi, maddi-manevi zararını) tazmin edeceğini ve ayrıca hiçbir ihtara gerek kalmaksızın diğer tarafa nakden ve defaten 20.000 USD cezai şartı ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.21/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\" davacının ... isimli filmde oynayıp oynamadığı, oynamış ise filmin gösterime girdiği tarihe ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, eğer davacının belirtilen bu filmde oynaması söz konusu ise sözleşmenin bu filmin gösterime girdiği tarihten itibaren 1 yıl daha uzayacağının kabulü gerekeceği ve davacının yaptığı feshin haksız bir fesih sayılacağı, buna mukabil davacının bu filmde oynaması halinde yaptığı feshin 5.1.madde kapsamında geçerli bir kabul edilebileceği, davalının icra takibinde davalının talep ettiği ilk alacak kalemi olan 20.000,00 USD cezai şartın haklı olup olmadığının tespiti için ... isimli filmde oynayıp oynamadığı, oynamış ise filmin gösterime girdiği tarihe ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, eğer davacının belirtilen bu filmde oynaması söz konusu ise sözleşmenin bu filmin gösterime girdiği tarihten itibaren 1 yıl daha uzayacağının kabulü gerekeceği ve oynamaması halinde feshin haksız bir fesih sayılacağı, buna mukabil davacının bu filmde oynamaması halinde feshin geçerli sayılacağı ve davalının cezai şart talebinde bulunamayacağı, davalının cezai şart talebinin kabulü ihtimalinde takdirin mahkemeye ait olacağı, icra takibinde davalının talep ettiği ikinci alacak kalemi olan 15.540 için dosyada davacının elden yapılan ödemeye ilişkin bir delillin olmaması, bankamatik vasıtasıyla yapılan harcamaların davalı tarafından yapıldığının ekstrelerde veya başkaca bir delil de bulunmadığından davalının iddialarının ispatlayamadığını, dördüncü alacak kalemi olan ihtarname bedelinin haklı olup olmadığı hususunda davacının ... isimli filmde oynayıp oynamadığının tespitinden sonra belirlenebileceği\" belirtilmiştir.25/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; \"icra takibinde davalının talep ettiği üçüncü alacak kalemi 15.540 TL olduğu, davalının bu alacağın ...'ın sunduğu programdan aldığı ücrete ilişkin komisyon alacağı ile ilgili olarak, dosyada mübrez ... müzekkere cevabında davacının Şubat 2014-Haziran 2015 arası aldığı ücretin 59.718,75 TL olduğu belirtilmiş olup taraflar arasındaki sözleşmenin 3 üncü maddesine göre davalının bu işten alacağı %20 komisyon bedelinin 11.943,75 TL olacağı bu çerçevede davalının 3.596,25 TL fazla  ödeme aldığı\" belirtilmiştir.Taraflar arasında akdedilen sözleşme menajerlik sözleşmesi olup, işbu sözleşme Türk Borçlar Kanununda açıkça düzenlenmediği genel hükümlere  göre,  TBK'nın vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı,TBK 502/2 hükmüne göre; “Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır” düzenlemesi gereğince vekalete ilişkin hükümlere göre değerlendirilme yapılmıştır.Türk Borçlar Kanunu'nun 512 inci maddesi hükmüne göre; Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.Davacı tarafından düzenlettirilen Kocaeli ... Noterliğinin  12/10/2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmenin sona ereceği 15.11.2015 tarihi itibariyle sözleşmenin 5.1  Maddesi gereğince sözleşmeyi feshettiğini davalı tarafa bildirmiştir.Davalının Beyoğlu ... Noterliğinin 19/102015 tarih  ...yevmiye nolu  cevap ihtarnamesinde; \"... tarafından sağlanan “...” isimli filmde oynadığınız, çekimlerinizin tamamlandığı lakin filmin henüz vizyona girmediği ve vizyon tarihinin de belli olmadığı sabit olup sözleşmenin 5.2. maddesi gereği sözleşmenizin vizyon tarihinden başlamak üzere az 1 yıl süre ile devam ettiğini belirtir ve... yevmiye numaralı ihtarnamenizde yer alan sözleşmenin sona erdiği hususunu kabul etmediğimizi, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.2. maddesi gereği sözleşmenizin devam ettiğini ve bu sebeple Müvekkil şirketçe yönlendirileceğiniz proje görüşmelerine katılmanızı,Müvekkil şirkete bilgi vermeden yapmış olduğunuz sözleşmeler ve rol almış olduğunuz projeler var ise, bunları ve bu projelerden almış olduğunuz ücretleri 7 gün içinde bildirmenizi ve sözleşme gereğince Müvekkil şirkete ödemeniz gereken 4204-KDV komisyon tutarını ödemenizi, Yukarıda belirtmiş olduğumuz hususların yerine getirilmemesi halinde, sözleşmeye aykırı davranmış olacağınızdan ve ihtarnamenizdeki fesih iradenizin kasıtlı haksız fesih iradesi olduğu sabit olduğundan, sözleşmenin 10. maddesi ile kararlaştırılan 20.000- USD. (Yirmibin Amerikan Doları) tutarındaki cezai şartın tahsili için gerekli hukuki işlemlerin başlatılacağı hususunu, Müvekkil şirkete olan 13.540 —-TL borcunuzu iş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde yukarıda belirilen hesaba ödemenizi, ...'de yayınlanan “...” isimli program sebebi ile Müvekkil şirkete ödemediğiniz şubat 2014 — Haziran 2015 arası toplam komisyon ücreti olan 10.200,00- TL'yi iş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde yukarıda belirilen hesaba ödemenizi, aksi takdirde hakkınızda hukuki ve icrai işlemlerin başlatılacağı\" cevaben bildirilmiştir.Sözleşmenin 5.1. maddesi hükmünde taraflara sözleşmenin sona ermesinden bir ay önce gönderilecek bir fesih beyanı ile sözleşmenin 2 yılın sonunda uzatılmayacağı imkanı verilmiştir. Ancak sözleşmenin 5.2. Maddesinde \"Sözleşme süresi bitiminde eğer sanatçı halen ... tarafından sağlanan bir dizide çalışıyorsa, taraflar arasındaki sözleşmenin, söz konusu dizinin TV'de son gösterim tarihinden itibaren 6 ay daha geçerli olacağını kabul ve beyan edeceği, eğer sanatçı, ... tarafından sağlanmış bir filmde rol almışsa, sözleşmenin bitim süresi söz konusu filmin ilk vizyon tarihi baz alınarak hesaplanacak 1 yıldan daha kısa olamaz\" hükmü yer almaktadır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında15/11/2013 tarihli 2 yıl süreli menajerlik sözleşmesi tanzim edildiği sözleşmenin 5.1 maddesinde sözleşmenin  feshi hükmünün 5.2 maddesinde de sözleşmenin feshinin istinasının düzenlendiği, davacı tarafından her ne kadar sözleşmenin 5.1 maddesine göre sözleşmenin  fesh edildiği ileri sürülmüş ise de aynı sözleşmenin 5.2 maddesinde istisnai durumun düzenlendiği ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davalı tarafından \"...\" filminin  gösterime girmesine ilişkin internet sitesi kayıtları sunulduğu ve bu kayıtlara göre filmin 2015 yılında gösterime girdiği ve davacının filmde oynadığı görülmekle sözleşmenin bu filmin gösterime girdiği tarihten itibaren 1 yıl daha uzayacağının kabulü gerekeceği ve davacının feshinin haksız bir fesih  haksız olduğu ve cezai şartın istenebileceği  anlaşılmış olup mahkemenin bu konudaki değerlendirmesi yerindedir. ...Numaralı dosyası kapsamında hazırlanan haciz tutanağının incelenmesinde, davacı/ borçlunun \"Ben dosya borcunun tamamını faiz ve masrafları ile birlikte ... ödemeyi taahhüt ediyorum\" şeklinde imzalı beyanının bulunduğu görülmüş ise de, haciz tutanağının 25/03/2016 tarihinde düzenlendiği, menfi tespit davasının ise, tutanak tarihinden daha öncesinde 15/03/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, haciz tutanağındaki beyanın haciz baskısı altında olduğu ve borcu kabul anlamına gelmeyeceği kanaatine varılmıştır.6098 sayılı TBK 182/son; “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir” hükmüne göre dosya kapsamı ve olayın oluş şekline göre sözleşmede düzenlenen  cezai şart Dairemizce  takdiren  %50   indirim ile 10.000,00 USD olarak belirlenmiş, takip tarihine kadar işlemiş faizinin de yarı oranda indirilmesi ile faizi 111,24 USD olarak tespit edilmiştir.Davalı tarafın ikinci alacak kalemi 13.540 TL yönünden yazılı belge sunmadığından bu alacağın varlığı davalı tarafından ispat edilemediğinden, bu miktar yönünden davanın kabulü kararı yerindedir.Davalının  icra takibinde talep ettiği üçüncü alacak kalemi 10.200 TL ... komisyon alacağı olup, mahkemece 3.596,25 TL  yönünden davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiği, davacı vekilinin bu kısma yönelik istinaf sebebi ileri sürmediği anlaşılmakla, kazanılmış haklar saklı tutularak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen  kabulüne, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 10.000,00 USD cezai şart alacağı + 111,23 USD işlemiş faizi; 13.540,00 TL asıl alacak + 252,81 TL işlemiş faizi ve 3.596,25 TL ajans komisyonu alacağı bakımından borçlu olmadığının tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine,davanın red edilen 10.111,23 USD' lik kısmı hakkaniyet indirimine ilişkin olduğu gözetilerek davalı lehine bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 06/04/2022 tarih, 2021/176 E.,2022/47 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KISMEN KABULÜ İLE,... sayılı dosyasında davacının 10.000,00 USD cezai şart, 111,35 USD işlemiş faiz,  13.540,00 TL  Asıl alacak ve 252,81 TL işlemiş faiz ve  3.596,25 TL. Ajans komisyonu alacağı yönünden Davalıya Borçlu Olmadığının TESPİTİNE Aşan İstemin REDDİNE, -Kötüniyet tazminatı taleplerine ilişkin ayrı ayrı reddine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.561,62 TL karar harcından peşin alınan 1.407,05 TL'nin mahsubu  ile bakiye 1.154,57‬ TL harcın  davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4/c-Davacı tarafından yapılan: 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 589,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.389,50. TL ve 1.436,25 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.825,75 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 640,43 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Davalı tarafından yapılan 402,00 TL yargılama masrafından davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 334,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan masrafın davalı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13 (1) maddesine  göre  7.011,67 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/f- Davanın red edilen bölümünün bir kısmının hakkaniyet indirimine dayalı olması sebebi ile davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 85,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 305,7‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"800e7be85e86dbc6","SID":"7c68501d87c5e912"}}