{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/202 Esas<br>KARAR NO:2025/592<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/12/2024<br>NUMARASI:2024/916 Esas, 2024/1275 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:24/04/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kumaş ve tekstil ürünlerine baskı yapılması hizmeti verdiğini, çalışmalarının maliyetlerinin artması, akaryakıt fiyatındaki artışlar, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini, şirketin borçlarını ve cari giderlerini ödeyemediğini, şirket ciddi manada sıkıntıya girdiğini ve işletme sermayesi bulmada güçlük yaşadığını, borçların tasfiyesi ve şirketlerin ticari faaliyetlerine devamının sağlanması amacı ile \"Konkordato Ön Projesi\" hazırlandığını, Konkordato Ön Projesi'nde;müvekkili şirketin vade konkordatosu ile borçlarının tamamını ödeyeceğini, konkordato projesinde yer alan teklif ile birlikte alacaklıların alacağının tamamını tahsil edebileceklerini, müvekkili şirket ve şirket yetkilisinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için konkordato talebinin kabulü ile İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesini ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasını, geçici İİK. 285. Maddesi çerçevesinde geçici mühlet neticesinde İcra Ve İflas Kanununun 289. Maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasını, kesin mühlet kararının ilanını, yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini, tasdik kararının ilanına, müvekkili şirkete  komiser atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; ibraz edilen komiser heyeti raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağı ve borçlu ... Şirketi'nin malvarlığının korunması için iflasın açılmasının gerektiği gerekçesi ile borçlu ... Şirketi tarafından açılan davanın reddine, kesin mühletin kaldırılmasına ve borca batık olan davacı borçlu ... Şirketi'nin iflasına karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>DAİREMİZİN 2024/909 E-2024/1171 K SAYILI 17/10/2024 TARİHLİ KARARI İLE;Somut olayda, istinaf incelemesine konu olan davacı ... Şti. hakkında iflas kararı verildiği, ancak söz konusu şirketin  yetkililerinin yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, buna göre de kanunun amir hükmünün yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu  şekilde,  davacı şirket yetkilileri Mahkemeye çağrılarak dinlenmeden yazılı olduğu şekilde iflas kararı verilmesi isabetli olmadığı belirtilerek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece; İİK 292/son maddesi, karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükmünü içermekte olup, mahkemeye ibraz edilen komiser heyeti raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağı ve borçlu ... Şirketi'nin malvarlığının korunması için iflasın açılmasının gerektiği anlaşılmakla, borçlu ... Şirketi tarafından açılan davanın reddine, kesin mühletin kaldırılmasına ve borca batık olan davacı borçlu... Şirketi'nin iflasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Müvekkili firmanın konkordato geçici ve 1 yıllık kesin süre zarfında öncelikle konkordato projesi kapsamında taahhüt ettiği tüm yükümlülükleri yerine getirmek için büyük mücadele verdiğini, ancak müvekkilinin, piyasada başka firmalardan aldığı kumaşları ve iplik alarak fason olarak ürettirdiği kumaşlara ilişkin ticaret yapıyor olması nedeni ile konkordato süreci başladığında piyasada iplik ve kumaş alamadığını, bu itibarla konkordato döneminin ilk başlarında cirosunu da projeksiyonda olduğu gibi yükseltemediğini, bu anlamda müvekkilinin piyasada yeniden güven sağlayarak cirolarını büyük oranda projeksiyona uygun olarak arttırmaya başlamışken taraflarına 6 aylık ek süre verilmesi halinde cirolarının projeksiyona uygun olarak hatta projeksiyonu dahi aşan oranda artış sağlanacağını, müvekkilinin yetkilileri tarafından yapılan sermaye taahhütleri ve dışarıdan kaynak koyma taahhütleri ile birlikte ve alacaklılarla yapılan iyi niyetli ilişkiler neticesinde Firmanın borç stokunun önemli oranda azaltarak firmanın mali yapısı güçlenmiş olacağını, müvekkili hakkında 03.11.2022 tarihinde verilen geçici mühlet kararı ile müvekkili hakkında iflas kararı verilen 11.12.2024 tarihlerinde müvekkilinin mali durumlarını karşılaştırdıklarında yerel mahkeme kararının açıkça hukuka aykırı olduğunun görüleceğini, dava tarihinde müvekkilinin dönemsel olarak cirolarını arttırdığının komiser raporlarında da görüldüğünü,  müvekkilinin dava süresince Mahkemenin sağladığı korumayı iyi niyetle kullanarak firmanın mali yapısını oldukça güçlendirdiğini, hal böyle iken Yerel Mahkeme tarafından müvekkili hakkında İflas kararı vermesinin hukuka aykırı olduğu gibi alacaklıların da zararına olduğunu, şirketin faaliyetlerine bilfiil devam etmekte ve kar elde ettiğini,  Mahkemece tasdikine karar verilen proje, ibraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında, şirket borçlarının, aktifinin değerine göre düşük seviyede kaldığını  ve ödemelerin uzun vadeye yayıldığını,müvekkilinin iflas kararı verilen tarihe kadar tüm alacaklıları ile iyi ilişkiler kurduğunu ve birçok firmanın alacağından feragat ettiğini,  gerek müvekkilinin  ticari defter ve kayıtlarında gerekse komiser raporlarında müvekkilinin borç stoğunun azaldığı, cirolarının son aylarda azami oranda arttığını, müvekkilinin ticari sistem içerisinde stoklarını nakde dönüştürebilseydi borçlarını büyük oranda ödemiş olacağını ve alacaklıların da mağdur olmayacağını, gelinen aşamada iflas süreci içerisinde müvekkilinin stoklarının yok pahasına satılacağı yada alıcı bulamayacağı ve ticari değerlerini yitireceğini,Yerel Mahkemeni bu hususları dikkate almadan ve alacaklı ile borçlu arasındaki yarar dengesini gözetmeden iflas kararı verdiğini,  müvekkilinin kısıtlı imkanlarına rağmen tüm varını yoğunu şirketini kurtarmak ve projeye uygun davranabilmek için harcadığını ancak firma yetkililerinin tüm bu iyiniyetli çabalarının komiserler ve yerel mahkeme tarafından dikkate alınmayarak müvekkili hakkında iflas kararı verildiğini, Yerel Mahkemenin, herhangi bir gerekçe göstermeksizin tamamen soyut ifadelerle davayı reddetdiğini ve kesin mühletin kaldırılmasına karar verdiğini, Ticari olarak uzun senelerdir ülke ekonomisine ciddi katkılar sunmuş müvekkilinin iflasına karar verilmesinin aynı zamanda alacaklılar için de olumsuz bir durum olduğunu, borçlarını kapatmak ve konkordato projesine uygun davranabilmek için oldukça çaba sarf eden şirket ve şirket yetkililerinin verilen iflas kararı ile adeta cezalandırıldığını, huzurdaki davada İİK 292. Maddesindeki şartlardan hiçbirinin gerçekleşmemesine rağmen yerel mahkemenin, müvekkili hakkında resen iflas kararı verdiğini, Yerel mahkeme söz konusu madde hükmüne her ne kadar atıf yapmış ise de herhangi bir ilişkilendirme yapmaksızın tamamen soyut ve gerekçesiz olarak hüküm kurduğunu, Yerel Mahkeme, mevcut gündemin konkordato davalarına karşı oluşan olumsuz havasından etkilenerek müvekkili hakkında iflas kararı verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Davacılar vekili 06/03/2024 tarihli  dilekçesi ile davacı ... hakkındaki davasından feragat etmiştir. Mahkemenin 2022/993 Esas sayılı dosyaya ... ve ...  yönünden feragat dilekçesi sunulması üzerine dosya ...ve ... yönünden tefrik edilmiş ve mahkemenin 2024/227 Esasına kaydı yapılmış ve 11.03.2024 tarihinde bu davacılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, Kesin mühletin kaldırılmasına, bu hususunun ilanına karar verilmiştir.Bakırköy 2 Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/68 E-2023/93 K sayılı davacılar... ve ... Şirketi  tarafından açılan konkordato istemli davanın iş bu dava ile birleştirilmesine karar verildiği, dosyaya ...  yönünden feragat dilekçesi sunulması üzerine dosyanın... yönünden tefrik edilerek Bakırköy 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'ni 2023/1018 Esas, 1058 K sayılı kararı ile davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği,  Mahkemenin 20.03.2024 tarihinde davacı ...  Limited Şirketi tarafından açılan davanın da işbu dosyadan tefriki ile Mahkemenin 2024/264 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.Mahkemece; ilk olarak 20/03/2024 tarihinde davacı hakkındaki kesin mühletin kaldırılmasına, kaldırıldığının ilanına, davacının konkordato davacının iflasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurması üzerine Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama üzerine 11/12/2024 tarihli duruşmada İİK 292/son maddesi gereğince borçlu şirket temsilcileri bizzat dinlenilmiş ve davacının davasının reddine ve davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu  vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, davacı şirketin muamele merkezi asliye ticaret mahkemesinde  açıldığı ve 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin mevcut olduğu belirtilerek davacı lehine 03.11.2022 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser atandığı, bilahare geçici mühlet kararının 03/02/2023 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına,29.03.2023 tarihli duruşmada borçlu şirket lehine bir yıllık kesin mühlet verildiği, Konkordato Komiser heyetinin kesin süre içerisinde 13.02.2024 tarihli raporunu mahkemeye sunduğu görülmektedir. Uyuşmazlık,  konkordato tasdik şartlarının oluşup oluşmadığı, iflas kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmışt Komiser heyetince sunulan 07/12/2022 tarihli rapor ile; geçici mühlet kararından bu yana davacı şirketin, bilançolarındaki değişimin, konkordato ön projesi kapsamında yaptıkları ve yapılanların konkordato projesinin gerçekleştirilmesi bakımından etkilerini görebilmek için şirketin güncel mali tablolarının tamamlanması ve şirket yönetiminden talep edilen diğer bilgilerin heyete ibrazının beklendiği, kaydi olarak borca batık olan şirketin rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığı hususunda teknik bilirkişi raporlarının taraflarına intikali ile yapacakları tespit ve değerlendirmelerin raporda ayrıntılı yer alacağını, ön projenin uygulama imkanı olup olmadığı hususundaki öngörüşlerinin olumlu olduğu, isabetli görüş beyanı için teknik bilirkişi raporlarının alınarak rayiç mali yapının analizinin yapılması, başvuru sonrası güncel verilen taraflarına intikali ve buna bağlı olarak şirketin değerlendirilerek görüş beyan edilmesinin mümkün olacağı belirtilmiştir.Komiser heyetince sunulan 20/01/2023 tarihli rapor ile; Davacı Şirketin 31.12.2022 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özvarlığının (+) 44.167.784TL olarak tespit edildiği; TTK 376/3. maddesinde belirtilen \"aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle düzenlenen bilançolara göre\" hesap yapıldığında davacı Şirketin özvarlığının (-) 20.347.489 TL olduğu ve dolayısıyla da davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu,31/08/2022-31/12/2022 dönemleri arası 4 aylık dönemi kapsayan gelir tablosu incelendiğinde, satış ve karlılık rakamlarında önemli artışların olduğu, işletme sürekliliği anlamında en önemli hesap gruplarından olan Faaliyet karı rakamının pozitif olduğu, şirketin esas faaliyet konusu ile ilgili işlemlerden kar ettiği ve şirketin 2022 hesap dönemini kar ile kapattığı, davacı şirkete verilen geçici mühletin İİK 287. Maddesi kapsamında uzatabileceği belirtilmiştir. Komiser heyetince sunulan 23/02/2023 tarihli rapor ile; Davacı Şirketin 31/01/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özvarlığının (+) 44.072.073 TL olarak tespit edildiği; şirketin kaydi olarak borca batık olmadığı, TTK 376/3. maddesinde belirtilen \"aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle düzenlenen bilançolara göre\" hesap yapıldığında davacı Şirketin özvarlığının (+) 26.928.966 TL olduğu ve dolayısıyla da davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, 01/01/2023-31/12/2023 1 aylık dönemi kapsayan gelir tablosu incelendiğinde dönem zararı oluştuğu, satış ve karlılık rakamlarının izleyen aylarda projesine uygun artırılması gerektiği, şirkete nakit girişinin sağlanması, mevcut kaynaklarının optimum kullanmasının gerekliliği, stokların değer düşüklüğüne uğramadan nakit kaynağına dönüştürülmesi gerektiği, sipariş süreçlerinin daha yüksek karlılıkla yürütülmesi gerektiği, mali işlemlerdeki aksaklıkların düzeltilmesi gerektiği, personel giderlerinde davacı şirketin maliyet azaltıcı girişimlerde bulunduğu belirtilmiştir.Komiser heyetince sunulan 23/03/2023 tarihli rapor ile;  Davacı Şirketin 28/02/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özvarlığının (+) 42.176.396 TL olarak tespit edildiği; şirketin kaydi olarak borca batık olmadığı, TTK 376/3. maddesinde belirtilen \"aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle düzenlenen bilançolara göre\" hesap yapıldığında davacı Şirketin özvarlığının (-) 21.207.282 TL olduğu ve dolayısıyla da davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, 01/01/2023-28/02/2023 2 aylık dönemi kapsayan gelir tablosu incelendiğinde dönem zararı oluştuğu, satış ve karlılık rakamlarının izleyen aylarda projesine uygun artırılması gerektiği, stokların değer düşüklüğüne uğramadan nakit kaynağına dönüştürülmesi gerektiği, sipariş süreçlerinin daha yüksek karlılıkla yürütülmesi gerektiği, personel giderlerinde davacı şirketin maliyet azaltıcı girişimlerde bulunduğu, sunulan revize proje kapsamında ilave kaynakların proje kapsamına dahil edildiği, davacı şirketin kesin süre geçmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.Komiser heyetince sunulan 17/05/2023 tarihli rapor ile;Davacı Şirketin 31/03/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre (+) 43.251.638 TL olarak tespit edildiği; şirketin kaydi olarak borca batık olmadığı, 01/01/2023-31/03/2023 3 aylık dönemi kapsayan gelir tablosu incelendiğinde dönem zararı oluştuğu, satış ve karlılık rakamlarının izleyen aylarda projesine uygun artırılması gerektiği, 31/03/2023 tarihi itibariyle 1.132.795,40 TL net satış ve 916.146,75 TL dönem zararı oluştuğu, stokların değer düşüklüğüne uğramadan nakit kaynağına dönüştürülmesi gerektiği, sipariş süreçlerinin daha yüksek karlılıkla yürütülmesi gerektiği, personel giderlerinde davacı şirketin maliyet azaltıcı girişimlerde bulunduğu, sunulan revize proje kapsamında ilave kaynakların proje kapsamına dahil edildiği, davacı şirket tarafından konkordato kapsamında konkordato süreci boyunca alınan olumlu kararlar, bu doğrultuda gerçekleştirilen faaliyetler birlikte ve bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı şirketin faaliyetlerine devam etmekte olduğu ve işleyen teşebbüs değeri anlamında olumlu göstergelerin devam ettiği belirtilmiştir.Komiser heyetince sunulan 27/07/2023 tarihli rapor ile; Davacı Şirketin 31/05/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre (+) 42.981.794,22 TL olarak tespit edildiği; şirketin kaydi olarak borca batık olmadığı, 01/01/2023-31/03/2023 3 aylık dönemi kapsayan gelir tablosu incelendiğinde dönem zararı oluştuğu, satış ve karlılık rakamlarının izleyen aylarda projesine uygun artırılması gerektiği, 31/05/2023 tarihi itibariyle 2.060.297,11 TL net satış ve 1.185.990,06 TL dönem zararı oluştuğu, stokların değer düşüklüğüne uğramadan nakit kaynağına dönüştürülmesi gerektiği, sipariş süreçlerinin daha yüksek karlılıkla yürütülmesi gerektiği, personel giderlerinde davacı şirketin maliyet azaltıcı girişimlerde bulunduğu, sunulan revize proje kapsamında ilave kaynakların proje kapsamına dahil edildiği, davacı şirket tarafından konkordato kapsamında konkordato süreci boyunca alınan olumlu kararlar, bu doğrultuda gerçekleştirilen faaliyetler birlikte ve bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı şirketin faaliyetlerine devam etmekte olduğu ve işleyen teşebbüs değeri anlamında olumlu göstergelerin devam ettiği belirtilmiştir. Komiser heyetince sunulan 20/08/2023 tarihli rapor ile; Davacı Şirketin 30/06/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özvarlığı (-) 23.321.656,81 TL olarak tespit edildiği; şirketin kaydi olarak borca batık olduğu, 01/01/2023-30/06/2023 6 aylık dönemi kapsayan gelir tablosu incelendiğinde dönem zararı oluştuğu, satış ve karlılık rakamlarının izleyen aylarda projesine uygun artırılması gerektiği, 30/06/2023 tarihi itibariyle 3.315.550,37 TL net satış ve 67.489.441,09 TL dönem zararı oluştuğu, bu zararın Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar hesabındaki 64.836.039,05 TL'si Kasa hesabından geçici hesaplara alınan tutarın 7440 sayılı kanunun işletme kayıtlarının düzeltilmesi ile ilgili 6/3 maddesine göre kayıt düzeltmesinden kaynaklandığı, stokların değer düşüklüğüne uğramadan nakit kaynağına dönüştürülmesi gerektiği, sipariş süreçlerinin daha yüksek karlılıkla yürütülmesi gerektiği, personel giderlerinde davacı şirketin maliyet azaltıcı girişimlerde bulunduğu, sunulan revize proje kapsamında ilave kaynakların proje kapsamına dahil edildiği, davacı şirketin faaliyetlerine devam etmekte olduğu ancak Revize projede öngörülen satış performansına ulaşamadığı ciddi tutarda hedeflenenin uzağında kaldığı, faaliyetlerinin yakinen gözlemlenmesi gerektiği belirtilmiştir.Komiser heyetince sunulan 29/09/2023 tarihli rapor ile; Davacı Şirketin 31/07/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özvarlığı (-) 23.839.566,50 TL olarak tespit edildiği; şirketin kaydi olarak borca batık olduğu, 01/01/2023-31/07/2023 7 aylık dönemi kapsayan gelir tablosu incelendiğinde 3.315.550,37 TL net satış ve 68.007.350,78 TL dönem zararı oluştuğu, davacı şirket kesin süre içerisinde faaliyetleri izlendiğinde davacı şirket esas faaliyet konusu ile ilgili faaliyetlerinde satışlarını projeye uygun artıramadığı hedeflenen karlılık rakamına ulaşamadığı, faaliyet karlılığında negatife düştüğü ve zarar ettiği, gerçekleşecek gelişmelerin izlenmesi gerektiği, sunulan revize proje kapsamında ilave kaynakların proje kapsamına dahil edildiği, davacı... Şirketi'nin Sermaye artış kararı 12.09.2022 tarihinde tescil edilerek 13 Eylül 2022 tarih ... sayılı ticaret sicili gazetesinde yayınlandığı, sermaye artış kararına bağlı ortakların şirket sermayesine ilave etmeleri gereken sermaye taahhüt borcunun 49.500.000 TL olduğu, ancak İş bu sermaye artırım kararı Ortakları tarafından Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1092 E sayılı dosyasıyla Genel Kurul Kararının iptali davası açıldığı davanın sonuçlanmadığı, 01.09.2023 tarih 10905 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve 04.09.2023 tarihinde Basın İlan Kurumu aracılığıyla alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet ilanları yapıldığı, İİK m.299 f.1 c.2 gereğince ilan metninin bir örneğinin adresi belli olan alacaklılara taahhütlü posta ile gönderildiği, davacı borçlu şirketin faaliyetlerinin bir süre daha gözlemlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Komiser heyetince sunulan 25/10/2023  tarihli rapor ile; Davacı Şirketin 31/08/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre (-) 24.090.510,63 TL olarak tespit edildiği; şirketin kaydi olarak borca batık olduğu, 01/01/2023-31/08/2023 8 aylık dönemi kapsayan gelir tablosu incelendiğinde dönem zararı oluştuğu, satış ve karlılık rakamlarının izleyen aylarda projesine uygun artırılması gerektiği, 31/08/2023 tarihi itibariyle 3.465.724,26 TL net satış ve 68.258.294,91 TL dönem zararı oluştuğu, stokların değer düşüklüğüne uğramadan nakit kaynağına dönüştürülmesi gerektiği, sipariş süreçlerinin daha yüksek karlılıkla yürütülmesi gerektiği, personel giderlerinde davacı şirketin maliyet azaltıcı girişimlerde bulunduğu, sunulan revize proje kapsamında ilave kaynakların proje kapsamına dahil edildiği, davacı şirket tarafından konkordato kapsamında konkordato süreci boyunca alınan olumlu kararlar, bu doğrultuda gerçekleştirilen faaliyetler birlikte ve bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı şirketin faaliyetlerine devam etmekte olduğu ve işleyen teşebbüs değeri anlamında olumlu göstergelerin devam ettiği belirtilmiştir.Komiser heyetince sunulan 14/12/2023  tarihli rapor ile; Davacı Şirketin 31/10/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre (-) 22.475.727,87 TL olarak tespit edildiği; şirketin kaydi olarak borca batık olduğu, 01/01/2023-31/10/2023 tarihlerini kapsayan gelir tablosu incelendiğinde dönem zararı oluştuğu, satış ve karlılık rakamlarının izleyen aylarda projesine uygun artırılması gerektiği, 31/10/2023 tarihi itibariyle 11.029.884,99 TL net satış ve 66.643.512,15 TL dönem zararı oluştuğu, bu zararın 67.084.948,79 TL tutarı 7440 sayılı kanunun işletme kayıtlarının düzeltilmesinden kaynaklı olduğu, konkordato revize ön proje hedefine ulaşamadığı, revize ön projede öngörülen 2.500.000,00 TL sermaye artışının rapor tarihi itibariyle yapılmamış olduğu, kısa sürede yapılması gerektiği, alacak kayıtlarının yapıldığı, davacı borçlunun yapmış olduğu Alacak kayıtları ile ilgili yapmış olduğu beyanlarda çekişme yaratacak alacaklılara İİK m. 299, İİK m. 300 ve İİK m. 302 maddelerinde belirtildiği şekilde çekişmeli alacaklılara tebligatlar yapıldığı, gözlemlenen bu süreç içerisinde borçlu şirketin Konkordato ön projesi hedeflerini gerçekleştirme ihtimalinden uzak olduğu, davacı şirketin faaliyetlerine devam etmekte olduğu ve işleyen teşebbüs değeri anlamında olumlu göstergelerin devam ettiği belirtilmiştir.Komiser heyetince sunulan 04/01/2024 tarihli rapor ile; Davacı Şirketin 31/10/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özvarlığını (-) 19.745.626,31 TL olarak tespit edildiği; şirketin kaydi olarak borca batık olduğu,01/01/2023-30/11/2023 tarihlerini kapsayan gelir tablosu incelendiğinde dönem zararı oluştuğu, satış ve karlılık rakamlarının projesinde öngörülen proforma gelir tablosu hedefinden uzak kaldığı, 30/11/2023 tarihi itibariyle 24.269.176,73 TL net satış ve 63.913.410,59 TL dönem zararı oluştuğu, çalışma performansını kaybettiği, Güncel Rayiç Değer bilançosu oluşturulabilmesi için mahkemeden teknik bilirkişi görevlendirilmesi talep edildiğini, görevlendirmenin yapılmış olduğunu, borçlu şirket ve şahısların mevcudunun belirlenmesi ve kıymetinin tespiti rapor tarihi itibariyle devam etmekte olduğu belirtilmiştir.Komiser heyetince sunulan 13/02/2024 tarihli rapor ile; Davacı şirket kesin süre içerisinde durağan dönemin devamında faaliyetlerine devam etme çabasında olduğu satış gelirinin büyük çoğunluğu son üç ayda yaptığı, 21.03.2023 tarihli revize ön projede 2023 yılı için öngörülen 175.000.000 TL net satış tutarının uzağında kalarak Aralık 2023 itibariyle net satış 58.396.476,73 TL olarak %33 oranında gerçekleştiği. Rapor tarihi itibariyle Aralık 2023 döneminde gerçekleştirilen satışın 34,127.300.- TL tutarın tamamının Ocak, Şubat 2024 tarihinde iade edildiği, davacı şirketin revize ön projede proforma gelir tablosunda vergi öncesi dönem kar/zararı (-) 59.932.222 TL zarar öngörüldüğü, (-) 62.810.974.- TL olarak gerçekleştiği, davacı şirketin revize ön projesine uygun çalışma performansını sağlayamadığı, satış ve satış karlılığını artıramadığı, faaliyet giderlerini düşüremediği, beyan edilen siparişlerin gerçekleşmediği, 31.12.2023 tarihli bilanço doğrultusunda işletmenin devamlılığı esasına göre şirketin sermayesini tamamen kaybedip kaybetmediği ve borca batık durumda olup olmadığı hususunda yapılan incelemede; şirketin varlıkları bilançoda yer alan borçlarını karşılamaya yetmediği ve emredici TTK hükümleri doğrultusunda “işletmenin devamlılığı esası\"na göre (-) 19.771.539 TL tutarında borca batık durumda olduğu, \"aktiflerin satış esası\"na göre (-) 26.317.445 TL tutarında \"borca batık durumda olduğu, İİK md. 305 konkordatonun tasdik şartlarını düzenlemiş olup konkordatonun tasdiki için madde de sayılan tüm şartların birlikte bulunması gerektiği, Konkordatonun tasdiki için teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması koşulunun raporda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere gerçekleşmediği, 31.12.2023 dönem sonu mali tabloları ve çalışma performansı değerlendirildiğinde 09.12.2024 tarihli revize ön projenin gerçekleştirme ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiştir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali \"konkordatonun başarı şansı\" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de  aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.Somut davada borçlu şirket  davacı şirketin revize ön projesine uygun çalışma performansını sağlayamadığı, satış ve satış karlılığını artıramadığı, faaliyet giderlerini düşüremediği, beyan edilen siparişlerin gerçekleşmediği, 31.12.2023 tarihli bilanço doğrultusunda işletmenin devamlılığı esasına göre şirketin sermayesini tamamen kaybedip kaybetmediği ve borca batık durumda olup olmadığı hususunda yapılan incelemede; şirketin varlıkları bilançoda yer alan borçlarını karşılamaya yetmediği ve emredici TTK hükümleri doğrultusunda “işletmenin devamlılığı esası\"na göre (-) 19.771.539 TL tutarında borca batık durumda olduğu, \"aktiflerin satış esası\"na göre (-) 26.317.445 TL tutarında borca batık durumda olduğu, İİK md. 305 konkordatonun tasdik şartlarını düzenlemiş olup konkordatonun tasdiki için maddede sayılan tüm şartların birlikte bulunması gerektiği, Konkordatonun tasdiki için teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması koşulunun  gerçekleşmediği ve 31.12.2023 dönem sonu mali tabloları ve çalışma performansı değerlendirildiğinde 09.12.2024 tarihli revize ön projenin gerçekleştirme ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda şirketin revize ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinden söz edilemeyecektir. Bu nedenle mahkemece davacı şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.Diğer taraftan İİK 292. Maddesinin b bendinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa Mahkemenin kesin mühleti kaldırarak  konkordato talebinin reddine ve borçlunun resen iflasına karar vereceği düzenlenmiş olup, somut olayda davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşma imkanı bulunmadığı, ayrıca şirketin borca batık olduğu gözetildiğinde, mahkemece şirketin iflasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/916 Esas, 2024/1275 Karar sayılı ve 11/12/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK'nun 308/a maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2aedc15a3b13a88d","SID":"8b78377a372d1b82"}}