{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/325 <br>KARAR NO: 2025/435 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/09/2021<br>NUMARASI: 2019/456 Esas - 2021/641 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalıya ait ... plakalı aracın, 27/06/2018 tarihinde olay yerini terk eden  sürücünün idaresinde iken davacı şirkete kasko sigortalı bulunan ... plakalı araca %100 kusurlu bir şekilde çarparak sigortalı araç nezdinde hasar meydana getirdiğini, meydana gelen kaza sonrasında davalının maliki olduğu ... plaka nolu aracı idare eden şahsın olay yerinden firar ettiğinin anlaşıldığını, meydana gelen kaza sonrasında davacıya sigortalı araçta oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının %100'lük kusuruna tekabül eden 60.565,30 TL'nin rucuen tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine yasal takip yapılmış ise de, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, ... plakalı araç sürücüsü ile geçiş yapmak isteyen ... plakalı araç sürücüsüne yol vermeyerek aracın geçişine engel olduğunu, buna rağmen bilirkişi tarafından ... plakalı araç sürücüsüne herhangi bir kusur atfedilmediğini, meydana gelen olay ile ... plakalı araç sürücünün  eylemi arasındaki illiyet bağı bu kadar açık iken bilirkişi tarafından tüm bu hususların göz ardı edilerek sürücünün kusursuzluğuna kanaat getirilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil şirketin sigortalısına ait ... plakalı aracın sürücüsünün beyanında araç yavaş gittiğinden dolayı selektör yapıp aracı solladığını, solladıktan sonra tekrar sol şeride geçmesine aracın izin vermediğini açıkça beyan ettiğini, kaza tespit tutanakları hukuken geçerli belge niteliği taşımakta olup, kazanın oluş şekli bakımından delil niteliği taşıdığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, rucüen tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda taraflarca da imzalanan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında özetle; davacının sigortacısı olduğu araç sürücüsü ...'ın ifadesinde; saat 21:30 civarı General Ali Rıza Gürcan Caddesi üzerinden sol şeritte ilerlirlediğini önündek ... plaka sayılı araç yavaş gittiğinden dolayı selektör yaptığını, ardından aracın sağına geçtiğini, aracı geçtikten sonra sinyalli bir şekilde sol şeride geçmeye çalışırken ... plakalı aracın hızlandığını ve sola geçemediğini ve  yağmurdan dolayı duramadığını, ... plakalı aracın tutanağı beklemediğini ve gittiğini belirtmiştir. Aynı tutanakta dava dışı sürücü ...'ın beyanında; saat 21:30 sıralarında General Gürcan Caddesi Otopark önündeki güzergahta kırmızı ışıkta beklerken ... plakalı araç hızla arkadan çarpıp sol tarafa savrulduğunu, arkadan gelen ... plakalı araçta yandan ... plakalı araca vurduğunu, diğer araç sahibi tutanağı beklemeyip gittiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 03/12/2020 tarihli raporunda; kazanın kaza tespit tutanağındaki oluş ile gerçekleştiği davacının sigortacı olduğu araç sürücüsü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı araç ile yerleşim yerinde sol şeritte seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde önünde seyir halinde olan davalı tarafa ait ... plaka sayılı araca yavaş gittiği gerekçesi ile selektör yaparak nizamlara aykırı şekilde sağından geçip tekrar sol şeride geçmek istediği sırada duraklayan dava dışı ... plaka sayılı araca çarparak sola yöneldiği ve davalı tarafa sigortalı ... plaka sayılı araç ile çarpıştığı, mahal ve yol özelliklerini, araçların yol üzerindeki konumlarını ve birbirlerine göre konumlarını dikkate almadığı ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/d (Karayollarından faydalananlar, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar.), 54/1-a (Geçme kurallarına riayet etmemek) 56/1-a (Şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmemek), maddelerini ihlal ettiği kanaatine varılmış olup, (davacının sorumlu olduğu araç sürücüsünün beyanı dikkate alınarak yapılan değerlendirmeye göre), dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı dava konusu aracın hasarı ile neticelenen olayın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafın maliki olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü yerleşim yerinde  sol şeritte seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde geriden gelen ve sağını kullanarak geçiş yapıp sola geçmek isterken trafik lambalarında duraklayan dava dışı araca çarpıp sola savrulan dava konusu ... plaka sayılı  araç ile çarpışması sonucu karıştığı olayda kusursuz olduğu, dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı araç ile kırmızı trafik lambasında durakladığı sırada, geriden gelen ve önündeki aracın sağını kullanarak geçmek isteyen dava konusu aracın çarpması sonucu karıştığı olayın oluşumunda kusursuz olduğundan dava konusu aracın hasarından sorumlu olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporunun, kaza tespit tutanağındaki olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemesinin kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3da58d6249482d2","SID":"3d7b98ff08b8ec5e"}}