{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/574 - 2025/793<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/574 <br>KARAR NO\t: 2025/793<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/349 E.  -  2023/35 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2023 tarih ve 2022/349 E. - 2023/35 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2018/72669, 2020/121746, 2009/29701 sayılı ve \"...\", \"...\", \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/154002 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına yapılan itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, sektöründe kalitenin simgesi haline geldiğini, SMK m. 6/1 kapsamında markalar arasında sınıfsal ayniyet, görsel benzerlik, işitsel ayniyet ve genel intibaı bakımından ayniyet olduğunu, söz konusu gıda mallarının tüketicilerinin toplumun her kesiminden kişiler olduğunu ve bu nedenle markayı detaylı şekilde incelemeden hareket edebileceğini, davalı markasının davacı markalarının arasına sızacağını, davacı marka ailesinin bir üyesi sanılabileceğini, tüketicilerin markalar arasında idari/ekonomik bir bağlantı içerisinde olduğu yanılgısına düşebileceğini, davalı şirketin kötüniyetli olup davacı şirket markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, sadece birkaç harf değişikliği ile ayırt ediciliği yüksek davacı şirket markalarına benzer marka yaratmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirketin dava konusu marka başvurusu ile davacı şirket markalarına yakınlaşma ve haksız kazanç elde etme gayesi içerisinde olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranma yükümü bulunduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2022-M-8860 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/154002 başvuru numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>Davalı ... vekili, SMK m. 6/1 kriterleri dikkate alındığında davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tüketici zihninde de bir ilişkilendirmeye yol açmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun 2020/154002 başvuru numaralı \"...\" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 30. Sınıftaki \"30 Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.\" mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak ve dava dilekçesinde bahsi geçen markaların ise 2018/72669, 2020/121746, 2009/29701 sayılı ve \"...\", \"...\", \"...\" ibrelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 30. Sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, dava konusu markalar kapsamındaki 30. sınıf mallar bakımından ayniyet söz konusu ise de, dava konusu markalar/işaretler arasında işitsel, görsel ve anlamsal bir benzerlik bulunmadığı, bir bütün olarak bıraktıkları intibaın farklı olduğu, davalı markasının baskın görsel gücü dikkate alındığında gıda mallarına ilişkin ortalama tüketici kesiminin, alışveriş için ayırdığı sınırlı süre içinde bir yanılgıya düşmeyeceği, satın alma hareketlerinin olumsuz etkilenmeyeceği, somut uyuşmazlık bakımından 6769 sayılı SMK m. 6/1 koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirkete ait marka başvurusu ile müvekkili şirkete ait markalar arasında 6769 sayılı SMK 6/1 kapsamında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, mahkemenin iltibas değerlendirmesinin Kanuna aykırı olduğunu, müvekkiline ait “...” ve “...” esas unsurlu markaları ve davaya konu “...” ibareli markalar arasında görsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin sınıfların aynı olduğunu tespit etmiş olmasına rağmen bu durumun benzerliğe olan etkisine değinmediğini, davaya konu markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat düzeyi düşük olup, bu durumun markaların karıştırılma ihtimalini artırdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin ... ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet gösterdiği, ..., ... ve ... ... esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, marka başvurusunun esas unsuru ... iken itiraza mesnet markaların esas unsurlarının ... ve ... olduğu, “soldan sağa okuma ilkesi” gereğince markaların başlangıç seslerinin kulakta bıraktıkları tınının farklı bulunduğu, markaların anlamlarının aynı olmadığı, görsel olarak da farklılık bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"882ee732c7c5e9ec","SID":"6d9a70f8609ca722"}}