{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1880 <br>KARAR NO: 2025/436<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/10/2018<br>NUMARASI: 2015/948 Esas -  2018/1055 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali ( Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı ... Maddeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... numaralı brok emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan ve ... AŞ'ye ait transformer emtialarını Türkiye'den Irak'a nakliyesi işlemi için davalılardan ... Limited Şirketinin anataşıyıcı olarak, davalılardan ... Ltd. Şti'nin alt taşıyıcı olarak işi üstlendiklerini; 18/07/2014 tarihinde emtiaların ... - ... plakalı çekici ve romörküne yüklendiğini; gümrük işlemlerinin tamamlanarak yola çıktığını ve Irak sınırları içinde taşıyıcı şirket sürücüsünün kusuru ile kazaya uğradığını; eksper incelemesi sonrasında sigortalının 247.466,40 USD zararının doğduğu hususunun tespit edildiğini; müvekkili tarafından davalının zararının 17/02/2015 tarihinde ödendiğini; müvekkilinin bu ödemeden sonra davalılar aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... numaralı dosyası ile icra takibi başlattığını; davalıların haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 icra inkar tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekillerinin ayrı ayrı verdiği cevap dilekçelerinde özetle; sigorta poliçesinde İran ve Suriye'ye yapılan her türlü sevkiyatlar ve ya da bu ülkeler üzerinden geçirilerek yapılacak her türlü taşımaların sigorta teminatı dışında kaldığının açıkça yazılı olduğunu; bu nedenle esasen davacının sigorta poliçesinden dolayı dava dışı sigortalısına ödeme yapmaması gerektiğini; bir ödeme yapmışsa bunun poliçe gereği yapılan bir ödeme değil, \"lütuf ödemesi\" niteliğinde olduğunu; bu nedenle lütuf ödemesinden dolayı TTK'nun 1472.'deki halefiyetin kullanılarak kendilerine rücu edilmesinin mümkün olmadığını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini; zira, emtianın İran üzerinden Irak'ın Basra kentine yapıldığının açıkça yer aldığını; kaldı ki, davacının talebinin uygulanması gereken CMR 23/3 maddesi gereğince fahiş olduğunu; işlemiş faiz yönünden herhangi bir temerrüt durumununda söz konusu olmadığını ve bu nedenle takipte işlemiş faiz talep edilemeyeceğini bildirdikleri; ayrıca ... Ltd'nin ilaveten ekspertiz raporunda kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davacı sigorta şirketi, sigorta poliçesi gereği kendisine başvuran dava dışı ... AŞ'ye hasar bedeli olarak 17/02/2015 tarihinde ödeme yapmıştır. Her ne kadar takip talebinde alacağın sebebi davacı sigorta şirketi tarafından hasarın ödenmesi sebebiyle halefiyet ve rücu hakkına dayalı olarak açıldığı bildiriliyorsa da; davalı tarafın savunduğu gibi davacının dayandığı ... sayılı emtia blok abonman sigorta poliçesinin özel şartlarında yer alan \"yaptırım klozunda\" İran ve Suriye'ye yapılacak sevkiyatlar ve / veya bu ülkeler üzerinden geçirilerek yapılacak her türlü taşımalar \"trans taşımalar\"da dahil olmak üzere sigorta teminatı dışında bırakılmıştır düzenlemesinden dolayı davacı tarafın sigortalısına, sigorta poliçesinden dolayı ödeme yapma sorumluluğu bulunmamaktadır. Zira, gümrük belgelerinden de söz konusu emtianın İran Gürbulak kapısından yurt dışına çıkış yaptığı, bir kısım yolu İran'dan katedip, Irak'a girdikten sonra kazanın oluştuğu ortadadır. Ancak, dava dışı sigortalı ... AŞ'nin davalılar aleyhine \"Taşıma Sözleşmesinden\" kaynaklanan alacak hakkının doğmuş olduğu, bunun  CMR konvensiyonu hükümlerine göre davalılardan talep edebileceği aşikardır. Davacının, sigortalısından almış bulunduğu İbraname Başlıklı yazıda, açık açık davacının sigorta poliçesinden dolayı kendilerine ödeme yaptığı, bu nedenle meydana gelen trafik kazasından dolayı taşıyıcılar üzerinde doğan tüm haklarını takip ve dava haklarını almış bulundukları ödeme miktarınca davacı sigorta şirketine temlik ettiklerini beyan etmişlerdir. Bu ibranamede, \" TTK'nun 1472. Maddesi gereğince temlik ettik\" denmiş olması, söz konusu ödemenin poliçe gereği alındığının belirlenmesi yönünden önem arz ettiği; bunun sadece rücu hakkını doğuran bir belge olmadığı aynı zamanda geçerli bir icra takibi ve dava hakkınında temliki niteliğinde olduğu; alacağın temlikinin borçlunun iznine tabii olmadığı, yazılı olarak yapılmasının yeterli olduğu, bu sebeple şekli şartlara uyduğu ve içerik olarak da alacağın temliki hükümlerini içerdiği, bu sebeple davacının temliğe dayalı olarak davalılar aleyhine iş bu davayı açabileceği, icra takibini yapabileceği; icra takibinde takip sebebi olarak halefiyet ve rücu haklarının yazılı olmasınında buna engel teşkil etmeyeceği çünkü dayanağı olan ibranamenin takip talebine eklendiği, icra takibinde açıkça bu ibranameye dayanıldığı ve ibranameninde aynı zamanda temlikname niteliğinde olduğu nazara alınarak; davacının iş bu icra takibini temlik alan sıfatıyla yapabileceği, bu davayı da açabileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının bu nedenle alacağının; ... AŞ ile davalılar arasındaki taşıma sözleşmesi hükümlerine göre hesaplanması gerekeceği; bu sözleşme gereğince ... AŞ davalılardan ne talep edebilecek ise davacınında temlik alan olarak bu alacağı talep edebileceği belirlenmiş; bu hususta uzman bilirkişilerden alınan 12/06/2018 tarihli rapordaki inceleme ve hesaplama şekli kabule şayan bulunmuş; emtiayı kaza anında taşıyan ... plakalı aracın sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu; kaldı ki, bir miktar kusurlu olsa dahi kazaya karışan yol bakım aracı ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı için hasarın tamamını ödemekle yükümlü olduğu; taşıyıcı şirketlerin söz konusu hasardan bu nedenle sorumlu oldukları ve hasarın tamamından sorumlu oldukları; hasarın ise CMR konvensiyonu hükümlerine göre 202.768,45 USD olduğu; davacının takip konusu yaptığı alacağı fiilen tazmin ettiği, karşılığı tahsil tarihinde geçerli olan SDR / USD kuruyla belirlenmek üzere 117.619,60 SDR ile sınırlı kalacağı kabul edilmiş; itirazın kısmen iptaline karar verilirken bu tespit çerçevesinde karar oluşturulmuş; her ne kadar davacı taraf icra inkar tazminatı talep etmişse de; alacağın likit olmadığı; dava dışı sigortalı şirket ile davalılar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklansa da, davanın nedeninin trafik kazası olduğu; bu gibi durumlarda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/742 Esas - 2015/6411 sayılı kararında da belirtildiği gibi inkar tazminatı verilemeyeceği nazara alınmak suretiyle inkar tazminatı talebi reddedilmiş; CMR maddi 27'ye göre davacının %5 oranında maktu döviz faizi isteyebileceği ancak kamu bankalarının USD'ye uyguladığı faizin daha az olduğu, bu nedenle takip talebindeki istemle bağlı kalarak hüküm oluşturulması gerektiği de nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı ... Gıda Ve Tekstil Maddeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karara ve mahkemece takdir edilen miktara herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, ancak İlk derece mahkemesince taraflarına tahakkuk eden vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesi için istinaf kanun yoluna başvurduklarını, bilirkişilerce hesaplanan tutarın 202.768,45 USD olduğunu, bu tutarın %10 muafiyet kaydı düşülerek hesaplandığını, ilk derece Mahkemesince bu tutar esas alınarak kabul red oranı doğrultusunda hüküm kurulduğunu, ilk derece mahkemesince kabul ret oranlarına ilişkin tahakkuk eden vekalet ücretinin karar tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu bakımdan ilk derece mahkemesinin davanın esası hakkında verdiği hükme bir itirazlarının bulunmadığını, kararın yalnızca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Gıda Ve Tekstil Maddeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle;  temliknamenin 1472. madde gereğince verilmiştir, ancak bilirkişi kurulunun, bu ödemenin lütuf ödemesi niteliği taşıdığından 1472/1'e göre rücu yapılmasının mümkün olmadığını mütalaa ettiğini,  bu durumda, sigortalının 1472. maddeye göre verdiği  temliknamenin  ancak yasal bir sigorta ödemesinin varlığı halinde geçerli olabileceğini, lütuf ödemesinden dolayı 1472. maddeye göre bir temlikname verilmesinin söz konusu olmadığını, sigorta şirketinin yasal olarak, sigorta mevzuatına uygun olmayan bir ödeme nedeniyle (lütuf ödemesi - Ex gratia  )  kanuni halefiyete sahip olamayacağını, davacı  sigorta şirketinin , TTK 1472. maddeye göre   kanuni halefiyete hak kazanamayacağını, sigortalı 1472 madde gereğince temlik yapamayacağına göre  davacının ancak BK 183 maddelerine göre temlik alabileceğini, yapılan ödemenin, teminat dışı olduğu kesin olan bir şarta rağmen yapılan lütuf ödemesi olduğunu ve 1472. madde gereğince verilen temliknamelerin ödemenin lütuf ödemesi olması halinde geçerli bulunmadığını,  davacının zararının 202.768,45 USD olsa dahi, bu miktar üzerinden değil CMR konvansiyonuna göre ağırlığa dayanan sınırlı sorumluluk üzerinden ve karar tarihindeki kur ile 163.828,81 USD üzerinden karar verilmesi gerekirken 202.768,45 USD üzerinden verilen karar verilmesinin yanlış olduğunu, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu,  buradan hareketle, vekalet ücretleri, harçlar ve sair masrafların da 245.349 USD / 163.828,81 USD oranı üzerinden kabul ve red durumuna göre hesaplanması gerekirken  hatalı olarak hesaplandığını, davaya konu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu'na tabi olduğunu, talep edilebilecek faiz oranının %5 olduğunu, ancak, mahkemece, kamu bankalarının verdiği 1 yıllık mevduat faizi ile hüküm kurulduğunu, kararın faiz yönünden de hatalı ve CMR'ye aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; ''nakliyat abonman Blok poliçesi''ne dayanarak düzenlenen ''Blok poliçe sertifikası\" kapsamında ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı  davacı ve davalılar tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davalı ... Ltd.Şti'nin  mahkemece kendisine verilen 1 haftalık kesin sürede  istinaf harçlarını yatırmaması üzerine ilk derece mahkemesince 27/09/2021 tarihli ek karar ile istinaf talebinin reddine karar verilmiş olmakla istinaf incelemesi davacı ve diğer davalı ... Lojistik Ltd. Şti.'nin istinaf talepleri ve kamu düzenine aykırılık yönünden yapılmıştır.İstinafa konu uyuşmalık temelde; ödenen tazminatın lütuf ödemesi olup olmadığı, sigortalının davacıya verdiği temliknamenin geçerli olup olmadığı, tazminatın belirlenmesinde CMR hükümlerinin doğru uygulanıp uygulanmadığı, hüküm altına alınan kısmın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, vekalet ücretinin takdirinde hangi tarihteki döviz kurunun esas alınacağı  noktalarındadır.Davacı tarafça davalılar hakkında İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğün ... esas sayılı dosyası ile  245.349,82 USD asıl alacak 2.117,40 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam  247.466,40 USD alacağın tahsili için  \"..Halefiyet ve rücu hakkına dayalı açılan icra takibidir.\" borcun sebebi gösterilerek, ilamsız icra takibi başlatıldığı,  borçluların borca itirazı üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir. Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... İnşaat A.Ş.' ile Irak Ülkesine Türkiye sevkiyat başlangıçlı yapılacak inşaat malzemesinin kamyon ile nakliyesini konu alan 14/04/2014-2015  tarihlerini kapsar şekilde yıllık 50.000.000 USD, sefer başına ise 200.000 USD bedelli emtia blok abonman sigorta sözleşmesi düzenlendiği, sigorta poliçesinde; \"bu sözleşmede belirtilen teminat limiti  şart, fiyat ve süre çerçevesinde yapılan tüm sevkiyatlar yükleme ihbarının zamanında yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın poliçenin onayına müteakip teminat altında olacaktır.\" Sanctıon klozunda  \" İran ve Suriye'ye yapılacak sevkiyatlar ve/veya bu ülkeler üzerinden geçilerek yapılacak her türlü taşımalar (transit taşımalar dahil) sigorta teminat kapsamı dışındadır.\" kayıtlarının bulunduğu, taşımanın Türkiye üzerinden İran ve oradan Irak'ın Basra şehrine yapıldığı, davalı taşıyıcı ... Ltd Şti. tarafından sunulan Irak makamlarınca düzenlenen belgeye göre hasarın Irak sınırları içinde Basra şehrinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Yapılan ekspertiz raporu ve diğer belgelerden yükün monte vaziyette metal trafo köşkü  ve 2 adet transformatör olduğu, 14.120 Kg bürüt ağırlığı olduğu, sürücünün tam kusurlu halde  yol tamiratında bulunan başka makineye çarpması ile yükün tamamen hasarlandığı, muafiyet tenzili sonrası tazminat miktarının 245.349,82 USD olarak belirlendiği,  sigorta şirketince de bu miktarın dava dışı sigortalıya 17/02/2015 tarihinde  ödendiği,  ancak dosyaya alınan bilirkişi heyet raporu ile CMR'nin 23.maddesi hükmünce 14.120 Kg bürüt ağırlığı X 8.33 SDR = 117.619,60 SDR olduğu, Konvansiyon'un 29. Maddesi gereği taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağına ilişkin düzenlemenin olayda uygulama  yerinin bulunmadığı, eksper tarafından yapılan hesaplamaya ilave edilen %10  depolama, gümrük benzeri masrafların  ilave edilemeyeceği ve %10 muafiyet düşülmek suretiyle hasar tutarının 202.768,45 USD olarak hesaplandığı mahkemece de bu tutarın kararda esas alındığı görülmektedir. Emtia blok abonman sigorta poliçesinin özel şartlarında yer alan \"yaptırım klozunda\" İran ve Suriye'ye yapılacak sevkiyatlar ve / veya bu ülkeler üzerinden geçirilerek yapılacak her türlü taşımalar \"trans taşımalar\"da dahil olmak üzere sigorta teminatı dışında bırakılmış olmakla davacının sigortalısına yaptığı  ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde olduğu belirlenmiştir. CMR 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. madde, \"Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.\" şeklindedir. 17/3. maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Bu durumda dava dışı sigortalı ... A.Ş'nin davalılar aleyhine \"Taşıma Sözleşmesinden\" kaynaklanan alacak hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır.  Davacının, sigortalısından almış bulunduğu İbraname Başlıklı yazıda;  meydana gelen trafik kazasından dolayı taşıyıcılar üzerinde doğan tüm haklarını takip ve dava haklarını almış bulundukları ödeme miktarınca davacı sigorta şirketine temlik ettiklerini beyan etmişlerdir. Bu ibranamede, \" TTK'nun 1472. Maddesi gereğince temlik ettik\" denmiş olmasının temliknamenin geçerliliğine yönelik hiçbir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. TTK 1472 düzenlemesinden kaynaklı yasal halefiyet için alacağın temliki gerekmez. Alacak ödenen miktar kadar kendiliğinden sigortacıya geçer. Bu durumda sigortacı ile sigortalısı arasında yapılan ibranamenin TBK 183. Ve devamı maddelerde   düzenlenen alacağın temlikine ilişkin tüm şekil ve içerik şartlarını sağladığı anlaşılmakla davalının bu yönlere ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Yabancı para üzerinde yapılan takipler ve açılan itirazın iptali davalarında  yargılama giderleri,  vekalet ücreti ve  kesinlik sınırı  dava tarihindeki kur esas alınarak, İcra inkar ve kötü niyet tazminatları ise takip tarihindeki kur esas alınarak belirlenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve 2021/8284 E.- 2022/9092 K. sayılı; 19.09.2011 Tarih ve 2010/966 E. - 2011/10441 K. Sayılı kararları).  İlk derece mahkemesince de dava tarihindeki kur esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. CMR 23/7 düzenlemesi \"Bu sözleşmede belirtilen hesap birimi, Uluslararası Para Fonunca tarif edildiği gibi Özel Çekme Hakkı. (SOR)dır. Bu anlaşmanın 3 sayılı fıkrada belirtilen meblağı olayla ilgilenen  mahkemenin bulunduğu Devletin ulusal parasına, karar tarihinde veya taraflar arasında mutabık kalınan tarihte cari kur değeri üzerinden tahvil edilecektir. Özel Çekme Hakkı için uygulanacak, Uluslararası Para Fonuna üye olan bir Devletin ulusal parasının değeri, Uluslararası Para Fonu tarafından kendi muamele ve işlemleri için anılan tarihte geçerli, değerlendirme yöntemine uygun olarak hesaplanacaktır. Özel Çekme hakkı uygulamaları için, Uluslararası Para Fonuna üye olmayan bir Devletin ulusal parasının değeri, o Devlet tarafından tayin edilecek şekle göre hesaplanacaktır.\" düzenlemesini içermektedir. Bu durumda mahkeme  karar tarihindeki SDR/USD  kuru  1.39287 olup  117.619,60 SDR X 1.39287 = 163.828.81 USD üzerinden hüküm kurulması, davanın kabul ve red edilen miktarlarının buna göre belirlenmesi gerekirken  davacının talep edebileceği miktarın USD cinsinden belirlendikten sonra tahsil tarihindeki SDR kuru ile sınırlandırılması isabetli bulunmamıştır. Dairemiz karar tarihindeki SDR/USD  kuru 1.33660 olup 117.619,60 SDR X  1.33660 = 157.210,35  USD asıl alacağa hükmedilerek davanın kabul ve red edilen miktarlarının buna göre belirlenmiştir. Davacı tarafça takip talebinde yıllık % 3.65 oranından az olmamak üzere artan oranlarda  faiz talep edilmiştir. CMR konvansiyonu 27/1  Maddesi \" 1. Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır.\" düzenlemesini içermektedir.  Dosyaya toplanan delillerden gerek alacağını temlik eden dava dışı sigortalının gerek davacı sigorta şirketini takip tarihi öncesi davalılara herhangi bir yazılı bildirim iletildiğine dair belge sunulmamış olmakla takip tarihi öncesi faiz yürütülmesi hatalıdır. Ayrıca  İlk derece mahkemesince kamu bankalarının 1 yıllık mevduata uyguladıkları faiz oranı CMR de belirlenen %5 ten düşük olduğu gerekçesiyle  takip tarihindeki icra dosyasındaki oran uygulanarak devamına şeklinde hüküm kurulmuş ancak davacının talep edebileceği üst limit olan %5 ile sınırlama getirilmemesi de hatalı olmuştur. Bu durumda yukarıda açıklanan miktarlar üzerinden davanın  kısmen kabulüne karar vermek gerekirken hatalı miktarlar üzerinden kabul ve ret kararı verilmesi isabetli bulunmamıştır. Somut olayda ilk derece mahkemesince nihai kararda 117.619,60 SDR yönünden itirazın iptaline karar verilmiş olup, TBK 99 maddesinin uygulanma ihtimali bulunmayan gösterge niteliğindeki SDR'nin tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsiline karar verilmesi infazda tereddüt oluşturacak olup, kamu düzenine aykırılık teşkil edeceğinden davacı ve davalı  istinaf taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davanın kabulüne karar verilen 157.210,35  USD'nin dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı 409.501,514 TL olup, harçlar ve yargılama giderleri bu miktar esas alınarak hesaplanmıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; kurulan hüküm infazda tereddüt oluşturup aynı zamanda kamu düzenine aykırı olduğundan davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle  157.210,35  USD  asıl alacak yönünden itirazın iptaline dair aşağıdaki şeklide  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu kararın HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın  157.210,35 USD  asıl alacak yönünden kaldırılmasına, davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 3- Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranını geçmemek üzere artan oranlarda  kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD para cinsinden açılan mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranının yürütülmesine, 4- Davacının icra İnkar tazminatı talebinin reddine, 5-Alınması gerekli olan 27.973,04 TL harçtan peşin alınan 7.767,23 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye  20.205,81 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından peşin yatırılan 7.767,23 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan başvuru harcı 27,70 TL, bilirkişi ücreti 3.000,00 TL, posta ve tebligat gideri 211,10 TL olmak üzere toplam 3.238,8‬0 TL yargılama masrafının davanın kabul oranına dikkate alınarak 2.057,54 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 65.425,23 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 37.615,83 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 11-Kanun yolu yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Davacı ve davalı ... Gıda Ve Tekstil Maddeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendilerine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, c-Davalı ... Hizmetleri Gıda Ve Tekstil Maddeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 98,10 TL, posta gideri 64,60 TL olmak üzere toplam ‬162,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f8c247870f44647","SID":"edde21bc17bd9dc8"}}