{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/572 - 2025/795<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/572 <br>KARAR NO\t: 2025/795<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/88 E.  -  2022/454 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2022 tarih ve 2022/88 E. - 2022/454 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2010/60282, 2013/13864, 2014/43688, 99/000293, 2009/42371, 2012/06560, 2014/43693, 2016/103493, 2009/42373, 2014/46630, 2016/53278, 2014/46615, 2018/83521, 2009/42372, 2016/18267, 99/001458 sayılı ve \"... şekil\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/138583 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin perakende sektörünün öncülüğünü yapmakta olduğunu, “...” ve “...” ibareli markaların sektörünün en prestijli markalarından biri olan “...” markası adı altında piyasaya sürüldüğünü, ...’un tanınmışlığı nedeniyle tüketici nezdinde esas unsuru “...” ve “...” ibareli markaların bilinir kılındığını, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimalinin bulunduğunu, markalar arasında sınıfsal benzerliğin bulunduğunu, itiraz konusu “...” ibareli marka başvurusunun, müvekkilinin esas unsuru “...” ve “...” ibareleri olan markalar ile görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, taraf markalarının işitsel anlamda yoğun derecede benzediğini, davalı yanın “...” ibareli markasının müvekkili firmanın tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, itiraza konu “...” ibareli markanın müvekkiline ait www.....com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, davaya konu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK'nın 2021-M-11637 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/138583 başvuru numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, başvuru konusu marka ile itiraz aşamasında ileri sürülmüş olan “.../...” ibaresini içeren markalar arasında herhangi bir benzerlik olmadığını, başvuru konusu “...” ibaresinin anlamsal, görsel ve işitsel olarak ilgili markanın tüketici nezdinde bütünüyle bıraktığı izlenim yönünden davacıya ait markadan farklı olduğunu, başvuru konusu “...”un siyah bir tonda farklı bir yazı stiliyle ele alındığını ve herhangi bir kelimenin ön plana çıkarılmasının söz konusu olmaksızın oluşturulmuş bir kelime ve şekil ibaresi olduğunu, davaya mesnet davacı markalarının ise farklı bir genel görünüm içerisinde tüketiciye sunulduğunu, kimi mesnet olduğu iddia edilen markalarda “.../...” ibaresinin yanı sıra farklı kelime esas unsurları da bulunduğunu, kavramsal ve işitsel olarak başvuru konusu markanın “...” olarak algılanacağını ve davacıya ait “...” ibaresinin tüketicinin aklına gelmeyeceğini, “.../...” ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, dava konusu markanın, davacı markalarına benzer olmadığından ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından tanınmışlığın işbu davaya etkili olmadığını, davalı markasının davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu www.....com.tr alan adının aynısı ya da benzeri olmadığını ve söz konusu gerekçeye dayalı iddiaların da diğer iddialar gibi reddedilmesi gerektiğini, davalı marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığına yönelik iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı marka başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetlerin tamamı bakımından, taraf markalarının mal ve hizmet listeleri aynı/aynı tür ve benzer olduğu, başvuru \"...\"  ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak ve dava dilekçesinde bahsi geçen markaların standart karekterle yazılı \"... şekil\" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarının görsel açıdan benzer olmadığı, somut olayda karşılaştırılan taraf markalarının 6769 sayılı SMK 6/1 maddesi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olmadığı ve emtia benzerliğine rağmen aralarında karıştırma ihtimali bulunmadığı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket  başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme kararının aksine davaya konu \"...\" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait ... ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik olduğunu, ortalama tüketici nezdinde dava konusu markanın da müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını, markalar arasında işitsel açıdan benzerlik bulunduğunu, \"...\", \"...\", \"...\" ve \"...\" markalarının, müvekkili firmanın herkes tarafından bilinen markaları olup, \"...\" ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkili firmanın tanınmışlığından yararlanacağını, taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerliğin de olduğunu, başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesi gereğince de reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğünden kaynaklanan istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının “...” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet .../... esas ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, zira dava konusu marka ile davacı markalarında ortak olarak yer alan “...”(...) ibaresinin “Büyük, geniş, mikro karşıtı” anlamlarına geldiğinin belirlendiği, ticaret hayatında yaygın olarak kullanıldığı dolayısıyla ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğu, davalının başvuru konusu markasının “...” ibaresi olduğu, siyah bir tonda farklı bir yazı stiliyle ele alındığını, herhangi bir kelimenin ön plana çıkarılmasının söz konusu olmaksızın oluşturulduğu, başvurudaki farklılıkların yeterli ayırt ediciliği sağladığı, ayrıca davacının itiraza mesnet gösterdiği ve dava konusu markada yer alan “... (...)” ibaresinin, “...-sh” şeklinde ayrılarak inceleme yapılmasının, “bütünsel olarak değerlendirilme” ilkesine aykırı olacağı, davacıya ait “...” ibaresini içeren markaları ile dava konusu marka arasında işaret bakımından karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı için davacının SMK'nın 6/6. maddesi kapsamındaki itirazının yerinde olmadığı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği ispatlanamadığından 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0c06332e5e17be3","SID":"614aa8aa829f4252"}}