{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/859 <br>KARAR NO: 2025/1022 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2025<br>ESAS NO: 2023/1176 <br>KARAR NO: 2025/207<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 15/05/2025<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/02/2025 tarih ve 2023/1176 E - 2025/207  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kooperatifin üyesi <br>olduğunu ve ferdileştirme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, 2019 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca tapusunu teslim alan üyelerin mevcut aidat bedelinin <br>%40’ı oranında kira ödeneceğine yönelik karar verildiğini, davalının Mayıs/2019-<br>Ekim-2023 dönemi için 53.600 TL tutarında kira borcu olduğunu belirterek söz <br>konunu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 oranında faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilinin ana sözleşmenin 64. <br>maddesi kapsamında bankadan kredi alarak ve konutunu ipotek ettirerek <br>ferdileştirme suretiyle tapusunu aldığını, kesin maliyet cetveline göre 77.943,06 TL <br>İstendiğini ve bu tutarı ödediğini, 2012 yılından sonra müvekkilinin genel kurula <br>davet edilmediğini, 20.02.2011 tarihli genel kurulunda dairelerini teslim alacak <br>üyelerden kira talep edilemeyeceğinin belirtildiğini, müvekkilinin davacı kooperatife <br>kira ödemekle yükümlü olmadığını, davacının dayanak oluşturduğu 2019 yılı genel <br>kurulunun davalı yönünden bağlayıcılığı olmadığını, 2018 yılından itibaren yapılan <br>tüm genel kurul kararlarının şaibeli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Davacı kooperatifin 21.04.2019, 23.02.2020, 28.11.2021, 25.06.2022, 24.06.2023 tarihli genel kurullarında da aylık aidat bedellerine ilişkin kararlar alındığı görülmektedir. Davalının kooperatif üyesi olduğunun kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir (Yargıtay 6. HD'nin 2021/871 Esas 2021/1256 Karar sayılı kararı). Netice itibariyle davalının sabit ücretli üye olduğuna ya da kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kooperatife iade etmediği sabit olup davacı kooperatifçe usulüne uygun genel kurul kararı sonucu alınan kira alacağı bedelinin istenebileceği sabittir. Mahkememizce yapılan yargılama kapsamında bilirkişilerden rapor alınmış olup, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının davacı kooperatifin 150 m² daire üyesi olduğu, davalının üyeliğine karşılık bağımsız bölümün tapusunu ferdileştirme suretiyle devraldığı ve davalının düzenli aidat ödeyen normal statülü üye olduğu, yukarıda alıntılanan 21/04/2019 tarihli genel kurulun 11.maddesi çerçevesinde alınan karar doğrultusunda konutunu teslim alan üye olarak davalının konutu erken teslim almanın faydası karşılığı olarak her yıl ödenen aidat bedelinin %40'ı kadar aylık konut kira bedeli ödemesinin zorunlu olduğu, davacının kanun ve esas sözleşmeye uygun olarak almış olduğu genel kurul kararları uyarınca eşitlik ilkesi gözeterek inşaatların henüz devam ettiği bir aşamada konutların teslim edildiği ve kooperatif ortaklığından ayrılmayan üyeler yönünden kira alacağı tahsil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının dava konusu kira borcundan sorumlu olduğu anlaşılmış, bilirkişi raporunun denetime açık ve yeterli olması nedeni ile rapora itibar edilmiş ve böylece, davanın kabulü ile, bilirkişi raporu ile hesaplanan kira alacağı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.1-Davanın kabulü ile 53.600,00 TL kira alacağının dava tarihi olan 28/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak  davacıya verilmesine,<br> ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı ... Yapı Kooperatifi vekili 28.12.2023 tarihli dilekçesi ile  müvekkilin  kooperatifin üyesi olduğunu 2019 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca tapusunu teslim alan üyelerin mevcut aidat bedelinin <br>%40’ı oranında kira ödeneceğine yönelik karar verildiğini, müvekkilin  Mayıs/2019-<br>Ekim-2023 dönemi için 53.600 TL tutarında kira borcu olduğunu belirterek söz <br>konunu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 oranında faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. 09.01.2024  tarihinde müvekkile tebliğ edilen davacı tarafın dava dilekçesindeki hususları kabul etmemekle birlikte müvekkil aleyhinde ileri sürülen iddialara karşı yasal süresi içerisinde cevaplarımızı Asliye Ticaret Mahkemesine sunduklarını, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi işbu davasında nihai kararı verdiğini, yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme dilekçede belirttiği hususlarda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu karar verdiğini, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan davada yine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 26.06.2024 Tarihli 2024/1851 Esas 2024/2093 Karar sayılı kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 24.10.2024 Tarih 2024/1851 Esas 2024/2093 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığını, mahkeme gerekçeli kararında; hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini, sunduğu delilleri göz ardı ederek  davacı tarafın lehine ezbere bir hüküm kurduğunu, 20.02.2011 tarihinde yapılan Genel Kurul 7. Gündem maddesi altıncı satırdan itibaren 'Dairesini teslim alan ve bundan sonra dairesini teslim alacak ortaklardan kesin maliyet bedeli hesaplandıktan sonra borcunun tamamını ödeyerek tapusunu alacak ortaklar hariç, konutlarını teslim alacaklardan teslim tarihinden itibaren aidat bedelinin %40'ı kadar aylık kira bedeli alınması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi hususu 10(on) ret oyuna karşı oy çokluğuyla kabul edilmiştir. ' kararı verildiğini, yerel mahkeme bu genel kurul kararını göz önünde bulundurmadığını, mahkeme gerekçeli kararında genel kurulun en yetkili organ olduğuna yer vermiş olup kararlarını değiştirebileceğinden bahsettiğin, ancak genel kurulun her istediği zaman kararını değiştirmesi ve bu durumdan müvekkilin her seferinde sorumlu olması hukuka aykırı olduğunu, borcunu ödeyen, üzerine düşeni yapan müvekkilin hakka hukuka aykırı olarak her genel kurul değişikliğinden sorumlu tutulması hukuk sistemiyle adalet anlayışıyla çeliştiğini, 2018 yılından itibaren yapılan tüm genel kurullar ve alınan kararlar şaibeli olduğunu, bu duruma sebebiyet veren yönetim 2018 yılında göreve geldiğini, bu nedenledir ki iptal edilen 2021 Genel Kurulunda başta olan kooperatif yönetiminin aldığı tüm kararlar ve yaptıkları tüm genel kurullar şaibeli olduğunu,  2019 - 2020 -  2021 -  2022 - 2023   ve alınan kararlar şaibeli olduğunu, yerel mahkeme şaibeli genel kurul kararlarını hükme esas  saymış herhangi bir araştırma yapmadan eksik hüküm kurduğunu, delillerin mahkeme tarafından incelenmediğini, 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/275 E. Sayılı dosya ile arsa sahipleri de Kooperatife dava açtıklarını, dava konusu arsa sahiplerinin açtığı ileriye dönük sözleşmenin feshi davası olduğunu, bahsini ettiği davanın işbu dava için bekletici mesele yapılmasını talep etmelerine rağmen bu talebi de kabul etmediğini, ... Milletvekili... Kayseri ve Kocaeli Başta olmak üzere birçok ilde kooperatiflerin mağdur ettikleri vatandaşların sorunlarını gidermek amacıyla TBMM'ye kanun teklifi verdiğini, 07.03.2025 tarihli Çevre Şehircilik İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce hazırlanan raporda, kooperatif yönetim kurulunun genel kurulun terk edemeyeceği yetkileri kullanmaması gerektiği konusunda uyarıldığı, yarım kalan inşaatların tamamlatılması konusunda uyarıldığı tamamlanan inşaat oranı %95 e gelmeden kesin maaliyet hesabı yapılmaması gerektiği, yönetim ve denetim kurullarının ticari iş ve işlem yapmaması gerektiği, yüklenici ...ltd.şti.ye verdiği avans ve temlikler toplamı karşılığı yüklenicinin yaptığı işin geride kaldığı, inşaat alanı olarak yükleniciden karşılanması gerektiği konusunda uyarılar yapıldığı zamanın yönetim denetim kurulu ve kooperatif çalışanlarının faaliyetlerinde suç unsuru olduğu tespit edilen konularda gereği yapılmak üzere kayseri cumhuriyet başsavcışığına suç duyurusunda bulunulduğu bilgisinin verildiği ortakların bilgilendirilmesi gerektiği bildirildiğini, davacı kooperatifin 21.02.2010 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısı 16. Gündem maddesinde daire kesin maaliyetlerinin kooperatif tarafından oluşturulacak bağımsız bir kesin hesap komisyonu tarafından tespit edilmesi dairesini teslim alan üyelerin kalan borçlarını ödeyerek kooperatifle ilişkisinin kesilerek tapuların üyelere tescilinin yapılması hususunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi oybirliğiyle kabul edildiğini, 20.02.2011 tarihinde yapılan Genel Kurul 7. Gündem maddesi altıncı satırdan itibaren 'Dairesini teslim alan ve bundan sonra dairesini teslim alacak ortaklardan kesin maliyet bedeli hesaplandıktan sonra borcunun tamamını ödeyerek tapusunu alacak ortaklar hariç, konutlarını teslim alacaklardan teslim tarihinden itibaren aidat bedelinin %40'ı kadar aylık kira bedeli alınması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi hususu 10(on) ret oyuna karşı oy çokluğuyla kabul edilmiştir. ' kararı verildiğini, müvekkil kooperatif ana sözleşmesi 64. maddesi gereği kredi veren banka lehine konutunu ipotek ettirmiş bu suretle kooperatifle ilişkisi kesilerek kooperatif devreden çıktığını, ferdi tapuya geçiş bu suretle gerçekleştiğini, 21.03.2011 tarihli müvekkile verilmiş olan kesin maliyet cetveline göre müvekkilden 77.943,06 TL daha istendiğini ve müvekkil finansbanktan kredi çekmek suretiyle kooperatife borcunu ödediğini, müvekkil tarafından Finansbanka 22.772,35TL de faiz ödemesi yapıldığını, müvekkil kooperatifle arasında hukuka uygun şekilde taahhütname ve ilişik kesme belgesi imzalandığını, müvekkilin kooperatifle ilişkisi kesilmiş konutun tapuya müvekkil lehine tescili sağlandığını, 2011 yılı genel kurul kararının  gereğini yerine getiren müvekkilim aidat borcundan da kira borcundan da muaf olduğunu, 20.02.2011 tarihli genel kurulda dairelerini teslim alacak üyelerden kira talep edilmeyecektir ibaresi yer aldığını, 20.02.2011 tarihli genel kurul kararı tebliğ belgesi dosyada dilekçemiz ekinde mevcut olduğunu, 18.12.2017 yılında durumla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığından  alınan görüşe göre 'Ana Sözleşme 61/e maddesinde yapılan değişiklik Genel Kurulda kabul edilip tescil edilse dahi bahse konu madde ilavesinin ...  kooperatif  ortaklığından ayrılmış kişiler için GERİYE DÖNÜK UYGULANAMAYACAĞI değerlendirilmektedir.' denildiğini, müvekkil 21.02.2010 tarihli genel kurul kararı ile yönetime verilen yetkiye istinaden kesin maliyet cetveli hazırlandığını, müvekkil bankadan kredi çekip borcunu ödeyerek tapusunu aldığını, ibralaşma gerçekleşmiş müvekkilin davacı kooperatifle ilişiği kesildiğini, bakanlığın görüşünde açıkça belirttiği üzere geriye yönelik müvekkilden talepte bulunulamayacağını, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde 2019 yılına kadar olan tutanaklar mahkemeye sunulduğunu, iddialarına dayanak olarak gösterdikleri 2019 yılı genel kurul  kararına dava dilekçesi ekinde yer verilmediğini, davalarına dayanak oluşturduğunu iddia ettikleri 2019 tarihli kararın müvekkil açısından bir bağlayıcılığı olmadığını, 2019 Genel Kurul Kararı 7. Maddede açıkça belirtilen ifadeye göre Konutunu teslim almış ortaklardan 21.04.2019 tarihinden itibaren ilişiği kesilinceye kadar aylık konut kira bedeli alınacaktır dendiğini, müvekkil 21.04.2019 tarihinden çok önce yukarıda belirttiğimiz üzere 2011 yılında zaten kooperatife borcunu ödemiş kooperatifle ilişiğini kestiğini, 28.11.2021 tarihindeki Genel Kurulun yok hükmünde olmasının sebebi üye olmayan 176 kişiye oy kullandırılılarak usulsüzlük yapıldığını, bunun sorumlusu 2018 yılında kooperatif yönetimine gelen şahıslar ve yönetim kurulu olduğunu, yaptıkları usulsüzlük olduğunu, bu usulsüzlük Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan denetimlerde tespit edildiğini, 2018 yılından itibaren görevde bulunan ve  2021 yılı genel kurulunu yapan yönetim Bakanlık Denetimi üzerine 2023 yılında görevden alındığını, izah ettiği nedenlerden ötürü 2018 yılından itibaren yapılan tüm genel kurullar ve alınan kararlar şaibeli olduğunu, bu duruma sebebiyet veren yönetim 2018 yılında göreve geldiğini, bu nedenledir ki iptal edilen 2021 Genel Kurulunda başta olan kooperatif yönetiminin aldığı tüm kararlar ve yaptıkları tüm genel kurullar şaibeli olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 27/02/2025 karar tarihli  28/02/2025 karar yazım tarihli  2023/1176 E 2025/207 K sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına karar verilmesini, davanın reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, davacı kooperatifin genel kurul kararlara kapsamında davalı üyeden kira alacağı tahsili talebine ilişkindir.<br>Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacı kooperatifin genel kurul kararları da nazara alınarak üyesi davalıdan kira alacağının bulunduğunun tespiti ile davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/02/2025 tarih ve 2023/1176 E - 2025/207  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli olan 3.661,41 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 916,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.745,41 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 15/05/2025<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8353aa20ab44f5d","SID":"869c7e62173ef86a"}}