{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/488 - 2025/525<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/488 <br>KARAR NO\t: 2025/525 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/379 Esas 2022/875 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 18.04.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05.05.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 04.08.2012 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile davalı ...’in işleteni, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, davalı ... 'in idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının babası ...'in vefat ettiğini, ceza mahkemesi kararının kesinleştiğini, cezada alınan ATK ve trafik bilirkişi raporlarıyla davalı ...' in %20, ...’nin %80 kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, belirsiz alacak olarak, şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar  ..., ... ve ...'den kusurları oranında ve müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.11.2022 tarihli dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini 4.833,99TL'ye artırarak 4.933,99TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatın ise araç sürücülerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta şirketi vekili, ... plakalı aracın davalı şirkete 25.07.2012-2023  tarihleri arasında geçerli olmak üzere 7556263 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk  Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limit ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, 11.06.2021 tarihinde müteveffanın eşi ...' ye 110.536,70 TL ödendiğini, ödemenin tazminattan mahsup edilmesini, sigortalı araç sürücüsünün kusuruna yönelik iddialarını kabul etmediklerini, müteveffanın kaza sırasında güvenlik önlemlerini almadığından müterafik kusur indirimi yapılmasını, şirkete usulüne uygun olarak başvuruda bulunulmadığını, davalının temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... (...) vekili, davalıya atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, davalının kavşağa yaklaşırken hızını azalttığı gibi, tali yoldan çıkmakta olan araç sürücüsüne, ışıkla ikazda bulunduğunu, diğer araç sürücüsünün de bu ışıklı ikaza cevap vererek hızını azaltması üzerine davalının karşı araç kendisini fark ettiği için yoluna devam ettiğini, vefat edenlerin de içinde bulunduğu karşı aracın aniden hızını artırarak yola çıktığını ve çok kısa mesafe bulunduğundan çarpışmanın engellenemediğini tazminata müteselsilen hükmedilmesi talebinin haksız olduğunu, kazanın meydana gelmesinde tek ve ağır kusurlu olanın karşı araç sürücüsü davalı ... olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... ve davalı ..., savunma yapmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, davanın, destekten yoksun kalma ve manevi tazminata ilişkin olduğu, 04.08.2012 tarihinde davalı ...'nin idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile davalı ...'e ait, diğer davalı ...'in idaresindeki ... plaka sayılı araçların çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in babası destek ...'nin vefat ettiği, davacının bu nedenle destekten yoksun kaldığı, mahkemece alınan kusur raporuna göre kazanın gerçekleşmesinde, davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...'in % 25, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin ise % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, destekten yoksun kalma talebine ilişkin olarak, davanın yalnızca davalı sigorta şirketine yöneltildiği, maddi tazminat talebi yönünden, davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili şeklinde talepte bulunulmamış olduğu, yapılan ödeme mahsup edilmek ve sigorta şirketine sigortalı bulunan araç sürücüsünün kusuru dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının destek zararının 1.233,50 TL olarak hesaplandığı, manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği belirtilerek, destekten yoksun kalma talebinin kısmen kabulüne, 1.233,50 TL’nin davalı sigorta şirketinden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 15.000,00 TL’nin (davalılar ... ile ... 10.000,00 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılar ..., ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karardan sonra davalı ... ... vekili tarafından, davalı ...'nin vekili bulunmadığı halde lehine vekalet ücretine hükmedildiği belirtilerek, maddi hatanın düzeltilmesi talebi üzerine mahkemece 21.02.2023 tashih kararı ile davalı ... lehine sehven vekalet ücretine hükmedildiği kabulü ile 5 no'lu hüküm fıkrası, 2. cümlesinde yer alan ... ifadesinin hükümden çıkartılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ıslah dilekçesinde destekten yoksun kalma talebinin yalnızca sigorta şirketinden değil, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edildiğini, salt sigorta şirketi yönünden hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, mahkemece yapılan bu kusur indiriminin hatalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edildiğinden ve müteveffanın da kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığından davalıların kusurunun %100 olduğu da dikkate alındığında müştereken ve müteselsilen tüm davalılar yönünden 4.933,99 TL'nin ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminatın az olduğunu, kaza tarihinde 15 yaşında olan davacının babasını kaza sebebiyle kaybettiğini, talep edilen 50.000,00 TL'nin 2021, 2022 yılı ve günümüz 2023 yılında aynı alım gücüne denk gelmediğini, davalılar arasında kusur paylaşımına karar verilmiş ise de ıslah dilekçesinde kusur paylaşımı talebi bulunmadığını, ıslah dilekçesinde kusur ayrımı yapılmaksızın müştereken ve müteselsilen tazminat talep edildiğini ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 04.08.2012 tarihinde davalı ...'in işleteni, davalı ... sigorta AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araçla, davalı ...'nin sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının babası ...'in vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir.<br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)<br>Somut olayda, davalı sürücü ...'nin kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlalle ana yolda düz seyretmekte olan, kavşaklarda seyir hızı kuralını ihlal eden ...'in idaresindeki ... plakalı araçla çarpması sonucu araçta yolcu olan destek ...'in ölümüne neden oldukları, kazanın oluşumunda davalı sürücüsü ...'nin %75, davalı sürücü ...'in %25 kusurlu olduğu, kazaya ilişkin Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20/11/2014 tarih ve 2013/323 E., 2014/317 K. sayılı kararı ile davalı davalı ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, davalı ...'nin 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair  kararının Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/9001 E., 2018/6648 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, desteğin kusursuz olduğu, davacının babasını kaybettiği, bununla birlikte olay tarihi (2012), olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında, davacı için ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının 6098 TBK'nın 56/2. ve 51. maddesindeki esaslara göre belirlenmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>2-Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.<br>\tTürk Borçlar Kanunun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde; “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir. Buna göre, zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin hepsinden talep edebileceği gibi, bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir. Burada yasa koyucu zarar görene, tazminatın tamamının zarar verenlerden yalnız birine karşı ileri sürebilmesi imkanı sağlamıştır. Zarar verenlerden biri tazminatın tamamını ödediği takdirde borç ortadan kalkar, dolayısıyla zarar gören öyle bir halde artık diğer zarar verenlerden tazminat talep edemez. Bu nedenle kusursuz zarar görenin zarardan sorumlu olanların birinden, bir kısmından ya da hepsinden zararın tamamını talep etmesi durumunda davalı zarar veren, tazminatın diğer zarar verenlerden talep edilmesi gerektiğini ya da kusuru kadar sorumlu olması gerektiğini ileri süremez. Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacıların desteğin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. Ancak TBK’nın 163. maddesinde belirtildiği gibi alacaklının borcun tamamını veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden dilerse yalnız birinden isteyebileceği düzenlenmiş olmasına göre, tazminatın davalılardan tahsilini isteyen davacının borcun tamamının talep edildiğini açıkça belirtmesi gerekir.<br>\tSomut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde davacının desteği ... davalı ...'nin idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olup olayda kusuru bulunmadığını  belirterek maddi tazminatın tamamının davalı sigorta şirketinden tahsilini, manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den kusurları oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş  ıslah dilekçesinde ise  dava değerini ıslah ederken 4.933,99 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini  isteyerek talebini ıslah etmiş, mahkemece davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün %25, ... plakalı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, hükme esas alınan aktüer raporuna göre davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiş ise de ; davacının dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminat için kusur oranına dayanmadığı, açıkça teselsülden vazgeçtiğine dair bir açıklık bulunmadığı, müteveffanın araçta yolcu olup kusurunun bulunmadığını belirttiği  de dikkate alındığında davacının zararının tamamından teselsül hükümlerine göre davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekirken kusur oranına göre sorumlu tutulması doğru olmadığından davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak  4.933,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve TBK'nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınmış olmasına ve  istinafa başvuran davacı taraf lehine olan hususlarda gözetildiğinde  sair itirazlarının reddi gerekmiş, maddi tazminata ilişkin istinaf sebebi yerinde görüldüğünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve kesinleşen ve davacı lehine olan hususlar korunarak   yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre; <br>1-Davacının maddi tazminatı davasının kabulü ile, 4.933,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, takdiren 15.000,00 TL’nin (davalılar  ... ile ... 10.000,00 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılar  ..., ... ile ...’den 04.08.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>3-Harçlar Kanunu gereğince; <br>-Hükmedilen maddi tazminat için  615,40 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>-Hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminat talebi üzerinden hesaplanan 1.024,65 TL'nin davalılar ..., ... ile ...’den (davalılar ... ile ... 683,10 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen  tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>4-Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş olmakla AAÜT 3/2 ve 13/2 maddeleri gereğince kabul edilen kısım üzerinden belirlenen 4.933,99 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile  davacıya ödenmesine, <br>5-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla AAÜT 3/2 ve 13/2 maddeleri gereğince; hükmedilen 15.000,00 TL üzerinden AAÜT gereğince belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...’den (davalılar ... ile ... 6.133,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,  <br>-Reddedilen kısım ve kabul edilen tutar üzerinden belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,  <br>6-Yargılama giderlerinden olmak üzere; 59,30 TL başvuru harcı, tebligat-müzekkere ücreti, 420,00 TL, bilirkişi ücreti, 2.000,00 TL olmak üzere toplam 2.479,30 TL yargılama giderinden  kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.479,30  TL yargılama giderinin, 84,26 TL'sinin davalı ... Sigorta AŞ'den 1.024,65 TL'sinin davalılar ..., ... ile ...’den (davalılar ... ile ... 683,10 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye yargılama giderinin dosya üzerinde bırakılmasına,<br>7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiyesinin dosya üzerinde bırakılmasına, <br>8-HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacı Adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t2-Adli yardım kararı gereğince   istinaf aşamasında yapılan 128.00 TL tebligat gideri ile 59,50 TL posta gideri toplamı olan 187,50 TL yargılama giderinin ve alınmayan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru  harcının davalılardan  tahsili Hazine'ye ödenmesine,<br>\t3-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>               * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a37914ae1184854","SID":"49a8e8df7aaa891c"}}