{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/753 <br>KARAR NO\t: 2025/873<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...                           ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...          ...<br>KATİP\t\t: ...                 ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/333 E.  -  2022/214 K.<br><br><br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/03/2022 tarih ve 2021/333 E. - 2022/214 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin, ABD Michingan'da kurulu ... firmasından satın aldığı makine ve ekipmanların, Türkiye'ye deniz yolu ile taşınması hakkında davalı ile 25.12.2019 tarihinde 41.873,42 USD bedelli sözleşme imzaladığını, alınan ekipmanların 20.04.2020 tarihinde müvekkili şirketin Ankara'da bulunan fabrikasına boşaltıldığının ve boşaltma esnasında, taşınan ekipmanlardan olan force monitörün su içinde kaldığının görüldüğünü, müvekkili şirket tarafından bu suyun deniz suyu mu yoksa yağmur suyumu olduğuna dair tespit için klorür testi yaptırdığını ve test sonucunda ambalaj ve monitör üzerinde tuzlu su atıklarının olduğunu ve bu durumun taşıma işinin yeterli güvenlik önlemi alınmadan yapıldığının gösterdiğini, müvekkilinin bu arızalı monitör sebebi ile KDV dahil 7.316,00 Euroluk zararının meydana geldiğini, davalı ile yapılan şifai görüşmelerden sonuç alınamadığını ileri sürerek, KDV dahil  7.316,00 Euroluk müvekkilinin zararından şimdilik 100 Euronun ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan 25.08.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 21/01/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 110.795,94 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili, davaya konu emtianın 20.04.2020 tarihinde teslim edildiğini,  davanın 27.04.2021 tarihinde açıldığını ve TTK'nın 1188. maddesine göre davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmediğini, TTK'nın 1185. madesine göre bildirimin süresinde yapılmadığını, söz konusu emtianın geminin kapalı bölümünde taşındığının ve hasarın tuzlu su olmasının mümkün olmadığının, emtia davacıya teslim edildikten sonra açılıp kontrollerinin tamamlanması yaklaşık 30 gün süre aldığının ve davacının iddia ettiği hasarın, teslim edildikten sonraki 30 günlük sürede meydana gelmiş olmasının muhtemel olduğunu, tazmini talep edilen zararın müvekkili şirket sorumluluğunda meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini, davayı kabul anlamı taşımamak üzere müvekkilinin bir sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilse dahi bu miktarın TTK'nın 1186/6. maddesi ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, emtianın teslim tarihi 20/04/2020 tarihi olup pandemi sebebiyle tüm yükün boşaltılmasının, tasnifinin ve kontrolünün yapılmasının 30 gün sürdüğü, monitörün su içinde kaldığının ise tam olarak hangi tarihte tespit edildiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, en geç 30. günde tespit edilmiş olduğunun kabulü halinde 20/05/2020 tarihinde zıya ve hasardan davacı yanın haberdar olduğu, monitörün su içinde kalmış olması sebebiyle hasarın açık olduğu, basit bir inceleme ile zıyanın fark edilebileceği, nitekim tanık beyanları ile hasar tespiti kronolojik analiz raporundan da anlaşıldığı üzere monitörün su içinde kaldığının boşaltım sırasında tespit edilmiş olduğu, yasal düzenlemeye göre zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerektiği ancak davacı tarafça, davalı yana süresinden sonra 25/08/2020 tarihinde bildirimde bulunulduğu, bu itibarla davacı tarafça süresinde yapılmış bir bildirimin bulunmadığı, bu haliyle de TTK'nın 1185. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalının eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve emtiada meydana gelen zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabulünün gerektiği, bu karinenin aksinin ise davacı tarafça ispat edilmesinin gerekmekte olduğu, teslimden itibaren 30 günlük süreçte boşaltım işleminin tamamlanması ve hasarın hangi aşamada tespit edildiğinin belirlenememesi karşısında, 30 günlük boşaltım sürecinde monitörün hasara uğramadığının ispata muhtaç olduğu, ancak davacı tarafça karinenin aksini ispata yarar delil sunulamadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının fiili taşımayı yaptırdığı kişinin müvekkilinin bilgisinin dışında olduğunu, bu nedenle müvekkilinin tüm bildirimleri davalıya yaptığını, kararda sözleşme ilişkisi bulunmayan fiili taşıyana bildirim yapılmamış olmasının müvekkili aleyhine yorumlanmasının yanılgılı olduğunu, malların Temelli'de boşaltıldığını, 20.04.2020 tarihinde başlayan boşaltma işleminin 30 gün sürdüğünü, 20.05.2020 tarihinde yükün sigortalı olması nedeniyle sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğunu, sigorta şirketinde 30 gün süren inceleme sonucu hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini öğrendiklerini, müvekkilinin hasarı ve sorumluyu tespit ettikten sonra dava sürecini başlattığını, şoförün boşaltma sırasında tır başında olması ve sigorta şirketine başvuru nedeniyle ihbar külfetini yerine getirdiğini, yerel mahkemenin klorür testi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın, dava konusu zıyanın deniz taşıması sırasında oluştuğu iddiasıya açıldığı, TTK'nın 1185/1. maddesi uyarınca zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, zıya veya hasar haricen belli değil ise, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesinin yeterli olduğu, davacı tarafça, pandemi nedeniyle uzayan süreler de dikkate alındığında, bu kapsamda bir bildirimde bulunulmadığı, bu durumda, taşıyanın eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edileceği, davacı tarafın tek taraflı olarak yaptığı testin de bu karinenin aksini ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/04/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 18/05/2025\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9491695590354ec","SID":"d380af7d6dfa9892"}}