{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/667 - 2025/794<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/667 <br>KARAR NO\t: 2025/794<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                      \t    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/232 E.  -  2023/27 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2023 tarih ve 2022/232 E. - 2023/27 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili firmaya ait “...” esas unsurlu markaların tanınmışlığa ilişkin tüm kriterlere sahip olduğunu, müvekkili firmanın uzun yıllar sonunda “...” ibaresini ihtiva eden markaları ile kendi mal ve hizmetini, diğer rakip mal ve hizmetlerden farklılaştırmış ve son derece yaygınlaştırmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun ise 04 ve 37. Sınıfta tescil edilmek istenmekte olup, bu sınıfların müvekkili şirketin tanınmış olduğu sınıfları ifade ettiğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkiline ait markalar ile yüksek seviyede benzer ve davalının tescil için başvuruda bulunduğu tüm mal ve hizmetlerin müvekkili şirketin tescilli olduğu mal ve hizmetler ile ayniyet içermekte olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılmaya müsait bulunduklarını, müvekkili şirketin ... markalarının yanı sıra, şekil unsunu da içerdiğini, 2012/75312 sayılı marka ve 2012/06044 sayılı tasarım tescilinin sahibi olduğunu, ... isimli bu karakterin müvekkili şirketin tanınmış bulunduğu sarı ve mavi renkleri taşıyan bir karakter olup, müvekkili şirketin faaliyetlerinde sıklıkla kullanılan ve ... markaları kadar tanınmış bir marka olduğunu, dava konusu marka başvurusunun hiç şüphesiz müvekkili şirket tasarımını/markalarını çağrıştıracağını ve bununla birlikte sonraki markanın önceki markanın sahibiyle ilişkilendirilmesinin tüketicinin markaların sahiplerinin ekonomik olarak bağlantılı olduklarını düşünmesi tehlikesine yol açacağını, dava konusu marka başvurusunun bu derece benzer bir karakter ile tamamen müvekkili şirketin tanınmış olduğu sektöre ilişkin mal ve hizmetlerin yer aldığı 04. ve 37. Sınıfa ilişkin bir başvuru yapması hali hazırda iltibasa yol açacakken, bir de ... ibaresini kullanmasının iltibas ihtimalini kaçınılmaz kıldığını, bu derece benzerliğin tesadüf sayılamayacağını, dava konusu markanın, aşikar bir şekilde müvekkili şirket markalarından yararlanma amaçlı bir başvuru olduğunun açık olduğunu ileri sürerek YİDK'nın  2022-M-4493 sayılı kararının iptali ile 2020/97538 sayısı ile tescil başvurusu yapılan ve tescil işlemleri devam eden “... ...” ibareli markanın dava devam ederken tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, başvuru markasının asli unsurunun “şekil” unsuru olduğunu, mavi ve sarı renklerden oluşan figürün ön kısmında sarı renkte “... ...” ibaresinin yer aldığını, itiraza mesnet davacı markalarında “...” ibaresinin yanı sıra ilave kelime unsurlarının yer aldığını, ayrıca renk ve şekil unsurları ihtiva ettiğini, yazım stillerinin de farklı olduğunu, taraf markaları arasında “...” ibaresi ortak olarak yer alsa da iş bu ortak unsurun varlığının markaları benzer kılmaya yetmediğini, karşılaştırılan taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olmadıklarını, başvuru markasının itiraza mesnet markalardan yeterli düzeyde ayırt edici niteliği haiz olduğunu, itiraza mesnet bazı davacı markaları ile başvuru markasının karşılaştırılması halinde markaların anlam, şekil, fonetik ve bıraktıkları genel izlenim yönünden benzer olmadığını, başvurunun kötüniyetli olarak gerçekleştirildiği yönünde davacı yanca itiraz aşamasında yeterli delil sunulmadığından kötüniyet iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2020/97538 sayılı ve “... ...+Şekil” ibareli markanın malları/hizmetleri ile davacıya ait redde mesnet markaların kapsamındaki mallar/hizmetlerin davacının redde gerekçe markalarının kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu markanın mavi renkte oluşturulmuş robot tarzında bir karakterin üzerinde sarı renkte “... ...” ibaresinin yer aldığı karma bir marka olduğu, davacının redde gerekçe markalarından yine şekil unsur bir marka olup, mavi renkte oluşturulmuş robot tarzında bir karakter ile “...” ibaresinin yer aldığı karma marka olduğu, dava konusu marka ile redde gerekçe markalardan şekil unsurlu marka arasında, dava konusu markanın kelime unsuru “... ...”, davacının söz konusu markasının esas unsurunun “...” olduğu, ayrıca markalarda yer alan şekil unsurlarının ayırt edici niteliği düşük basit robot tarzında bir karakter ve bu karakterler arasında belirgin şekilde farklılıklar olduğu hususları birlikte dikkate alındığında, marka işaretleri bakımından görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, davacının redde gerekçe diğer markalarının, “...” ibaresi ile bu ibarenin yanına veya bitişik olarak “...” ibarelerinin bulunması ile oluştuğu, davalının “... ...” ibaresini içeren markasıyla davacıların “...” ibaresini içeren markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, başvuru görselindeki “...” ibaresinin davalının “...” ibaresini içeren markaları ile çok yakın düzeyde birbirine benzer ve bağlantılı bir marka olduğunun görüleceği, tüketicilerin yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının “...” ibaresini içeren başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacıların “...” ibaresini içeren seri markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, markaların aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, dava konusu markada yer alan “...”, “...” ibareleri ve “şekil” unsurunun bu keyfiyeti değiştirmeyeceği, zira tüketici algısının marka işaretinde yer alan aklında daha kolay kalacak kelime unsuruna odaklanacağı, “...” ibaresinin “...” ibaresini niteleyen ayırt edici niteliği oldukça düşük bir ibare olması nedeniyle tüketicilerin “...” ibaresini markasal bir ibare olarak algılayacağı, dolayısıyla dava konusu markada yer alan diğer unsurların, markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davacının “...” ibaresini içeren markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu, davacıya ait “...” ibareli markaların tanınmış olduğunun ispatlanamadığı, öte yandan 6769 s. SMK'nın 6/5. maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmayacağı, aynı zamanda dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, somut olayda bu şartların gerçekleştiğine dair veya gerçekleşmesi ihtimali olduğunun dosya kapsamında herhangi bir delil ya da belge ile ispat edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, dava konusu markada yer alan şekil unsuru ile davacının redde gerekçe tasarımların, ayırt edici niteliği düşük basit robot tarzında bir karakter içermeleri ve bu şekiller arasında belirgin şekilde farklılıklar olduğu, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı hususları dikkate alındığında, davacının SMK 6/6 kapsamındaki itirazının yerinde olmadığı, dava konusu kötü niyetli olarak yapıldığına ilişkin bir kanaatin oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2022/M-4493 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka başvurusunun, sadece “...” ibareli markalar ile benzerlik taşımadığını, aynı zamanda, müvekkil şirketin karakterini de taklit ettiğini, karakterler arası benzerlik sayısının, farklılıklardan daha fazla olduğunu, her iki tarafa ait karakterin de insanlaştırılmış birer figür olup, en önemli özelliklerinin, sadece sarı-mavi renklerden oluşturulmuş olmaları, kapsamlarında başka hiçbir renk kullanılmaması, göğüslerinde bir yazının yer alması ve her tarafları mavi renk iken sadece yüzlerinde sarı renk kullanılması, her iki karakterde de kulaklık bulunması ve iki karakterin de ellerinin belinde olması olduğunu, ayrıca bu derece benzerliğin tesadüf sayılamayacağını, dava konusu markanın, aşikar bir şekilde müvekkili şirket markalarından yararlanma amaçlı dosyalanan bir başvuru olduğunu, müvekkiline ait “...” isimli karakterin, aynı zamanda bir tasarım belgesine konu edilmiş olup, müvekkiline ait tasarımı içeren dava konusu markanın 6769 sayılı SMK madde 6/6 uyarınca da hükümsüzlüğünün gerektiğini, iş bu davanın 6769 sayılı SMK madde 6/9 gereğince de kabulünün gerektiğini, dava konusu markanın, müvekkili firmanın “...” markaları ve “...” isimli karakteri ile ayniyet derecesinde bir başvuru olup, müvekkili firmanın hem ... ibareli markalarını hedef alan hem de reklam karakterini içeren bir başvurunun, müvekkili şirketin tanınmış olduğu bir alanda başvuruya konu edilmesinin tesadüf sayılamayacağını, dava konusu başvurunun tüm gerekçeler çerçevesinde hükümsüzlüğü gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın bu gerekçelerle de kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 2020/ 97538 sayılı “... ...” markasının, davacı şirket tarafından mesnet gösterilen markalar benzer olmadığını, davacı tarafından tasarlanan “...” karakteri ile müvekkiline ait markalarda kullanılan şeklin de karıştırılma ihtimaline de konu olamayacağını, taraf markaları arasında sadece “...” ibaresi ortak olarak yer alsa da, ortak unsurun varlığının markaları benzer kılmaya yetmeyeceğini, mahkemenin kendi kararı içerisinde çeliştiğini, markaların işaretlerin görşel işitsel ve kavramsal açıdan benzemediği sabit olduğundan, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığını, müvekkiline ait markada yer alan “...”, “...” ibareleri ve “şekil” unsuru ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının markaları ile müvekkile ait marka arasında tüketici nezdinde herhangi bir ticari bağlantı kurmaya elverişli verilerin olmadığının açık bulunduğunu, davacı tarafından markalarında kullanılan “...” ibaresinin ilgili markaya ayırt edicilik katmayacağı sabit olup zayıf ibarenin sadece davacı tarafın kullanımına özgülenemeyeceğini, zayıf markanın korunmasının dar olacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında “...” ibaresi ortak olarak yer alsa da, iş bu ortak unsurun varlığının markaları benzer kılmaya yetmediğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olmadıklarını, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “...” ibaresinin, İngilizce “tam dolu” anlamına gelmekte olup, günlük ve ticari hayatta yaygın olarak kullanılan ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, tanıtma işareti olarak zayıf bir marka seçen kimsenin, bunun sonuçlarına katlanmak yani o tanıtma işaretinin, hatta ayırım gücü bakımından cüz’i sayılabilecek bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu “... ...+Şekil” ibareli  markanın kapsamı ile davacıya ait redde mesnet markaların kapsamının benzer olduğu, davacının redde gerekçe markalarının “...” ibaresi ile bu ibarenin yanına veya bitişik olarak “...” ibarelerinin bulunması ile oluştuğu, davalının “... ...” ibaresini içeren markasıyla davacıların “...” ibaresini içeren markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, zira davalının başvurusundaki  “...” ibaresinin davacının markalarında aynen esas unsur olarak bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma  süresi içinde, dava konusu ... ibareli marka başvurusunu  gördüğünde, derhal ve hiç düşünmeden davacının ... ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği, diğer yandan davacıya ait “...” ibareli markaların tanınmış olduğunun kanıtlanamadığı, 6769 s. SMK'nın 6/5. maddesinin şartlarının bulunmadığı, ayrıca dava konusu marka ile redde gerekçe markalardan şekil unsurlu marka arasında benzerlik bulunmadığı, zira markalarda yer alan şekil unsurlarının robot tarzında bir karakter olduğu, karakterler arasında belirgin şekilde farklılıklar bulunduğu, davacının SMK 6/6 kapsamındaki itirazının yerinde olmadığı, ayrıca dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,5‬0'şer-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b750d50cf554cd56","SID":"3e952fd54fba2397"}}