{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/685 Esas<br>KARAR NO: 2025/636 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2024/203 D.İş -  2024/211 Karar <br>TARİH:  06/06/2024<br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, borçluların, müvekkiline olan borcu nedeniyle 31.12.2023 Vade Tarih 55.000,00 TL Asıl Alacak bedelli senet keşide ettiklerini, vadesinde bonoyu ödemediklerini, borçluların ödemelerini tatil ettikleri ve alacaklılarından mal kaçırma eğiliminde oldukları duyumu alındığını,  alacaklarının, rehinle de teminat altına alınmadığını; işbu durumda borçlu aleyhine ihtiyati haciz talebi ile mahkemeye başvuru  zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, yukarıda sunulu nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 55.000,00 TL asıl alacak bedelli alacağın tahsili için borçluların taşınır ve taşınmaz  malları  ile  üçüncü kişilerdeki  hak ve alacakları üzerine ihtiyati  haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 22/05/2024 tarihli 2024/203 D.İş -  2024/211 Karar kararı ile; \"İhtiyati haciz talebinin kabulü ile alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; ( 55.000,00 TL ) alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden (8.250,00TL) teminat karşılığında İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, \" karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekilinin ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; icra takibinde takip dayanağı olarak gösterilen bono incelendiğinde bonoda iki farklı ödeme tarihi bulunduğunun görüldüğünü, alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü örnek 10 numaralı ödeme emrine dayanarak takip başlatıldığını, takip dayanağı senetler incelendiğinde 55.000,00 TL bedelli bonoda ödeme günü kısmında 14/03/2020 tarihinin yazılı olduğu , senet metninde ise vadenin 31/12/2023 olarak gösterildiğini, bu haliyle bonoda çift vade olduğunu, bu durumda senet metni içinde bilinçli olarak vade tarihinin 31/12/2023 , senedin üst kısmında ise ödeme tarihinin 14/03/2020 yazıldığı gözetildiğinde senette çift vade bulunduğunu,  Türk Ticaret Kanunun 778.maddesinin atfıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 703.maddesinin 2.fıkrasına göre senedin rakamla ve yazı ile gösterilen vade tarihlerinin birbirine uygun olmaması halinde, senet bono niteliğini taşımadığından batıl olduğunun kabulü gerektiğini,  buna göre iki farklı ödeme tarihi içeren senedin bono vasfında sayılmadığını ileri sürerek geçersiz bir senede dayanılarak alınmış olan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, aksi halde teminat karşılığı ile ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/06/2024 tarih ve 2024/203 D.İş -  2024/211 Karar sayılı kararı ile: \" Talep dilekçesi ve karşı yanın itiraz dilekçelerinin incelenmesinde aleyhine ihtiyati haciz talep edilen yanın  itiraz dilekçesinde icra takibinde takip dayanağı olarak gösterilen bonoda iki farklı ödeme tarihinin bulunduğu, takip dayanağı senet incelendiğinde 55.000,00-TL bedelli bonoda “ödeme günü” kısmında 14/03/2020 tarihinin yazılı olduğu, senet metninde ise vadenin “31 Aralık 2023” olarak gösterildiği, bu haliyle bonoda çift vade olduğu, senette çift vade bulunduğundan ve Türk Ticaret Kanun’un 778. Maddesinin atfıyla uygulanması gereken aynı Kanun’un 703. Maddesinin 2.fıkrasına göre senedin rakamla ve yazı ile gösterilen vade tarihlerinin birbirine uygun olmaması halinde, senet bono niteliğini taşımadığından batıl olduğu, bu hüküm gereğince, iki farklı ödeme tarihi içeren senetler bono vasfında sayılmayacağı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 13.10.2015 tarihli ve 2015/12186 E., 2015/24272 K. sayılı kararında, \"Takip dayanağı senedin düzenleme tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 703.maddesine aykırı olarak çift vadeli olarak düzenlenen senetler bono vasfında sayılamaz. Takip dayanağı senette, 'ödeme günü' başlığı altında 15.04.2014 tarihinin yazılı olduğu, senedin metin kısmında ise 13.08.2013 tarihinin yazılı olduğu, bu haliyle söz konusu senedin çift vade taşıdığı görülmektedir. Çift vadeli senet kambiyo senedi vasfında olmadığından bu belgeye dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamaz.\" denilmekle bonoda iki farklı ödeme tarihi olduğundan işbu senedin bono niteliğine haiz olmadığı, ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edilmiştir.Aleyhine İhtiyati Haciz talep edilen vekili tarafından her ne kadar  bonoda “ödeme günü” kısmında 14/03/2020 tarihinin yazılı olduğu, senet metninde ise vadenin “31 Aralık 2023” olarak gösterildiği, bu haliyle bonoda çift vade olduğu, senette çift vade bulunduğundan ve Türk Ticaret Kanun’un 778. Maddesinin atfıyla uygulanması gereken aynı Kanun’un 703. Maddesinin 2.fıkrasına göre senedin rakamla ve yazı ile gösterilen vade tarihlerinin birbirine uygun olmaması halinde, senet bono niteliğini taşımadığından batıl olduğu savunmasında bulunulmuş ise de, benzer nitelikteki Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin, 17/01/2024 Tarih, 2023/3757 Esas, 2024/482 Karar sayılı ilamında, \"...takip dayanağı bononun incelenmesinde; senedin üst bölümünde \"ödeme günü\" olarak gösterilen kısımda 27.06.2020 tarihinin yazıldığı, düzenlenme tarihinin bononun alt bölümünde 27.02.2020 olarak ifade edilmesinden sonra bu tarihin ayrıca bono metninde vadeyi gösteren bölümde tekrar edildiği görülmektedir. 6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 703. maddesine aykırı olarak çift vadeli düzenlenen senetlerin, bono vasfında sayılamayacağı belirtilmiştir. Ancak yerleşik içtihatlarımız uyarınca düzenlenme tarihinin, bononun üst bölümünde vade tarihi kısmında tekrarı çift vade anlamına gelmez. Aksinin kabulü aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olur.  O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, senedin kambiyo vasfına haiz olduğu dikkate alınarak\" denilmekle yerleşik içtihatlar uyarınca düzenlenme tarihinin, bononun üst bölümünde vade tarihi kısmında tekrarının çift vade anlamına gelmeyeceğine ilişkin emsal kararlar ( Yargıtay 12. HD'nin  2023/4464 Esas, 2023/4083 Karar ) mucibince aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekili tarafından mahkememizce verilen 22/05/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazının reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesi ile, İhtiyati haciz kararına itiraz eden Borçlular vekilinin mahkememizce verilen 22/05/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazının; Bononun düzenleme tarihinin, bononun üst bölümünde vade tarihi kısmında tekrarının çift vade anlamına gelmeyeceğine ilişkin emsal yargıtay kararları (Yargıtay 12. HD'nin 2023/3757 Esas, 2024/482 Karar, 2023/4464 Esas, 2023/4083 Karar) dikkate alınarak reddine, karar verilmiş ve karara karşı itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle,  takip dayanağı senetler incelendiğinde 55.000,00 TL bedelli bonoda ödeme günü kısmında 14/03/2020 tarihinin yazılı olduğu , senet metninde ise vadenin 31/12/2023 olarak gösterildiğini, bu haliyle bonoda çift vade olduğunu, bu durumda senet metni içinde bilinçli olarak vade tarihinin 31/12/2023 , senedin üst kısmında ise ödeme tarihinin 14/03/2020 yazıldığı gözetildiğinde senette çift vade bulunduğunu,  Türk Ticaret Kanunun 778.maddesinin atfıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 703.maddesinin 2.fıkrasına göre senedin rakamla ve yazı ile gösterilen vade tarihlerinin birbirine uygun olmaması halinde, senet bono niteliğini taşımadığından batıl olduğunun kabulü gerektiğini (Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 13.10.2015 tarihli ve 2015/12186 E., 2015/24272 K. sayılı kararı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 16.11.2015 Tarihli ve 2015/14776 E., 2015/28207 K. sayılı kararı, Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 20.12.2016 Tarihli ve 2016/7467 E., 2016/25734 K. Sayılı kararı)Taraflarınca söz konusu takibe dayanak olan kambiyo senedi bono vasfını taşımadığından ve  Müvekkilleri tarafından böyle bir borç olmadığından dolayı 26.05.2024 tarihinde İstanbul 15.İcra Hukuk Mahkemesi’nde 2024/329 Esas dosyası ile alacaklı tarafından başlatılan icra takibin iptali için taraflarınca dava açıldığını ve 27.05.2024 tarihinde takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verildiğini, Bonoda iki farklı ödeme tarihi olduğundan işbu senedin bono niteliğine haiz olmadığını, dolayısıyla böyle bir belgeye istinaden de ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini; geçersiz bir senede dayanılarak alınmış olan ihtiyati haciz kararının da kaldırılması gerektiğini, alacaklı tarafından müvekkillerine ait 14 banka hesabına, 8 adet aracına ve 1 adet taşınmazın kambiyo vasfına haiz olmayan bir bonoya dayanarak ihtiyati haciz konulması 55.000,00 TL değerindeki bir borç için orantısız olduğunu; müvekkili şirket tacir olduğundan alacak miktarı ile orantısız olarak tesis edilen ihtiyati haciz işleminin müvekkilin ticari itibarını zedelemekte, ticari faaliyetini icra etmesini zorlaştırmakta olduğunu; bu nedenle ihtiyati haciz kararının kaldırılarak ivedilikle müvekkilin hesapları, araçları ve malvarlığı üzerindeki tüm hacizlerin kaldırılması gerektiğini,  İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen nazara alınacak nedenlerle, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine yönelik vermiş olduğu 06.06.2024 tarih 2024/203 D.İş 2024/211 K. Sayılı kararın incelenerek bozma kararı verilmesine, işbu itirazlarının ivedilikle öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına, aksi halde teminat karşılığı ile ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; kambiyo senedine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı ileri sürülen itiraz ise reddedilmiştir. İtiraz eden tarafından ek karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Talep dayanağı 14/03/2020 tanzim tarihli, senet metninin yazı kısmında 31 Aralık 2023 tarihinde ödeneceği belirtilen, ancak senedin sol üst köşesindeki ödeme tarihi kısmında \"14/03/2020\" yazılı olan, 55.000,00-TL bedelli bonoda keşidecinin aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirket, lehdarın ihtiyati haciz talep eden olduğu, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ...'in ise avalist olduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz kararına itiraz edenler tarafından, talep dayanağı bononun çift vade taşıması nedeniyle kambiyo vasfını haiz olmadığı belirtilmiştir. İhtiyati haciz talebi doğrudan lehdar tarafından ileri sürüldüğünden ve talep dayanağı senet borç ikrarı içerdiğinden, keşideci bakımından senedin kambiyo vasfını haiz olup olmadığı, ihtiyati haciz istemi bakımından yaklaşık ispat koşulunun oluşmasını engellemez. Aval bakımından yapılan değerlendirmede ise, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere; senedin düzenleme tarihinin 14/03/2020 olduğu,  senet metni içerisindeki vade tarihinin 31 Aralık 2023 olduğu, senedin üst kısmındaki ödeme tarihi altına ise 14/03/2020 yazıldığı, ödeme tarihi kısmında yazılı  senedin üst kısmına yazılan ödeme tarihinin, düzenleme tarihi ile aynı tarih olması, senet metninde vade tarihinin açıkça yazılı olması karşısında, senette ikinci bir vade tarihi olduğunun kabul edilemeyeceği ve TTK'nun  778. maddesi atfı il aynı Kanunun 703 maddesi kapsamında, senedin bono vasfını kaybettiğinden bahsedilemeyeceği, Yargıtay 12 Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu anlaşılmış, itiraz edenlerin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir (bkz. Yargıtay 12 Hukuk Dairesi'nin 2024//5858 esas, 2024/10499 karar sayılı, 11/07/2024 tarihli; 2023/3932 esas,  2024/2080 karar sayılı, 05/03/2024 tarihli ilamları). Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin itirazın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, itiraz edenlerin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz edenlerin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.013,90-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.169,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 155,50-TL'nin talep halinde ihtiyati hacze itiraz edenlere iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe3749310f9ac4fc","SID":"ebca34d1972b27ff"}}