{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/578 Esas<br>KARAR NO: 2025/707<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/02/2025<br>NUMARASI: 2024/60 Esas, 2025/33 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile ... arasında kurulan bayilik sözleşmesi ile davacı şirketin ... markasının bayisi ve Türkiye' deki tek distribütörü olduğunu, somut olayda davalı tarafından kurulan ... (...) isimli kulüp ile bu kullanıcı isimli instagram hesabı üzerinden ... marka araçların yetkili ve sözleşmeli servisi gibi lanse edilerek paylaşımlarda bulunulduğunu, bu markanın görsellerine ve yine araç görsellerine paylaşımlarında yer verildiğini, ilgili kişi tarafından ... markası ile ... logosu doğrudan kullanılmak suretiyle tekstil ve tasarım işine girişildiğini, ... logolu kıyafetler satılarak bu kıyafetlerden büyük bir gelir elde edildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün men'ine, davalının haksız eylemleri nedeniyle davacının uğradığı yoksun kalınan kar başta olmak üzere uğramış olduğu zararlara binaen 100-TL maddi tazminatı faizi ile beraber davalıdan tazminine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir..<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda,  ... ibareli markanın TPMK nezdinde  dava dışı ... Ltd /birleşik Krallık tabiyetindeki şirket adına tescilli olduğu, davacının ise ...Limited (..) firması ile 2015 yılında bayilik hizmet sözleşmesi bulunduğu, ancak sözleşme içeriği incelendiğinde, davacı şirketin Türkiye'de münhasır lisans hakkı sahibi olduğu ve marka hakkı sahibi adına Türkiye'de tescilli olan ... marklarının kullanımı hususunda inhisari lisans sureti ile marka hakkı sahibi olduğu ve markaların tescili hak sahibi olan ... Limited adına 3. kişilerin marka hakkı ihlalinden doğan fiil ve eylemlerine karşı dava yoluna başvurma hakkı bulunduğuna ilişkin davacıya bir hak verdiğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği, aksine anılan sözleşmenin 12.1 numaralı tanıtım maddesinde, davacı şirketin münhasır olmayan bir marka kullanım hakkına sahip olduğu, dolayısıyla davacının dava açarken davacıdan izin aldığına dair belge sunmadığı, markanın gerçek hak sahibi olmadığından dolayı huzurdaki davada marka hakkının ihlal edildiği iddiasıyla önleme ve tazminat davası açamayacağı dolayısıyla aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından husumet yokluğu gözetilerek davanın reddine karar verlmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde;  -Gerekçeli kararda her ne kadar dava açma ve ya takip etme yetkisi bulunmadığı belirtilmişse de, ... Limited İle ... Limited arasındaki marka hakkına ilişkin sözleşme bulunup bulunmadığı incelenmeksizin eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, -Müvekkili şirket söz konusu markanın bölgedeki satışında münhasır yetkili olduğunu, bu sebeple işbu dosyada  verilen  ihtiyati tedbirin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,-Davalı tarafın açıkça müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, bu hususun dosyaya sunulan tüm belgelerden açıkça anlaşıldığını, -Bilirkişi raporu eksik ve yetersiz inceleme neticesinde tanzim edildiğini, müvekkil şirketin işbu davayı açmasında yetkisinin bulunmadığına ilişkin tespitlerin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, nitekim müvekkili şirket söz konusu markanın bölgedeki satışında münhasır yetkili olup bilirkişi tarafından yapılan tespitin hatalı olduğunu, -Dosyaya sundukları eski tarihli sözleşme baz alınarak yapılan münhasır yetki değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle işbu en son tarihli münhasır bayilik sözleşmesinin dikkate alınması gerektiğini, -Esasa ilişkin olarak ise dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davalının söz konusu marka hakkının ihlaline ilişkin eylemlerinin açıkça tespit edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekteyken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, -Davalının marka hakkını ihlal eden eylemlerde bulunduğunun, bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, müvekkilin işbu marka hakkının ihlali kapsamında uğramış olduğu zararların tespitine karar verilmesi gerektiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve maddi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, TPMK'da  ... ibareli markaların  dava dışı ... Ltd /Birleşik Krallık tabiyetindeki şirket adına tescilli olduğu, davacının ise ... Limited (...) firması ile  bayilik hizmet sözleşmesi yaptığı, sözleşmede davacı şirketin Türkiye'de münhasır lisans hakkı sahibi olduğu ve marka hakkı sahibi adına Türkiye'de tescilli olan ... marklarının kullanımı hususunda inhisari lisans sureti ile marka hakkı sahibi olduğu ve markaların tescili hak sahibi olan ... Limited adına 3. kişilerin marka hakkı ihlalinden doğan fiil ve eylemlerine karşı dava yoluna başvurma hakkı bulunduğuna ilişkin davacıya bir hak verdiğine yönelik bir düzenlemeye yer bulunmadığı gibi, söz konusu sözleşmenin 12.1 maddesine göre, davacı şirketin münhasır olmayan bir marka kullanım hakkına sahip olduğu, dolayısıyla davacının dava açarken davacıdan izin aldığına dair belge sunmadığı, ilk derece mahkemesince davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu  anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b7db68549f82cb9","SID":"35e4c1b6673432e3"}}