{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/779 <br>KARAR NO\t: 2025/902<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/218 E.  -  2022/465 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2022 tarih ve 2022/218 Esas - 2022/465 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin tescil edilmek üzere davalı ... nezdinde 2021/039976 sayılı \"...\" ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, başvurularının Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca re'sen reddedildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-4408 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiği, oysa müvekkilinin dünya çapında viski bardakları üretip sunan bir firma olduğunu, 2001 yılında özel olarak üretip satışa sunduğu viski bardaklarının başarı ve kalitesiyle ideal viski bardağı olarak kabul edildiğini, İskoçya’da \"viski için seçilmiş resmi kadeh\" şeklinde onaylanan ilk viski bardağı olduğunu, 2006 yılında Queen’s Award ödülünü kazandığını, dünya genelinde birçok ülkede tescilli üç boyutlu bir marka olarak korunduğunu, müvekkilinin WIPO aracılığıyla gerçekleştirdiği marka başvurusunun, davalı Kurumca reddolunduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu,  müvekkili marka başvurusuna konu görseli hem ayırt edici olduğunu hem de tanımlayıcı olarak nitelendirilemeyeceğini, kaldı ki müvekkili başvurusunun kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin bardak tasarımının sektörde bunca ödül olmasının sebebinin kendine has özellikleri ile sahip olduğu ayırt edicilik olduğunu, müvekkilinin EUIPO nezdinde 008690082 sayısı ile tescilli ve yine 21. sınıftaki viski bardaklarını da kapsayan başvurusuna karşı açılan hükümsüzlük kararında müvekkili başvurusuna konu görselin, üzerine \"...\" yazması nedeniyle bütün olarak ayırt ediciliğe haiz olduğunun kabul edildiğini, müvekkili ürünlerinin hali hazırda Türkiye’de de satışa konu edildiğini ve bardaklar üzerinde “...” ibaresinin okunabilir şekilde kullanıldığını, dava konusu markanın birebir aynısının EUIPO, Monako ve Birleşik Krallık nezdinde hali hazırda tescilli olduğunu, üç boyutlu şekilde başvuru konusu edilmiş şekil unsuru ile birlikte ürünün markasını da ihtiva eden başvuruların ayırt edici olduklarının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, 2021/039976 sayılı \"...\" ibareli müvekkil başvurusunun reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2022-M-4408 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, dava konusu \"...+ şekil\" ibare ve şekilli marka başvurusunun görseli incelendiğinde, yukarıya doğru ağız kısmının daraldığı, dip kısmına doğru özel bir açıyla genişleyerek bombe halini alan, alt kısmında yine aşağıya doğru genişleyen bir dibe sahip olan, en altında ise bardağın davacıya ait olduğunu belirten \"...\" yazısının bulunduğu, bu özellikler dahilinde diğer viski bardakları karşısında ayırt edicilik kazandığı sonucuna varıldığı, dava konusu  markada yer alan işaretlerin;  marka olarak tescil ettirilebilecek ve soyut ayırt edici niteliği haiz işaretlerden olduğu, her ne kadar bilirkişi heyeti \"Dava konusu marka başvurusunun, kapsamında yer alan mallar bakımından, rapor kapsamında incelenen ve açıklanan nedenlerle 5/1-b ve c bentleri uyarınca mutlak tescil engelleri kapsamında kaldığı, işlem dosyasına sunulan sınırlı sayıdaki delilden, davacı ... başvurusuna konu işaretin, marka başvuru tarihinden önceki bir süreçte yoğun kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı hususunda kesin bir kanaate varılamadığı, dava dosyasına ayrıca sunulan delillerin ise işlem dosyası sonucu verilmiş YİDK kararı açısından dikkate alınamadığı\" belirtilmiş ise de; raporun aksi yönde yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRK PATENT YİDK'nın 2022-M-4408 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu işaretin üç boyutlu marka olduğunu, başvuruya ayırt edicilik kazandıracak unsurun kelime olduğunu, başvurudaki kelimenin belirgin ve okunabilir  nitelikte olmadığını, başvuruda korunmak istenen unsurun kelime değil bardak şekli olduğunu, şeklin ise ayırt edici olmadığını, ülkesellik ilkesi gereği dava konusu markanın Türkiye'de ayırt edicilik kazandığının ispatlanması gerektiğini, bu konuda sunulan delillerin yeterli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 8 690 083 sayılı ile ve üç boyutlu marka olarak AB nezdinde tescilli markasının hükümsüzlüğünün talebiyle EUIPO'ya başvuru yapıldığı, gerekçe olarak AB Marka Tüzüğünün SMK'nın 5/1-b maddesine karşılık gelen 7 (1)(b) ve  5/1-c maddesine karşılık gelen 7(1)(e)(ii) maddesine dayanıldığı, EUIPO Hükümsüzlük Dairesinin, Temyiz Kurulu kararı ile kesinleşen 28.04.20202 tarih ve 32 201 C sayılı kararında, AB Marka Uygulama Tüzüğünün 3 (3)(c) maddesinde, şekil markalarının, kap, ambalaj, ürünün kendisi veya bunların görünümü dahil olmak üzere, üç boyutlu şekillerden oluşan veya üç boyutlu şekilleri de kapsayan, markalar olarak tanımlandığı, \"kapsayan\" ibaresinin bu markaların bizatihi şekilleri değil, ayrıca, kelime veya logolar ya da etiketler gibi figüratif unsurları içeren şekilleri de kapsadığı anlamına geldiği; somut uyuşmazlıkta çekişme konusu mallar viski bardağı ve bu nedenle daha özellikli mallar olması nedeniyle tüketicilerin dikkat seviyesinin biraz daha fazla kabul edilebileceği; çekişme konusu markanın malların şekli ile camın alt kısmına kazınmış ve malın dört görünümünün her birinde az veya çok görülebilen \"...\" unsurlarından oluştuğu; 2009 tarihinde başvurunun, markanın kelime unsurunun \"...\" olduğu bildirimiyle yapıldığı, kelimelerin tüm görünümlerde mevcut olmasının başvuru sahibinin bu unsurları markanın koruma kapsamının bir parçası olarak gördüğü göstermeye yeterli kabul edildiği; eğer ayırt edici olmayan bir şekil kendi başına ayırt edici bir unsur içeriyorsa, bunun işaretin bir bütün olarak ayırt edici olmasına yeterli olacağı, kelime veya şekil unsurlarının boyutu ve oranının, şekle nazaran kontrastlığı ve şekil üzerindeki konumlarının, ayırt edicilik değerlendirilirken işaretin algılanmasını etkileyebilecek faktörler oldukları; kelime unsurunun şeffaf bir objeye beyaz harflerle kazındığı, kontrastlık çarpıcı olmamakla birlikte görünebilir olduğu ve kazımanın sektörde bardakların alt kısmına markanın eklenmesi için kullanıldığı, ek olarak daha az kontrast renklerin kullanımının bir unsurun ayırt edici olarak belirlenmesi için yeterli olabileceği, \"...\" unsurunun bir bütün olarak ayırt edici olduğu ve tüketicinin, bunun malın ticari kaynağı olduğunu anlamasını sağlayacağı; ürüne nazaran bu unsurun boyutunun küçük olduğu, bununla birlikte, bardaklar gibi mallarda kaynağı gösteren küçük işaretlerin yaygın olarak kullanıldığı, spesifik pazar gerçekliklerinin de dikkate alınması gerektiği, küçük boyutlarına rağmen, kelime unsurlarının hâlâ görünümde ayırt edici unsurlar olarak belirlenebildiği, bunun işareti bir bütün olarak ayırt edici kıldığı; genel bir ilke olarak, kendi başına ayırt edici olan herhangi bir unsurun, ürünün normal kullanımında algılanabilir olduğu ve markayı tescil edilebilir kılmak için yeterli olduğu sürece, şekil markasına ayırt edicilik  katacağı ve kelime unsunu \"...\" ibaresinin bir bütün olarak ayırt edici olduğunun ise tartışmalı olmadığı hususları belirtilmiş ve çekişmeli marka salt malın şeklinden oluşmadığından, \"...\" ibaresi ayırt edici ve görülebilir olduğundan, malın şeklinin tanımlayıcı olup olmadığının incelenmesine gerek bulunmadığı yönünde karar verildiği; eldeki uyuşmazlığın da aynı bardağa ilişkin olduğu, yukarıda incelenen hükümsüzlük başvurusuna konu markada bardağın dört yönden görünüme yer verilmişken, dava konusu başvuruda bardağın yedi açıdan görseline yer verildiği, marka başvurusunda kelime unsurunun \"...\" olarak bildirildiği, bu kelime unsurunu da bardak mallarında mutad olduğu üzere bardağın taban kısmında yer aldığı, markanın kelime unsurunun malın normal kullanımında görülebileceği, dava konusu üç boyutlu markanın kelime unsuru ile birlikte koruma altına alınmak istendiğinin aşikar olduğu, söz konusu ibarenin de markaya ayırt edicilik kazandırdığı, ulaşılan bu sonucun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.09.2022 tarih ve 2021/4057 E.-2022/6071 K. sayılı kararıyla da uyumlu olduğu, öte yandan, dava konusu markanın tanımlayıcı da olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ...  tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2025<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17b7eabedbc79354","SID":"6be6a05eaecbf8d5"}}