{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1401 Esas<br>KARAR NO:2025/576 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/06/2023<br>NUMARASI:2018/203 E. -  2023/526 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Bakırköy ... İcra Dairesi' nin ... sayılı dosyası ile davalıdan toplam 2.052.288,75 alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalıların  borcunu ödemediğini, açılan icra takibine de haksız olarak, takibe konu 09/02/2014 vade tarihli bono ve 09/02/2913 tarihli taahhüt belgesinden dolayı borçlu olmadıklarını ve imzaya itiraz haklarını saklı tuttuklarını belirterek itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle takibe konu bononun zamanaşımına uğramış olup kambiyo niteliğini yetirmiş bir belge olduğunu, her ne kadar bono ve belgede bir borç ve alacak belirtilmiş ise de, davalı şirket ve diğer davalı ...'ın davacı şirkete bir borcu olmadığını, aralarında doğrudan herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı şirkelin davacı şirket ile doğrudan bir ticari ilişkisi olmadığını, ancak davalı şirket kayıtları ve defterlerinden de anlaşılacağı üzere dava dışı kişiler tarafından düzenlenip davacı ... A.Ş. ne verilen bonoların bu şirket tarafından ... Şti.'ne ciro edilip, bu şirket tarafından davalı şirkete verildiğini, aralarında herhangi bir ticari ilişki olmayan davalı şirketin bonoyu ve taahhüt belgesini vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, tam aksine ciro yolu ile davalı şirkete gelen bonolar nedeniyle davacı şirketin davalı şirkete borcu olduğunu savunarak, davacının davasının reddine, davacının alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarihli 2018/203E. -2023/526 K. sayılı kararıyla; \"...Tüm bu tespitler ışığında yapılan değerlendirme neticesinde; davacı tarafın alacağının varlığını yeterli kanıtla ispatlayamamıştır.Kendisine teklif edilen yemin deliline de dayanmayacağını beyan etmiştir.Bu nedenle takibe konu alacağını yeterli delil ile ispatlayamayan davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyada mevcut bilirkişi raporları uyarınca takibe dayanak senet ve taahhüt belgesinin davalı ...'ın imzalarından faydalanmak suretiyle oluşturulduğu, iş bu senedin lehdarının davacı şirket olması nedeniyle davacı tarafın bu durumu bilerek icra takibi başlattığı kabul edilmiş ve kötüniyetli sayılmıştır. Bu nedenle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,Dosya kapsamı itibariyle davacı tarafın kötüniyetli olduğu anlaşılmakla, takip miktarı üzerinden hesaplanan 410.457,75 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,Davalı şirketin, yasal olarak tutulması zorunlu olan 2011-2012 yılı Ticari Envanter Defterini tutmadığını, bu nedenle ibraz etmediğini, ayrıca 2011-2012 yıllarının Resmi Defter kapanış tasdiklerinin yapılmadığını,Yerleşik Yargıtay kararlarına göre, TTK. gereği ticari defterlerin bir kısmının tutulmamış olması halinde, tutulan ticari defterlerin tacirin lehine değil, sadece aleyhine delil olarak kullanılabileceğini,İmzası davalıya ait olduğu tespitli olan Taahhüt Belgesinin 2. maddesinin, davalı şirketin delil olarak ileri sürdüğü defter kayıtlarının ve dayanaklarının muvazaalı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu,Sahteliği ileri sürülen senet ve taahhüt belgesinin gerçekliğinin yapılan incelemeler ile tespit edildiğini, davalı şirketin dayandığı defter kayıtları yasal şartlara uygun olarak tutulmuş olsa dahi, herhangi bir anlam ifade etmeyeceğini ve delil olarak kabul edilemeyeceklerini, (HMK m.222: \"...şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ... defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir...\")Davaya konu kambiyo senedinin \"...\" kaydı ile mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik ödeme aracı niteliğinde tanzim edildiğini, kambiyo senedinin davalının ticari defterlerine kaydedilmemiş olmasının kambiyo senedini hükümden düşürmeyeceği gibi, mücerretlik niteliğini de etkilemeyeceğini Ayrıca, bir an için ticari defter kayıtlarının bu anlamda esas alınacak olsa dahi, davalı şirketin bu ödemeyi tahsil edip etmediği hususunun gündeme geleceğini, davalı şirketin, davacı müvekkili şirketin zararına sebep olan binlerce kişiden alacak adı altında çok yüklü rakamlarda tahsilat gerçekleştirdiğini, davalı şirketin müvekkili şirketten alacağı olduğu varsayılsa dahi, bu alacağın fazlasıyla tahsil edilmiş olduğunu, herhangi bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğini, bu çerçevede de müvekkili şirkete borcu olup olmadığına yönelik bir inceleme yapılmadan karar verildiğini, karara bu yönüyle de itiraz ettiklerini, İlk derece Mahkemesinin gerekçeli kararında \"Taahhüt belgesinin aslının davacı tarafça sunulmadığı\" yazılı olsa da,Taahhüt Belgesi aslının ... sayılı dosyası kapsamında haciz mahallinde yapılan haciz sonrası haczedilmiş olması nedeni ile belge aslının ilgili icra müdürlüğünden celp edilmesi yönünde talep dilekçesi vermelerine rağmen, taleplerinin yerine getirilmediğini ve Mahkemece belge fotokopisi üzerinde inceleme yaptırıldığını ve inceleme sonucu tanzim edilen raporun hükme esas alındığını,Fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılamayacağını ve fotokopi belge üzerinden düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağını, Mahkemece senet asıllarının nerede olduğu hususunda davalıya açıklama yaptırılarak senet asıllarının getirtilmesi, ibrazının gerektiğini, senet aslı ibraz edilmediği takdirde ispat yükü davalıya ait olduğundan, mahkemece bu husus gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığını,İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararının hatalı ve yasaya aykırı olduğu gibi, usul ekonomisine ve hakkaniyete de aykırı olduğunu belirterek, arz ettikleri ve Mahkemenin de resen dikkate alacağı diğer nedenlerle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 08.06.2023 tarihli, 2018/203 Esas ve 2023/526 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Bakırköy ... İcra Dairesi' nin ... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı ... A.Ş., borçluların davalılar... A.Ş., ... oldukları, 2.052.288,75 TL asıl alacakla ilgili 22/01/2018 tarihinde borçlular hakkında ilamsız icra takibine başlandığı, takip dayanağının \"22/01/2018 tarihli, 2.052.288,75 TL tutarlı, asıl alacak 09/02/2013 tanzim tarihli, 09/02/2014 vade tarihli senet, 09/02/2013 tanzim tarihli taahhüt belgesi\" olarak gösterildiği, borçlulara ödeme emrinin 07/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, 09/02/2018 tarihinde yasal süresi içinde borca itiraz etmeleri nedeniyle icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasının bir yıllık yasal süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.Takip dayanağı 09/02/2013 tarihli taahhüt belgesi incelendiğinde; \"Yetkilisi bulunduğum ... A.Ş. adına, ... A.Ş. den 09/02/2013 tarihinde nakit olarak 2.000.000 USD. (İkimilyon Abd Doları) borç para aldım. İş bu borç tutarı 09.02.2014 vade tarihinde ödenecektir. Bu borç için 09/02/2013 tanzim tarihli, 09.02.2014 vade tarihli 2.000.000 USD.(İkimilyonAbd Doları) tutarlı senet keşide edilerek ... AŞ'ne teslim edilmiştir. İşbu borcu ödeyeceğim tarihe kadar ABD Dolarının ... Bankası kurlarında göreceği en yüksek kur değeri üzerinden ödeyeceğimi şimdiden kabul ederim, İş bu borçtan dolayı şahsımın da müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu beyan, kabul ve taahhüt ederim,... A.Ş. nin müşterilerinden olan senetli alacakları ... Şti. tarafından ciro edilerek tarafıma teslim edilmiştir. Teslim edilen bu senetler için ... A.Ş. tarafından kesilecek faturalardan kaynaklı ... A.Ş. tarafından karşılanacaktır. ... A.Ş. tarafından İcra takibine konu edilecek olan tüm senetler tahsil edildiğinde, ... A.Ş. tarafından yapılan masraflar kesilecek olup kalan bedelin %60'ı ... A.Ş. ne teslim edileceğini beyan kabul ve taahhüt ederim.\" şeklinde davalı şirket ve yetkilisinin taahhütte bulunduğuna ilişkin bir belge olduğu, belge altında ...'ın kendi adına asaleten, davalı şirketi ise temsilen imzaladığına dair imzasının mevcut olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu senet örneği incelendiğinde; 09/02/2013 tanzim tarihli, 09/02/2014 vade tarihli, 2.000.000,00 USD tutarlı senet olduğu, lehtarının ... A.Ş., keşidecisinin ... A.Ş., kefilin ... olduğu, senet altında ...'ın adı ile bir adet imzanın mevcut olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden alınan 14/12/2020 tarihli rapor incelendiğinde; \"…6.1.İstem doğrultusunda yalnızca imza yönünden yapılan incelemede; İnceleme konusu senette atılı borçlu imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğu,6.2. İnceleme konusu taahhüt belgesidir başlıklı belge aslının gönderilmesi halinde değerlendirme yapılabileceği…\" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiş, ayrıca senet üzerinde imza çevresinde yapıştırıcı bakiyelerin mevcut olduğunun da belirtildiği anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nce düzenlenen 06/07/2021 tarihli  rapor incelendiğinde; \"…6.1. İnceleme konusu bonoda borçlu bölümünde bulunan ''...'' isim yazısı ile ...'ın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ...'ın eli ürünü olduğu,6.2. İnceleme konusu bonoda ... adına atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğu,<br>6.3. Ekli ... görüntüsünden de anlaşılacağı üzere ... isim yazısı ve atfen atılı imzanın etrafında doğal olmayan doğrusal hatlar boyunca yapıştırıcı bakiyeleri saptandığından inceleme konusu senette atılı imzanın senet metnini onaylar mahiyette atılmamış olduğu, senedin ''...'' isim yazısı ve imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olduğu…\" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince imza incelemesine ilişkin adli belge inceleme uzmanları ...,... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 17/03/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tarafın taahhüt belgesinin aslını sunmadığı için fotokopi üzerinde inceleme yapıldığı, davalı ... A.Ş. adına münferiden yetkili olan ... tarafından atılan imzaların davalı eli ürünü olduğu, ancak senedin ve fotokopi olan taahhüt belgesinin ... isim yazısı ve imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olduğuna dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir. ... Sayılı ve 05/02/2021 tarihli yazı cevabı ekinde davaya konu taahhüt belgesi aslının dosyaya gönderildiği, bundan sonra Mahkemece aynı heyetten ek rapor alındığı anlaşılmıştır. Aynı heyetten alınan 27/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; \"...İnceleme konusu \"TAAHHÜT BELGESİDİR\" başlıklı, altında ... adına atılı imza bulunan belgede; \"…...” yazıları ve altında atılı imzanın belge metninden 2 cm. aşağıda olduğu, belge metninin de normal yazım kuralları dışında kağıdın üst kenarından 6 cm. aşağıda başladığı bunun haricinde belge üzerinde tahrifat, tashihat, silinti, kazıntı ve yapışkan ve iğne bakiyeleri bulunmadığı ancak söz konusu belgenin bu haliyle alttaki \"...\" yazısı ve altındaki imzadan faydalanılarak bilgisayar ve ekipmanları vasıtasıyla üzerine halen mevcut metinin yerleştirilerek \"TAAHHÜT BELGESİDİR\" haline dönüştürülmüş olabileceği,İnceleme konusu \"TAAHHÜT BELGESİDİR\" başlıklı, altında ... adına atılı imza bulunan belgede; \"...\" yazıları ve altında atılı imzanın ...'m eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır.\" şeklinde görüş bildirilmiştir.Davacı şirket tarafından ticari kayıtların ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen mali müşavir ... tarafından hazırlanan 22/03/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davalı şirketin 6102 Say. TTK m.64 ve VUK.182 gereğince mecburi olan tabloda belirtilen 2013-2014-2015-2016-2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin tutulduğu,2013-2014 yılı ticari defterlerinin süresinde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, 2015-2016-2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin elektronik olarak tutulduğu, süresinde E-Defter beratlarının Gelir İdaresi Başkanlığı e-defter sistemine yüklenildiği, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davalı lehine delil niteliğinin Mahkemenin takdirinde olduğu,  davalı ... şirketi kayıtları uyarınca; davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında ticari ilişki bulunmadığı, davalı şirket ile , davacı şirket ile aynı adreste faaliyette bulunan dava dışı ... Şirketi arasında 16.06.2011 tarihli ...Sözleşmesi mukabilinde beton alımına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, iş bu ticari ilişki neticesinde davalı şirket kayıtlarından tespit edildiği üzere dava dışı ... Limited Şirketinden 31.12.2019 itibarı ile 120.858,73 TL alacaklı gözüktüğünün tespit edildiğine dair görüş bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, itirazın iptali davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İtirazın iptali davasında alacağını ispat yükü alacaklı/davacıda olup, davacı tarafça icra takip dosyasına ve mahkemeye alacağın ispatı için bir adet senet ve bir adet \"TAAHHÜT BELGESİ\" başlıklı belge sunulmuştur. Her iki belge aslı üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri ile belgelerde yer alan ve ...oğlu’na atfen atılan imzaların ...oğlu’nun eli ürünü oldukları tespit edilmiştir.Davacı vekilinin takibe dayanak olarak gösterilen taahhüt belgesine ilişkin istinaf talepleri incelendiğinde; protokolün davalı ... tarafından kendisi adına asaleten ve davalı şirketi temsilen imzalandığı tespit edilmiştir. Her ne kadar Mahkemenin gerekçeli kararında taahhüt belgesinin aslı sunulmadığından aslı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı yazılmış ve davacı vekili tarafından da istinaf dilekçesinde taahhüt belgesinin aslı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirtilerek istinaf talebinde bulunulmuşsa da; Mahkemece taahhüt belgesi aslı gönderilmediğinden İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından belge aslının incelenemediği, ancak ... Sayılı ve 05/02/2021 tarihli yazı cevabı ekinde davaya konu taahhüt belgesi aslının dosyaya gönderildiği, bundan sonra Mahkemece adli belge inceleme uzmanları ..., ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan ek raporda belge aslı incelenerek, belge üzerindeki imzanın ...’ın eli ürünü olduğu, ancak \"...\" yazıları ve altında atılı imzanın belge metninden 2 cm. aşağıda olduğu, belge metninin de normal yazım kuralları dışında kağıdın üst kenarından 6 cm. aşağıda başladığı, bunun haricinde belge üzerinde tahrifat, tashihat, silinti, kazıntı ve yapışkan ve iğne bakiyeleri bulunmadığı, ancak söz konusu belgenin bu haliyle alttaki \"...\" yazısı ve altındaki imzadan faydalanılarak bilgisayar ve ekipmanları vasıtasıyla üzerine halen mevcut metinin yerleştirilerek \"TAAHHÜT BELGESİDİR\" haline dönüştürülmüş olabileceğine dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bu heyette alınan ek bilirkişi raporu hükme esas alınarak, taahhüt belgesinin davalı ...’nun imzasından yararlanılarak oluşturulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yalnızca kağıt üzerindeki yazı ve imzaların yerleşim yerlerine göre taahhüt belgesinin sonradan oluşturulduğuna dair bilirkişi görüşünün hükme esas alınamayacağı, bu belgenin aslı üzerinde yeterli ve teknik bilirkişi incelemesi yapılmadığı, bu nedenle davacı vekilinin taahhüt belgesiyle ilgili istinaf taleplerinde haklı olduğu sonucuna varılmıştır.Bu durumda Mahkemece takibe dayanak olan \"TAAHHÜT BELGESİ\" başlıklı belge aslının İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü'ne gönderilerek, inceleme konusu taahhüt belgesinin açığa imzalı bir kağıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığına dair rapor istenilmesi, bu konuda kanaat bildirilemediği takdirde aynı konuda İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinden, davacı vekilinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/06/2023 tarihli 2018/203 E. -  2023/526 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/04/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fb9dce0f52bbf14","SID":"df5635315d048a84"}}