{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/06/2021<br>DAVA  : Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 13/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/02/2016 tarihinde, dava dışı... idaresindeki tescilsiz motosiklet ile dava dışı sürücü... yönetimindeki... plaka saylı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, vücudunda kemik kırığı oluştuğu ve iş göremezliğe maruz kaldığı, motosiklet sürücüsünün kural ihlali ve tam kusuru neticesinde kazanın vuku bulduğu, karşı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun olmadığı, davacının yaralanmasına sebebiyet veren motosikletin trafik sigortası bulunmadığından Güvence Hesabına husumet yöneltildiğini beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının motosiklette hatır için taşındığı ve KTK 87/1-son madde uyarınca tazminat talep edemeyeceği, müvekkili şirketin tescilsiz ve motor hacmi 50 cc'nin altında olan araçların verdiği zararı giderme yükümlülüğü bulunmadığı, kusurlu sürücünün ibra edilip edilmediğinin araştırılması ve tespiti halinde Güvence Hesabından da tazminat istenemeyeceği, hakkaniyet indirimi gerektirecek durumları (mütereafik kusur, hatır taşıması) mevcut ise lüzumlu oranda indirimlerin uygulanması, dava öncesi temerrüt oluşmadığı, sigortaya başvuru şartının usulünce yerine getirilmediği, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talepleri bakımından sorumluluğun SGK'ya geçtiği, olayın haksız fiilden kaynaklandığı gözetildiğinde avans faizi talebinin yersiz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının  ...soruşturma numaralı dosyası, kaza tespit tutanağı, kusur raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacının yolcu konumunda seyahat ettiği motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığı ve iş göremezliğe maruz kaldığı, ATK raporuna göre motosiklet sürücünün kusuru sonucu kazanın meydana geldiği, motosikletin trafik sigortası bulunmadığından Güvence Hesabına husumet yöneltildiği, öte yandan zarara neden olan motosikletin tescil kaydının bulunmadığı, motosiklet sürücünün ifadesinde aracı davacının henüz yeni satın aldığı ve plakasının bulunmadığını beyan ettiği, araç tescilsiz olsa da olay anında motosikletin fiili hakimiyetinin ve işletenliğin davacıda olduğu, sigorta genel şartları A.3-b maddesi uyarınca işletenin ileri süreceği tazminat taleplerinin teminat dışı sayıldığı, bu halde davalı Güvence Hesabından tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ... ifadesinde motosikletin davacıya ait olduğunu belirtmiş ise de bu beyanın suçtan kurtulmaya yönelik savunma olduğunu, olay anının verdiği korku ve endişeden dolayı ve karşı araç sürücüsünün dava açmasını engellemek adına böyle bir çabaya giriştiğini, kaza sonrası da muhtemel tazminat alacakları ve hacizlerden kaçınmak için motosikletin davacı adına tescilinin yapıldığını, davalı tarafın böyle bir savunmasının bulunmadığını, motosiklet hacmi bakımından bir itiraz ileri sürdüğü ve davalının savunması çerçevesinde araştırma inceleme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; olaya ilişkin yürütülen soruşturma sırasında ifade veren dava dışı sürücü değil bizzat davacının kendi yazılı beyanı ile motosikletin maliki olduğunu belirttiğini, işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği tazminat taleplerinin teminat dışı hallerden sayıldığını, bu halde Güvence Hesabından tazminat istenemeyeceğini, mahkeme kararının doğru olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Güvence Hesabı, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması veya aracın tespit edilememesi halinde maddi zarardan 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince sorumludur.<br>Davacı, trafik kazası sonucu yaralandığını, geçici ve daimi iş göremezliğe maruz kaldığını, kazaya bağlı yaralanması nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek ve yolcu olarak seyahat ettiği aracın trafik sigortası bulunmadığından Güvence Hesabına husumet yöneltildiğini belirterek kaza sonucu oluşan maddi zararlarının davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-a maddesinde \"sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için hesaba başvurulabileceği\" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-a maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan kişinin, davalı Güvence Hesabı'na husumet yöneltebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın sigortalısının tespit edilememesi gerekmekte olup, bu durum da herşeyden önce böyle bir aracın bulunmasını ve bedensel zarara sebep olmasını gerektirmektedir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir husus değil ise de güçlü kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenin 3. bir  kişi olmasına engel bir düzenleme bulunmamaktadır. 2918 sayılı yasanın 3. maddesinde \"işleten: araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süre kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Bu yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere araç malikleri sahip oldukları bir aracı herhangi bir nedenle yararlanması için başka bir kişiye diğer bir ifadeyle aracın fiili tasarrufunu bir üçüncü kişiye devredebilir. Bu durumda üçüncü kişinin işleten sıfatını kazanacağı ortadadır.<br>Somut olayda kazaya karışan motosiklet olay tarihi itibariyle trafik sicilinde kayıtlı değildir. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası içerisinde bulunan ifade tutanağında dava dışı motosiklet sürücüsü ..., dava konusu motosikleti nişanlısı olan davacı ... yeni satın aldığını ve henüz aracın plakasının bulunmadığını beyan etmiştir. Keza, aynı soruşturma dosyasında ifade veren davacı da motosikletin kendisi tarafından satın alındığını beyan etmiştir. Her ne kadar, somut dosyadaki beyanlarında davacı, dava dışı ...un suçtan kurtulmak amacıyla motosikletin kendisine ait olduğunu beyan ettiğini ileri sürmüş ise de, ceza dosyasındaki beyanlar karşısında somut dosyadaki beyanlara itibar edilmesi mümkün değildir. Ayrıca istinaf dilekçesindeki beyanlara göre, hali hazırda söz konusu motosikletin davacı adına tescil ettirildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, ceza dosyasındaki beyanlar ve olayın meydana geliş şekline göre, her ne kadar tescilsiz olsa da dava konusu kazadaki motosikletin fiili hakimiyetinin davacıda olduğu, sonuç itibariyle davacının tescilsiz motosiklet bakımından işleten konumunda bulunduğu sabittir.<br>Güvence Hesabı tescilsiz ve trafik sigortası bulunmayan aracın verdiği zarar bakımından, kural olarak sigortasız araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur. Ancak kaza tarihi itibariyle geçerli olan Zorunlu Mal Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.3-b maddesi uyarınca işleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri teminat kapsamı dışında olduğundan ve aracın işleteni davacı olduğundan, davacının davalı Güvence Hesabından tazminat talep etmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkememsince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.<br>Davacı tarafça, aracın tescile elverişli nitelikte olup olmadığı ve dolayısıyla davalının husumeti yönünden araştırma yapılmadığı ileri sürülerek istinaf talebinde bulunulmuş ise de;  istinaf dilekçesindeki beyanlara göre, hali hazırda söz konusu motosikletin davacı adına tescil ettirildiği sabit olduğuna göre davacı tarafın bu istinaf talebinde hukuki yarar bulunmamaktadır.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 80,70 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,7‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 13/05/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d830bac880c5d589","SID":"bd9a6a6593267bb6"}}