{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/421 <br>KARAR NO: 2025/675<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/12/2021<br>NUMARASI: 2020/103  E. - 2021/1110  K.<br>DAVANIN KONUSU: Şirket hisselerinin devredildiğinin tespiti ve tescili<br>Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili  merkezi ... Mah. .... Sok. ... Sitesi ... Apt. No:... Esenler/İstanbul adresinde bulunan ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Tekstil İnşaat San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin %100 paylı hissedarı olduğunu, müvekkili 11.09.2015 tarihinde 150.000,00 TL sermayeli davalı ... Tic.Ltd.Şti.'ni Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı \"Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi\" ile payının tamamını (%100) davalı ... isimli şahsa 150.000,00 TL karşılığında devrettiğini, söz konusu devir ile tüm ticari defterler de davalı ...'e teslim edildiğini, ilgili devir sözleşmesinde davalı ... devir sözleşmesini genel kurul onayına ibraz ederek genel kurulun onayını alacağını onaydan sonra da ticaret sicil müdürlüğünde ve ilgili diğer kurumlarda kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağını kabul ve beyan etmesine rağmen yaklaşık 3,5 senedir Ticaret Sicil Müdürlüğüne bu hisse devrinin tescil ve ilan işlemlerini yaptırmadığını, müvekkilinin davalıya devir sözleşmesinin gereklerini yerine getirmesini defalarca söylemesine karşın davalının bu yönde bir adım atmış olmadığını, bir süre sonra ise davalının, müvekkilinin telefonlarına bakmadığını ve adreslerinde de bulunamadığını, kendisi ile hiçbir şekilde iletişim kurulamaz hale gelindiğini, devir işleminden sonra, halen müvekkilinin davalı şirket hissedarı görünmesi sebebi ile vergi dairesi başkanlığınca defter ve belgelerin ibrazının istendiğini, ancak şirkete ait tüm defterler ve kayıtların devir sözleşmesi ile davalı ...'e teslim edilmiş olması sebebi ile müvekkilinin defter ve belge ibraz edemediğini, bunun üzerine müvekkilinin defter ve belge ibraz etmemesi sebebi ile Vergi Usul Kanununa Muhalefetten Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/515 E. sayılı dosyasında yargılandığını, defterlerin diğer davalıda olması, noterde hisse devir sözleşmesi akdedilmesi ve herhangi bir kastın olmaması sebebi ile de beraatine karar verildiğini, müvekkilinin halen davalı şirkette ortak görünmesi nedeniyle hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun, Vergi Usul Kanunu ve ilgili kanunlar uyarınca mali yükümlülüğünün devam ettiğini ve yine vergi müfettişlerince evrak talep edildiğini, söz konusu şirket merkezinin kapatılmış olması, diğer davalı ...'e hiçbir yolla ulaşılamaması ve şirketin aktif olarak çalışamaması sebebi ile müvekkilinin mağduriyet yaşadığını, her an dava açılacağı yahut vergi incelemesine gireceği kaygısı ile yaşadığını, noterden hisse devri yapılmış olmasına, tüm defterlerin davalıda bulunmasına rağmen, müvekkilin halen şirkette ortak/hissedar gözükmesi kamu kurumlarına ve üçüncü kişilere karşı sorumluluğa sebebiyet verdiğini iddia ederek,davalı firma üzerindeki müvekkiline ait bütün hisselerin, belirtilen noter hisse satış senetleri ile devir ettiğinin tespitini ve devir işleminin şirket pay defterine ve ticaret siciline kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraflarca süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Somut olayın incelenmesinde, davacı tarafın 11.09.2015 tarihli limited şirket pay devri sözleşmesini ibraz ettiği, devir sözleşmesi içeriğinde şirketteki payını aktif ve pasif kayıtları ile birlikte davalı ...'e devrettiği, devrin genel kurul onayı ile  şirkete karşı hüküm ifade edip geçerli olacağını, davalının devir sözleşmesini genel kurula ibraz edip  onay alacağını, ticaret sicile ve diğer kurumlarda kayıt ve tescilini yapacağını belirttiği, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/515 esas 2017/880 karar sayılı dosyasının uyap sisteminden celp edildiği, davacı hakkında Vergi Usul Kanunu'na muhalefetten yapılan yargılama sonucunda, davacının 2015 yılında hisselerinin tamamını ...'e devrettiğini, işyerini defter ve belgeleri ile birlikte  devrettiğinden  istenen defter ve belgeleri Vergi Dairesine sunamadığını belirtilerek davacı hakkında  suç kastı bulunmadığından beraat kararı verildiği, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının celp edildiği, şirket sermayesinin 150.000TL olduğu, davacının tek ortak ve münferiden yetkili olduğu,  Şirketin mevcut durumda tek ortağının davacı olması sebebiyle şirketi temsil için kayyum atanması için davacı tarafa süre ve yetki verildiği, davacı tarafın açtığı davanın yargılaması sonucunda şirkete kayyım atamasının yapıldığı, kayyımın son duruşmada hazır bulunduğu, davalı ... hakkında cezaya bağlı mahkumiyet nedeniyle kısıtlanma kararı verildiği, kısıtlanma kararının 14.05.2020 tarihi itibariyle davalının salıverilmesi nedeniyle kaldırıldığı, gerek vasiye gerekse davalıya dosya kapsamındaki belgelerin tebliği yapılarak dilekçeler aşamasının tamamlandığı, davalı ...n'in dilekçe ibraz ettiği, Hisse devrinin tespiti istenen şirketin limited şirket olduğu, 6102 sayılı TTK zamanında devir sözleşmesinin yapıldığı, davalı şirketin adresinin mahkememiz yetki çevresinde bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesi gereğince, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu,  devrin bu onayla geçerli olacağı, TTK’nın 595/son fıkrasına göre hisse devrinin tescili için yapılan başvurunun, şirket genel kurulu tarafından 3 ay içerisinde red edilmediği takdirde onay vermiş sayılacağı, bu hüküm doğrultusunda hisse devrinin onay tarihinden itibaren şirkete karşı geçerli hale geleceği ve onay tarihi itibariyle ortaklık devrinin gerçekleştiğinin kabulü gerekeceği, TTK'nın 598/1. fıkrasında '' Esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulacağı'' anılan maddenin 2. fıkrasında da ''Başvurunun otuz gün içinde yapılmaması hâlinde, ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabileceği, Bunun üzerine sicil müdürü, şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre vereceği,'' hükmünün düzenlenmiş olduğu, Ayrıca, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36  ve 39. maddelerinde de belirtilen hususlara ilişkin hükümlerinde  bulunduğu, İş bu dosya kapsamında, 6102 sayılı TTK'nın 595. Maddesinde belirtildiği şekilde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylandığı,  her ne kadar devrin ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlanmış ise de davalı şirketin tek ortaklı olduğu, bu ortağın da davacı olduğu, davacının tüm hisselerini davalı ...'e devrettiği, bu nedenle hisse devrine ilişkin noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerekeceği, 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesinden farklı olarak pay defterine kayıt şartının 6102 sayılı TTK 'da aranmadığı, davalı tarafın devir işleminden vazgeçildiğine ilişkin noter evrakına eşdeğer bir belge sunmadığı, davacının iddiasını ispatladığı, devir işleminin  11.09.2015 tarihi itibariyle geçerli olacak şekilde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtlarına işlenmesinin  ve ilanına dair... \" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki  sermaye değeri 150.000,00 TL olan payının tamamının Bakırköy ... noterliğinin  11.09.2015 tarihli ... yevmiye numaralı  limited şirket pay devri sözleşmesi ile birlikte davalı ...’e 11.09.2015 tarihi itibariyle devrettiğinin tespitine, devir işleminin 11/09/2015 tarihi itibariyle geçerli olacak şekilde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtlarına işlenmesine ve ilanına, 6102 sayılı TTK’da eski düzenlemeden farklı olarak pay defterine kayıt şartının aranmadığından, davacının devir işleminin  şirket pay defterine işlenmesi talebinin reddine, karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hakkında dava açıldığından haberi olmadığı gibi, adına şirket kurulduğundan da haberi olmadığını, kararın usul ve esas yönünden yerinde olmadığını, söz konusu dönemde İzmir'de tanıştığı ... isimli şahsın ...'te galerisi olduğunu söylemesi ve kendisininde o dönem araç almak için galeriye gittiğini, kimlik fotokopisini aldıklarını, noter satışı için gerekli olduğunu söylediklerini, boş kağıda imza attırdıklarını, 2.500,00 TL kaparo aldığını, ortağı olduğunu söylediği ... ile telefonla görüşmek için aradığında telefonlarına bakılmadığını ve iş yerini kapatarak kaçtıklarını ve İstanbul'da şirket açtıklarını öğrendiğini, devir ile ilgili ticari defterlerin tarafına teslim edilmediğini, şirketten haberinin olmadığını, tarafına tebligat yapılmadığını, mahkemenin aleyhine karar verdiğini, iddiaların belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, limited şirket hisselerinin devredildiğinin tespiti ile devir işleminin şirket pay defterine ve ticaret siciline kayıt ve tescili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davalı şirketin 28.12.1996 tarihinde onaylanan esas sözleşmesinin 11.01.1996 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, şirket ortaklarının ... ve ... olduğu, şirket unvanının ... San ve Tic. Ltd. Şirketi olduğu, şirket ortaklarının 2005 yılında ... ve ... olduğu, 26.12.2006 tarihinde şirket hissedarlarından ...'nin hissesini ...'ya devrettiği, şirket unvanının ... San.ve Tic. Ltd. Şirketi olarak değiştirildiği, 28.11.2014 tarihli karar alındığı, kararın ilan edildiği, aynı tarihli karar ile şirket ortaklarından ...'ın şirketteki mevcut 135.000,00 TL kıymetindeki sermayesini dışarıdan ortak davacı ...'na Kartal .... Noterliğinde düzenlenen 17.11.2014 tarihli pay devir sözleşmesi ile devrettiği yine şirket ortaklarından ...'nında şirketteki 15.000,00 TL kıymetindeki sermayesini dışarıdan davacıya pay devir sözleşmesi ile devir ettiği, hisse devirlerinin kabulüne karar verildiği ve devir sonrasında davacının şirket hissedarı olduğu ve 30 yıl süre ile şirket müdürü olarak atanmasına karar verildiği söz konusu kararın 05.12.2014 tarihli TSG'nde yayınlandığı, şirket pay sahibi olduğu anlaşılan davacı tarafça 11.09.2015 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen limited şirket pay devir sözleşmesi ile 150.000,00 TL devir bedeli ile şirket hisselerini davalıya devrettiği, TTK'nın 595. maddesinde belirtilen hak ve koşulların mevcut olmadığı, şirket sözleşmesinde devri yasaklayıcı bir hükmün bulunmadığı, genel kurulun onayı ile şirkete karşı hüküm ifade edip geçerli olacağı hususlarına yer verildiği, davacı hakkında İstanbul Muhakemet Müdürlüğünün katılan olarak yer aldığı, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/515 Esas sayılı  dosyasında Vergi Usul Kanuna muhalefet suçu nedeniyle 21.12.2016 tarihinde dava açıldığı, söz konusu  davada davacının noter aracılığıyla ... isimli kişiye devrettiğini savunduğu,  sanığın suçlamayı kabul etmediği, vergi mükellefi olan şirketteki hissesini 2015 yılında noter satışı ile ... isimli kişiye devrettiği buna ilişkin şirket devir sözleşmesini sunduğu, iş yerini tamamen devrettiğini, defter ve belgelerinin tamamını iş yeri ile birlikte devrettiği, bu nedenle vergileri Vergi Dairesine sunamadığı, suç işlemi kastı bulunmadığı gerekçesiyle 28.12.2017 tarihinde berat kararı verildiği, kararın kesinleşmiş olduğu, davacı tarafça 04.02.2020 tarihinde iş bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde 3,5 senedir hisse devrinin tescil ve ilan işlemlerinin yapılmadığı ve  hâlen şirkette ortak görünmesi nedeniyle kamu davasının açıldığını, her an vergi incelemesine gireceği kaygısı yaşandığı iddialarında bulunduğu anlaşılmıştır.  İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1550 Esas, 2019/1568 Karar ve 03.10.2019 tarihli kararıyla, İzmir 1. Nolu T tipi Kapalı İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 24.09.2019 tarihli yazısı ile TMK'nın 407/2. maddesi gereğince vasi tayinine karar verilmesi talebi üzerine, dava dışı ...'in davalıya vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır. 01.10.2021 tarihli İzmir 3 nolu T tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün cevabı yazısında; davalının 15.01.2021 tarihinde Covit19 iznine gönderildiği, 31.01.2021 tarihinin dönüş tarihi olarak belirtilmiş olmasına rağmen yeni düzenleme kapsamı ile 30.09.2021 tarihinden itibaren uzatılmasına karar verildiği belirtilmiştir. İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1550 Esas sayılı dosyasında, 11.06.2021 tarihli ek karar ile hükümlünün 14.05.2020 tarihinde salıverildiği gerekçesiyle vasinin görevine son verilmesine dair karar verilmiştir. İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/780 Esas sayılı dosyasında ise 06.07.2021 tarihli karar ile İzmir 3 nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunun 08.06.2021 tarihli yazısı ekindeki müddetname ile hükümlüye ait nüfus kayıt tablosu gereğince TMK'nın 407/2 maddesi gereğince vasi tayinine karar verilmesinin ihbar edildiği, kısıtlanması istenilen kişinin 8 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum olduğu, ceza infaz kurumunda bulunması hâlinde TMK'nın 407. maddesi gereğince kısıtlanması gerektiği belirtilerek ...'in kısıtlanmasına, ...'in vasi olarak atanmasına karar verildiği, 08.09.2021 tarihli ek karar ile vasilik değişiklik talebinin kabulü ile ...'ın yeni vasi olarak atandığı anlaşılmıştır. Davalı asile tebligat tarihi 10.11.2021'dir. Davalı, o tarih itibariyle  kısıtlı olup  vasisi ...'tır. İş bu dosya ile birleştirilen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin davalı şirkete kayyım atanmasına dair 2021/542 Esas sayılı dosyası mahkemenin 06.10.2021 tarihli celse ara kararı ile tefrik edilmiştir. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/830 Esas, 2021/878 Kararı ve 13.10.2021 tarihli kararı ile davalı şirkete dava konusu uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere Av. ...'ın temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir. Söz konusu kararda şirketi temsil edecek kimsenin bulunmaması nedeniyle temsil kayyımı atanmış olduğu  anlaşılmıştır. Davalı tarafça dosyaya sunulan 16.11.2021 tarihli mazeret konulu dilekçede; maddi imkansızlıklardan dolayı duruşmaya katılamayacağını, pandemiden dolayı izinli olduğunu, hâlen mahkum olduğunu, zor şartlar altında hayatını idame ettirdiğini bu nedenle duruşmaya katılamayacağını beyan etmiştir. Dosya kapsamından, yargılama aşamasında davalıya vasi olarak atanan ...'a dava dilekçesi ve eklerinin tebliğine dair bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gibi, ön inceleme duruşma günü olarak belirlenen 08.12.2021 tarihli duruşmada davalı tarafın mazereti hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmeksizin ve başkaca araştırma inceleme yapılmaksızın karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunun 11.maddesinde; \"Vekile ve kanuni mümesile tebligat\" başlığı ile; \"Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması  yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi  asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara  tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. (Ek ikinci fıkra: 11/1/2011-6099/4 md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde,  avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır. Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat  kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davalı bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olmuş olmakla kendisine vasi atanmıştır. Yukarıda yer verildiği üzere, vasi ...'a dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Yasanın emredici düzenlemesine aykırı olarak ve HMK'nın 27. maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecek şekilde taraf teşkili yapılmaksızın ve tarafların bildirdiği deliller değerlendirilmeksizin verilen karar usule aykırı olmuştur. Mahkemece, öncelikle davalının hâlen hükümlü olup olmadığı, vesayet altında bulunup bulunmadığı tespit edilerek, dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun şekilde tebliğ edildikten ve  davalı tarafa savunma hakkı tanınarak ve tüm deliller toplandıktan sonra uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmiş olması nedeniyle, işin esası incelenememiş ve kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar veriymiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine, 4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.24.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73b77b35e66f055c","SID":"656805bf1871e3d3"}}