{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/195 <br>KARAR NO: 2025/439<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/10/2021<br>NUMARASI: 2017/882 Esas -  2021/682 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., 23/01/2016 günü evinden çıkıp işine gittiği sırada karşıdan karşıya geçerken plakasını göremediği bir aracın müvekkiline çarpmasıyla araç dışı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya yol açan aracın tespit edilemediğini bu sebeple ... tarafından karşılanması gerektiğini, zararlarının karşılanması için ...na 26/01/2017 tarihinde  başvuruda bulunulduğunu ancak ... başvuruya yasal süresi içerinde cevap vermediğini, müvekkilin uğradığı maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ...' un sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100 TL ve geçici iş göremezliği dolayısıyla 100 TL olmak üzere toplamda 200, TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren  işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili davasını 16/06/2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla ... için geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 5.203,96 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 119.609,92 TL'ye olmak üzere toplamda 124.813,88 TL 'ye artırdıklarını ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 5.203,96 TL geçici iş göremezlik ve 82.897,96 TL kalıcı iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 88.101,92 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, müvekkilinin maluliyet durumunu yansıtmayan ve hatalı yönetmeliğe göre alınan bilirkişi raporunun esas alınarak hatalı olarak karar verildiğini, müvekkilinin günlük hayatını devam ettirmesine engel olan ciddi sağlık problemleri göz önünde bulundurulduğunda özrünün çok daha yüksek  olduğunu, müvekkilinin sağlık durumu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, reddedilen kısım yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili, dava konusu kazanın 23/01/2016 tarihinde meydana geldiğini, açılan davanın kısmi dava olarak açıldığını, davacı tarafın 16/06/2021 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunduğundan taleplerinin zamanaşımına uğradığını, başvuru sahibi tarafından aynı kaza ile ilgili Sigorta Tahkim Komisyonuna bulunduğu başvurunun usulden reddedildiğini, müvekkili tarafından davacıdan eksik belgeler talep edilmişse de eksik evraklar tamamlanmadan dava açıldığını, dosyaya sunulan evraklardan anlaşılacağı üzere kaza yerinde kazaya ilişkin iz, emare, tanık ve kamera kaydına rastlanılmamış olmakla birlikte başvuran tarafça plakası tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, maluliyet oranları arasında çelişki bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususu araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerekirken ödemeye ilişkin araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmasının kabulünün mümkün olmadığını, ...’nın temerrütü bulunmamakta olduğundan temerrüt tarihi itibariyle yasal faize hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır. (HMK m.114/1-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (6100 sayılı HMK m.115/2) HMK'nin 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.Somut olayda davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonun Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2017/8845 (E) ve 26/05/2017 tarih 2017/22475 (K) sayılı kararında; kazadan kaynaklı, davalıya oluşan maluliyeti nedeniyle maddi tazminat istemiyle başvuran tarafın, maluliyetin kazayla bağlantısını kurulamadığından maluliyet hesabının yapılamadığı değerlendirilmiş, anılan mevzuat ve değerlendirmeler karşısında, ön şart yokluğundan sigorta kuruluşunun yükümlülüğünün bulunmadığından başvurunun usulden reddedildiği, kararın kesin olarak verildiği anlaşılmıştır. Ancak Sigorta Tahkim Komisyonun Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararında dava konusu olayda davalının sorumluluğunun değerlendirildiği anlaşıldığından kararın içeriği gereği usulden karar sayılamayacağı ve bu nedenle kesin olarak verilemeyeceğinden;  Sigorta Tahkim Komisyonun Uyuşmazlık Hakem Heyetininn 2017/8845 (E) ve 26/05/2017 tarih 2017/22475 (K) sayılı dosyası getirtilerek; taraflarının, dava sebebinin ve konusunun aynı olup olmadığının ve kesinleşip kesinleşmediğinin incelenmesi ve buna göre HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının \"ı\" bendinde öngörülen aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasına ve anılan maddenin \"i\" bendinde belirtilen aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasına ilişkin dava şartlarının oluşup oluşmadığı belirlenerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Kararın kaldırılma gerekçesine göre davalı ve davacı vekilinin dilekçelerinde ileri sürdüğü diğer istinaf nedenleri bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  yatıranlara  iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep edenler tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,7-İİK'nin 36/5. maddesi gereğince, istinaf sonucuna göre davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan, teminat mektubunun davalıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32e1e4377d89ac7c","SID":"08ddc2137c5301f7"}}