{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2019/294 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2019/747<br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 13/06/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 15/11/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ...de ... faaliyetini  sürdürmekte olduğunu, borçlulardan muhtelif nitelik ve miktarda aralarındaki ticari ilişki gereği belli aralıklarla sebze alımı için talepte buluduğu ve bu talep doğrultusunda yine belli aralıklarla sebze alımı için banka kanalıyla EFT vasıtası ile ödeme yapıldığını, yapılan ...-TL'lik ödemeye rağmen borçlular tarafından müvekkile gönderilen bakiyeyi karşılar miktarda sebze ve teslimatı yapılmadığını, sadece ...-TL tutarında ürün gönderildiğini, vekil eden alacaklı davalılardan defalarca kez sebze talebinde bulunmasına rağmen davalılar iş bu talepleri yerine getirmediğini, bu bakiye alacağın tahsili için davalı- borçlular hakkında ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas numarası ile ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğinin sonrasında borçluların ...-... tarihli dilekçelerle borcun tüm fer'ileri tamamına, yetkiye ve faize ilişkin itiraz ettiklerini, itiraz neticesinde takibin durduğunu,... tarihinde tticari arabulucuya başvurulduğunu, davalı- borçlularla uzlaşma sağlanamaması nedeniyle ... tarihinde anlaşamama belgesi düzenlendiğini, davalı borçluların itirazlarının tamamının hukuki mesnetten yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlular herhangi bir gerekçe göstermeksizin yetkisizlik itirazında bulunduklarını belirterek davalı borçluların icra takibine haksız ve kötü niyetle yaptıkları itirazın iptalini, takibin devamını, %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalı tarafça, vekil eden davacı alacaklıya ödenmesini, tüm yargılama ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalıların davaya yanıt vermedikleri, duruşmalara da katılmadıkları anlaşılmıştır. <br>Dava,sebze meyve ticaretinden kaynaklı avans gönderildiği iddia edilen paranın malın teslim edilmemesi sebebiyle iadesini sağlamaya yönelik başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir<br>Antalya ... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine ...-TL tutar üzerinden örnek No:7 olan ödeme emri ile icra takibine geçildiği, davalıların süresi içerisinde borca, faize  ve yetkiye itiraz ettiği, takibin durduğu, eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 01.01.2012  tarihinde yürürlüğe giren 10/5 maddesine göre; değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir.<br>Somut olayda davacı vekili  gerek dava dilekçesinde gerekse duruşmadaki beyanında, müvekkilinin ... işiyle uğraştığını, davalıların ise üretici olduklarını belirtmiş olup tarafların 5957 sayılı Yasa kapsamında bulundukları, ilgili kanunun 10/5 maddesi uyarınca takip ve dava değeri itibariyle davacının takip yapmadan veya dava açmazdan evvel Hal hakem heyetine başvurusunun zorunlu olduğu, eldeki dava açısından özel dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği ( benzer nitelikte Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/5614 esas sayılı onama ilamı) kanaatiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,<br> 1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, <br> 2-Alınması gerekli ...-TL harcın, peşin olarak alınan ...-TL harçtan mahsubu ile kalan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama masrafının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.15/11/2019<br><br>Katip ...<br>e-imza <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e34c74bef9551545","SID":"48535300a537032b"}}