{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/463 <br>KARAR NO\t: 2025/797<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/117 E.  -  2022/201 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/06/2022 tarih ve 2020/117 E. - 2022/201 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ... markalarını zücaciye sektöründe bilinen ve tanınan bir marka haline getirdiğini, çok sayıda tescili markasının mevcut olduğunu, bu markaların genel olarak 07, 08, 11 ve 21. Sınıf mallarda tescilli olduğunu, dava konusu müvekkilinin başvurusunun 11. Sınıf mallar bakımından reddedildiğini, gerekçe olarak ise davalıya ait dört markanın gösterildiğini, halbuki bu markaların hatalı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin 2012/18039, 2014/58846, 2015/09571 sayılı markalarının bu sınıflarda zaten tescilli olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin daha eski tarihli tescili varken, davalının markalarının ret gerekçesi olmasının hak ve nefaset kuralları ile bağdaşmadığını, taraflar arasında çok sayıda dava bulunduğunu, bu davaların hemen hepsinin davalı tarafça açıldığını, davalının markasının ev tekstili sektöründe kullanmasına rağmen müvekkili markalarının tescilli olduğu mallarda da başvurular yaptığını, davalının çoğu davasının reddedildiğini, 2010 yılından beri 08 ve 21. Sınıf mallarda çok sayıda uyuşmazlık yaşandığını, müvekkilinin önceki markalarının müktesep hak sağlamayacağı yönündeki Kurum kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu başvuruda kullandığı logonun 1998 tarihli logosunun renklendirilmiş hali olduğunu, dolayısıyla yeni başvurunun müvekkilinin eski markalarına yakın olduğunu, Kurumun müvekkilinin asıl olarak 11. Sınıftaki mallar açısından hak sahibi olduğunu göz ardı ettiğini, müvekkilinin 11. sınıfta kullanım önceliği bulunduğunu, müvekkilinin fiili kullanımlarının logolu markası altında gerçekleştirdiğini, asıl iltibas yaratanın davalı markaları olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin 2012/18039 sayılı markasının hükümsüzlüğü talebiyle Bakırköy 1. FSHHM’de açılan 2018/224E sayılı dosyada bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edildiğini, müvekkilinin ... ibaresi üzerinde 11. Sınıfta öncelik hakkı bulunduğunu ileri sürerek 2020-M-2172 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, müvekkili tarafından verilen kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı şirket vekili, müvekkilinin pek çok ülkede perde ve ev tekstil ürünleri üretip pazarladığını, “...”, “...” gibi dev markaların sahibi olduğunu, faaliyet alanını genişletmek için 11. Sınıf kapsamında da birçok ürün üretmeye başladığını, 2016/35286, 2016/35871, 2016/35268 ve 2016/35261 sayılı markalarının bu anlamda sahibi olduğunu, davacının gerçekleştirdiği 2018/62426 sayılı markanın, müvekkilinin markaları ile ortak şekilde 11. Sınıfı kapsadığını, davacının anılan başvuru açısından müktesep hak sahibi olmadığını, davacının önceki tarihli markalarının 11. Sınıfı kapsamasına rağmen “... ...” ibareli marka ile aynı görsel ve işitsel özelliklerde bir markasının bulunmadığını, davacının 2012/18039 sayılı markasının taraflar arasında uyuşmazlık konusu olduğunu, Bakırköy 1. FSHHM’nin 2018/224E sayılı dosyasındaki davanın derdest olduğunu, yine 2014/58846 sayılı markası hakkında da Bakırköy 1. FSHHM’nin 2016/174E sayılı davasının bulunduğunu, 2014/58840 sayılı marka ile ilgili olarak da Bakırköy 1. FSHHM’nin 2018/106E sayılı davasının derdest olduğunu, YİDK kararlarının karar tarihi itibariyle değerlendirilebileceğini, davacının daha eski tarihli 97/020675, 98/019473, 2000/28662 ve 2010/24924 sayılı markalarının ise kapsamlarında 11. Sınıfın zaten olmadığını, taraflar arasında uzun yıllardır süregelen uyuşmazlıkların iş bu dava açısından bir önemi bulunmadığını, kaldı ki “... ...” şeklindeki davalı markası hakkında açılan hükümsüzlük davasında, davanın reddine dair verilen kararın İstanbul Bam 16. HD’nin 2017/4713E – 2020/1205K sayılı ilamı neticesinde kaldırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları kapsamında yer alan ve tescil talebinde reddine karar verilen 11. sınıf mallar açısından ayniyet, aynı malların satışına özgülenen satış hizmetleri açısından ise benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu, taraf markalarının benzer tüketici kitlesine hitap eden, benzer ihtiyaçları karşılayan, birbirleri ile doğrudan rekabet içerisinde olan, satış ve sunum noktaları benzer olan mal ve hizmetleri kapsadıkları, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan birinin belirtili emtia yönünden gerçekleştiği, ... ...+şekil ibareli başvurunun üst kısmında ... görseli yer alan gri/beyaz renklerde dairesel bir logonun tam ortasına yerleştirilmiş altın renkli, uç kısımları kıvrımlandırılmış bir kuşağın yer aldığı, bu kuşak üzerinde beyaz renkle ve logonun bütününe hakim unsur olarak “...” ibaresinin kullanıldığı, fonda yer alan gri renkli dairenin alt kısmında ise “...” ibaresine nazaran son derece küçük şekilde ve siyah/koyu gri renkleler yazılmış, “...” ibaresine yer verildiği, dava konusu marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde “...” ibaresinin asli ve ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, davalının markalarının, ... ...+şekil, ... ...+şekil, ...+şekil şeklinde tamamı uç kısımları kıvrımlandırılmış kırmızı renkte, gri konturları bulunan bir kuşak üzerine beyaz harflerle yazılmış “...” kelimesini esas unsur olarak içeren ve bu ibare yanına eklenmiş bir takım ek sözcük unsurları ile oluşturulmuş markalar olduğu, taraf markalarını oluşturan ibarelerden esas unsur konumunda olan “...” sözcüğünün her iki tarafa ait markalarda da birebir aynı şekilde kullanımından kaynaklı işaretler arasında oldukça yüksek düzeyde bir benzerlik bulunduğu, bu benzerliğin görsel algılar itibariyle de pekiştirildiği,  taraf markalarının ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali doğuracak düzeyde benzer oldukları, davacı tarafın önceye dayalı üstün hak iddiası kapsamında sunduğu deliller kapsamda davacı yanın üstün hak sahipliği iddiasının sabit olmadığı, davacı yanın müktesep hak iddiasına dayanak yaptığı 2012/18039 sayılı ve ''...'' ibareli markanın tescil tarihinin 09.06.2014; 2014/58846 sayılı ve ...+şekil ibareli markanın tescil tarihinin 12.10.2016 ve 2015/09571 sayılı ve ...+şekil ibareli markanın tescil tarihinin 26.12.2017 olup anılan bu üç markanın da 03.07.2018 başvuru tarihli dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle tescili üzerinden henüz makul sürenin geçmediği, yine davacı yan 98/019473 sayılı ve ibareli markasının da müktesep hak açısından değerlendirilmesi gerektiği, bu marka ile yukarıda sayılı markaların 11. sınıfta kullanımı gösterir delillerin işlem dosyasında mevcut olmaması nedeniyle dava konusu markalar açısından müktesep hak iddiasının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, müvekkilinin marka tescillerinin genel olarak 07/08/11 ve 21. Sınıfta olduğunu, davaya konu müvekkilinin marka başvurusunun 11. sınıfta reddedildiğini, gerekçe olarak diğer davalının 2016/35286 sayılı “... ...” , 2016/35268 “ ... ...”, 2016/35261 sayılı “ ... ...”, 2016/35871 sayılı “ ...” ibareli markalarının dayanak gösterildiğini,  söz konusu bu markaların hatalı olarak 11. Sınıfta tescilinin yapıldığını, zira sözkonusu tescillerin müvekkilinin 11. Sınıfta 2012/18039 sayılı ... life, 2014/58846 sayılı ... premium ve 2015/09571 sayılı ... çarşı ibareli markalarının varlığına rağmen tescil edildiğini, müvekkilinin 2014 yılı eski tarihli (2012, 2014 ,2015 yılı) markalarının, müvekkilinin başvurusunun reddine dayanak gösterilen tescillerden ( 2016 tarihli ) daha eski olmasına rağmen müvekkilinin daha eski tescillerinin dikkate alınmayarak sonraki davalı tescillerinin dikkate alınmasının marka hukuku ile bağdaşmayacağını, müvekkilinin tescil önceliğinin bulunduğunu, müvekkiline ait önceki tarihli markalar üzerinden henüz 5 yıllık süreç geçmemiş ise de, müvekkilinin davaya konu marka başvurusunun tesciline engel gösterilen markaların 2016 tarihli olduğunu, davalının dayanak tescillerin de müvekkilin 2012/18039 sayılı taçlıfe, 2014/58846 sayılı ... ..., 2015/09571 sayılı ... ibareli markaları nedeniyle hükümsüzlüğü için davası açıldığını, müvekkilinin 11. Sınıfta üstün hakkı bulunmadığı iddiası ile davalının sonraki tescilleri nedeniyle YİDK kararının yerinde olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davalı başvurularının kötüniyetli olduğunu, 11. Sınıf  açısından hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunun, davalı taraf ile müvekkili arasında olan diğer davalarda alınan bilirkişi raporlarında da vurgulandığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları kapsamında yer alan ve tescil talebinde reddine karar verilen 11. sınıf mallar açısından ayniyet, aynı malların satışına özgülenen satış hizmetleri açısından ise benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu, davacının ... ...+şekil ibareli marka başvurusu ile davalının yukarıda ayrıntısı belirtilen itirazına mesnet markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların \"...\" ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki taraf markasında da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma  süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, davacı tarafın önceye dayalı üstün hak iddiasının sadece yapılan bir başvuruya karşı ileri sürülebileceği, yoksa aynı veya benzer bir markanın tescilli bulunması halinde, öncelik hakkı iddia edene, tescil talebinde bulunma hakkı vermeyeceği, davacı yanın müktesep hak iddiasına dayanak yaptığı 2012/18039 sayılı ve ''...'' ibareli markanın tescil tarihinin 09.06.2014; 2014/58846 sayılı ve ...+şekil ibareli markanın tescil tarihinin 12.10.2016 ve 2015/09571 sayılı ve ...+şekil ibareli markanın tescil tarihinin 26.12.2017 olup anılan bu üç markanın da 03.07.2018 başvuru tarihli dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle tescili üzerinden henüz makul sürenin geçmediği, 98/019473 sayılı markanın da 11. sınıfta kullanımı gösterir delillerin mevcut olmadığı, dava konusu markalar açısından müktesep hak iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025<br>\t\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1128dcc0cc85c310","SID":"8320ce7c5a53fc3f"}}