{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/483 - 2025/524<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/483 <br>KARAR NO\t: 2025/524<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.01.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/303 Esas 2023/45 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 18.04.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12.05.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 05.06.2019 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu davacının yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı kaza neticesinde davacının yaralandığını, Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 28.07.2020 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacının en az %17 oranında malul kaldığını, kazadan bu yana da davacının şikayetlerinin devam ettiğini, 23.09.2020 tarihinde başvuru yapılmış ise de davalı sigorta tarafından 15.10.2020 tarihli elektronik posta ile taleplerinin reddedildiğini, belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri zararının sigorta şirketinin temerrüte düştüğü 06.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 58.153,15 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 12.701,10 TL' ye, bakıcı gideri talebini 5.116,80 TL'ye arttırmıştır.<br>\tDavalı vekili, davacının daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yaptığı 2021.E.42223 sayılı başvurunun kesin hüküm ile sonuçlandığını, davanın usulden reddine karar verilmesini, maluliyet oranının tespit edilmesini, davacıya 07.02.2020 tarihinde 38.363,00 TL maluliyet tazminatı ödemesi yaptıklarını, davalının sorumluluğunun ödeme ile son bulduğunu, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmesini, bakıcı gideri zararı ve geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında olduğunu, davacının gerekli emniyet tedbiri alıp almadığının tespit edilmesini, tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece toplanan delillere göre; davanın davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, 05.06.2019 tarihindeki trafik kazasında  yaralanması nedeniyle davacının  %5 oranında sürekli, 6 ay süreli geçici iş göremezliğe maruz kaldığı ve 2 ay süreli geçici bakıcı ihtiyacının doğduğu, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam, %100 kusurlu olduğu, davacının 02.01.2020 tarihli sürekli iş göremezlik zararının tazmini için yapılan başvuru neticesinde davalının yapmış olduğu 38.363,00 TL miktarlı ödeme ile davacı tarafından itiraza uğramayan bilirkişi raporlarına göre davacının 30.068,81 TL  sürekli iş göremezlik zararının karşılandığı, takiben düzenlenen 02.03.2020 tarihli ibranamenin davacı tarafından fazlaya dair hakları açıkça saklı tutularak imzalanmış olduğu, davacının karşılanmayan zararlarını davalıdan talep hakkının devam ettiği, bilirkişi raporuyla tespit edilen tazminat tutarlarının davalıdan tazmini gerektiği, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi için koşulların oluşmadığını belirterek, davanın kısmen kabulü ile 12.701,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.116,80 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 17.817,90 TL maddi tazminatın 06.10.2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunda bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 58.153,15 TL olarak hesaplandığı halde mahkemece bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verildiğini, sigorta şirketinin 38.363,00 TL tazminat hesaplamasına esas aldığı aktüer raporunda % 9 maluliyet oranı üzerinden 1.8 teknik faizle hesaplama yapıldığını, aktüer mütalaasının yerel mahkemece denetiminin sağlanmadığını,  ödeme tarihinde Sağlık Kurulu Raporunda % 17 maluliyet tespiti yapıldığını, % 5 maluliyet oranı üzerinden dahi yapılan hesaplamada bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 58.153,15 TL olarak tespit edilmişken  ödeme tarihinde  % 9 maluliyet oranı üzerinden progresif rant hesaplama yöntemiyle 07.02.2020 tarihinde zararın çok daha fazla olacağını, ödeme tarihine kadar davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine dair başvurusunun olmadığına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacının sigorta şirketine başvurusunun ödeme tarihinden önce de genel olarak \" tüm maluliyet zararlarının\" ödenmesi şeklinde olduğunu, 02.01.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda ödeme tarihinde 42.769,91 TL ödenmesi gerekirken 38.363,00 TL ödeme yapıldığını, aradaki eksik ödenen 4.406,91 TL fark tazminatın ise asgari ücretteki artışlar ile birlikte bakiye sürekli iş göremezlik yönünden 58.153,85 TL, 12.701,10 TL geçici iş göremezlik ve 5.116,80 TL bakıcı gideri toplamıyla birlikte toplamda 75.971,05 TL zarara sebep olduğu tespit edildiğinden davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 05.06.2019 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile, sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile karşılandığı  gerekçesi ile  talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davacı vekilinin maluliyet oranına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.\t<br>Mahkemece Hacettepe Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 31.10.2022 tarinli raporda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sağ omuz eklem hareket kısıtlılığından kaynaklı  engel oranının %5 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, tarafların rapora itirazının bulunmadığı,  davacının fiziki muayenesinin yapıldığı, kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, kaza tarihi itibariyle Yargıtay tarafından uygulanmakta olan yönetmelik hükümlerinin esas alındığı anlaşılmakla hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>2-Davacı vekilinin sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;<br>Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış, davacıya 07.02.2020 tarihinde 38.363,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dava açılmadan önce davalı tarafından ödeme yapıldığından öncelikle ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi gerekir. <br>\tBunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak gerçek zarar hesabı yapılması ve bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması ve sonucuna göre ödenen tazminat bedelinin yeterli olması halinde zarar görenin zararı karşılanmış sayılacağının dikkate alınması, dava açılmadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunun anlaşılması halinde ise karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminatın hesaplanması, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak güncellenmesi ve hesaplanan tutardan mahsup edilmesi gerekir. <br>Somut olayda, mahkemece alınan 02.01.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, kaza tarihinde 53 yaşında olan davacının TRH 2010 Erkek Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam süresinin belirlendiği, %5 maluliyet, 6 ay geçici, 2 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde araçta yolcu olduğundan kusursuz olduğu, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada ödeme tarihi olan 07.02.2020 tarihi verilerine göre 12.701,00TL geçici iş göremezlik, 30.068,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, raporda davalı tarafça yapılan ödemenin geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı toplamını karşılamadığı belirtilerek rapor tarihi verilerine göre davacının 2023 yılı asgari ücreti üzerinden hesaplanan tazminattan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsubu ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 58.153,15 TL olarak hesaplanmış ve davacı vekili tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bu tutara arttırılarak davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmişse de, mahkemece ödeme tarihi verilerine göre davacının sürekli iş göremezlik zararı olarak hesaplanan 30.068,81 TL'nin davalının yapmış olduğu 38.363,00-TL ödeme ile karşılandığı kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle usulüne uygun olarak alınan maluliyet raporunun ve oluşa uygun olarak düzenlenen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin  353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliğine,\t\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ  YOLU AÇIK  olmak üzere 18.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br>                   * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bcd600a25de9b4d0","SID":"c3a12a24927c4224"}}