{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/805 <br>KARAR NO: 2025/904<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/128 Esas <br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/05/2025<br>İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/128 Esas, sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı ...  tarafından, müvekkil ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden kötü niyetle ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirketin davalıya herhangi bir borcu olmamasına rağmen, müvekkil şirket cebri icra tehdidi altında olduğundan, konulan haciz ve yakalama şerhlerini kaldırabilmek amacıyla icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkil şirket ile davalı arasında akdedilmiş bir sözleşme mevcut olmadığını, Davalı ..., Sanatçı ...'un menajeri değildir ve davalının sanatçıyı temsil etme ve sanatçının konser vermesini sağlamak için sözleşme imzalama yetkisi bulunmadığını, ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.den gönderilen 7 Kasım 2024 tarihli yetki belgesi başlıklı resmi yazı ile sanatçı ...'un yurt içinde ve yurt dışında sahneye çıktığı tüm konserlerinde sözleşme akdetmeye ve müzakerelerde bulunmaya ...’un münhasıran yetkili tek firma olduğu, ayrıca sanatçı ...’un başka herhangi bir menajer ve/veya aracı kişi veya kuruluşla anlaşması olmadığı, davalı veya başkaca kişi veya kuruluşlara geçmişten gelen herhangi bir taahhüdü de bulunmadığı anlaşıldığını dolayısıyla, davalının; sanatçı ...'un konserlerini düzenleme, sözleşme yapma veya menajerlik gibi bir yetkisinin bulunmadığı tekrar açıkça ortaya konulmuştur. İcra dosyasına konu borç, hukuki dayanaktan yoksun olduğundan ve borcun hukuki dayanağı olduğu iddia edilen imzasız sözleşmenin kurucu unsurları ve geçerlilik şartları eksik ve sakat olduğundan borç niteliği kazanmadığını, süreç içerisinde, kendi ismi kullanılarak müvekkilin dolandırıldığını fark eden sanatçı ...; müvekkilin daha fazla mağduriyete uğramasını engellemek ve  12-16 Kasım 2024 tarihli 33. Ulusal Patoloji Kongresi'nin ve kendisinin prestijini korumak ve konserin duyurulduğu gibi gerçekleşmesini sağlayabilmek amacıyla, tamamen iyiniyetle, kendisine sadece 600.000,00 TL'nin ödenmesi karşılığında konseri gerçekleştireceğini belirttiğini, davanın kabulüne,  müvekkil şirketin davalıya ödemek zorunda kaldığı 2.782.205,14 TL'nin İİK m. 72/7 uyarınca ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bu tutarın başka hesaplara aktarılmasının önlenmesi için davalının banka hesaplarına tedbir konulmasına, mal kaçırmasını önlemek amacıyla da adına kayıtlı araç ve taşınmazlarının devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstinafa konu karar, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/128 Esas sayılı dosyasında 27/02/2025 tarihinde verilen İhtiyati tedbir talebinin reddine, yönelik kararıdır. Davacı vekili, mahkemenin tedbirin reddine karar vermesinin yerinde olmadığını, HMK.'nun 389.maddesindeki şartların oluştuğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.<br>GEREKÇE:Dava, İİK'nun 72.maddesine dayalı menfi tespit davası olup icra tehdidi altında ödenen bedelin iadesi talebinden kaynaklanmaktadır. Davaya konu edilen alacak yönünden davalının taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmektedir. Uyuşmazlık ise ihtiyati tedbirin şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.  İlk derece mahkemesince \" .... ihtiyati tedbirin ancak dava konusu hakkında verilebilecek olup dava konusu olmayan davalının mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemeyeceği...\" gerekçeleriyle tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. HMK 389. maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü düzenlemiştir. HMK.'nun 390. Maddesinde de yaklaşık ispat kuralının oluştuğu hallerde tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. HMK.'nun 392. Maddesinde ihtiyati tedbirde teminat gösterilmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır. İncelenen dosyada, icra tehdidi altında ödenen bedelin iadesine yönelik talepte bulunulmuştur. Dolayısıyla tedbire konu edilen taşınmaz ve menkuller dava konusu değildir. Bu nedenle mahkemenin tedbirin reddine yönelik verdiği karar yerindedir.  Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,  mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.14/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ff4a3a7058d59e2","SID":"628a319d5d1a36a9"}}