{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/573 <br>KARAR NO\t: 2025/796<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                 \t K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/290 E.  -  2023/14 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, <br>\t\t  Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2023 tarih ve 2022/290 E. - 2023/14 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2006/23933, 2002/34887, 2015/39887 sayılı \"...\", \"...\", \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı başvuruda bulunduğunu, 2020/110751 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına yapılan itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa  davacı şirketin 1939 yılından bu yana insan ve hayvan sağlığı için ilaç üretiminin yanı sıra etken hammadde de ürettiğini, dünyanın sayılı parasetamol üreticileri arasında olduğunu, davacının ... markalı ilaçlarının Türkiye’de en çok satılan ilaç olduğunu, tanınmış marka olarak kabul edildiğini,  ... ve ... markalarının benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimali barındırdığını, davacının ... markalı ilaçlarının herhangi bir kontrole tabi olmaksızın reçeteye ihtiyaç duyulmadan doğrudan eczaneden alınabildiğini, davacının ... markasının halkın büyük çoğunluğu tarafından bilinen ve ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan bir marka olmasından dolayı halk nezdinde bilinir olduğunu, benzeri bir markanın tescilinin markanın itibarına zarar vereceğini, karşı tarafın haksız kazanç elde edeceğini, tüm bu gerekçelerle davacı şirketin itirazlarını reddeden dava konusu YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 2022-M-5661 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/110751 sayılı \"...\" ibareli markanın “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, dava konusu ... markası ile davacının ..., ..., ... markalarının arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, 5. Sınıf  malların içerik itibariyle bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğini, bu kitlenin markaları ayırt etmede daha dikkatli olduğunu, bu tür emtianın insan ve hayvan sağlığı üzerindeki direkt etkisi sebebiyle profesyonellerin yönlendirmesi doğrultusunda kullanılan ürünler olup tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin markaları ayırt edebilecek düzeyde yüksek olduğunu, bu hususun Yargıtay kararları ile de sabit bulunduğunu, davacının markasının tanınmış olmasından bahisle 6/5. maddede yer alan ihtimallerden birinin gerçekleşeceğinin peşinen kabul edilmesinin mümkün olmadığını, somut olayda bunu ispata ilişkin bilgi ve belgelerin yer almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ortalama tüketicilerin gündelik hayatta karşılaştıkları markaları parçalara bölerek inceleme yapmasından ziyade markaları bir bütün olarak algıladığını, dolayısıyla markaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, ilişkilendirilme ihtimalinin varlığının tek başına karıştırılma ihtimalinin varlığını ortaya çıkarmayacağını, her somut olayda ortalama tüketici algısının, markalar arasındaki çağrıştırmanın işletmesel bağlantı doğurup doğurmayacağının ve potansiyel alıcıların bu iki markayı aynı işletme sanıp sanmayacağının tüm faktörler dikkate alınarak bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini, mukayesenin salt işitsel yönden yapılamayacağını, markalar arasındaki farkların ortalama tüketici nezdinde ayırt edilebilirlik sağlayacağının açık olduğunu, ... markasının bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, marka inceleme kılavuzunda ilaç markalarının arasında reçeteli reçetesiz ilaç ayrımı yapılmaksızın tüketici kitlesinin ilaç satın alırken ya da kullanırken yüksek dikkat düzeyi sergileyeceğinin kabul edildiğini, reçete ile satılıp satılmadığı hususunun tüketici algısını değiştirmeyeceğini, davacının markasının tanınmış olmasının 6/5. maddenin uygulanması gerektiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 05.sınıfta yer alan \"İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.\" yönünden emtia benzerliği koşulunun gerçekleştiği, somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış \"...\" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı \"...\", \"...\", \"...\" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında ortak unsurun başta yer alan ... heceleri olduğu, markalar arasında sonda yer alan L ve X seslerinden kaynaklı görsel ve işitsel farklılıklar bulunduğu, bu haliyle kelimelerin başlangıç sesleri birbirlerinden farklılaşmış ise de, bu farklılığın yalnızca son harfte meydana geldiği, işaretler arasında işitsel bir benzerlik halinin mevcut olduğu, “...” şeklindeki harf diziliminden oluşan ibarenin, doğrudan bir etken madde adından meydana getirildiği yönünde bir bilginin dosya içerisinde mevcut olmadığı, ibarenin “...” şeklinde telaffuz edileceği, bu ibarenin “tıp” alanında bilinen bir anlamı bulunmamakla birlikte İngilizce’de yada diğer dillerde bilinen bir karşılığının bulunmadığı, davacının markalarının kelime unsurunun ise ..., ..., ... kelimelerinden oluştuğu, kelime anlamı olarak da “sözlü, şifahi” anlamlarına geldiği, markalar arasında anlamsal benzerliğin bulunmadığı, uygulamada da kabul edildiği üzere ilaç sektöründe birbirine yakın ibareler içerir, çeşitli etken maddelerden türetilmiş, Latince kökenli çok sayıda marka mevcut olup bilinç ve dikkat düzeyi yüksek ilgili tüketici kitlesinin bu markaları birbirlerinden genellikle ayırt edebildikleri, ilaç emtiasının diğer mallar gibi tüketicinin rasyonel tercihleri sonucu satın aldığı mallardan olmadığı, çünkü bu malın asıl tüketicisinin nihai olarak ilacı kullanan kişiler değil tercihleri belirleyen doktor ve eczacılar olduğu, piyasada ... kelimesi ile türetilmiş çok sayıda ilaç markasının bulunduğu ve ibarenin davacının tekelinde olmadığı dikkate alındığında, ... kelimesinin sonuna eklenen X harfinin markaları yeterli düzeyde farklılaştırdığı, ayrıca söz konusu ilacı tavsiye/reçete eden hekim ile son kullanıcı olan hastaya takdim eden eczacının da bu farklılığı kolaylıkla kavrayacağı,  ...-... markalı ilaçların, marka sözcüklerinin okunuşları ve görünüşleri arasında benzerlik olsa da, ilacı reçeteye yazan, reçeteyi okuyan ve/veya reçetesiz şekilde ilacı öneren hekim ve eczacılar bakımından karıştırılmalarının mümkün görünmediği, taraf markalarının benzer olmadığı, ilaçların reçetesiz olarak satıldıkları durumlarda dahi, ilaç alacak kişilerin bilgilenmiş tüketici oldukları ve özellikle dikkatli davrandıkları, bu durumda bu tüketicilerin, ilaçları karıştırma ihtimalleri, ortalama seviyedeki tüketiciye göre çok daha düşük olduğu, reçetesiz satılmaları halinde de tüketicinin sağlığı ile ilgili bir durumda normalin üzerinde dikkat sarf edeceği ve bir doktorun ya da eczacının desteği ve yardımı ile söz konusu ürünü alacağından başvuru kapsamındaki taraf markaları arasında, dava konusu başvurunun kapsadığı \"05.02 Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.\" emtiasının görece özel ve uzman tüketici kitlesine hitap ettiği, bu ürünler maksimum özen ve dikkat ile satın alınmaktaysa da; marka işaretlerinin fantezi ibareler olması, bu emtia yönünden herhangi bir çağrışımsal etki taşımamaları ve sondaki harf hariç aynı harf dizilimini içermeleri sebebiyle, markalar arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu ve ilgili tüketici kesiminin dahi ...-... markaları arasında bağlantı kurabilecekleri, bu mallar bakımından, 6769 sayılı SMK m. 6/1 anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2022-M-5651 sayılı kararının 05. Sınıf “(Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” yönünden kısmen iptaline, 2020/110751 sayılı markanın 05. Sınıf “(Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler\" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, her tür tüketici bakımından karıştırılma ihtimalinin olduğunu, mahkeme kararında, markaların benzer olduğunun, ancak, 05/01 grup emtia bakımından tüketici kitlesi doktor ve eczacılar olduğundan karıştırılma ihtimali olmadığının belirtildiğini, dahası ürünler reçeteli olsa da olmasa da karıştırılma ihtimalinin olmayacağının vurgulandığını, mahkemenin bu tespitinin hatalı olduğunu, müvekkilinin ürününün reçetesiz satın alınabilen bir ilaç olduğunu, markanın olduğu ürünlerin hitap ettiği tüketici kitlesi değerlendirilirken ortalama dikkatteki tüketicilerin de dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin markasının güçlü ve ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış marka olduğundan, daha yüksek korumaya sahip olması gerektiğini, karıştırılma ihtimalinin hatalı değerlendirildiğini, müvekkilinin markasının Türkiye’nin en tanınmış markalarından biri olduğunu, ancak tanınmışlığa ilişkin iddiaların değerlendirilmediğini, tanınmışlık konusunun değerlendirilmemesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>\tDavalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eksik ve hatalı inceleme ve değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükümde esas alındığını, mahkeme kararı hatalı olup, söz konusu gerekçeye bakıldığında çelişki barındırdığını, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin uzmanlık sahibi grubun nitelikleri/özellikleri gözetilerek yapılması gerektiğini, ilaçlar ister reçeteli isterse de reçetesiz olsun, ilaç emtiasının doğrudan insan sağlığı ile alakalı olması nedeniyle, ilgili tüketici kesiminin ilaç satın alırken ya da kullanırken yüksek dikkat düzeyi sergileyeceğinin kabul edileceğini, davaya gerekçe gösterilen markalar ile müvekkil yan markası mukayese edildiğinde herhangi bir iltibasın mevcut olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davada \"05.02 Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.\" emtiası bakımından “markalar arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu ve ilgili tüketici kesiminin dahi ...-... markaları arasında bağlantı kurabilecekleri, bu mallar bakımından, 6769 sayılı SMK m. 6/1 anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu” gerekçesiyle davanın kabul edildiğini, ancak davacının dava dilekçesinde “bebek mamaları” emtiası yönünden bir talepte bulunulmadığını, mahkemece talebe bağlılık ilkesi aşılarak “bebek mamaları” emtiası yönünden de karar ihdas edildiğini, markalar arasında tüketiciyi yanılgıya düşürecek derecede bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davaya konu edilen markanın tescilinin talep edildiği 5.sınıf malların içerik itibariyle bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiği, bilinçli tüketici kitlesinin de markaları ayırt etmede, diğer tüketici kitlelerine göre daha dikkatli olduğunu, mahkemece kabul kararı verilen emtiaların tüketici kesiminin dikkat düzeyinin davaya konu edilen markayı davacı markalarından ayırt edebilecek derecede yüksek olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğünden kaynaklanan istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tSMK'nın 6/5. maddesi uyarınca, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. <br>\tDavacı tarafça müvekkilinin davaya esas ... ibareli markalarının tanınmış marka olduğu ve bu nedenle iltibasın da bu madde dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği iddia edilmesi rağmen, mahkemece davacının bu iddiası için olumlu veya olumsuz bir inceleme yapılmamış olması yerinde bulunmamışır. <br>\tDiğer yandan mahkemece, \"05.02 Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.\" emtiası bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacının dava dilekçesinde “bebek mamaları” emtiası yönünden bir talep bulunmamaktadır. O halde mahkemece talebe bağlılık ilkesi aşılarak “bebek mamaları” emtiası yönünden de karar verilmesi kabule göre doğru bulunmamıştır. <br>\tBu durumlar karşısında, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 19/01/2023 gün ve 2022/290 E. - 2023/14 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4- Taraflarca istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/04/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2046b651d09ab277","SID":"becfbc94fde8a1b5"}}