{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/454 - 2025/512<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/454 <br>KARAR NO\t: 2025/512<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.01.2023<br>NUMARASI\t\t: 2019/593 Esas 2023/55 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 17.04.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05.05.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 23.11.2018 tarihinde, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı şirkete ihtiyari ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ... ile yanında bulunan küçük çocuğu ...’na çarpması sonucu davacı ...’ın yaralandığını, küçük ...’ün ise vefat ettiğini, kaza sebebiyle davacı ...’ın geçici ve sürekli iş göremezlik zararının oluştuğunu, iş bu maddi zarar yönünden davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini, ancak, davacının malul kaldığına ilişkin bir raporun olmaması sebebiyle ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, müteveffa ...’ün, davacı ... ve ...’ın çocuğu, diğer davacıların kardeşi olduğunu belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere davacı ... için 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere), kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilin tahsiline, küçük ...'ün vefatı nedeniyle davacılar ... için 250.000,00 TL, ... için 250.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL ve ... için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...’dan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile, davacı ... için geçici iş göremezlik tazminatı talebini 524,72 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 710.287,00 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşunda davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacının iş gücü kaybı olduğuna ilişkin iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu beyanla, davacıların hukuki dayanaktan yoksun fahiş tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın davalı şirkete 16.02.2018-16.02.2019 tarihleri arasında 64434592 numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere sakatlık halinde kişi başına azami 360.000,00TL ile sınırlı olduğunu, aynı aracın, davalı şirkete 12.02.2018-12.02.2019 tarihleri arasında geçerli 64355599 nolu kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ancak bu poliçenin manevi tazminat klozunu içermediğini geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sigortalının kusuru bulunmadığından sigorta şirketinin de sorumlu olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %75 oranında, davacı ...’nın %25 oranında kusurlu olduğu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacı ...’nın daimi maluliyet oranının %30, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, TBK’nın 56. maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacı ...’nın maddi tazminat talebinin kabulüne, 524,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 710.287,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 710.811,72 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, bu sorumluluğun ZMSS limitini aşması durumunda kalan kısmının kasko sigorta poliçesinden karşılanmasına, davalı sigorta şirketi açısından faizin başlangıç tarihinin 16.01.2019, diğer davalılar için 23.11.2018 olarak belirlenmesine; davacıların manevi tazminat talebinin kabulüne, davacılardan ... için 120.000,00 TL, ... için 120.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın 23.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ... yönünden karar tarihine en yakın verilere göre hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden rapor alınması taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ...’nın kazada yaralanmadığını, kazaya tanık olduğunu, belirlenen daimi maluliyetinin kaza ile illiyetinin bulunmadığını, post travmatik stres bozukluğunun daimi maluliyet teşkil etmeyeceğini, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, poliçe limitlerinin kararda belirtilmemesinin hatalı olduğunu, davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacılar vekili, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı şirkete ihtiyari ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ... ile yanında bulunan küçük çocuğu ...’na çarpması sonucu küçük ...’ün vefat ettiğini, davacı ...’ın yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararının oluştuğunu belirterek daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı ve küçük ...'ün vefatı nedeniyle annesi, babası ve kardeşleri için manevi tazminat talep etmiştir.<br>1-Mahkemece, davacı ...’nın maluliyetinin belirlenmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden rapor alındığı; 30.03.2021 tarihli raporda, Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri tarafından düzenlenen 15039 sayılı 10.02.2021 tarihli rapora göre; ilgiliden, ilgilinin yakınından ve incelenen tıbbi evraktan edinilen bilgilere göre ...’nın 23.11.2018 yılında araç dışı trafik kazası geçirdiği, bu kazada sol elinden yaralandığı ve kızının vefat ettiği, hastanın kaza sonrasında uykuya dalma ve uykuyu sürdürmede zorluk yaşadığı, kabuslar gördüğü, kaza nedeniyle kendini suçladığı, ağlama ataklarının olduğu, zaman zaman kazayı tekrar yaşıyormuş gibi hissettiği, tek başına evden dışarı çıkamadığı, olay yerine bakamadığı, tahammülsüz olduğu, öfke patlamalarının olduğu, kendisini \"rüyadaymış gibi” hissettiği, ani bir ses duyduğunda irkildiği, psikiyatriye başvurduğu ve 7-8 ay adını hatırlamadığı bir ilaç kullandığı, gün içi uyku yaptığı için bıraktığı, yakınmalarının devam ettiğinin öğrenildiği, ilgilinin 14.08.2020 tarihindeki değerlendirmesinde venlafaksin 150 mg başlandığı, fayda görmediği için 1 ay sonra 225 mg/gün dozuna artırıldığı, bilişsel davranışçı terapi başlandığı, yaklaşık 6 aydır venlafaksin tedavisi kullanan hastanın tedaviye rağmen tek başına evden çıkamadığı, uykuya dalma ve uykuyu sürdürmede zorluk yaşadığı, zaman zaman kazayı tekrar yaşıyormuş gibi hissettiği, irkilmelerinin azalmakla birlikte devam ettiği, kaza hakkında konuşmamak için hastaneye gelmekten kaçındığı, zaman zaman kendisini “rüyadaymış gibi” hissetmeye devam ettiğinin saptandığı, ...'nın 10.02.2021 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Adli Sağlık Kurulunda değerlendirilmesi sonucunda yapılan muayeneden ve uygulanan test ve tedaviler sonucunda travma sonrası stres bozukluğu tanısı konulduğu, bu hastalığın ilgilinin işlevselliğini ağır bir şekilde etkilendiği kanaatini bildirir Sağlık Kurulu raporu olduğunun belirtildiği ve Kurulca yapılan fiziki muayene sonucuna göre, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında davacının olay anındaki yaşı da dikkate alındığında travma sonrası stres bozukluğu için vücut genel çalışma gücünden kayıp oranının %44,2 olduğu belirlenmiş, yine Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 02.08.2021 tarihli raporda ise davacının işlevselliğini ağır derecede etkileyen travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %30 oranında maluliyetinin bulunduğu, 6 ayda iyileşeceği belirtilmiştir.<br>Davalı tarafın Ankara Üniversitesi raporuna yönelik itirazları üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanında bulunduğu heyetten alınan 29.12.2021 tarihli raporda; davacının kaza sonrası tüm tedavi evraklarının ve raporlarının ayrıntılı şekilde incelenip değerlendirildiği, trafik kazası geçiren şahsın sol diz ve sol elinde abrazyon olduğu, sağ pelviste hassasiyet bulunduğu, grafilerde fraktür görülmediği, Kurul tarafından 15.11.2021 tarihinde yapılan muayenesinde, \" sol el dorsal yüzde 3 adet nedbe olduğu ortopedi muayenesinde el ve parmak hareketlerinin eşit ve tam olduğu, 23.11.2018 tarihli kazada yolda kızıyla yolun karşısına geçerken tırın öne doğru gidip yanındaki çocuğunu ezdiğini, kendisine birşey olmadığını, çocuğunu kurtarırken sol elinin ezildiğini, olaydan sonra bacağında uyuşma başladığı, mutsuzluk isteksizlik, hayattan zevk alamama, ilaçlarla uyuduğu ama zihninin uyumadığı, çabuk uyandığı, dikkat, konsatrasyonunu sağlayamadığı yalnız kalamadığı, Venlaflaksin 225mg/gün, mitrazapin 15 mg/gün düzenli kullandığı, genel görünüm normal, öz bakım iyi, görüşmeye katılım istekli, spontan konuştuğu, görüşmede tutumu saygılı, güvenilir, psikomotor aktivite normal, konuşma normal, yönelim tam, dikkat bellek normal, duygudurum duygulanım depresif, algı, düşünce Ø, olayı anlatırken ağladığı, görüşme sırasında depresif duygudurum devam ettiği, işlevsellik azaldığı (sosyal ve mesleki) depresif bozukluk, tıbbi belgelerle yapılan değerlendirme sonucunda kişide olaya bağlı tedavi ile kısmi remisyonda travma sonrası stres bozukluğu tespit edildiği..” belirtilerek Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Zihinsel Ruhsal Davranışsal Bozukluklar: geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, DD nevrotik stresle ilgili somatoform bozukluklar tedavi ile kısmen düzelen travma sonrası stres bozukluğu %30, kişinin tüm vücut engellilik oranının % 30 olduğu belirtilmiş olup raporun davacının zihinsel ve ruhsal davranışsal bozukluk tespiti bakımından dosyada bulunan raporlar ile aynı doğrultuda olduğu, raporun heyete ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı doktor bilirkişide dahil edilerek ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, dava konusu kaza ile illiyet bağının kurulduğu ve kalıcı hale geldiğinin belirlendiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlendiği anlaşılmakla davalı vekilinin maluliyete yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>2-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş davacılar vekilinin ve davalı vekilinin aktüerya raporuna yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>3-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>4-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. <br>Davacılar vekili tarafından dava açılmadan önce davalı şirkete başvuru yapıldığı, davalı şirket tarafından ödeme yapılmayacağının 16.01.2019 tarihinde davacı tarafa bildirildiği görülmekle mahkemece, davalı şirket tarafından ödeme yapılmayacağının bildirildiği tarihin davalı şirket yönünden temerrüt tarihi olarak kabul edilmesinde bir isabetsilik görülmemiştir.<br>5-Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacıların müteveffaya yakınlık derecesi, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>6-Davalı ... Sigorta AŞ vekili, hükümde poliçe limitinin belirtilmediğini, sorumluluklarının limitle sınırlı olduğunu ileri sürmüş ise de, kazaya neden olan ... plakalı aracın, davalı şirket tarafından tanzim edilen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi limitinin olay tarihinde sakatlık ve ölüm halinde kişi başına 360.000,00 TL, tedavi giderleri için kişi başına 360.000,00TL olduğu, yine davalı şirket tarafından tanzim edilen ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi limitinin 100.000,00 TL olduğu görülmüş olup davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının iki poliçenin toplam limitinin üzerinde olduğu, hükümde davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı şekilde sorumlu olduğu belirtilmiş ise de davalının sorumlu olduğu miktarların hükümde gösterilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması ve davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı toplamının davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin üzerinde olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu miktar ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulması gerekirken tamamından diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması doğru görülmediğinden davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi gereğince davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf sebepleri sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitlerinin hüküm fıkrasına eklenmesine ve poliçe teminat limitlerine göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kesinleşen yönler korunarak hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>I-Davacılar vekilinin İstinaf başvurusunun HMK’nın 53/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>II- Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>Buna Göre;<br>1-Maddi tazminat davasının KABULÜ ile, 524,72 TL geçici iş göremezlik, 710.287,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 710.811,72 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na ödenmesine,<br>Davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 524,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatından, ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 100.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olmak üzere;<br>Davalı sigorta şirketi açısından faizin başlangıç tarihinin 16/01/2019, diğer davalılar için 23/11/2018 olarak belirlenmesine, <br>2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, davacılardan ... için 120.000,00 TL, ... için 120.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın 23/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine,<br>3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br><br>4-Maddi tazminat davası yönünden;<br>a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 48.555,55 TL\tkarar ve ilam harcından peşin alınan 17,08 TL ve tamamlama yolu ile alınan 12.138,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.400,47 TL harçtan davalı sigorta şirketi 31.458,45 TL'den sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>b)Davacı ... tarafından ödenen 44,40 TL başvurma harcı, 17,08 TL peşin harç ve 12.138,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 12.199,48 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,<br>c)Davacı ...'nın kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 96.189,29 TL vekalet ücretinden davalı sigorta şirketi 67.473,46 TL ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine,<br>5-Manevi tazminat davası yönünden;<br>a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 23.225,40 TL\tkarar ve ilam harcından, peşin alınan 2.716,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.509,39 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>b)Davacılar tarafından yatırılan 2.716,01 TL peşin harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, <br><br>c)Davacıların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesap ve takdir edilen davacı ... için 19.000,00 TL, ... için 19.000,00 TL, ... için 9.200,00 TL ve ... için 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>d)Davalılar ... ve ...'ın kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesap ve takdir edilen davacı ...'ndan 19.000,00 TL, ...'ndan 19.000,00 TL, ...'ndan 9.200,00 TL ve ...'ndan 9.200,00 TL vekalet ücretinin alınarak, adı geçen davalılara verilmesine, <br>6-Davacılar tarafından sarf edilen 1.550,00 TL bilirkişi ücreti, 634,30 TL posta ve tebligat ücreti, 1.070,00 TL Adli Tıp Faturası olmak üzere toplam 3.254,30 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.263,46 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.531,10 TL ile sınırlı tutulmasına) artan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,<br>7-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>III-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN;<br>1-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>2-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>3-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacı ...'ndan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde iadesine, <br>6-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 17.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br> <br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58dad7c033191650","SID":"bfd9b2a260d277ea"}}