{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2023/337 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/323<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 16/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ---------- şubelerinin ve ---------- şirketlerinin tedarikçisi olduğunu, davalı şirketin kuruluş amacının ve tek işinin ------------ şirketine tedarik sağlamak olduğunu, ----------- ve ----------- şirketlerinde davalı ------------ tek  hakim ortak olduğunu, davacı müvekkilinin davalı şirkette 100.000,00 TL toplam sermaye içinde 12.000,00 TL, ----------- 78.000,00 TL, dava dışı ------------ ise 10.000,00 TL ile ortak olduğunu, hakim pay sahibinin ve müdürler kurulu başkanının  davalı ------------ olduğunu, bu iki hissedarın birlikte hareket ettiğini, bu sebeple müvekkilinin her daim azınlık ortak olarak kaldığını, gerek grup şirketlerde gerekse davalı şirkette davalı ----------- usulsüz işlemler yaptığını, şirketin mal varlığını azalttığını, ------------ terör örgütü ile bağlantısı olması sebebiyle hakkında ceza soruşturması bulunduğunu, tutuklama kararı verildiği, ceza davası açıldığını, yine grup şirketlerden ------------ bir inşaat şirketindeki hisselerini kendi şahsi mal varlığına usulsüz şekilde geçirmesi sebebiyle hakkında güveni kötüye kullanma suçundan ceza davası açıldığını, davalı ------------ şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda yönettiğini, usulsüzlükler yaptığını, şirketi zarara uğrattığını, grup şirketlerdeki benzer  usulsüzlükler nedeniyle bu grup şirketlerden ------------ şirketlerine denetim ve onay kayyımı atandığını ancak usulsüzlüklerin devam ettiğini, denetim ve onay kayyımının yetersiz kaldığını, işbu davadaki gibi yöneticilerin azli için dava açıldığını ve bu davada da tedbiren yönetim kayyımı atanmasının talep edildiğini, bunun üzerine ---------- için açılan davada --------- Esas sayılı, 12/05/2023 tarihli davada kayyım atanmasına karar verildiğini, işbu davada da davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması gerektiğini ileri sürerek, davalı--------- azli ile  davalı şirketteki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, ayrıca yönetim kayyımı, aksi kanaat halinde  ise denetim ve onay kayyımı atanmasını, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davalılar vekilince huzurdaki davaya cevap olarak sunulan 17 sayfalık dilekçede dava dilekçesinde belirtilen iddiaların kabul edilmediği belirtilerek huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, davalı şirkete kayyım atanması ve müdürlerin azli istemlidir.Davalı şirketin 100.000 TL sermayeli olduğu, sermaye oranına göre %78 hissenin --------, %10 hissenin -----------,  %12 hissenin ------------ ait olduğu anlaşılmıştır. Davalıl ----------- dava tarihi itibariyle münferit yetkili, ----------- sınırlı yetkili müdür iken;  davadan sonra yapılmış 07/06/2023 tarihli genel kurul kararı ile ayrıca dava dışı ----------, ----------- münferiden yetkili müdür olarak seçilmiştir.  <br>TMK'nın 427/b-4 madde hükmü uyarınca, tüzel kişiye yönetim kayyımı ancak kanunen gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa atanabilir. Bir başka anlatımla kanunen gerekli organları mevcut olmayan tüzel kişiye kayyım atanır.  “Gerekli organ” kavramı, ilgili tüzelkişinin malvarlığının yönetimi için varlığı zorunlu olan organdır, Anonim ortaklıklarda söz konusu organ yönetim kurulu limited şirketler de ise müdür veya müdürler kuruludur. Gerekli organın mevcut olmaması ile kastedilen bu organın gerçekten bulunmamasıdır. Yönetim kurulunun süresi sona ermiş olmasına rağmen, yeni bir yönetim kurulunun seçil(e)memiş olması veya yönetim kurulu üyelerinin istifaları ile kurulun boşaldığı ve yerlerini doldurma imkânının da bulunmadığı hâllerde yönetim organının mevcut olmadığı kabul edilmelidir. Nitekim, Yargıtay’ın tüm yerleşik kararları da bu yöndedir.<br>Eldeki talepte, davalı şirketin zorunlu organdan yoksun olmadığı sabittir. Davacının iddiası yöneticinin, şirketi zarara soktuğu, kötü yönettiği ve mal varlığının kasıtlı olarak azaltıldığıdır.<br>Buna göre kayyım talebi de müdürün azli talebinden bağımsız bir talep olarak değerlendirilemeyecektir. Davacının tedbiren kayyım atanması istemi mevcut delil durumuna göre makul görünmediğinden, tedbir isteminin reddine karar verilmiş, bu karar istinaf edilmiş, -----------sayılı kararla incelemeden geçmiş, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Bildirilen deliller toplanmıştır. Davacının iddiaları ile davalıların savunması ve davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması karar verilmiştir.<br>Bir bağımsız denetçi, bir mali müşavir bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişi atanmıştır. Bilirkişiler 31/10/2024 tarihli raporunda özetle,  davalı şirketin defter ve kayıtlarına göre davalı şirketin ortaklara borcu yahut ortaklardan alacağının olmadığını, davacının ----------- ve ailesinin ortak olduğu şirketlere yüksek miktarda avans verildiği iddiasını destekleyen bir veri olmadığını, belirtilen şirketlerle sadece ticari ilişki kapsamında borçlandırıcı işlemler yapıldığını, dayanaksız veya ticari faaliyetin gereği olmayacak bir para transferine rastlanmadığını belirtmiştir. Davacı itirazları yönünden tekrar ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler 10/02/2025 tarihli ek raporda kök rapordaki görüşlerini koruduklarını, müdürün azli için, yönetimin çekilmez hale geldiğine işaret edecek haklı sebeplerin mevcut olduğuna dair somut bir veri veya bilginin olmadığını mütalaa etmişlerdir. Kök ve ek bilirkişi raporuna karşı davalı vekili davanın reddini savunmuş; davacı vekili itirazlarını sunmuştur. Davacı vekilinin itirazları mahkememizce de irdelenmiş ve yeni bir heyetten tekrar rapor almaya gerek görülmemiştir. Davacının dayandığı ceza davasında davacı ile davalının ----------- soruşturması kapsamında yargılandığı, 20/02/2025 karar tarihi itibariyle davacının beraatine, davalının mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür. Müdür hakkında ------------ kapsamında yapılan yargılama tek başına  müdürün azli sebebi sayılamayacağı gibi, ceza yargılamasındaki kararı tarihinin bu davadan sonra olduğu açıktır, yine bu ceza kararı henüz kesinleşmemiştir. Ayrıca celp edilerek incelenen 113 sayfalık gerekli kararın tetkikinde, davalı müdürün bu davanın davalısı olan şirket ile bağlantı biçimde azlini gerektirecek çekilmez yönetimine dair bir tespite rastlanmamaktadır. Davacının çift defter tutulduğuna ve varlıkları aşan ipotekler tesis ederek mal kaçırdığına dair iddiası, kendisinin uzman görüşü olarak 06/07/2022 tarihinde alıp ---------- e sayılı dosyaya sunduğu rapora dayanmaktadır. Rapor dava dışı --------- şirketine dairdir. Dava dilekçesinde ---------- müdür olduğu pek çok şirkete dair iddiaların bir arada zikredildiği görülmüştür. Her şirket yönünden müdürün azli iddialarının bağımsız olması ve ayrı değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Mahkememizce atanan bilirkişi heyetinin yaptığı incelemede şirketin 2019 yılından dava tarihine kadar gelişen aşamalarda karlılığını arttırdığı, usulsüz bir kayda rastlanmadığı görülmüştür. Yine davacı vekili itirazlarında ----------- şirketten borç verildiğini ancak bunun defterlere kaydedilmediğini ileri sürmüştür. Kural olarak şirket defterinde kayıt yoksa( şirket ortağına borçlu görünmüyorsa) borçlu olmadığını kabul etmek gerekir. Kaldı ki davacı ortak, yöneticinin şirkete zarar verdiği iddiasında ise yöneticinin sorumluluğu davası açma imkanına sahiptir.  Davacının ek rapora kimi itirazları da (asit test oranına göre sektörde geri kalındığı) dava dilekçesinde yer almayan raporda derç edilen tablolara göre ileri sürülen iddialardır.  TTK.nun 630 maddesinde müdür veya müdürlerinin yönetim ve temsil hakkının kaldırılması ve sınırlandırılmasının her ortağın mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Müdürlerin azil davasında tüm deliller toplandıktan sonra gerekli görüldüğünde ve fevkalade durumlar bulunduğu takdirde şirketi organsız bırakmamak amacıyla şirket müdürlerinin görevine devam edemeyeceği anlaşılırsa; şirkete temsil veya yönetim kayyımı atanması TTK hükümleri uyarınca mümkün olup yönetim veya denetim kayyımı atanması da  geçici bir hukuki koruma tedbiridir.Müdürün azli için, müdürlerin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlâl ettiğinin somut olarak ortaya konması gerekir. Ancak iddialar soyut nitelikte kalmış yeter ölçüde delillerle desteklenememiştir. Davacının, özel denetçi raporu şeklinde ayrınıtılı bir denetim yapılması istemi davanın mahiyetine de uygun değildir.Bu sebeple ispatlanamayan müdürün azli davasının reddine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı şirkete kayyım atanması istemli davanın REDDİNE;<br>2-Davalı müdürlerin azli istemli davanın REDDİNE;<br>3-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere e-duruşma yolu ile davacı vekili ve huzurda bulunan davalılar vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/04/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f969a81c5dbcdc3a","SID":"372d4c1c5554c0d5"}}