{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1005 Esas  - 2025/295 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1005 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/295<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/05/2019<br>NUMARASI\t\t: 2014/694 Esas 2019/544 Karar <br><br>  <br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 15/09/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 21/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle  davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili banka ile dava dışı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlu tarafından anılan sözleşme hükümleri gereğinin yerine getirilmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini ve akabinde başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalıların müşterek borçlu - müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamış olmaları nedeniyle bankanın rehni paraya çevirmeden önce doğrudan müteselsil kefile müracaat edebileceğini, davalıların kefalet limitlerinin ve temerrüt faizi oranının sözleşme ile belirlenmiş olduğunu ve sözleşme ile belirlenmiş temerrüt faizi oranının uygulanmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığını iddia ederek  haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar ..., ..., ... Ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, bankanın öncelikle rehin varsa rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerekirken hem rehinin paraya çevrilmesi yoluyla hem de ilamsız icra takibi yoluyla icra takibi başlatmış olmasının kötüniyetli olduğunu, sözleşmeler incelendiğinde hukuka uygun olarak müteselsil kefil alınmadığından dolayı ortada geçerli bir kefaletin bulunmadığının görüleceğini, usulüne uygun kefalet bulunmadığından kredi sözleşmelerinin davalı müvekkiller yönünden bağlayıcılığının bulunmadığını, yeni BK ile getirilen değişiklikler ve Bankacılık Kanunu ile Yargıtay Kararlarına göre müteselsil kefiller için; eşin rızasının olması, kefilin kendi el yazılı ile tarih atması, kefalet süresini yazması, adına, soyadını, müteselsil ibaresini yazması, sorumlu olduğu azami miktarı belirtmesi, miktarın hem rakamla hem de yazı ile olması, yine kendi el yazısı ile lehine kefalet verilen borçlunun adının soyadının yazılması, eş rızasının kefalet ile aynı anda olması ve kanunun aradığı şartlan taşıması gerektiğini, davalı ...'ın eşinin muvafakatinin bulunmadığını, eşinin okuma yazmasının olmadığını, kendi el yazısıyla tarih yazılmadığını, kefalet süresinin gösterilmediğini, ... da da aynı eksikliklerin mevcut olduğunu, ortada geçerli bir müteselsil kefalet söz konusu olmadığı için adi kefalet hükümlerinin uygulanması gerektiğini, adi kefalette ise asıl borçlu hakkında aciz vesikası temin edilmeden diğer kefillere gidilemeyeceğini, kredi sözleşmesinde el yazısıyla yazılan ibarelerin ve imzaların mevekkillerine ait olup olmadığı hususunda imza ve yazı incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalılardan ...'ya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmiş, davaya karşı cevap vermemiştir. . <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olduğu ve bilirkişi raporunda belirtilen nakit alacak miktarından sorumlu olduğu, yine davalı ...'ın kefaletinin geçerli olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere bu davalının yalnızca gayri nakdi teminat mektubu kredisinden kaynaklı toplam 67.417,55 TL'den sorumlu olup, 150.000,00 TL ipotek limitinin mahsubu ile bu davalı yönünden borcun söz konusu olmayacağı, taksitli ticari kredinin 26/04/2013 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılmış olup, davalılar ..., ... ve ...'ün kefalet tarihlerinin belirtilmemesi ve ... ile ...'ün kefaletlerinde eş rızasının bulunmaması karşısında kefaletlerinin geçersiz olduğu, bu davalılardan taksitli ticari kredi alacağının talep edilemeyeceği, genel kredi sözleşmesinde kefillerin gayri nakit depo talebinden sorumlu olduklarına dair açık hüküm bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 5. İcra Dairesinin 2014/1969 esas sayılı dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile; gayrinakti çek kredisinden kaynaklı 4.180,00-TL aslı alacak, 177,13-TL işlemiş faiz ve 8,86-TL BSMV olmak üzere toplam 4.365,99-TL üzerinden icra takibinde belirtilen şartlarla beraber takibin davalı ... yönünden devamına, gayrinakti teminat mektubu kredisinden kaynaklı takip ve taksitli ticari krediden kaynaklı yapılan takip yönünden davanın reddine, davacının çek yaprakları için istediği depo talebi yönünden davanın reddine, 836,00-TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar ..., ..., ... yönünden davanın reddine,  davalı yanın davacı aleyhine kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından talebinin reddine, fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle;  takibe konu kredilerin işbu dosyaya ve dava konusu icra takip dosyasına sunulan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri çerçevesinde kullandırılmış olduğunu ve sözleşmelerin birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, kefillerin borçlu firmanın davacı bankaya olan doğmuş doğacak tüm borç ve risklerinden sorumlu olduklarını, bu nedenle işbu dosyaya sunulan borçlular ile imzalanan sözleşmelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve kefalet tutarlarının buna göre belirlenmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalıların haksız ve hukuka aykırı tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, davacı tarafından davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali  istemine ilişkindir.\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi,  hesap ekstreleri,   yazı ve imza örnekleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.  \t<br>\tAnkara 5. İcra Müdürlüğünün 2014/1969 takip sayılı dosyasında incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı  asıl alacak, masraflar ve faiz olmak üzere toplam 256.050,01-TL'nin tahsili  amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalılar vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\t10/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; çeklerden kaynaklanan riskin 26.03.2010 tarihli Sözleşme kapsammda olduğu, anılan sözleşmede ise sadece davalılardan ...'ın kefalet imzası bulunduğu, tarafımızdan yapılan hesaplamada belirlenen tutarlar davacı talebinden yüksek olduğundan bu alacak kalemi yönünden, takipte belirtilen tutarların dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla davalı ...'ın Tablo: 3'de belirtilen tutarlardan sorumlu olduğu, teminat mektuplarından kaynaklanan riskin, teminat mektuplarının düzenleme tarihleri dikkate almdığmda, 05.07.2012 tarihli Sözleşme kapsammda olduğu, anılan sözleşmede ise sadece davalılardan ...'ın kefalet imzası bulunduğu, tarafından  yapılan hesaplamada; asıl alacak 64.786,00 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 65.143,70) 357,70 TL'lik, işlemiş faiz 2.506,24 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 3.966,63) 1.460,39 TL'lik,  BSMV 125,31 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 198,33) 73,02 TL'lik, kısmının yerinde olmadığı, takibin ... yönünden belirtilen tutarlar üzerinden yürütülmesi gerektiği, ancak davacı Banka icra takibinde ... yönünden 150.000,00 TL tutarındaki ipotek limitinin düşülmesini talep ettiğinden, adı geçen açısından borcun kalmayacağı, taksitli ticari krediden kaynaklanan alacağın, kredinin ödenme tarihi dikkate alındığında  26.04.2013 tarihli sözleşme kapsammda olduğu, anılan sözleşmede, ..., ... ve ...'ın kefalet imzalan bulunduğu, yukanda yer verilen tespitlerimiz uyarınca, ..., ... ve ...'ın kefaletlerinin kefalet tarihinin belirtilmemiş olması, ilave olarak ... ve ...'ın kefaletlerinin eş nzalarının geçerli şekilde alınmamış olması nedenleriyle TBK. 583 ve 584. maddelerine uygun olarak tesis edilmediği, bu nedenle adı geçenlerin bu sözleşmedeki kefaletlerinin geçersiz olduğu bildirilmiştir.<br>\tGenel Kredi  Sözleşmelerinin incelenmesinde; <br>\tDavacı bankanın dava dışı ... ile birden fazla kredi sözleşmesi imzalandığı, buna göre 30.11.2005 tarihinde 15.000,00-TL limitle dava dışı ... ile davacı arasında akdedilen sözleşmeyi Nizamettin Karataş ve ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, <br>\t06.04.2007 tarihinde dava dışı ... ile davacı banka arasında 10.000,00-TL limit ile akdedilen sözleşmesinin daha sonra limiti 13.11.2008 tarihinde yapılan arttırımla 106.660,00-TL olduğu, anılan sözleşmede sadece ...'ın borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, <br>\t26.03.2010 tarihinde dava dışı ... ile davacı banka arasında akdedilen sözleşmede 30.11.2005 ve 16.04.2007 tarihinde yapılan sözleşmeler uyarınca önceki limit miktarı olan 106.660,00-TL gösterildiği, 26.03.2010 tarihinde yapılan arttırımla yeni limitin 176.460,00-TL olduğu,, sonrasında 15.12.2011 tarihinde yapılan arttırımla 348.990,00-TL limit belirlendiği, <br>\t05.07.2012 tarihinde dava dışı ... ile davacı banka arasında akdedin sözleşmede 30.11.2005, 16.04.2007 ve 26.03.2010  tarihinde yapılan sözleşmeler uyarınca önceki limit miktarı olan 348.990,00-TL gösterildiği, 05.07.2012 tarihinde yapılan arttırımla yeni limitin 352.540,00-TL olduğu, sonrasında 12.11.2012 tarihinde yapılan arttırımla 3486.700,00-TL limit belirlendiği, <br>\t26.04.2013 tarihinde dava dışı ... ile davacı banka arasında akdedilen sözleşmede kredi limitinin belirlenmediği, sözleşmenin 28. sayfa altındaki 14.3. maddesindeki kefalete ilişkin bölümün  altında ..., ... ve ...'ın imzası bulunmakta olup, kefalet tarihi ve limitinin belirlenmediği, sözleşmesinin 29. sayfasında birinci kefil olan ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefalet limiti ve kefaletin türünün el yazısı ile yazıldığı ancak kefalet tarihinin belirtilmediği, kefalet limitinin ise 342.500,00-TL olarak belirlendiği, ayrıca eş rızası bölümünde kime ait olduğu belli olmayan imza bulunmakta olup, imza dışında bir bilgiye rastlanılmadığı, sözleşmenin 33. sayfasında ikinci kefil olarak  ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefalet limiti ve kefaletin türünün el yazısı ile yazıldığı, eş rızasının alındığı, ancak kefalet tarihinin belirtilmediği, kefalet limitinin ise 300.000,00-TL olarak belirlendiği, sözleşmenin 37. sayfasında üçüncü kefil olarak ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefalet limiti ve kefaletin türünün el yazısı ile yazıldığı, ancak kefalet tarihinin belirtilmediği, kefalet limitinin ise 142.500,00-TL olarak belirlendiği, ayrıca eş rızasının alınmadığı  anlaşılmıştır.<br>\t...'a keşide edilen 10.01.2014 tarih ve 68 yevmiye nolu ihtarnamenin incelenmesinde; ... kredilerinin 09.12.2013 tarihi itibarıyla kat edildiği, bu tarih itibarıyla toplam 225.779,77-TL borcun 7 gün içinde ödenmesi, aynı süre içinde çek yasal yükümlülük tutarı olan 26.125,00-TL'nin banka nezdinde depo edilmesinin istenildiği, kefilin sorumlu olduğu tutarın ise 142.500,00-TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin 17.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği, <br>\t...'ya keşide edilen 24.12.2013 tarih ve 2858 yevmiye nolu ihtarnamenin incelenmesinde; ... kredilerinin 09.12.2013 tarihi itibarıyla kat edildiği, bu tarih itibarıyla toplam 206.012,05-TL borcun 7 gün içinde ödenmesi, aynı süre içinde çek yasal yükümlülük tutarı olan 26.125,00-TL ile meri teminat mektubu için 11.844,00-TL'nin banka nezdinde depo edilmesinin istenildiği, kefilin sorumlu olduğu tutarın ise 1500,00-TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin 30.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, <br>\t...'a keşide edilen 24.12.2013 tarih ve 2856 yevmiye nolu ihtihtarnamenin incelenmesinde; ... kredilerinin 09.12.2013 tarihi itibarıyla kat edildiği, bu tarih itibarıyla toplam 206.012,05-TL borcun 7 gün içinde ödenmesi, aynı süre içinde çek yasal yükümlülük tutarı olan 26.125,00-TL ile meri teminat mektubu için 11.844,00-TL'nin banka nezdinde depo edilmesinin istenildiği, kefilin sorumlu olduğu tutarın ise 1500,00-TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin 31.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, <br>\t...'a keşide edilen 24.12.2013 tarih ve 2855 yevmiye nolu ihtarnamenin incelenmesinde; ... kredilerinin 09.12.2013 tarihi itibarıyla kat edildiği, bu tarih itibarıyla toplam 206.012,05-TL borcun 7 gün içinde ödenmesi, aynı süre içinde çek yasal yükümlülük tutarı olan 26.125,00-TL ile meri teminat mektubu için 11.844,00-TL'nin banka nezdinde depo edilmesinin istenildiği, kefilin sorumlu olduğu tutarın ise 1500,00-TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin 31.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya üzerinde birden fazla bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.<br>\t10.03.2019 tarihli rapora göre, çeklerden kaynaklanan riskin 26.03.2010 tarihli Sözleşme kapsammda olduğu, anılan sözleşmede ise sadece davalılardan ...'ın kefalet imzası bulunduğu, tarafımızdan yapılan hesaplamada belirlenen tutarlar davacı talebinden yüksek olduğundan bu alacak kalemi yönünden, takipte belirtilen tutarların dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla davalı ...'ın Tablo: 3'de belirtilen tutarlardan sorumlu olduğu, teminat mektuplarından kaynaklanan riskin, teminat mektuplarının düzenleme tarihleri dikkate almdığmda, 05.07.2012 tarihli Sözleşme kapsamında olduğu, anılan sözleşmede ise sadece davalılardan ...'ın kefalet imzası bulunduğu, tarafından  yapılan hesaplamada; asıl alacak 64.786,00 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 65.143,70) 357,70 TL'lik, işlemiş faiz 2.506,24 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 3.966,63) 1.460,39 TL'lik,  BSMV 125,31 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 198,33) 73,02 TL'lik, kısmının yerinde olmadığı, takibin ... yönünden belirtilen tutarlar üzerinden yürütülmesi gerektiği, ancak davacı Banka icra takibinde ... yönünden 150.000,00 TL tutarındaki ipotek limitinin düşülmesini talep ettiğinden, adı geçen açısından borcun kalmayacağı, taksitli ticari krediden kaynaklanan alacağın, kredinin ödenme tarihi dikkate alındığında  26.04.2013 tarihli sözleşme kapsammda olduğu, anılan sözleşmede, ..., ... ve ...'ın kefalet imzalan bulunduğu, yukanda yer verilen tespitlerimiz uyarınca, ..., ... ve ...'ın kefaletlerinin kefalet tarihinin belirtilmemiş olması, ilave olarak ... ve ...'ın kefaletlerinin eş nzalarının geçerli şekilde alınmamış olması nedenleriyle TBK. 583 ve 584. maddelerine uygun olarak tesis edilmediği, bu nedenle adı geçenlerin bu sözleşmedeki kefaletlerinin geçersiz olduğu,  düşünülmekle birlikte hukuki takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamından, temlik eden banka ile dava dışı ... arasında yukarıda sayılan genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, temlik eden takip alacaklısı banka tarafından genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl dava dışı borçluya birden fazla kredi kullandırıldığı, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmelerde imzalarının bulunduğu,  gayrinakdi çek kredisinden kaynaklanan nakdi alacak talebi bakımından 3154684, 3154685, 3154690 ve 3154694 seri nolu çeklerden kaynaklanan riskin 26.03.2010 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, anılan sözleşmede davalılardan ...'ın imzasının bulunduğu, davalının imza inkarı sonucu yapılan bilirkişi incelemesinde ... adına atılmış imzaların bu davalı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan denetime elverişli rapor uyarınca gayrinakti çek kredisinden kaynaklı 4.180,00-TL aslı alacak, 177,13-TL işlemiş faiz ve 8,86-TL BSMV olmak üzere toplam 4.365,99-TL üzerinden icra takibinde belirtilen şartlarla beraber takibin davalı ... yönünden devamına karar verilmesi gerektiği, alacağın likit olduğu; <br>\tGayrinakdi teminat mektubu kredisinden kaynaklanan nakdi alacak talebi bakımından bu teminatı riskinin 05.07.2012 tarihli sözleşme kapsamında olduğu, anılan sözleşmede davalılardan ...'ın kefalet imzasının bulunduğu, kefaletinin geçerli olduğu mahkemece alınan denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere gayrinakti teminat mektubu kredisinden kaynaklı 64.786,00-TL aslı alacak, 1.242,78-TL işlemiş faiz, 08.01.2014-21.01.2014 faiz 1.263,46-TL olmak üzere toplan 2.506,24-TL faiz ve 125,31-TL BSMV olmak üzere toplam 67.417,55-TL'nin bu davalıdan talep edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte davacı bankanın icra takibinde bu davalı yönünden 150.000,00-TL tutarındaki ipotek limitini düşülmesini talep ettiğinden ipotek miktarı mahsup edildiğinde  bu davalı yönünden borcun söz konusu olmayacağı,<br>\tTaksitli ticari krediden kaynaklanan talep bakımından dava dışı ...'a davacı banka tarafından 26.04.2013 tarihinde 36 ay vade ve yıllık %15.60 faiz oranı ile 124.000,00-TL tutarında taksitli kredi kullandırıldığı, bu kredinin son olarak 26.08.2013 tarihinde vadeli taksitinin ödendiği, diğer taksitlerinin ise ödenmediği, bu sözleşme altında ..., ... ve ...'ın kefalet imzalarının bulunduğu, ancak adı geçenlerin kefaletlerinde kefalet tarihinin belirtilmemesi, ilave olarak ...'ın ve ...'ın kefaletlerinde eş rızalarının bulunmaması karşısında adı geçenlerin kefaletlerinin geçersiz olduğundan ve diğer sözleşmelerde kefiller yönünden yer alan \"doğmuş doğacak alacak\" ibarelerinin kefaletlerinin geçersiz olduğu sözleşmeden kaynaklanan borçlardan sorumluluklarını doğurmayacağından bu davalılar yönünden davanın reddinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, <br>\tYine, icra takibinde bankaya iade edilmeyen çekler için 26.125,00-TL'nin depo edilmesini istemiş olmasına karşın bilindiği üzere çek yaprakları ile ilgili depo talebinde bulunulması için genel kredi sözleşmesinde buna ilişkin hüküm bulunması gerektiği (bkz. Yargıtay 19. HD.'nin 2016/2351 esas, 2016/13926 karar sayılı ve 25.10.2016 tarihli; aynı dairenin 2013/17341 esas, 2014/1592 karar sayılı ve 21.01.2014 tarihli ilamları), davalı kefiller hakkında konu sözleşmede depo talebinden kefillerin sorumlu olacağına ilişkin düzenleme bulunmadığından davalılar hakkında çek yaprakları için istenen depo bedeli yönünden icra takibi yapılmayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025<br><br><br>Başkan-              Üye -                            Üye -               Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87f339d6927117c6","SID":"8dfb7b324bde805b"}}