{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1773 Esas  - 2025/361 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1773 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/361<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:07/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/835 Esas 2021/221 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 05/12/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 26/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın Yüreğir şubesi ile müflis şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden şirkete kredi kullandırıldığını, dosyanın davalılarının genel kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladıklarını, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine müflis şirket ve davalı borçlu aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, müflis şirket ve davalı borçlular vekilinin süresinde tüm borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, davalıların yapmış olduğu itirazın iptaline, davalıların %20 icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini istemiştir.<br>CEVAP<br>Davalı kefiller ... ve ...  vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kredi sözleşmesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, borçlu şirket ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin birçok kez yenilendiğini, bu sözleşmelerde davalıların imzalarının olmadığını, fakat 2012 yılında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalıların kefil olarak imzası olduğunu, bu sözleşmenin dosyaya sunulduğunu, borçlu şirkete kullandırılan kredilere ilişkin olarak yenileme 31/08/2016 tarihli ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, bu borcun 2020 yılına kadar taksitlendirildiğini ileri sürerek davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece;  davacı banka ile davacı bankanın şubesi ile dosyası tefrik edilen davalı müflis arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden bu şirkete kredi kullandırıldığı, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığı, sözleşmeye göre davalı olan kefillerin kefaletlerinin geçerli olduğu, daha sonra banka şubesi ile borçlu arasında yapılandırma sözleşmesine istinaden borç yapılandırılmış ve bu yapılandırma sözleşmesinde davalı olan kefillerin imzalarının olmamasına rağmen kullanan krediden kaynaklı borçtan kefalet limitleri dahilinde sorumlu oldukları, alınan bilirkişi raporları ve ek raporları ile davalı kefillerin sorumluluklarının belirlendiğini anlaşılmakla, açılan kefiller hakkındaki davanın kısmen kabulüne, alacak likid olduğundan davalıların icra inkar tazminatı ödemesine, davanın kısmen kabulüne, davalıların 280.890,36 TL asıl alacak, 17.838,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 298.728,94 TL'ye yapmış olduğu itirazların iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,50 temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, %20 inkar tazminatı olarak hesaplanan 56.178,07 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı banka ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin  birçok kez yenilenmiş olup, yenilenen sözleşmelerde davalılar ... ve ...'ın imzaları bulunmadığını,  dava dilekçesi ekinde sunulan genel kredi sözleşmesi 2012 tarihli olup bu tarihten sonra banka tarafından birden fazla kredi borç yenilemesi yapıldığını ve yeni sözleşmeler imzalandığını, bu yapılandırma sözleşmelerinde davalıların imzası bulunmadığını, yine bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıların imzası bulunmayan sözleşmeye istinaden borçlular ödemede yaptığını, davalılar aleyhine açılan takip tarihin ise 2017 yılı olduğunu, yani yapılandırma ve yenilemelerden sonraki tarih olduğunu, davalıların kefilliğinin sözleşmenin yenilenmesi ile sona erdiğini, dosya kapsamındaki ödeme planından anlaşılacağı üzere davacı banka ile ... Şirketi arasında kullandırılan kredilere ilişkin taksitli yenileme ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, buna ilişkin belgede borç 2020 yılına kadar taksitlendirildiğini, davacı banka bu taksitli kredi sözleşmesini  mahkemeden gizleyerek  mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, bununla birlikte tüm borçlar yönünden imzalanan bu kredi 31/08/2016 tarihinde imzalandığını, oysa ki davaya konu kredi sözleşmesi 2012 tarihli olduğunu, davalıların davacıya borcunun olmadığını, alacak likid olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava;  müflis şirkete kullandırılan krediden kaynaklı alacağın kefil olan davalılardan tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın haksızlığı iddiası ile açılan itirazın iptali davasıdır.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDava konusu Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/17990 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından  davalı borçlular ..., ..., ... Telekomünikasyon Elektronik İnşaat Mekanik Taahhüt Mühendislik Müşavirlik şirkti ve dava dışı ..., ... ,... Çelik Mek. Ltd.Şti  aleyhine  280.892,36 TL anapara, 32.260,39 TL faiz olmak üzere toplam 313.260,39 TL  TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların 27/09/2017 tarihinde 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde   borca itiraz ettiği,  işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 05/12/2017 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacı banka ile davalı şirket arasında 26/07/2012 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılar  ... ve ... 'ın aynı limit ile   sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\t\tBankacı bilirkişi ... tarafından tanzim olunan ve hükme esas alınan 13/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan 280.909,12 TL asıl alacak ve 17.838,58 işlemiş faiz olmak üzere toplam 298.754,44 TL alacağı bulunduğu  tespit edilmiştir.<br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının  kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davacı ile davası tefrik edilen müflis şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalılar ... ve ...'ın  müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tDavalılar vekilinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, davaya konu takip ile tahsili talep edilen alacağın, hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davalıların 29/06/2016 tarihli kredi yapılandırma sözleşmesi kapsamında davalıların kefaletten kaynaklı sorumluluklarının devam edip etmediği, somut uyuşmazlıkta icra inkar tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı  hususlarında toplanmaktadır.<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu bankacı bilirkişiden alınmış ise de, bilirkişi tarafından yapılan inceleme banka kayıtları üzerinde değil, dosyada yer alan belgeler üzerinde yapılmış, davaya konu takipte tahsili istenilen alacağın hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve istinafa gelen davalı kefillerin borca konu olduğu tespit edilecek genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzası bulunup bulunmadığı  denetime elverişli bir şekilde ortaya konulamamıştır.<br>\tDavalı yanın aşamalardaki savunması ve istinaf itirazı gözetilerek genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin açılan işbu davada bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, öncelikle takip konusu alacak talebinin hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının, davalı kefillerin takibe konu alacağın kaynağı genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzası bulunup bulunmadığı ve takip tarihi itibarıyla alacaklının alacak miktarının tespitine yönelik rapor alınması, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delil niteliğindedir.<br>\t22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 35.maddesi ile yapılan değişik HMK'nun 353/1.a-6 maddesi ise \"Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması\" hükmünü içermektedir.<br>\tBu durumda mahkemece öncelikle davacı ve davalı taraf arasında akdedilen tüm genel kredi sözleşmelerinin davacı bankanın Yüreğir şubesinden celbinden sonra  dosyanın yargılama aşamasında rapor hazırlayan bankacı bilirkişiye tevdi edilip, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yapma ve belgelerden suret alma yetkisi verilerek banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile, davalılar vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılayacak şekilde, davaya konu takip ile tahsili istenilen alacağın hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı kefillerin bu genel kredi sözleşmelerinde imzalarının bulunup bulunmadığı  tespit edilerek bilirkişi delilinin toplanması  gerekirken uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli niteliğe sahip bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle yukarıda belirtilen şekilde  rapor alınmadan eksik inceleme karar verilmesinde ve  ayrıca davalı müflis şirket hakkında davanın tefrikine karar verilmesine rağmen anılan davalı hakkında da yukarıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde  şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  07/04/2021 tarih 2017/835 Esas 2021/221 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davalı tarafça yatırılan 5.101,55 TL istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa  iadesine, <br>\t5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2025<br><br> Başkan-       Üye -                      Üye -                 Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"776c676415a0bb17","SID":"21c0fa928747ea19"}}