{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/405 <br>KARAR NO: 2025/667<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/06/2021<br>NUMARASI: 2017/1132  E.   -  2021/387  K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirkete 04.12.2015 tarihinde ... numaralı faturayla mal sattığını, bu faturanın ve başkaca fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı şirket aleyhine yapılan icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ederek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına,  % 20 oranında icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2017/1133 E sayılı davada, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirkete 01.12.2015 tarihinde ... numaralı faturayla mal sattığını, bu faturanın ve başkaca fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı şirket aleyhine yapılan icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın  haksız olduğunu iddia ederek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına,  % 20 oranında icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış olup, asıl ve birleşen davada davalı vekili duruşmalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Somut olayda, davalı borçlu icra takiplerine itirazlarında genel olarak borca itiraz etmiş, özel bir itiraz sebebi belirtmemiştir. Bu durumda ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Davacı şirket, ticari defterlerinde davalı şirketten 270.561,60 TL alacaklıdır. Davacı şirket ticari defterlerine göre, davalı şirkete 11 fatura düzenlemiş, ödeme almamıştır. Davacı şirket, 2015/12. ayında KDV dahil 111.240,00 TL (103.000,00 TL + % 8 KDV 8.240,00 TL) tutarında beş fatura düzenlemiştir. Davacı şirket, cari hesap alacağı içerisinde yer alan İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasında 04.12.2015 tarih ve ... nolu 32.400,00 TL tutarındaki faturanın toplamını ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasında 01.12.2015 tarih ve ... nolu 27.000,00 TL tutarındaki faturanın 26.000,00 TL’sını talep etmektedir. Davalı borcunun bulunmadığına ilişkin herhangi bir belge ibraz etmemiş, borcun neden bulunmadığına ilişkin açıklamada da bulunmamıştır. Davalı şirketin mükellefi olduğu Kasımpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 04.06.2020 tarihli yazısı ekindeki davalı tarafın 2015/12. dönemi Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirimi (Ba) incelendiğinde; davalı tarafın mali idareye, davacı şirketin düzenlemiş  olduğu 12. ay faturaları beyan ettiği, davacı taraftan beyan sınırı içindeki 5(beş) fatura ile KDV hariç 103.000,00 TL tutarında ürün aldığını bildirdiği, bunun davalı tarafın, davacı şirketten mal aldığı ve bu mallara ilişkin faturaları teslim alarak ticari defterlerine kaydettiği anlamına geldiği tespit edilmiş olup davacının alacağının varlığını kanıtladığı anlaşalmıştır. Davacı taraf taraflar arasında sözleşme düzenlenerek ödemenin gecikmesi halinde faiz talep edilebileceği kararlaştırılmadığından veya ihtarname keşide ederek davalı şirketi temerrüde düşürmediğinden, icra takip tarihine kadar faiz talebinde bulunamayacağı dikkate alınarak asıl davanın kabulü ile, davalı şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 32.400 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, birleşen davanın kabulü ile, davalı şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 26.000 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, geçerli ilamsız genel icra takiplerinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emirlerine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davaları bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçelerinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacak miktarlarının belli (likit) olması  dikkate alınarak  borçlunun itirazlarının haksız olması nedeniyle asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir... \" gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile, davalı şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 32.400 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulü ile, davalı şirket tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 26.000 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir...\" asıl davanın kabulü ile davalı şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 32.400 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulü ile, davalı şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 26.000 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, daval vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından müvekkili şirket hakkında  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarında icra takipleri başlattığını, müvekkilinin takibe itiraz ettiğini, mahkeme tarafından müvekkili aleyhine hüküm tesis edildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın faturalarda belirtilen malların müvekkili şirkete teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi veya herhangi bir resmi belge bulunmadığını, davacının tek taraflı kestiği faturaları müvekkili şirkete göndermediğini, davacının Ordu ili Fatsa adresinde faaliyet gösteren şirket olduğunu, İstanbul ili Beyoğlu ilçesinde faaliyet gösteren müvekkili şirkete faturalarda belirtilen tekstil ürünlerinin sevk veya taşıma irsaliyeleri olmadan sevkiyatının yapılmasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğunu, takibe konu iki faturada belirtilen tekstil malzemelerinin müvekkili şirkete teslim edilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Asıl ve birleşen davalar, ticari satıma ilişkin faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takiplerine karşı yapılan itirazların İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, her iki takip dosyasındaki   fatura konusu malların davalı borçlu şirkete teslim edilip edilmediği, faturalardan dolayı davacı şirketin takip alacağının sübuta erip ermediğine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 01.12.2015 tarihli astar cinsi ürün nedeniyle toplam KDV dahil 27.000,00 TL tutarında fatura düzenlediği, fatura konusu alacağın tahsili amacı ile davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 26.000,00 TL asıl alacak ile birlikte 4.625,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.625,69 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket tarafından icra takibine karşı süresinde takip alacağı ve ferilerine itiraz ettiği, davacı şirketin davalı hakkında iş bu dosya ile birleştirilen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1133 Esas sayılı dosyasında 21.12.2012 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 26.000,00 TL dava değeri üzerinden itirazın iptali davasını açmış olduğu, takip tarihinin 14.06.2017 olduğu, davacı şirketin davalı borçlu hakkında 04.12.2015 tarihinde astar cinsi ürün nedeni ile KDV dahil toplam 32.400,00 TL tutarında fatura düzenlediği, fatura konusu alacağın tahsili amacı ile davalı şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas  sayılı dosyasında 32.400,00 TL fatura alacağı ile işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.385,16 TL alacağın tahsili amacı icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde asıl davanın açılmış olduğu, dosya içerisinde faturalara konu sevk irsaliyelerinin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.  Tarafların dosya içerisine delillerini ibraz ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.  03.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyasında, taraflar arasında TTK madde 89'da tarif edilen anlamda yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanılmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirketten 270.561,60 TL alacaklı olduğu, davacı şirket ticari defterlerine göre, davalı şirkete 11 fatura düzenlendiği, ödeme alınmadığı, davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesinde, davacı şirketin 01.12.2015 tarih ve 45718 nolu 27.000,00 TL tutarındaki faturayı, ticari defterlerine 2.700,00 TL olarak işlediğinin tespit edildiği yani, davalı şirketin 27.000,00 TL yerine 2.700,00 TL olarak borçlandırıldığının tespit edildiği, davacı tarafın söz konusu iki faturayı ve faturaların içeriği tekstil ürünleri (Astar) davalı şirkete teslim ettiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediği, davalı tarafında takibe itiraz dilekçesinde faturaların tebliğ edilmediğine ve faturalar içeriği ürünleri teslim almadığına ilişkin itirazı olmadığı, davalı tarafın itirazının borcunun bulunmadığına ilişkin olduğu, ancak, borcunun bulunmadığını kanıtlayıcı herhangi bir belge ibraz etmediği, borcun neden bulunmadığına ilişkin açıklamada bulunmadığı,  incelemc günü ticari defter ve belgelerini de incelemeye sunmadığı, davaya da cevap vermediği, duruşmalarada katılmadığı, davalı tarafın vergi mükellefi olduğu Kasımpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden de, Aralık/2015 ayı Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim (Form BA) talep edilerek de, davalı tarafın söz konusu iki faturayı ticari defterlerine işleyip işlemediğinin anlaşılabileceği, davacı şirket yevmiye defterinin açılış ve kapanış noter tasdikinin süresinde yapıldığı, Defter-i Kebir ve Envanter defterinin ibraz edilmediği, davacı şirketin takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde 270.561,60 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın, takip konusu 27.000 TL ve 32.400 TL tutarındaki faturaları ve faturaların içeriği tekstil ürünlerini (Astar) davalı şirkete teslim ettiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediği, dolayısıyla alacak talebinde bulunamayacağı belirtilmiştir. Davacı vekili Kasımpaşa Vergi Dairesine yazı yazılarak BA Formunun istendiğini ancak cevap verilmediğini, davalı şirketin bağlı olduğu vergi dairesine yazılan yazının tekit edilerek 2015 yılı 12.aya ait mal ve hizmet alımlarını gösterir BA Formunun yeniden istenmesini ve ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; raporda teslim edildiğine ilişkin bilgi ve belge ibraz edilmediğinden davacının alacak talebinde bulunamayacağı yönünde kanaat bildirildiğini, irsaliye ibraz edilmemiş olduğunu, ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini belirterek, rapordaki tespitlere aynen katıldıklarını, ayrıca takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu belirtilen miktarı kabul etmediklerini ve ek rapor alınmasını talep etmiştir.  15.06.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda;  davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirketten 270.561,60 TL alacaklı olduğu, davacı şirket ticari defterlerine göre, davalı şirkete 11 fatura düzenlediği, ödeme alınmadığı, davacı şirketin 2015/12. ayında KDV dahil 111.240,00 TL ( 103.000,00 TL + % 8 KDV 8.240,00 TL ) tutarında beş fatura düzenlediği, davalı şirketin mükellefi olduğu Kasımpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04.06.2020 tarihli yazısı ekindeki davalı tarafın 2015/12. dönemi Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirimi (Ba) incelendiğinde; davalı tarafın mali idareye, davacı şirketin düzenlemiş olduğu 12. ay faturaları beyan ettiği, yani davacı taraftan beyan sınırı içindeki 5(beş) fatura ile KDV hariç 103.000.00 TL tutarında ürün aldığını bildirdiği, bunun anlamının, davalı tarafın, davacı şirketten mal aldığı ve bu mallara ilişkin faturaları teslim alarak ticari defterlerine kaydettiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalı şirket temerrütte düşürülmediğinden, takipteki işlemiş faizin talep edilemeyeceği, davacı şirketin 32.400,00 TL asıl alacağı ve bu tutar üzerinden, takip tarihinden itibaren talebe yıllık % 9 yasal faizi talep edebileceği,  birleşen  İstanbul .., İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası yönünden davalı şirketin temerrütte düşürülmediğinden, takipteki işlemiş faizin talep edilemeyeceği, davacı şirketin 26.000,00 TL asıl alacağı ve bu tutar üzerinden, takip tarihinden itibaren temerrüt faizini talep edebileceği belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre asıl ve birleşen davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Fatura düzenlenmesi tek başına fatura konusu mal ve hizmetin karşı tarafa teslim edildiği ve fatura düzenleyenin alacağa hak kazandığını ispata yeterli değildir. Bilindiği üzere. fatura konusu mal ve hizmetin karşı tarafa teslim edildiği veya verildiğinin alacak iddiasında bulunan davacı takip alacaklısı  tarafından ispatlanması gerekmektedir. Somut davada, iki ayrı takip konusu faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri ibraz edilmemiştir. Ne var ki faturaların düzenlendiği 2015 yılının 12.ayına ait fatura bildirimlerinin  davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği BA formlarından anlaşılmıştır. Bu durumun ise davalı şirket tarafından davacı şirketten takip konusu edilen malların alındığı ve ticari defterlerine işlendiği sonucunu ortaya koyduğu ek bilirkişi raporunda açıklanmıştır. Bu durumda davacı alacaklı şirketin takip konusu fatura alacağının varlığını ispat etmiş olduğunun kabulü gerekecektir. Mahkemece, vergi dairesi cevabı yazısı ve bilirkişi tarafından düzenlenen ek rapor sonucuna göre karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri, özellikle müvekkili şirketin bağlı olduğu vergi dairesinin cevabı yazı ve eklerinden dolayı yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Asıl dava bakımından, davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.659,93 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Birleşen dava bakımından, davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.331,86 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,  4-Asıl ve birleşen davalarda avalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"786475594420ea8b","SID":"84029354a0861d41"}}