{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1656 <br>KARAR NO:2025/671<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:19/04/2022<br>NUMARASI:2021/523 Esas - 2022/323 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:15/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 24/07/2018 tarihinde ... Arnavutköy /İstanbul adresinde ... plakalı ve ...plakalı aracın no: ... önünde bulunan telefon hatlarına ait havai kablolara takılması sonucu kabloların bağlantılı olduğu direğin devrilerek kırılması sonucu kaza meydana geldiğini, bu sırada olay yerinde bulunan ...'nin meydana gelen olay nedeniyle yaralandığını, ...'nin cismani zarara uğraması nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/30751 soruşturma dosyası ile şirket yetkilisi ...'in şüpheli olarak ifade verdiğini, cismani zarar gören kişi ... ödemenin tamanını müvekkili şirket tarafından yapıldığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla meydana gelen trafik kazası olayı sonucu zarar gören kişi ile yapılan arabuluculuk toplantısı neticesinde şirketlerince ödenen 18.000,00 TL maddi tazminat, 14.000,00 TL manevi tazminat, başvurucu vekili için 3.000,00 TL avukatlık ücreti, toplantıdaki arabulucu için 1.800,00 TL arabulucuk ücreti ödemesi yapıldığını, toplam 36.800,00 TL alacağın 19/11/2019 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep  etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davayı kabul etmediklerini, dava konusu edilen zarar ile müvekkillerinin eylemleri arasında neden sonuç ilişkisinin bulunmadığını, trafik kazasından dolayı  müvekkili ... ile ilgili olarak Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesinde 2020/322 Esas 2020/318 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde müvekkilin kusurunun bulunmaması nedeniyle beraat kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini, kusurlarının bulunmadığını, ceza dava dosyanın celbi ile her iki müvekkili yönünden usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 24.07.2018 tarihinde... dorse plakalı aracın no.... adresi önünde bulunan telefon hatlarına ait havai kablolara takılması sonucu kabloların bağlantılı olduğu direğin devrilerek kırılması sonucu kaza meydana geldiğini, bu sırada olay yerinde bulunan ... Meydana gelen olay nedeniyle yaralandığını, başvurucu ... vekili Av. ... tarafından talep edilen arabuluculuk toplantısına, kazaya karışan ... çekici plakalı ve ... dorse plakalı aracın sürücü ..., araç maliki ... ve ... A.Ş. adına Av. ... katılım sağlamış ve 05.11.2020 tarihinde son tutanak imzalandığını, söz konusu toplantıda başvurucunun talebi ile ilgili şirketçe başvurucu ...’ye 18.000,00 TL maddi tazminat, 14.000,00 TL manevi tazminat , vekili  için 3000TL avukatlık ücreti ve toplantıdaki arabulucu için 1.800,00 TL arabuluculuk ücreti ödemesi yapıldığını, tüm ödeme davalıların müşterek-müteselsil sorumluluğuna rağmen sadece müvekkili şirketçe ödendiğini, yerel mahkeme bu raporu davada delil olarak dikkate almayıp sadece bir kere bilirkişi tarafından incelenen dosyaya tamamen bilirkişinin kanaatine göre oluşturulan rapora göre karar tesis ettiğini, karar hem gerçeğe hem de kanuna aykırı olup ortadan kaldırılması gerektiğini, şirket zararı ve diğer giderlerin söz konusu poliçe kapsamında tarafına ödenmesini teminen sigorta şirketine yazılı olarak başvurulmuş ise de taleplerinin reddedildiğini, dosya üzerinden tamamen bilirkişinin kanaatine bağlı yapılan bir değerlendirmeye göre alınan tek bir rapor üzerine tesis edilen kararın ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 24/07/2018 günü saat:21:45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... dorse plakalı Tır  aracı ile ... sokakta seyir halinde olay yerine geldiğinde kullanmış olduğu tırın dorse kısmı ile telefon kablosuna takılması sonucu iki adet telefon direğinin devrilmesi ve dava dışı ...'nin yaralanması nedeniyle ...'ye arabuluculuk toplantısında ödenen maddi ve manevi tazminat, avukatlık ve arabuluculuk ücretinden davalıların kusuru oranında müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle davalılardan zararın tahsili talebine ilişkin bulunduğu anlaşılmıştır.Kaza nedeniyle yapılan soruşturma dosyasında alınan trafik bilirkişi kusur raporuyla;\"...Dosya içeriğinde bulunan mevcut veriler, belgeler,Yavuz Selim Polis Merkezi Amirliği tarafından alınan ifadeler, polis merkezine bağlı memurlar tarafından olay yerini gösterir basit kroki ve kaza yerinde yapmış olduğum tetkikten anlaşıldığı üzere, kaza mahalli olan yerleşik alan içinde şüpheli ...Müdürlüğü çalışanı her ne kadar kabloları bir ay içinde nizami ve standartlara uygun takıldığını beyan etmiş olsa da gerek müşteki ve görgü tanıkları ifadeleri gerekse olay yerinde yapmış olduğum keşif incelemelerimde, mahalle muhtarı ve orada bulunanların vermiş olduğu ifadeler doğrultusunda kazaya sebebiyet veren kabloların aşağıda olduğu standartlara uygun olmadığı, aşağıda olan kabloların trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmış olup, şüpheli ... Müdürlüğü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda açıkça belirtilen “Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili kurallara uymama” kuralına uymayıp dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek,Araç trafiğinin seyir emniyetini tehlikeye düşürmesinden dolayı; 2918 sayılı KTK'nın 47/1-d maddesinde açıklanan (Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen kural,yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak) kuralını ihlal ettikleri için asli kusurlu, davalı araç sürücüsü ise 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesinde açıklanan (Araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak.) kuralını ihlal ettiği için asli kusurlu, yaralanan ...'nin kusursuz olduğu\" tespit edilmiştir.Davalı sürücünün yargılandığı ceza mahkemesinde yukarıdaki kusur raporunun aksine \"Her ne kadar sanık ...'nün olay tarihinde tır şoförü olarak yolda devam ettiği sırada tırın dorse kısmının telefon kablosuna takılması sonucu iki adet telefon direğinin devrilmesine ve bu şekilde müştekinin vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde taksirle yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla sanığın TCK'nın 89/1, 53/6 maddeleri gereğince yargılanarak cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de; 03/07/2020 tarihli uzlaştırma raporu, sanık ve müştekinin kolluk aşamasındaki beyanları, müştekinin vücudunda kemik kırığı bulunduğuna dair ATK şube müdürlüğü raporu ile meydana gelen olayda sanıkla birlikte ... Müdürlüğünün de asli kusurlu olduğuna dair 05/10/2018 tarihli bilirkişi raporu ve müştekinin ... yetkilileri hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin kolluk beyanı ile ... yetkilileri hakkında 25/11/2019 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hep birlikte değerlendirildiğinde; kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu ile olay yeri tutanağında belirtilen tespitler göz önünde bulundurulduğunda, kazanın olması gereken yükseklikten alçak döşenen ... kabloları nedeniyle gerçekleştiği, bilirkişi raporunda sanığa kusur yüklenmesine gerekçe olarak Karayolları Trafik Kanununun araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak'' şeklindeki 52/1-b maddesinin gösterildiği, olayın hava karardıktan sonraki bir saatte gerçekleştiği, böyle bir durumda herhangi bir araç sürücüsünün gabari veya yükseklik uyarısı bulunmadığı sabit olan bir yolda tırın dorsesine takılabilecek derecede alçak olan ... kablolarının olabileceğini ön görmesinin veya böyle bir ihtimalle araç sürmesinin mümkün olmadığı, böyle bir sorumluluğun yüklenebilmesi için yolda alçaktan geçen yapı bulunduğuna dair ve bu yapının yüksekliğini gösterir uyarı tabelasının bulunması gerektiği ancak böyle bir tabelanın da bulunmadığı anlaşıldığından karanlıkta görünmesi neredeyse imkansız olan telefon kablolarına tırın dorsesi takılan sanığa yüklenecek herhangi bir ihmali davranış veya kusurlu durum bulunmadığı mahkememizce değerlendirilerek iddianameye konu bilirkişi raporunun aksine sanığın olayı ön görmesinin mümkün olmadığı ve hava ve yol koşullarına uygun süratte araç kullansa dahi kabloları göremeyeceği ve kazaya engel olamayacağı kanaatiyle bilirkişi raporu mahkememizce geçerli sayılmamış ve raporun aksine sanığın olayda kusurunun bulunmadığı takdir edilerek yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-c mad gereğince beraatine karar verilmiş ve itiraz edilmeden kesinleşmiş, davacı çalışanları hakkında ise şikayet yokluğundan ek KYO dair karar verildiği görülmüştür.Mahkemece hükme esas alınan kusur İTÜ üyelerinden oluşan heyet bilirkişi raporunda tüm dosya kapsamı ifade tutanakları ve kablolara çarpan aracın modeline göre tüm teknik özellikleri incelenerek; \"... Kaza esnasında tespit edilen yarı römorkun aynı plakalı yarı römork olduğu belirtildiğine göre yarı römork boyutlarının (yüksekliğinin) trafik yönetmeliğine uygun olduğu görülmektedir.Bu durumda olay mahallinde yaşayan insanların beyanına ve araç yarı römorkunun teknik olarak trafik yönetmeliğine uygun olması nedeni ile kaza mahallinde  davaya konu telefon kablolarının sarktığı,aracın gece seyri esnasında kablolardaki sarkma olayının fark edilemeyeceği nedeni ile aracın kabloların altından geçerken çarptığı kanaatine varılmıştır.İletim hatları yapı eseri niteliğindedir.TBK madde 69- Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.Yapı eseri tamamlandıktan sonra, yapı eserinin bozulan, eskiyen ve yıpranan kısımlarının zamanında onarılmamış olması yahut yapı eserinin tahsis edildiği amaca uygun olarak gerekli koruma önlemlerinin alınmamış olması yapı eserinin bakımında eksiklik olarak değerlendirilir.Yapı eserinin can ve mal güvenliğine zarar vermemesi için  periyodik kontrolleri ve gerekli bakımları yapılmalı, ayrıca sıcaklık vs çeşitli nedenlerden sarkabileceği  öngörülerek çevreye zarar vermemesi için gerekli kontroller, iyileştirmeler ve bakımlar yapılmalıdır. ... A.Ş.’nin aracın sarkan kablolara çarparak bağlı olduğu telefon direklerinin devrilmesinde, genellikle tekniğine uygun yapılmaması, direklerin düzenli olarak periyodik muayene bakım ve onarımının savsaklanması veya gereği gibi yapılmaması, gibi işletme kusurlarından kaynaklandığı göz önüne alınarak, davalı ... A.Ş.’nin davaya konu olayda tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ..., aracı ile kaza mahallinden geçerken davaya konu kablolara çarparak kabloların bağlı olduğu direklerin devrilmesinde, olay mahallinde yaşayan insanların beyanına göre kabloların alçak olması/sarkması ve araç yarı römork yüksekliğinin teknik olarak trafik yönetmeliğine uygun olması nedenleri ile ve aracın gece seyri esnasında kablolardaki sarkma olayının fark edilemeyeceği dikkate alınarak herhangi bir kusurunun olmadığı,...’nin direğin devrilmesi sonucu yaralanmasında Trafik Kanunu ve Yönetmeliği’ndeki yayalarla ve diğer trafik kuralları ile ilgili maddelerden hiçbirini ihlal etmediği,telefon direğinin  üstüne aniden devrilmesi ve yaralanması hususunda alabileceği bir tedbir olamayacağı,bu nedenlerle meydana gelen kazada kusurunun olmadığı\" yönünde belirlemede bulunulmuştur.6098 sayılı TBK'nin 49. maddesine göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir.Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir.Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; İlk Derece Mahkemesince İTÜ bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunun gerekçeli, yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kabloya takılan yarı römork boyutlarının (yüksekliğinin) trafik yönetmeliğine uygun olduğunun tespit edilmiş olmasına, kaza mahallinde  davaya konu telefon kablolarının sarktığı,aracın gece seyri esnasında kablolardaki sarkma olayının fark edilemeyeceği, direklerin düzenli olarak periyodik muayene bakım ve onarımının savsaklanması veya gereği gibi yapılmaması gibi işletme kusurlarından kaynaklandığı göz önüne alınarak, davalı ... A.Ş.’nin davaya konu olayda tam kusurlu olduğu yönündeki tespitin  olayın oluş şekline uygun düşmesine göre meydana gelen kazada davalının hiç kusurunun bulunmaması halinde kaza ile davalıların sorumluluğu arasında uygun illiyet bağı ortadan kalkmış olacağından, İlk Derece Mahkemesince  davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26c72fae376e41f3","SID":"dd87b56460a12a97"}}