{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1696 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/421<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/10/2020<br>ESAS-KARAR NO\t: 2018/751 E -  2020/442 K<br><br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 14/04/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/05/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalıların murisi ... adına vekaleten davalı ... arasında imzalanan 16.10.2010 tarihli \"Ek Maden İşletme Ruhsatı Satış Vaadi Sözleşmesi\" ile bu sözleşmeye atfen 10.01.2014 tarihinde imzalanan \"Nihai Protokol\" uyarınca, o tarihte davalılar ile dava dışı ....Ltd Şti arasında  işletme ruhsatının davalılar uhdesine geçmesinden sonra müvekkiline devri borcunun üstlenildiğini, taraflarca bu şartlara riayet edilmediği taktirde müvekkili şirkete cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme uyarınca 23.09.2011 tarihinden 20.06.2013 tarihine kadarki dönemde 170.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalılara keşide edilen 31.01.2013 tarihli ve 26.02.2013 tarihli ihtarnameler ile borçlarını ifa etmelerinin istenildiğini, müvekkili şirkete ruhsatı devretme borcunu yerine getirmeyen davalıların dava konusu ruhsat sahasında madencilik faaliyetlerini sürdürdüklerini belirterek dava konusu işletme ruhsatının müvekkiline devrini, işletme ruhsatının müvekkiline devrinin mümkün olmaması veya müvekkilinin ruhsattan umduğu ve beklediği şekilde istifade olanağının kalmadığının anlaşılması halinde davalılara anılan ruhsat için ödenen 170.000,00 TL ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla cezai şart bedelinin şimdilik 30.000,00 TL'sinin 31.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili, taraflar arasında Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/146 Esas sayılı dosyasında görülmüş ve halen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nda bekleyen derdest bir dava olduğunu, derdestlik itirazında bulunduklarını, iadesi istenen 170.000,00 TL bedel için davacı tarafa 170.000,00 TL tutarlı bir bono verildiğini, şu aşamada elinde bono gibi tahsili, tahsil süresi ve tahsil için yapılması gereken masrafların daha az olduğu, alacağına daha kısa sürede kavuşabileceği bir yol var iken davacının davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, Yargıtayın kökleşmiş kararlarında ve özellikle 11. Hukuk Dairesinin 1981/3574 Esas - 1981/4653 Karar sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, maden sahasının devrinin idari bir işlem olup, mahkemenin idareyi işleme zorlayacak bir karar alamayacağını, Yargıtay içtihatı birleştirme genel kurulunun 06.07.1970 tarihli ve 1967/7 E.-1970/6 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, adi yazılı şekilde satış vaadi sözleşmesi yapmayı noterlikçe dahi maden ruhsatı satış vaadi sözleşmesi yapılamayacağını, geçersiz bir sözleşmeye istinaden devir, tazminat, bedel iadesi ve cezai şart talep edilemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>Mahkemece; toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından sözleşme konusu bedelin tamamının ödenmemesi nedeniyle Maden İşletme Ruhsatı'nın devri talep edilemeyeceği gibi, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 10.02.2009 tarihli ve 2008/9240 Esas - 2009/1414 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, maden ruhsatının devir muamelesinin, Bakanlık onayı ve maden siciline şerh edilmekle tamamlanacağı, maden ruhsatı devri işleminin gayrimenkulün aynına müteallik olduğu, resmi şekilde yapılması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin adi yazılı şekilde imzalandığı, Bakanlık onayı bulunmadığından ve maden siciline şerh edilmediğinden de geçerli hale geldiğinin kabul edilemeyeceği, geçersiz sözleşmeye dayanılarak tarafların birbirlerine verdiklerini talep edebilecekleri, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesiyle davalılar tarafından davacı şirkete, alınan 170.000,00 TL karşılığında bono verildiğinin kanıtlanamadığı, davacı tarafından yapılan ödemenin tahsiline, cezai şarta ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ <br>Davacı vekili; ruhsata ilişkin asıl talebin kabul edilmediğini, müvekkilinin edimini yerine getirerek yapılan ödemenin iadesine karar verildiğini faizin başlangıç tarihinin sözleşmenin ifa edilmeyeceğinin anlaşıldığı tarih olan 31/07/2013 tarihi itibariyle iadesine karar verilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren işlemiş faizin kabulünün hatalı olduğunu, ayrıca cezai şart alacağının tahsiline karar verilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşme gereği maden işletme ruhsatının devrinin talep edilip edilemeyeceği devrin gerçekleşmemesi halinde sözleşme gereği ödenen bedelin iadesi ile cezai şart talep edilip edilemeyeceği hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, \"Ek Maden İşletme Ruhsatı Satış Vaadi Sözleşmesi\" ve \"Nihai Protokol\" gereği işletme ruhsatının devri, alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Taraflar arasında 16.10.2010 tarihinde imzalanan \"Ek Maden İşletme Ruhsatı Satış Vaadi Sözleşmesi\"nde; mülkiyeti ihtilaflı olarak sözleşme tarihi itibariyle dava dışı ....Ltd Şti'ye ait maden işletme ruhsatının, ihtilafın açılacak dava ile giderilmesi neticesinde davalılara geçmesi halinde, davacı şirkete devri vaat edildiği, devir bedelinin 600.000,00 TL ve cezai şart bedelinin 600.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, davacılar tarafından 16.10.2010 tarihli protokol gereği toplam 170.000,00 TL ödendiği, ihtilafsız olup, taraflar arasında geçerli maden ruhsatının devir sözleşmesi bulunmadığı geçersiz sözleşmeye dayalı cezai şart alacağı talep edilemeyeceği ve tarafların aldıklarını iade etmesi gerektiği anlaşılmakla mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca  esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 14/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t\t      <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae8f677bc2d7bac0","SID":"304045a1a932701f"}}