{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/309 - 2025/640<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/309 <br>KARAR NO\t: 2025/640<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/05/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/356 E.  -  2019/224 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/05/2019 tarih ve 2018/356 E. - 2019/224 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2007/110082 sayılı \"...+şekil\" ibaresinin marka olarak tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkili başvurusunun 2010/61097, 2012/07747 sayılı markalara dayalı olark SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca ve yine SMK'nın 5/1-c ve d maddeleri uyarınca kısmen reddedildiğini, ret kararının hukuki dayanak ve gerekçeden yoksun olduğu gibi müvekkili başvurusunun SMK'nın 5. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin de hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin “...” ibaresi ile müvekkili bünyesinde satışı gerçekleştirilen gıda ürünlerininin usta eliyle hazırlandığını ve tüketiciye sunulduğunu ifade etmek istediğini, bu haliyle başvurunun tanımlayıcı bir ibare olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin organize perakende sektöründe faaliyet gösterdiğini, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin, çeşitli varyasyonlar ile müvekkilinin marka başvurusunun reddedildiği sınıflarda en büyük rakibi konumundaki şirket adına tescilli bulunduğunu, dolayısıyla çelişkili uygulama sebebiyle de müvekkili marka başvurusunun tümüyle tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-5540 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, \"...\" ibaresinin söz konusu markaların asli unsurunu oluşturduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...+şekil\" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2010/61097 sayılı \"...\"  ve 2012/07747 sayılı \"...\" markaları arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi kapsamında bir benzerliğin bulunmadığı, dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler bakımından ayırt edici bir nitelik taşıdığı, tasviri bir işaret olmadığı, yapılacak hizmetin niteliğine ve kaynağına gönderme yapması durumunun gündeme gelmeyeceği,  tesciline engel bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2018-M-5540 sayılı kararının iptaline  karar verilmiştir.          <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, \"...\" ibareli başvuru markası ile kısmi redde gerekçe olarak gösterilen \"...\" ibareli markaların, \"...\" ibaresini ortak olarak içerdiklerini, bu ibarenin gerek başvuru markasında, gerekse kısmi redde mesnet markalarda asli, ayırt edici unsur olarak kullanıldığını, markalara bir bütün olarak bakıldığında hakim olan, öne çıkan unsurun \"...\" ibaresi olduğunu, bu nedenle, anılan markaların birbirinden ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, mal ve hizmet benzerliğinin de gerçekleştiğini, SMK'nın 5/1-d maddesi koşullarının da oluştuğunu 6769 s. SMK md. 5/1(d) \"Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.\" hükmünü amirdir. Ancak, redde konu markanın md. 5/1(d) kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığından md. 5/1(d) ret kapsamından çıkartıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun \"...\" ibaresi ile büyükbaş ve küçükbaş hayvan figürleri, bunun arkasında güneş doğuşu şekli ve davacı Şirketin logosundan meydana geldiği, bir bütün olarak dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan 29/1 ve 43/1 sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı olmadığı gibi ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan bir işaret veya adlandırma niteliği de taşımadığı, SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019-5419 E.K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvurunun tertip tarzı, markalar arasındaki farklı kelime unsurları ve markalardaki şekil unsurları ile anılan madde anlamında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı  anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,950-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025 <br>\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75985d036200feb9","SID":"912b8176680cf2fd"}}