{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/2011 <br>KARAR NO:2025/403<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/04/2021<br>NUMARASI:2018/132 Esas, 2021/330 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ:22/04/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tispite ilişkin olup; mahkemece davanın  reddine  dair verilen karara davacı vekilince  istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , Davalı tarafla ile müvekkilinin akdetmiş olduğu 27/12/2017 tarihli sözleşme kapsamında, müvekkiline ait binanın dış ve iç cephesine ilişkin olarak boyama, sıvama, kartonpiyer montajı, fayans döşeme vb. işlemler için davalı ... ile anlaştığını , aynı sözleşmede belirtilen birim fiyatlar ile gerçekleşen miktarların üzerinden hesaplanarak bulunacak tutarın ödeneceğini , iş neticesinde davalı ... tarafından sunulan hesaplar sonucu 274.636,00 TL talep edildiğini, bu ödemenin 200.000,00 TL sinin nakden ödendiğini, bakiye için ise 75.000,00TL tutarında bono verildiğini , ancak daha sonra haricen yapmış olduğu ölçümler sonucunda yapılan işlerin tutarının daha düşük olduğu hatta ödemesi ifa edilen 248.636,00 TL den de düşük olduğunu, bu nedenle icra takibine konu senet bakiyesinin aslında hiç ödenmemesi gerektiğini belirterek , müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini  talep  etmiştir.Davalı vekili , Davacı taraf ile müvekkilinin akdetmiş olduğu işlerin teslim edildiğini, hakediş bedelinin ilave işlerle beraber aslında 300.000 TL olduğunu,  274.636 TL olarak karşılıklı mutabık kalındığını, ödemenin 200.000 TL'sinin nakden yapıldığını, bakiye için 75.000 TL senet verildiğini, 01/07/2018 tarihinde davacının büyük ortak olduğu ... Şti. üzerinden Davalı hesabına 50.000 TL ödeme yaptığını, bu tutarın 49.000 TL 'sinin Senet ödemesi olduğu, 1.000 TL sinin ise ek işler bedeli olarak kabul ettiğini ve bakiye 26.000 TL'nin defalarca uyarılmasına rağmen ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını belirterek ,  haksız davanın reddini talep  etmiştir.Mahkemece , somut olay incelendiğinde davacının davalının yapmış olduğu işlerin taraflar arasında el yazısı ile yazılmış sözleşmeye aykırı olduğu , yapılan işlerin metrajının daha az olduğu, bu nedenle fazla ücret tahsil edildiğini, icra takibine konu senedin bakiye 26.000,00 TL si hakkında borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı tarafça yapılan işin metraj ve birim fiyatının taraflar arasında belirlenen sözleşmeye uygun olduğu, bir kısım ödemeleri aldıklarını, kalan bakiye için icra takibi başlattıkları,sonuç itibariyle davanın reddi gerektiğini ileri sürdüğü , davacı asil keşif aşamasında;\"Dava ettiğim husus davalıya güvenerek çıkardığı hesabı metraj üzerinden ödedim , daha sonradan inşaat işlerinden anlayanlara yapılan işi gösterdiğimde birim fiyatlarının makul ancak metrajı yapılan işten çok daha az olarak yapıldığını söyledi , d avalının yapmış olduğu iş metrajı ile kendi el yazısı ile yazıp fiyatlandırma çıkardığı metraj birbiri ile uyumlu olmadığı,çok daha ucuza mal edilecek metrajları bana yaptırmış oldu\" şeklindeki beyanlarından davacının yapılan işin metrajına itiraz etiğinin görüldüğü,davacı taraf metrajın eksik olduğunu ileri sürmesine rağmen dosyamıza kazandırmış olduğu her hangi bir delil tespiti, bilirkişi raporu bulunmadığı, mahkemece keşif yapılmış olup 01/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda konu ile alakalı \"yapılan piyasa araştırmasında İlgili birim fiyatların sözleşme birim fiyatlarına ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu\" dolayısı ile davalı tarafından davacıdan fazlaca ödeme tahsil edildiği yönündeki davacı yanın iddiasının yerinde olmadığının anlaşıldığı, Davacı tarafından yapılan ölçümlerin dosyaya kazandırılmamış olması, ölçümlerde ne şekilde eksiklik olduğunun belirtilmemiş olması, keşifte bizzat ölçüm yapan bilirkişi marifetiyle oluşturulan bilirkişi heyet raporunda her bir işin ayrı ayrı hesaplamaya tabi tutulduğu, yapılan işlerin piyasa rayiç bedelleri ile uyumlu olduğu, davacı tarafın ayıplı ifaya yönelik dava açılış aşamasında her hangi bir iddiasının bulunmadığı, ihtilafın yapılan işlerin metrajı ile alakalı olduğu, keşifte görevli bilirkişi marifetiyle bedelin yapılan iş ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, fiyat teklif ve kabul durumunun ise sözleşmenin serbestliği kapsamında değerlendirildiği, sonuç itibariyle yapılan iş ile fiyat ilişkisinin bilirkişiler tarafından uyumlu görüldüğü, metrajdan kaynaklı taraflar arasında bir haksızlık oluşmadığı hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının davasını ispat edemediği ,İcra ve İflas Kanunu’nun 72 maddesinin 4.fıkrası uyarınca; “...dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyatı tedbir dolayısıyla alacağın geç almış bulunmaktan doğan zararlarının gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı  zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Benzer konuya ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin  2016/6325 esas ve 2017/1791 karar sayılı ilamında kötü niyet taminatı hakkında; \"İcra İflas Kanunu'nun 72/4. maddesi uyarınca ancak ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması halinde alacaklının alacağını geç almış olmaktan dolayı zararı isteyebileceğinden mahkemece tensip zaptı ile birlikte davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesine ve İcra İflas Kanunu'nun 72/2-4 maddesindeki koşullar oluşmamasına rağmen davalı lehine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş,hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.\" şeklinde gerekçelere yer verildiği anlaşıldığından somut olayımızda 25/12/2018 tarihli tensip zaptının 7 numaralı  ihtiyati tedbir konulması yönündeki ara karara istinaden 25/12/2018 tarihinde hazırlanan gerekçeli ara karar nazara alınarak  davacı tarafın talebi üzerine %15 teminat karşılığı ... sayılı dosyası üzerinden vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması nazara alınarak davacı aleyhine tazminata hükmedildiği belirtilerek ,davanın reddine ,davacı aleyhine dava değeri olan 26.000 TL üzerinden takdiren %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , dava konusunun işin metrejanı yönelik olduğunu , 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre sözleşmede kararlaştırılan işlere kıyasla eksik iş yapılmış olduğunu , müvekkilinin davalıya kısmi olarak borçlu olmadığının ortaya çıktığını , davacının müvekkilinden ancak 15.700,50 TL -1.238,50 TL. söve bedeli talep edilebileceği , bilirkişi raporu ile bağdaşmayan bir karar verildiğini , 11.538,00 TL. borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerektiğini , taraflar arasındaki en büyük ihtilafın metrajdan kaynaklandığını , müvekkilinin takibe konu borcun tamamında borcu olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davası olup ,davacı iş sahibi , davalı yüklenicidir.Davacı vekili müvekkiline ait binanın iç dış boya ,siva ve kartonpiyer işi ile ilgili davalı yüklenici ile sözleşme yapıldığını , davalının sunduğu hesaba göre 274.636,00 TL. talep edildiğini , 200.000,00 TL. nakit ödendiğini , 75.000,00 TL. 1.07.2018 vade tarihli 75.000,00 TL. tutarlı bono verdiğini yapılan iş tutarının sözleşmeye göre ödenen miktardan az olduğunu ve davalı tarafından talep edilen 26.000,00 TL. lik kısım için müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili , müvekkilinin hak ettiği hak edişin gerçekte 300.000,00 TL. olduğunu , davacının 200.000,00 TL. ödediğini , verdiği bononun da 50.000,00 TL. sini ödediğini  belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme ,  keşifte bizzat ölçüm yapan bilirkişi marifetiyle oluşturulan bilirkişi heyet raporunda her bir işin ayrı ayrı hesaplamaya tabi tutulduğu, yapılan işlerin piyasa rayiç bedelleri ile uyumlu olduğu, davacı tarafın ayıplı ifaya yönelik dava açılış aşamasında her hangi bir iddiasının bulunmadığını , davacının davasını ispatlayamadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.Somut olayda davacı tarafından  2000.000,00 TL. nakit ödediği ve 75.000,00 TL. tutarındaki bononun bir miktarının ödendiği  , toplamda 248.636,00 TL. davacının ödediğinde taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davalı tarafından yapılan sözleşmedeki işlerin sözleşme birim fiyatlarına göre hesaplandığında ,  yapılan iş tutarı ile davacı tarafından yapıldığı kabul edilen ödemeler karşılaştırılarak davacının borcu olup olmadığı anlaşılacaktır.Dosya kapsamında alınan 01.03.2021 tarihli ek raporda , sözleşmedeki birim fiyatlara göre yapılan iş miktarı doğrultusunda davalı yüklenicinin 248.631,50 TL. hak edişe hak kazandığı , sözleşmede bulunmayan iki adet kaleme dair , dekoratif sıva boya uygulaması ve alçıpan işleri birim fiyatlarla yapılan iş miktarının davalının 15.705,00 TL. hak edişe hak kazandığı , davalının inşaatta yapmış olduğu tüm işlerin toplam tutarının 264.336,50 TL.  olduğu , davacı tarafından davalı tarafa yapılmış ödemeler toplamının 248.630,00 TL. olduğu , davacı iş sahibinin kalan bakiye borç miktarının 15.700,50 TL. olduğu  belirtmiştir. İcra dosyasındaki 26.000,00 TL. den 15.700,50 TL. Davalı  alacağı düştüğünde davacının 10.299,50 TL. borçlu olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının davasının kısmen kabulü ile... sayılı dosyasında davacının 10.299,50 TL. asıl alacak sebebiyle borçlu olmadığının tespitine dair yeniden karar verilmiştir. Ayrıca bilirkişi incelemesi ile alacak tespit edildiğinden ve likit bir alacak olmadığından  icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. Belirttiğimiz sebeplerle  davacı vekilinin istinafının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı  vekilinin istinaf talebinin  kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davacının ... sayılı dosyasından 10.299,50 TL borçlu olmadığının tespitine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı  vekilinin istinaf talebinin  KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2021 tarih ve 2018/132 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının ... sayılı dosyasında asıl alacağın 10.299,50 TL lik kısmı yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, 4-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE<br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN:1-Alınması gereken 703,55 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 444,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 259,53 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 444,02 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan toplam 2.577,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 1.020,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10,299,50 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 15.700,5‬0  TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN:1-Davacı  tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2- Davacı tarafından yapılan 162,10  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı,48,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 210,60 TL istinaf yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere22/04/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56f0aaa2f24a8faa","SID":"f7da322a0b0eab80"}}