{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1720 <br>KARAR NO:2025/673<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:20/04/2022<br>NUMARASI:2020/229 Esas - 2022/351 Karar<br>DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ:15/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.01.2020 tarihinde Trabzon- Giresun yolu üzerinde, davalı ...'ya ait ve davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya ait ve onun sevk ve idaresindeki... yabancı plakalı  aracına çarptıktan sonra durmadan kaza yerinden hızla kaçtığından olay yerinde kaza tespit tutanağı tutulamadığını, kaçan sigortalı araç sürücüsü birkaç km ilerde durarak müvekkil ve oğlu ile tartışmaya ve onları darp etmeye başladığını, bu esnada ... plakalı aracın içerisinde yolcu olarak bulunan araç sahibi-sigortalı ... elindeki bira şişelerini müvekkilinin aracına fırlatarak aracın sol arka kapısında da hasar meydana gelmesine sebep olduğunu, davacıya ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, ... Bürosu tarafından düzenlenmiş 27.01.2020 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 6.846,03 Euro olarak tespit edildiğini, kaza sonrası müvekkilin aracının arka tampon kısımlarında oluşan hasar bedeli 5.934,58 Euro, araç maliki ...'nın müvekkil aracına attığı bira şişesi sebebiyle aracın sol arka kapısında meydana gelen zararın bedeli ise 911,45 Euro olarak hesaplandığını,  davalı sigorta tarafından 25.03.2020 tarihinde 1.823,88-TL tutarında kısmi ödeme yapılmış olup kısmi ödeme tutarı düşüldükten sonra ödenmesi gereken bakiye zarar miktarı 6.588,01 Euro olduğunu, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulüne yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,  Müvekkilin bilirkişi ücreti olarak ödediği 500,00 EUR'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın da kusuru bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından, davacı tarafa iş bu davanın açılmasından önce 1.823,88-TL ödeme yapılarak bu ödeme ile sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesini,kaza Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştiğini bu sebepten dolayı hasar değeri belirlenirken Türkiye'deki fiyatlandırmalar göz önüne alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"davanın kısmen kabulüne; Kaza sonucu meydana gelen hasar yönünden; 2.597,83 Euro bakiye hasar bedelinin sigorta şirketi yönünden 10/03/2020 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 12/01/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasının 4/a maddesi uyarınca  kamu bankalarınca uygulanan 1 yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Aracın arka kapısında meydana gelen hasar yönünden; 911,45-Euro bakiye hasar bedelinin 12/01/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasının 4/a maddesi uyarınca  kamu bankalarınca uygulanan 1 yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının  davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 500,00-Euro ekspertiz bedelinin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının kabul ret oranlarına göre yargılama giderlerine eklenerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, \" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin sonuç istem bölümünde yapılan ıslah ile talep edilen tazminat bakımından artış içermediğinden ıslah harcı yükümlülüğü doğmadığını,dava dilekçesinde ZMMS sigortasının davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili talep edildiğini, davalı sigorta bakımından reddedilen kısım bulunmadığını, davalı sigorta lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin  doğru olmadığını,Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre hasarın KDV dahil belirlenmesi gerektiğini, mahkemece bu hususun resen dikkate alınmamasının da doğru olmadığını, müvekkilinin hasarın telafisi durumunda KDV yükümlülüğü bulunacağını,Yargıtay kararında da açıkça belirtildiğini, müvekkilinin onarıma ilişkin fatura sunulmuş olmasa da davalılar aleyhine hükmedilecek hasar miktarına %19 oranında KDV ilave edilmesi gerektiğini, bu hususun hukuki mahiyette olduğunu, buna rağmen mahkemece resen dikkate alınmamasının doğru olmadığını, bilirkişi ek raporuna karşı itirazlarında da açıklandığı üzere müvekkiline ait aracın sol ön kapısında da hasar meydana geldiğini, hasara ilişkin fotoğraflarda net bir şekilde belli olan hususun hasar tespitinde dikkate alınmamasının doğru olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ... her ne kadar Türk Vatandaşı olsa da, Türkiye sınırları içerisinde mutad meskeninin olmadığı, İş bu sebeple davacı tarafından dosyaya teminat yatırılmadığı görüldüğünden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından aracının onarımı için ödemiş olduğu ücret somut olarak ispat edilmesi gerekirken bunun ispatı yapılmadığını, davacı, araçta hasar meydana geldiği iddiasını dava dilekçesinin ekinde sunduğu hasar ekspertiz raporuna dayandırdığını, söz konusu rapor davacı tarafından sunulan belge ve fotoğraflar üzerinden araç fiziken kontrol edilmeden hazırlandığını, kazanın Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştiğini, bu sebepten dolayı hasar değeri belirlenirken Türkiye'deki fiyatlandırmaların göz önüne alınması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından gerekli araştırma ve tespitler yapılarak dava konusu zararın karşılandığını, müvekkili şirkete ihbarda bulunmadan aracın onarımını sağlanması davacı zararının artmasına neden olduğunu, araç sahibinin aracını Türkiyede tamir ettirmeyerek kazadan uzunca bir süre sonra yurt dışında tamir ettirdiğini, yurt dışında yapılan tamir giderleri kazadan hemen sonra yapılan tespit giderlerinden fazla olduğunu, başvuranın aracı yurt dışında onarmayı tercih etmesinin haklı bir sebebi bulunmadığını, Yerleşik Yargıtay Kararları gereği onarımı yapılan araçlar için fatura kesilmesinin zorunlu kabul edildiğini, aracın onarımı yapılmış olduğundan eğer KDV ödenmiş ise faturaların dosyasına sunulması gerektiğini, faturalar dosyasına sunulmadan onarım bedelinin KDV'sinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, uyuşmazlık konusunun haksız fiilden kaynaklandığını yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, sigorta şirketine başvuru yapmadan ekspertiz raporu alan tarafın iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, TTK md. 1426’nın gerekçesi göz önüne alındığında ekspertiz ücreti husus TTK md. 1426 kapsamında değerlendirilemeyeceğini,ödenmesine karar verilen arabuluculuk ücretinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılarak istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davayı ve hakkında verilen kararı kabul etmediğini, gerçekleştiği bildirilen zarar ile şahsının hiçbir ilgisi olmadığını, tarafına atfedilen kusurun hatalı olduğunu, zarara ilişkin olarak yapılan hesaplamaların hatalı ve fahiş olup kabulü mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye' de tamir ettirmeye ya da Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamayacağından aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.6.2013 tarih, 2013/8078 Esas ve 2013/9341 Karar sayılı kararı). 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.Davacı  yabancı plakalı aracını, kayıtlı olduğu Almanya'da tamir ettirmiş ve orada araç mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre belirlenen ve ödenen araç hasarının tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsilinin  hüküm altına alınmasını talep etmiştir.Yukarıda ifade olunan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurulduğunda, yabancı para borcunun alacaklısı olan davacı tarafın, fiili ödeme günündeki kur üzerinden talepte bulunma hakkına sahip olduğu gözetilerek ve davacının talebiyle de bağlı kalınarak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2016/1715 E. ve  2016/6513 K.sayılı kararı).Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur ve hesap raporunun istinaf talep eden davalı  ...'ya  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde  davalının süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur ve hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusur ve hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Haksız  fiil nedeniyle oluşan gerçek  zarar aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma dair fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ile birlikte kusurlu tarafın zarar görene ödemesi  zorunludur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/3630  E. - 2017/9102 K.,  2014/16984   E. - 2017/1334 K.  sayılı kararları). Ancak davacı aracını yurt dışında tamir ettirdiğinden ve zaten mahkemece verilen kararda KDV'ye hükmedilmediğinden bu hususa  değinen istinaf  itirazı yerinde  değildir.Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun Yabancı para borcunda faiz işletilmesine ilişkin 4/a  maddesinde \"Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.\" hükmü düzenlenmiştir.Bu nedenle kabul edilen euro cinsinden tazminat için 3095 sayılı Kanun 4.a. maddesi uyarınca faiz uygulanması gerektiğinden yasal faiz uygulanması gerektiğine;  6100 sayılı HMK'nın 323. madde gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup HMK'nın 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerektiğinden  ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından ekspertiz ücretine; davacının Türk vatandaşı olması nedeniyle teminat alınmasına gerek bulunmadığından teminat alınması gerektiğine; Arabuluculuk ücretinden KDV ve stopaj düşülmeden tahsil kararı verileceğinden arabuluculuk ücretinin tahsiline;  davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine  ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/15201 E. ve 2021/3717 K. sayılı ilamında \"... sigortalı aracı hasar gören davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu bulunmadığından, sigorta sözleşmesindeki \"servis muafiyet uygulamaları\" başlıklı özel şarta göre zarar hesabı yapılmasına ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine, ... \" yönünde ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2021/3294 E.  2021/4214 K. sayılı ilamında \"... Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda belirtilen %5 oranında iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir. ...\" yönünde karar verilmiştir. Aktarılan Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere, davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu bulunmadığından muafiyet kaydı  oranında tazminattan indirim yapılmaması ve  parça bedellerine iskonto uygulanması gerektiğine yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun  ekspertiz raporu ve fotoğraflar incelenerek  aracın hasarlı parçaları, kazanın oluş şekli, illiyet bağı dikkate alınarak uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığının anlaşılmasına göre hasar raporuna   ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir Mahkemece; \"Dava dilekçesinde, 6.588,01 Euro toplam hasar bedelinin (911,45 Euro'luk kısmı ...'dan) tahsili talep edilmektedir. Dolayısıyla, huzurdaki davanın 6.588,01 Euro tutarındaki neticei talep üzerinden ikame edildiği, bu bedelin sadece 911,45 Euro'luk kısmından davalı ...'nın sorumlu tutulmasının talep edildiği görülmektedir. Kaza nedeniyle 2.597,83 Euro tutarında bakiye zarar hesaplaması yapıldığından, bu miktarı aşan kısım yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, davacı tarafından sunulan ıslah dilekçesinde \"Davaya konu kaza sebebiyle müvekkil aracında oluşan hasar bedeli olan 6.588,01 EUR maddi tazminatın (davalı ...'nın şişe atması sonucu müvekkil aracının sol arka kapısında oluşan hasardan sadece bu davalı sorumlu tutulmak üzere)\" şeklinde talepte bulunulduğu, ıslah dilekçesindeki miktar ile dava dilekçesindeki miktarın aynı olduğu, dava dilekçesinde ... yönünden 911,45 Euro tazminat talebinde bulunulduğu, ıslah dilekçesinde bu bedelin artırıldığına ya da artırıldıysa ne kadara çıkarıldığına dair bir açıklamaya yer verilmediği, ... adına yatırılmış ıslah harcı bulunmadığı anlaşılmıştır.\" gerekçesiyle karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle;  davacı vekili, davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1- Davacı vekili, davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,70 TL harcın  davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.874,64 TL harçtan peşin alınan 468,66‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.405,98 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.874,64 TL harçtan peşin alınan 468,66‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.405,98 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16d3de4dabd88b8c","SID":"70df606e599801c3"}}