{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1129 <br>KARAR NO: 2025/359<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/10/2020<br>NUMARASI: 2015/409 Esas, 2020/581 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 22/04/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında \"Eğitim Yapıları Yeniden Yapım İşi-Yapım-23 projesi kapsamında ince imalatlar ve işçilik ve imalat işleri\" için anlaşma yapıldığını, davacının sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle işi teslim ettiğini ancak davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu bakiye bedeli ödemediğini, bu nedenle davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası üzerinden 62.811,80 TL'nin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını sağladığını belirterek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında, davacının proje alt taşeronu olan davalıya bir kısım işler yaptığını, anılan sözleşmenin davalı ile imzalanmadığını, sözleşme imzalanmamış olmasına rağmen davalı şirketin davacıdan hizmet aldığını, alınan hizmetin bedelinin fazlasıyla ödendiğini, davacının yapması gereken işlerin bir kısmını hiç yapmadığını, bir kısmını da eksik bıraktığını, davalı tarafından avans ödemesi yapılması nedeniyle davalının davacıdan alacaklı olduğunu, davalı tarafından davacının hizmetleri karşılığı düzenlemiş olduğu faturaların tamamının ödendiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu  25/07/2014 tarihli ve 82.811,80 TL miktarlı faturanın davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davalı şirketin davacıdan bu fatura karşılığı bir mal ve hizmet almadığını, söz konusu faturada bu bedelin hangi mal ve hizmetin bedeli olduğunun da belirtilmediğini, proje kapsamında yapılan okulların 2013 yılında tamamlanarak eğitime başladığını belirterek, davanın reddine, davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, dava dışı ... İnşaat ile davalı şirket arasında \"ince inşaat imalatı işleri taşeron sözleşmesi\", dava dışı ... İnşaat ile davacı arasında yazılı taşeron sözleşmesi bulunduğu, dosya kapsamına ve tarafların beyanlarına göre taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun da ihtilâfsız olduğu, davacının 25/07/2014 tarihli ve 82.811,80 TL bedelli faturaya dayanarak icra takibine geçtiği, davalının ise davacının bu faturaya konu mal ve hizmeti teslim etmediğini, faturanın kabul edilmeyerek davacıya iade edildiğini savunduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve teslime dair bir delil sözleşmesi bulunmadığından davacı yüklenicinin teslim vakıasını her tür delil ile kanıtlayabileceği, davacı vekilince dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış ise de tahkikat süresince tanık listesi verilmediği, fatura düzenlenmesiyle imalatın yapıldığının ve teslim edildiğinin kanıtlanamayacağı, davacının işletme hesabına göre tuttuğu 2013 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olmadığı, HMK'nın 222/4 maddesi gereğince davacı ticari defterlerinde bulunan kayıtların kendisi aleyhine delil oluşturacağı, bunun aksinin kesin delillerle ispatlanması gerektiği, faturanın görüntüsünün yer aldığı aslı dosyaya sunulmayan hak ediş belgesinde kaşe ve imzası bulunan ve SGK cevabıyla dava dışı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin sigortalı çalışanı olduğu tespit edilen ...'in tanık olarak verdiği beyanı, hak ediş belgesinin niteliği ve tanığın davalı şirket çalışanı olmaması nazara alınarak, bu hak edişe ilişkin imza incelemesinin yargılamaya fayda sağlamayacağı kanaati ile bu yöndeki davacı vekili talebinin reddedildiği, bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu 82.811,80 TL bedelli faturadaki mal ve hizmetin davalı şirkete teslim edildiğinin davacı yüklenici tarafından ispatlanması gerektiği, bu hususta davacı tarafından herhangi bir somut delil sunulamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı, davacının ticari defterlerinin kendi aleyhine delil vasfında olduğu, bu itibarla davalı tarafından takibe yapılan itirazın yerinde olduğu, takibin ise kötüniyetli olarak başlatılmadığı gerekçesiyle, davanın ve koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiş, her ne kadar bilirkişiler tarafından, sözleşmeye konu işe ait projeler gibi teknik belgeler ile ara hakkedişlerin sunulmadığı ve bu nedenden dolayı teknik incelemenin yapılmadığı belirtilmiş ise de, 19.01.2016 tarihli beyan dilekçelerinde, davalı tarafla yapılan işlere yönelik düzenlenen kesin hesap, iş metrajları ve sair hakedişler ile teknik belgelerin davalı tarafta olması sebebi ile davalı taraftan celbini talep ettiklerini, ayrıca bilirkişiler tarafından 22.12.2015 tarihli celsesinin (4) no’lu ara kararı doğrultusunda davalı bünyesinde bulunan hakediş, iş metrajları vs. teknik belgelerin de incelenmesi gerektiğini, bu  belgeler incelenmeden rapor tanzim edildiğine ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkil şirketin, ... İnşaat’ın taşeronu olarak sözleşmelerde yer alan ... İnşaat’a söz konusu işleri yaptığını ve davalı tarafın dilekçelerinde bu hususu açıkça ikrar ettiğini, davalı tarafın faturaya konu işlerin yapıldığını açıkça ikrar etmesi, davalının ticari defterler ve kayıtlarında müvekkili ile ilgili kayıtlarının bulunması, hesap alışverişinin bulunması, düzenlenen hak edişin kabul edilmesi karşısında bilirkişilerin itirazlarını değerlendirmeye dahi almamasının açıkça yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada mübrez \"216 Yapı Muallim Cevdet Hak Ediş\" başlıklı hak ediş uyarınca \"epoksi kaplama yapılması ve parke işi\" için toplam 72.387,94 TL bedelli bir hak ediş düzenlendiğini, bu hak edişin davalı yetkilisi (proje müdürü) İnşaat Mühendisi ... tarafından 26.09.2013 tarihinde düzenlendiğini, SGK'dan gelen yazı cevabına göre bu kişinin 26/09/2013 tarihinde davalı şirketin yaptığı dava konusu işlerle ilgili sözleşmeyi akdetmiş olan ... Ticaret A.Ş.'de çalıştığını, dolayısıyla, söz konusu hak edişle müvekkilinin üzerine düşen edimleri tamamladığının ve alacağa hak kazandığının açık olduğunu, bu hak edişe binaen müvekkili tarafından 82.811,80 TL bedelli fatura düzenlenmiş olup, dosyada mübrez muavin defter kaydına göre müvekkili şirketin davalı taraftan 62.811,80 TL bedel alacaklı olduğunu, ...'in tanık olarak verdiği beyanında imzasına dair belirsizlik yaratan ifadelerde bulunmasına rağmen söz konusu hakediş altındaki imzanın bu kişiden sadır olup olmadığı hususu net olarak tespit etmeden usul ve yasaya aykırı bir karara imza atıldığını belirterek, kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt taşeron, davalı ise taşerondur. Dava, davacı alt taşeron tarafından, eser sözleşmesinden kaynaklanan 25/07/2014 tarihli 82.811,80 TL'lik faturaya dayalı olarak 62.811,80 TL bakiye iş bedeli alacağının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı taşeron, davacının bu faturaya konu mal ve hizmeti teslim etmediğini, faturanın kabul edilmeyerek davacıya iade edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, aralarında dava dilekçesinde belirtildiği şekilde (bir takım inşaat işlerinin yapılamasına dair) bir sözlü eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafından bir kısım işlerin yapılıp bunlara dair fatura bedellerinin davalıdan tahsil edildiği hususlarının dosya kapsamına göre sabit ve tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sadece davaya (takibe) dayanak olan 25/07/2014 tarihli 82.811,80 TL'lik faturaya ilişkin olduğu, davalı taşeronun bu faturayı, bu fatura kapsamında bir iş yapıldığını kabul etmediği, eser sözleşmelerinde sözleşmeye konu işin yapılıp teslim edildiğini ispat külfeti yüklenicide bulunduğundan söz konusu faturaya konu işin yapılıp teslim edildiğini ispat yükünün davacı alt taşeronda olduğu, davacının bu hususu ispat için dosyaya sadece bir hakediş belgesi fotokopisi sunabildiği, ancak bu belgede kaşe ve imzası bulunan ...'in dava dışı (yüklenici) ... San. ve Tic. A.Ş.'nin sigortalı çalışanı (mühendisi) olduğundan davalı aleyhine bir delil olarak dikkate alınamayacağı ve imza incelemesine de gerek olmadığı, buna göre söz konusu faturaya dayalı olarak başlatılan davaya konu takibe davalı tarafından yapılan itirazın yerinde olduğu, Mahkemece de bu doğrultuda yapılan değerlendirme neticesinde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/10/2020 tarih ve 2015/409 Esas, 2020/581 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32583352d49abe07","SID":"85efed94fcbbe8d5"}}