{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br><br>ESAS NO:2014/363 Esas<br>KARAR NO:2025/257<br><br>DAVA:Alacak<br>DAVA TARİHİ:26/01/2009<br>KARAR TARİHİ:18/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait 3 adet çekici ve bu çekicilere ait yine üç adet dorse davalı şirkete ait ... ... gemisine İçinde yükler olduğu halde Pendik Limanından İtalya'nın Trieste limanına gitmek üzere yüklü bir şekilde yüklendiğini ve fakat 06.02.2008 tarihinde gemide meydana gelen yangın neticesinde diğer araçlarla beraber yanarak zayi olduğunu, üç adet taşıyıcı ve bir adet dorsenin bedeli sigorta şirketince müvekkili şirkete ödendiğini, ancak ... ve ... plakalı dorselerin sigortası bulunmadığından bu dorselere ait herhangi bir ödeme alınmadığını, gerek meydana gelen yangında ve gerekse yangının söndürülememesi neticesinde meydana gelen zarardan gemi adamlarının ve armatörün ağır kusuru bulunduğunu, bu nedenle ortaya çıkan her türlü zarardan davalı firma sorumlu olduğunu, bu güne kadar davalı firmaya müteaddit kereler müvekkil şirketin zararının karşılanması için müracaat edilmişse de davalı şirket tarafından bu müracaatlara  kayıtsız kalındığını, meydana gelen olay neticesinde müvekkilinin her birisi 25.000.-Euro değerinde ki iki adet dorsesi yandığı gibi bu yangın neticesinde dorselerin ve taşıyıcının tamamen zayi olması neticesinde müvekkil şirketin günlük 100.Euro'dan 350 X100 Euro X 2 < 70.000.Euro değerinde de kar kaybına uğradığını, yangın sebebiyle 9.139 Euro değerinde navlunu da tahsil edemediği gibi araçlarda bulunan 7.500.-EURO değerindeki yakıt ve  ekipmanların da zayi olduğunu belirterek toplam 136.639 Euro tutarındaki alacağın faiziyle beraber tahsilini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Yük taşıyanın muhafazası altında iken varma limanından gönderilene teslim ettiği ana kadar olan süreden çıkan bir yangının doğrudan yada dolaylı olarak sebebiyet verdiği yükün ziya veya hasarından taşıyanın mutlak şekilde sorumsuz olduğunu, taşıyanın yük ziya veya hasarının yangın sonucu meydana geldiğini ve yangın çıkmasında şahsi bir kusurunun bulunmadığını ispatlamak suretiyle sorumluluktan kurtulduğunu, söz konusu yangının ... ... gemisinde bulunan yük veya yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait gemide yanarak zayi olduğunu, müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğunu, kaldı ki taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yazan parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başında taşıyanın sorumuluğunun 100.000,00 TL ile sınırlanmış olup taşıyanı donatanın sorumlu bulunması halinde sorumluluğu kamyon başında bu miktarla sınırlı olduğunu, aşan kısım için davanın reddi gerektiğini,  davacının dava miktarı ve faiz talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... ... isimli ... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacıya ait araçların  yanarak zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın  davalı taşıyandan  tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili müvekkili şirkete ait 3 adet çekici ve bu çekicilere ait yine üç adet dorse davalı şirkete ait ... ... gemisine İçinde yükler olduğu halde Pendik Limanından İtalya'nın Trieste limanına  taşınmakta iken  06.02.2008 tarihinde gemide meydana gelen yangın neticesinde diğer araçlarla beraber yanarak zayi olması nedeniyle meydana gelen  kar kaybı,  navlun  ile  araçlarda bulunan yakıt ve ekipmanların bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>... ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.<br>Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası 2008/... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından 2016/... Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;\"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir.\" gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemece bu aşamadan sonra ... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; \"... ... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince  sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı\" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.<br> İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; \"... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca  dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının  denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü,  taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da  değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği\" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra Mahkememizin 2024/215  Esas, 2024/294  Karar sayılı ilamı ile  Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada  Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile  ... ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalının sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan  davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 3.966,00 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan  3.350,6‬0 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep  halinde davacıya iadesine, <br>3-Davalı  vekili için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4.maddesi uyarınca takdir edilen  30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/04/2025  <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9e331870852eb89","SID":"b8ceab49db26ea05"}}