{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1600 Esas<br>KARAR NO:2025/324 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2018/1338 Esas - 2022/415 Karar<br>TARİHİ:12/05/2022<br>DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin Sakarya ilinde faaliyet gösteren bir göz hastanesi  olduğunu,Davalı ... A.Ş. de, “...” ünvanı altında göz hastaneleri işlettiğini, davalı, ... A.Ş., ... göz hastanelerinin Sakarya şubesini idare ettiğini, ... A.Ş., aynı zamanda, ... A.Ş.'nin yetkilisi olduğunu, ... göz markası adı altında faaliyet gösteren bu şirketler, müvekkilin bulunduğu Sakarya ilinde, haksız rekabet niteliğindeki reklam ve eylemlerle piyasa rekabetini bozduğunu ve hasta algısını hukuksuz bir şekilde yönlendirdiğini. “...” Üünvanlı arama motorunda müvekkil hastanenin ünvanı yazıldığında direkt olarak, birinci sırada, davalı şirketin  markası,  “...''ün reklamı çıktığını, hastalar nezdinde müvekkil hastane ile davalı hastanenin karıştırılmasına neden olan bu eylem nedeniyle özellikle hastaların randevu alma süreçlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını, Davalı,... Ltd.Şti.'nin, “reklamın ne şekilde yapıldığından haberim yok” şeklindeki savunmasının doğru olmayacağını, hiçbir hakkın kötüye kullanılamayacağını, Arama motoru sahibi olan davalı şirket, bu işten nemalanıyorsa denetim sorumluluğu da kendisine ait  olduğunu, mevcut haksız rekabet eyleminden davalı...Şti. de müşterek ve müteselsilen sorumlu  olduğunu, davalı şirketin reklam yasağı olan sağlık sektöründe, iş şartlarına riayet etmeyerek ayrıca haksız rekabete neden olduğunu, yaşaya aykırı ve aynı zamanda suç teşkil eden reklamların yayınlanmasının durdurulması için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca  ihtiyati Tedbir Kararı verilmesine, müvekkili Hastanenin maruz kaldığı manevi zarar ve yasaya aykırı reklamlar nedeniyle uğradığı manevi zarara karşılık, 40.000,00 TL manevi tazminatın  davalılardan müşterek ve müteselsilen Tahsiline,  dava sonunda verilecek lehe kararın, 6102 sayılı TTK'nun 59. Maddesi gereğince, İlanına, yargılama giderleri ve vekalet Ücretinin davalılara  yükletilmesine karar verilmesini  talep  ve  dava  etmiştir.Davalı  ...,... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı tarafın Türk Ticaret Kanunu hükümleri ile bir kısım sağlık mevzuat hükümleri çerçevesinde müvekkili sağlık merkezinin davacı aleyhine haksız rekabet yaptığının tespiti, benzer suretteki Haksız Rekabet Eylemlerinin icradan men edilmesi,dava konusu yayının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi, manevi tazminat ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ettiğini, davacı taleplerinin haksız ve mesnetsiz  olduğunu, davacı tarafın delil olarak dosyaya sunduğu, belgede yer aldığı üzere, müvekkil sağlık merkezinin tescilli ismi ve internet sitesi yer aldığını,  davacının iddia ettiği ve dava dilekçesi ekinde sunduğu emsal kararlarda geçen iddiların aksine müvekkil sağlık merkezi kendi ismi ve internet sitesi ile yer aldığını, rakip şirketlerin markasının, ticaret unvanlarının veya tanınmış özelliklerininin zikredimesi\" söz konusu olmadığını,müvekkilinin  faaliyet alanı içerisinde, kendi ismi ve internet sitesi ile bulunduğunu,Bu nedenle de davacının  davasının  haksız ve mesnetsiz olduğunu, yetki itirazımız kapsamında davanın reddine karar verilmesini belirtmiştir.Davalı ... vekili ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesi ile: ...'ın, ... hizmetine ilişkin iddialarının ve taleplerinin doğru muhatabı olmaması nedeniyle ihtiyati tedbir kararının .... yönünden kaldırılması gerektiğini, ... veya çalışanlarının veya yöneticilerinin herhangi birinin Türkiye'deki ...ımından verilen ihtiyati tedbir kararının icrasından sorumlu tutulamayacağını, zira bu hizmetin Türkiye'deki kullanıcılara .... tarafından sağlandığını, davacının çevrimiçi bir şikayet formu doldurmak suretiyle iddialarını ve taleplerini doğru muhatap olan ...'a kolayca iletebileceği gibi ihtiyati tedbirin uygulanmasını da ...'dan talep edebileceğini, davacının ortaya koyduğu davasının ilk görünüşte haklı bir dava olmadığını, böyle bir davanın mevcudiyeti ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin ön şartı olduğu ve böyle bir dava yokken tedbir kararı verilemeyeceğini, bu nedenlerle 17/12/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının müvekkili yönünden kaldırılmasına, bu talebin reddedilmesi ihtimalinde davacıya ihtiyati tedbir kararı karşılığında teminat gösterme yükümlülüğü getirilmesine, itiraz hakkında karar tesis edilene kadar HMK 394/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının icrasının durdurulasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş.'ye  tensip  zaptı  ve dava  dilekçesinin tebliğ  edilmiş  olduğu, davalı  tarafından  davaya  cevap verilmediği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesinin 12/05/2022 tarih ve 2018/1338 Esas-2022/415 Karar sayılı kararı ile;\"Dava, \"...\" arama motoruna davacının hastanesine ait ibareler yazıldığında, davalı şirketin reklamlarının çıktığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde; davalı ... AŞ'ye veni vidi göz hastanelerinin Sakarya şubesini idare ettiği, ... AŞ'nin davalı ... AŞ'nin yetkilisi olduğu, davalı ... Şti'ye ise diğer davalılara reklam alanı sağladığı iddiasıyla husumet yöneltilmiştir.Davalı ... AŞ.Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Dava dilekçesinin \"Açıklamalar\" başlıklı 1.bendinde davalı ... AŞ'nin davalı ... AŞ'nin yetkilisi olduğu belirtilmiş, dilekçenin devamında davalı ... AŞ kastedilerek haksız rekabet yaptığı ileri sürülerek tek bir davalı şirketten bahsedilmiştir. Dolayısıyla  ... AŞ'ye davalılardan ... AŞ'nin yetkilisi olduğu iddiasıyla husumet yöneltilmiş, ortaklık iddiası dışında adı geçen davalı hakkında başka bir vakıa ileri sürülmemiştir. Her iki davalı şirketin tüzel kişiliklerinin birbirinden farklı olması  ... AŞ'ye ortağı olduğu şirketin haksız rekabet eyleminden dolayı doğrudan husumet yöneltilmesinin  mümkün olmamasından dolayı, adı geçen davalıya karşı açılan davanın sıfat yokluğu (pasif husumet) yokluğu nedeniyle  usulden karar vermek gerekmiştir.Davalı ... Şti Yönünden Yapılan Değerlendirmede; ... reklamları,  \"...\" ve \"...\"internet siteleri üzerinden \"...\" (...) hesabı açılarak sağlanmaktadır. İnternet alan adının kime ait olduğunun sorgulandığı \"...\" internet sitesi üzerinden yapılan sorgulamalarda  \"...\" ve  \"...\"  alan adlarının \"...\" şirketi adına tescilli olduğu, anlaşılmaktadır.Davalı ... Şti vekili de cevap dilekçesinde Türkiyedeki kullanıcalara sağlanan .. hizmetinin ... Ltd tarafından sağlandığını, kendilerinin adı geçen şirketin temsilci vb.olmadığını savunmuştur.Davaya konu hizmetin  ...'nin Türkiye'deki şirketi tarafından sağlandığına, Türkiye'deki şirketin yurt dışındaki hizmet sağlayıcı şirketin temsilcisi vb.olduğuna dair dosyada bir delil yoktur.Açıklanan nedenlerle dosya kapsamına göre; \"...\" (...) hesabı üzerinden reklam hizmetlerinin sağlandığı  \"...\" ve  \"...\" alan adlarının dava dışı ... şirketi adına tescilli olduğu, bu nedenle ayrı tüzel kişiliğe sahip bir şirket olan   davalı  ...  Ltd Şti'ye husumet yöneltilemeyeceği (Emsal Yargıtay 11.HD'nin  2016/1477 E- 2017/5476 K.sayılı kararı) gerekçesiyle adı geçen davalıya karşı açılan davanın sıfat yokluğu (pasif husumet) yokluğu nedeniyle usulden karar vermek gerekmiştir.Davalı  ...  AŞ.Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davalı  ... AŞ'nin Sakarya ilinde \"...\" unvanıyla hastane işlettiği hususunda ihtilaf yoktur. Davacı vekili  Sakarya ilinde hastane işleten müvekkilinin hastane adı olarak kullandığı  \"yeni ...\" ibarelerinin ... arama motoruna yazıldığında , birinci sırada \"...\" reklamı çıktığını, bu durumun hastanelerin karıştırılmasına ve haksız rekabete neden olduğunu  ileri sürmüştür.Davacı vekilinin talebi üzerine davadan önce düzenlenen Kadıköy 29.Noterliğinin 06/11/2018 tarih ve ... no'lu tutanağında; \"...\" isimli arama motorunda ... Hastanesi, ... Randevu ve ... kelimeleri arandığında ekte görüntüleri yazan sayfaların çıktığı tutanak altına alınmıştır. ... internet sitesinden alınan ekli sayfaların incelenmesinde; arama motoruna \"...\" ... hastanesi\"   \"... randevu\" ibarelerinin yazılı bulunduğu, arama sonuçlarının ilk sırasında, Göze Temassız Lazer Tedavisi başlığı altında \"reklam\" olduğu belirtildikten sonra \"...com/...\" linkinin yer aldığı, hemen altında ise davacıya ait ... Hastanesinin linkinin yer aldığı görülmektedir.Bilgisayar Programcısı ve Ticaret Mevzuatından Kaynaklanan nitelikli hesap uzmanından oluşan iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan 05/02/2021 tarihli raporda; ... arama motorunda \"...\" sorgusu yapıldığında davalıya ait internet sitesinin reklam olarak ortaya çıkmasının reklam verenin davacıya ait ibareleri anahtar kelime olarak kullanıldığı anlamına gelmeyeceği, \"...\" anahtar kelimesinin hedef anahtar olarak kullanıldığının tespitinin ... firmasından alınacak bilgi ile mümkün olabileceği, aynı ibarelerle yapılan sorgulamada \"...\" ibaresinin reklam olarak üst sıralara çıkmadığı, davacının alan adını oluşturan ibareler anahtar kelime olarak kullanılarak \"...\" lehine reklam verilmesi halinde  davalı şirketi rekabette geriye düşürebileceği,  \"...\"  markasının dava dışı ... AŞ'ye ait olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bilirkişi heyetince  mevcut dosya kapsamına göre haksız rekabete ilişkin somut bir tespite ulaşılamamıştır.Davaya konu uyuşmazlıkta ispat yükü ve haksız rekabetin gerçekleşip gerçekleşmediği konularının çözümü için,\"...\" reklamının kim tarafından satın alındığı,  \"...\" ibaresi  anahtar kelime olarak kullanılarak reklam verilip verilmediği hususları önem arz etmektedir.Dosya kapsamına göre  \"...\"  markasının dava dışı başka bir şirkete ait olduğu, davalı dışında başka hastaneler tarafından da bu markanın kullanıldığı, ... reklamlarında kullanılan \"...\" alan adından markayı kullanan tüm hastanelerin faydalandığı, söz konusu reklamın sadece davalı  ... AŞ'nin işlettiği hastaneyi hedeflemediği  anlaşılmaktadır. Bu durumda öncelikle  \"...\" alan adının kullanıldığı reklamın kim tarafından satın alındığının tespiti gerekmektedir.Zira, söz konusu reklamın davalı  davalı ... AŞ tarafından satın alındığının tespiti halinde,  davacıya ait  \"...\" anahtar kelimesi yazıldığında \"...\" alan adı çıktığına dair noter tespiti bulunduğundan adı geçen davalı; hangi sözcükleri anahtar sözcük olarak satın aldığını,  satın alınan anahtar sözcükler arasında davacıya ait \"...\"  ibaresini satın almadığını ispatla yükümlü olacaktır. (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2019/3061 E- 2020/1179 K.sayılı kararı)  Açıklandığı üzere  \"...\" markasının dava dışı şirkete ait olması ve başka hastaneler tarafından da kullanılması nedeniyle davaya konu ... reklamının kim tarafından satın alındığı bilinmemektedir.Söz konusu reklamın davalı  ... AŞ tarafından satın alınıp alınmadığının tespiti açısından 31/03/2022 tarihli duruşmada  adı geçen davalıya,  ... hesabınına ait tüm dökümleri sunmak üzere HMK'nın 220/1.maddesi uyarınca kesin süre verilmiş, davalı vekili  28/04/2022 tarihli beyan dilekçesinde \"müvekkil şirketin ... ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığını\" beyan etmiş, davacı vekili 12/05/2022 tarihli duruşmada; \"HMK'nın 220/1 maddesi uyarınca ADS kayıtlarının ibrazı için süre verilen ve elinde bu husus da kayıt olmadığını bildirilen  davalı ... A.Ş.'ye HMK'nın 220/3 maddesi uyarınca yemin teklif etmeyeceğiz\" şeklinde beyanda bulunduğundan davalıya 220/3 maddesi uyarınca yemin teklif edilmemiş,  bu nedenlerle ispat yükü davalıya geçmemiştir.Bu durumda davaya konu reklamının kim tarafından verildiği ve reklamda satın alınan  anahtar sözcüklerin tespiti için, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere reklam hizmetini veren yurt dışındaki ... şirketine müzekkere yazılması davanın aydınlatılması için zorunluluk haline gelmiştir. Ancak  davacı vekili 12/05/2022 tarihli duruşmada; \"İrlanda da olduğu iddia edilen ... kayıtları ile ilgili de yurtdışına müzekkere veya talimat yazılması talebimiz yoktur. Zira dosya tekemmül etmiştir\" şeklindeki beyan ve talebi nedeniyle taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda söz konusu müzekkere yazılmamıştır.Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının  davalılar ... AŞ ve davalı ... Şti'ye husumet yöneltemeyeceği, davaya konu reklamda davacıya ait ibarelerin anahtar sözcük olarak satın alınığının tespiti halinde  haksız rekabetin söz konusu olacağı ve reklamdan yararlanan davalı ... AŞ'nin haksız rekabetten sorumlu olacağı, bu nedenle davacının davalı ... AŞ'ye husumet yönelmesinde usule aykırı bir durum bulunmadığı,  ... arama motorunda davacıya ait \"...\" ibaresi  anahtar kelime olarak yazıldığında, \"...\" alan adınının reklam olarak ilk sıraya çıkmasında haksız rekabetin meydana gelmesi için, söz konusu reklamın satın alınması sırasında davacıya ait \"...\" ibaresinin  anahtar kelime olarak satın alınması gerektiği, reklamın satın alınmasında kullanılan \"...\" (...) hesabının kime ait olduğu ve hangi anahtar kelimelerin satın alındığı hususlarının bu hizmeti veren yurt dışı ... şirketinden celbi gerektiği, ancak davacı vekilinin bu yönde bir talebinin olmadığını bildirdiği, dosyadaki mevcut yazılı belgeler ve dinlenen tanık beyanlarının haksız rekabetin varlığını tespite yeterli olmadığı, bu nedenlerle davalı ... AŞ yönünden haksız rekabetin ispatlanamadığı anlaşılmakla,   davalılar ... AŞ ve davalı ... Şti'ye açılan davanın husumetten,  davalı ... AŞ'ye açılan davanın esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçeleri ile, ''1- Davalı  ... Sağlık Hizmetleri AŞ ve ....Şti'ye açılan davanın adı geçen davalıların sıfat yokluğu (pasif husumet) nedeniyle reddine, 2-Davalı  ... .... AŞ'ye açılan maddi ve manevi tazminat davasının esastan reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usulsüz ve geçersiz olduğunu, dosyadaki bilirkişi raporları yok sayılarak ve müvekkili şirketin mağduriyeti görmezden gelinerek ve davalının kötüniyetli beyanları doğrultusunda hüküm kurulduğunu,Yapılan yargılamanın adil olmadığını, davalının söz konusu reklam ekranını haksız rekabet amacıyla kullandığını,Davalı ...'ın sorumlu tutulmamasının kabul edilemeyeceğini, davalı ...'ın husumet ve tedbir kararının uygulanması konusunda yetkisi olmadığı iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yine davalı ... şirketinin Türkiye'de ofisinin bulunduğunu, yöneltilen husumetin doğru olduğunu ve davalarının reddine karar verilmesinin usulsüz ve geçersiz olduğunu, davalı şirketin mahkemenin istediği belgeleri sunmadığını, ilk derece mahkemesinin 31.03.2022 tarihli duruşma tutanağında kesin süre içerisinde belgelerin sunulmaması halinde davanın kabul edileceğini belirttiğini ve buna rağmen davanın reddine karar verildiğini, davalı ...'ın mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararını uygulamadığını,Davalılara karşı aynı hukuki sebebe bağlı olarak dava açmış olmalarına rağmen, her davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu,İleri sürerek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kararın ilanı ve haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, 1- Davalı  ... AŞ ve ....Şti'ye açılan davanın adı geçen davalıların sıfat yokluğu (pasif husumet) nedeniyle reddine,  2-Davalı  ... .... AŞ'ye açılan maddi ve manevi tazminat davasının esastan reddine,  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda davacı taraf, ...Hastanesi ünvanı ile Sakarya ilinde  göz hastanesi işlettiği, Davalı ... A.Ş.'nin de, “...” ünvanı altında göz hastaneleri işlettiği, davalı, ... A.Ş., ... göz hastanelerinin Sakarya şubesini idare ettiğini, ... A.Ş., aynı zamanda, ... A.Ş.'nin yetkilisi olduğunu, ... arama platformu üzerinde davalılarca verilen reklam uygulaması sonucunda,“...” ünvanlı arama motorunda davacı hastanenin ünvanı yazıldığında direkt olarak, birinci sırada, davalı şirketin markası olan, ''...”ün reklamının çıktığını, hastalar nezdinde davacı hastane ile davalı hastanenin karıştırılmasına neden olduğunu ve bu nedenle haksız rekabet oluştuğu iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, men'i ve haksız rekabet oluşturulan reklamlar nedeniyle maruz kalınan manevi zarara karşılık 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştiir Davacının huzurdaki davada ileri sürdüğü iddiaları ve talepleri, ... hizmetine ilişkindir. Davalı  ....Şti'nin sicil kaydına göre faaliyet konusunun  İnternet reklamcılığı da dahil olmak üzere reklamcılık satışının ve pazarlamasının sağlanması ile ürün ve hizmetlerin satışının sağlanması ve ürün ve hizmetlerin satışı ve direkt pazarlamasından ibaret olduğu, “...” hizmetinin Türkiye'deki sahibi ve işletmecisi mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere, davalı  .. Şti. olmadığı, buna göre mahkemece ... ...Şirketi  aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Mahkemece gerekçesinde belirtilen tesbitler gözetildiğinde davacı vekilinin eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK 282 maddesindeki \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince verilen hüküm gerekçesinde bu iddiaların  değerlendirildiği tesbit edilmekle, İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller,  bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen  rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek  ilk derece mahkemesince verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki  istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti” başlıklı 3. maddesinin 2. bendinde birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddi halinde ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.Somut olayda mahkemece, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği, kendisini vekille temsil ettiren davalılar hakkında verilen ret sebebi farklı olup buna göre ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43a64bd105c2c4a0","SID":"f7cb38a9971285e0"}}