{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1864 <br>KARAR NO: 2025/787<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/11/2019<br>NUMARASI: 2018/523 Esas 2019/1129 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Dairemizce verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın Yargıtay 11. HD tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili,  taraflar arasındaki ticari ilişkiler sebebiyle, davalı şirket aleyhine tarafların mutabakatı ile düzenlenmiş olan cari hesap özetinde yer alan 127.933,35- USD ile 435,63 -TL olmak üzere toplam 455.878,36-TL alacağın tahsili için  İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu bildirerek;  davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili,  müvekkili ile davacı şirket arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, cari hesaba konu edilen faturalardan mal teslimine ilişkin olanlarda fatura konusu malın teslim edilmediğini, hizmete ilişkin düzenlenen faturalarda ise taahhüt edilen hizmetlerin davacı tarafından sunulmadığını, alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatının reddi gerektiğini bildirerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı ve davalının e-fatura ve e- defter  mükellefi olduğu, taraf kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda davacı tarafından  gönderilen faturaların davalı tarafından onaylandığı, davacının kendi kayıtlarında davalıdan 127.933,35-USD ve 435,63-TL alacaklı gözüktüğü, davalının da kendi kayıtlarında davacıya 107.493,53-USD ve 1.494,31-TL borçlu olduğu, taraf kayıtlarındaki arasındaki farkın farklı tarihlerde yapılan kur çeviri farkı ile davalının 26/11/2015 tarihli 658,44-USD bedelli faturasının davacıda kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davacı ve davalının kayıtlarında yer alan kur çeviri farkının 19.781,36-usd olduğu, davalının kayıtlarında yer alan 107.493,53-usd ile kur çeviri farkı olan 19.781,36 usd ile davacının kayıtlarında yer almayan 658,44- usd toplanarak davalının kayıtlarında 127.933,33- usd borçlu gözüktüğü ve davacı ile davalı kayıtlarının birbirini doğruladığı anlaşıldığından; davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 127.933,35 -usd ve 435,63- TL üzerinden devamına, 127.933,35- usd asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz, 435,63- TL asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, likit alacağa haksız itiraz edildiğinden,  kabul edilen toplam alacak miktarı  olan 127.933,35-usd'nin  takip tarihi 07/06/2017 itibariyle 3.5289-TL kur üzerinden 451.463,99-TL+435,63-TL olmak üzere toplam 451.899,62-TL'nin %20'si oranında 90.379,62- TL  icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, karara esas alınan bilirkişi raporlarında tarafların ticari kayıtları arasındaki uyuşmazlığın dikkate alınmadığı ve farazi bir hesaplama yapılarak sonuca ulaşıldığından kararın hatalı olduğunu, nasıl hesaplandığı anlaşılmayan 19.781,36- usd'lik bir kur farkı bulunduğunu, bilirkişi ek raporunda davacı kayıtlarında yer almayan müvekkil şirket kayıtlarında yer alan 658,44- usd tutarlı faturanın eklendiğinde cari hesabın tutturulduğu belirtildiği,ancak 658,44 -usd tutarlı fatura davacı defterlerinde yer almıyor ise bu hesaplamaya itibar edildiğinde davacının defterinde yer almayan alacak sonucunda davacının talep ettiği 127.933,33- usd'den fatura tutarı kadar daha fazla alacaklı olması gerektiğini,faturaların sevk irsaliyeleri incelenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  faize ilişkin itiraz kabul edilmesine rağmen rağmen davanın kısmen kabulüne ilişkin bir hüküm verilmemesinin  hatalı olduğunu,alacak likit olmayıp tarafların ticari kayıtlarının, ve sevk irsaliyelerinin incelenmesi ile belirlenmesi mümkün olduğundan ve  takibe haklı nedenlerle itirazda bulunulduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE VE SÜREÇ: Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce verilen 2020/1560 Esas 2023/668 Karar sayılı 02/05/2023 Tarihli karar ile \" Tarafların karşılıklı  ticari mal alım satımı nedeniyle açık hesap ilişkisi içinde bulundukları, her iki tarafında e-fatura ve e-defter  mükellefi oldukları,  USD ve TL hesaplarının ayrı ayrı izlendiği ve icra takibinde de ayrı ayrı talep edildiği, taraflar e- defter yükümlülüğü altında bulundukları için faturaların sistemsel olarak onaylanması gerektiği, her iki taraf arasında mevcut sistem kayıtları üzerinde yaptırılan teknik incelemeye göre davacı tarafından gönderilen faturalara davalı tarafça onay verildiği, tarafların ticari defter,kayıt ve belgelerinde yaptırılan mali incelemeye göre tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve tarafların lehine delil teşkil ettiği, ... yıllarına ait tüm faturaların karşılıklı olarak taraf defterlerine işlendiği ve faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmediği, Tarafların 31.12.2015 yılında aralarında mutabakat mektubu imzaladığı, Buna göre Davacı 617.905,54- usd ve 2.702.392,17- TL  şeklinde Davalı ise 617.247,09- usd  (26.11.2015 tarihli ... no.lu 658,44- usd fatura carinizde bulunmuyor) açıklamasıyla ve 2.702.392,17- TL şeklinde mutabakata vardıkları, Davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan 31.12.2016 tarih itibariyle 127.933,35- usd ve 2017 yılında USD işlemi yapılmadığından  31.12.2017 tarihi itibariyle 435,63 TL  alacağı olduğu, Davalının incelenen ticari defterlerine göre ise  davacıya 31.12.2016 tarihi itibariyle 107.493,53 -usd ve 31.12.2017 tarihi itibariyle 1.494,31 -TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Taraf defter ve kayıtları arasındaki bakiye farka ilişkin yapılan mali inceleme soncunda tarafların yabancı para cinsinden hesapları 2016 yılında farklı tarihlerde farklı kur üzerinden TLye çevirmesi sonucu tarafların hesapları arasında uyumsuzluk oluştuğu, faturalar  davalının 658,44 -usd bedelli fatura  dışında karşılıklı kayıtlı bulunduğundan ayrıca sevk irsaliyeleri  ve faturaların   incelenmeden karar verildiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ancak  Davalının bakiyesi olan 107.493,53- USD ile kur değerlerinden kaynaklanan farklılıkdan kaynaklandığı tesbit olunan 19.781,36- USD toplandığında;  127.274,89 USD ve bu tutara davacı yanın kayıtlarında yer almayan davalıya ait 26.11.2015 tarihli fatura tutarı olan  658,44 -USD eklendiğinde  127.933,33 USD olan davacı alacak tutarına ulaşıldığı belirlenmiş ise de  658,44 USD bedelli davalı  faturası davacı defter ve kayıtlarında yer almadığı halde davacı ticari defterlerindeki bakiye alacağın 127.933,35 -USD olduğunun kabulü doğru olmamıştır. 658,44- USD bedelli faturanın, alacak toplamından düşülmesi gerekmektedir. İcra takip dosyasında -USD asıl alacak için yıllık %9 ve değişen oranlarda  yasal faiz talep edilmiştir.Mahkemece davacının faiz talebi  yerine asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz yürütülmesine karar verilmiştir. İcra dosyasında ki ödeme emrinde faiz talebi  %9 ile sınırlandırılmaıştır.Taraflar arasında faiz kararlaştırılmadığından yabancı para alacağı için uygulanacak 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi ,işletilecek faiz oranı dava değerine dahil olmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği yolundaki istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.Alacak satış faturalarından kaynaklandığından alacak likittir. Açıklanan nedenlerle; bir adet faturaya ilişkin istinaf sebebleri yerinde görülen davalı vekilinin başvurusunun kabulüne, yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesine \"-itirazın  kısmen iptaline, takibin 127.274,89 -USD ve 435,63- TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca, 435,63-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, takip tarihindeki kurdan hesaplanan  icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11 HD'nin  24/09/2024 Tarih 2023/4880 esas 2024/6734 Karar nolu ilamı ile \"Davacının ticari defterlerine göre, davacı takip tarihi itibariyle davalıdan 127.933,35- USD alacaklı iken, davalı defterlerine göre ise takip tarihi itibariyle davalının davacıya olan borcu 107.493,53 -USD'dir. Oysa tarafların ticari defterlerinde, davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 658,44 USD fatura dışında fatura uyuşmazlığı bulunmamaktadır. Alacak bakiyeleri arasındaki farkın tek başına sözü edilen fatura ile izah edilemeyeceği aşikar olup bilirkişi ek raporuna göre, alacak bakiyeleri arasındaki fark, tarafların yabancı para cinsinden hesapları 2016 yılında farklı tarihlerde farklı kur üzerinden TL'ye çevirmelerinden kaynaklanmaktadır. Raporda, davacının bilirkişi raporunda belirtilen tutarları 3,6378 TL sabit kur üzerinden davalının ise 2,9639 TL sabit kur üzerinden TL'ye çevirdiği saptanmış olup yapılan hesaplamayla da  alacak bakiyeleri arasındaki farkın bu nedenle meydana geldiği açıklanıp gösterilmiştir. Ancak dosya kapsamında, taraflar arasında USD cinsinden faturaların sabit bir kur üzerinden TL'ye çevrileceğine dair bir sözleşme bulunmadığı gibi taraflarca böyle bir sözleşmenin yahut teamülün varlığı da iddia edilmemiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden tarafların hangi gerekçelerle ve neye dayanarak raporda belirtilen sabit kurları esas aldıkları anlaşılamamakta olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu hususta denetime elverişli bir değerlendirme bulunmamaktadır. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, davacının ticari defterlerinden saptanan alacak baz alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacının ticari defterlerinin davalının defterlerine nazaran neden daha muteber kabul edildiği, davacının USD cinsinden hesapları 3,6378-sabit kur üzerinden TL'ye çevirmekte neden haklı olduğu keza davalının 2,9639-sabit kurunu baz almakta neden haksız olduğu hususlarında bir değerlendirme yapılmamış ve herhangi bir gerekçe ortaya konulmamıştır.   Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde taraflardan hangi gerekçeyle raporda belirtilen sabit kurları baz aldıkları sorulup bu hususta denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Kararın bu nedenle bozulmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuş; bilirkişi inceleme ara kararı oluşturulmuş ise de davacı vekili; davalının sabit kuru üzerinden yapılan hesaplamayı kabul ettiklerini, davalının sabit kuru üzerinden hesaplama kabul edilerek karar verilmesini talep etmekle, taraflar arasında ihtilaflı bulunan 658,44 USD tutarlı fatura miktarı davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu gibi bu fatura miktarı, Yargıtay bozma kararından evvel davacının görünen alacağından düşülerek hüküm verildiği belirlenmekle bu kez davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 107.493,53-USD+435,63-TL alacak bakımından itirazın iptaline, fazla istemin reddine likit alacak bakımından davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2019 tarih 2018/523 Esas 2019/1129 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davalının itirazın kısmen iptaline, takibin 107.493,53-USD ve 435,63-TL üzerinden devamına, 107.493,53-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz, 435,63-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan 75.953,90-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 33.958,60-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 5.516,56-TL  ve icra veznesine yatırılan 2.268,71-TL olmak üzere toplam 7.785,27‬-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 26.173,33‬‬‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 7.821,17‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.900-TL bilirkişi ücreti ve 195-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.095‬-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.760-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 84,90-TL tebliğ giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 14-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan  32.185,13-TL nispi  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine taktir olunan 30.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, \" Davalı tarafından yatırılan 7.785,26‬-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya  iadesine, Davacı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 14-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 11-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 438,50-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 70-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, duruşmalı yapılan inceleme sonunda taraf vekillerinin yüzüne karşı  oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7c6500ad6cceafc","SID":"dbada26337cccae9"}}