{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/693 - 2025/829<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/693 <br>KARAR NO\t: 2025/829                                                           T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                 K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/98 E.  -  2022/317 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2022 Tarih ve 2022/98 Esas - 2022/317 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, dava konusu 2020/87234 sayılı \"...\" ibareli markanın müvekkiline ait 2020/00080 sayılı \"...\" markası ile görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, karşılaştırılan markaların kapsamında 05.sınıf aynı malların yer aldığını, yine müvekkilinin 2006/25581 sayılı \"...\" ibareli aynı sınıfta tescilli markasının da bulunduğunu, dava konusu başvurunun davacı markaları yanında seri marka algısı yarattığını, uzman tüketici kitlesi tarafından dahi markaların refleksif olarak birbirini çağrıştıracağını, ilgili malların tüketici kitlesinin doktor ve eczacılar yanında orta seviyedeki hasta/halk olduğunu, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında iltibas tehlikesinin gerçekleştiğini ileri sürerek, 19.01.2022 tarih ve 2022-M-298 sayılı ... YİDK kararının iptaline, 2020/87234 numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davacının “...” ibareli markası ile davaya konu “...” ibareli markanın görsel, anlamsal ve fonetik açıdan ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davaya konu edilen markanın tescilinin talep edildiği 5.sınıf malların içerik itibariyle bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğini, ufak farklılıkların ayırt ediciliği sağlamada yeterli bulunduğunu, Kurum kararının yerinde ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusu tescilli olmadığından markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan \"İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.\" emtialarının, itiraza mesnet 2020/00080 sayılı marka kapsamındaki emtialar ile aynı olduğu, 05. sınıfın 1. alt grubunda yer alan emtiaların tamamının tüketici kitlesinin “bilinçli tüketici” olduğu, 05. sınıfın 3. alt grubunda yer alan emtiaların tüketicisinin dikkat düzeyi yüksek uzman kişilerden oluştuğu,  05. sınıfın 4., 5. 6. alt grubunda yer alan ürünlerin ortalama tüketiciye hitap ettiği, 05. sınıfın 7. alt grubunda yer alan ürünlerin kısmen ortalama, kısmen düzeyi yüksek tüketicilere yönelik olduğu, 05. sınıfın 2. alt grubunda yer alan ürünlerin Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/09/2022 tarih 2021/2032 Esas 2022/6093 Karar sayılı kararı doğrultusunda ilgili tüketici kesiminin ortalama tüketici olduğunun değerlendirildiği, buna göre \"Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.\" emtialarının ortalama tüketici kesimine hitap ettiği, bu tüketici kesiminin makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı olduğu, markaları bir arada görüp karşılaştıramadığı, markaların detaylarını analiz etmediği, markaları bir bütün olarak algıladıkları, markaların gözü ve kulağında kalan izi ile hareket ederek tüketimde bulundukları, bu tüketici kesiminin bilinç ve dikkat düzeyi nazara alındığında; dava konusu \"...\" markası ile itiraza mesnet \"...\" markaları arasında görsel ve işitsel olarak müşterek harf çokluğundan kaynaklı olarak benzerlik bulunduğu, markaların bütüncül olarak ortalama tüketici kesimi nezdinde yeter düzeyde farklılaşamadıkları anlaşıldığından yukarıda yer verilen emtialar bakımından markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan sair emtiaların dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap ettikleri, dolayısıyla sair emtialar bakımından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; \"Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.\" emtiaları bakımından 2022-M-298 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  davaya konu \"...\" markası ile itiraza mesnet \"...\" markaları arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğunu, kavramsal olarak da markaların farklı nesnelere çağrışım oluşturmadıklarını, markaların başlangıç kısımlarında bulunan harf farklılığının markaları birbirinden uzaklaştırmaya ortalama tüketici kesimi nezdinde yetmediğini, davanın reddine karar verilen 5.sınıfın 1 ve 3.alt sınıfındaki malların tüketicisinin doktor ve eczacılardan ibaret olmadığını, karşılaştırılan markalar arasındaki benzerlik düzeyi nedeniyle uzman tüketici kitlesi yönünden dahi karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markalar arasındaki görsel, işitsel ve anlamsal farklılık bulunduğunu, 5.sınıfta yer alan ilaç dışındaki ürünlerin sağlık üzerinde doğrudan veya dolaylı etkisi olduğundan ilgili tüketicinin ortalama tüketiciden daha dikkatli bulunduğunu, kabul kararı verilen emtialar yönünden de sunulan malın ticari kaynağının hedef tüketici tarafından kolayca ayrıştırılabileceğini, markalar arasında iltibas tehlikesinin doğmayacağını, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunun da bu husustaki açıklamalarını teyit eder nitelikte olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında, mahkemece davanın kısmen reddine karar verilen emtialar yönünden, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ilgili tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf sebeplerinin esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-Davalı  ... vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince; işlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirket'in 29/07/2020 tarihinde 2020/87234 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığı, davacının 2020/00080 sayılı \"...\" ibareli markasına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiği, bu karara yönelik davacı itirazının ise YİDK'in 19/01/2022 tarih, 2022-M-298 sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın 21/01/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 21/03/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.  <br>   İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı noktasındadır.  <br>6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>\tBu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 5.sınıf mallar  yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir. <br>Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; her iki markanın da ayrıca ayırt edici bir şekil unsuru içermediği, ortak bir kısım harfler bulunsa da markaların genel görünüm itibariyle <br>görsel olarak benzer kabul edilemeyeceği, dava konusu başvuruda “F” harfinin markanın en başında baskın bir <br>ses olarak yer aldığı ve vurguyu kendinde topladığı, her iki markanın da sözlükte ve/veya başka bir dilde anlamına rastlanmadığı,  sonuçta karşılaştırılan markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi anlamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmış,  aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir. Nitekim dosya kapsamında eczacılık ve kimya alanında uzman bilirkişilerin de bulunduğu heyet tarafından düzenlenen raporda da, dava konusu markalar arasında bilinçli tüketicilere hitap eden 05/01 alt grubunda yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” emtiaları açısından özellikle tüketici <br>kitlesi de dikkate alındığında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, yine 05.sınıfta yer alan diğer emtia bakımından da markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğu ve ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin herhangi bir etken maddeye atıfta bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, <br> markalar arasında hiçbir mal ve hizmet yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bildirilmiştir.  <br>Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece YİDK iptali talebinin kısmen kabulüne, başvuru markası tescil edilmediğinden hükümsüzlük davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde ilk derece mahkemesi kararı, davalı Şirket tarafından istinaf edilmemiştir. Bu durumda davalı ...'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıyı ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemeyeceğinden, kararın davalı Şirket tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle, ilk derece mahkemesince hükümsüzlük davası yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karar aynen muhafaza edilmiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca karıştırılma tehlikesi bulunmaması nedeniyle, YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 30/11/2022 gün ve 2022/98 Esas - 2022/317 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t<br>\t3-YİDK iptaline yönelik davanın REDDİNE,<br>\t4-Dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 534,70-TL bakiye karar ve ilam harcının davalı şirketten alınarak Hazineye irad kaydına,<br>\t6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,<br>\t7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen 15.000,00-TL  vekalet ücretinin davalı Şirket'ten alınarak davacıya verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan  2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 289,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 294,00-TL tebligat giderinden oluşan toplam 2.583,50-TL yargılama giderinin, takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığının kabulü ile,  bu orana isabet eden 1.291,75-TL'ye 80,70-TL peşin harç ile 80,70-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.453,15-TL'nin davalı Şirketten alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine,<br>\t10-Davalı Şirket tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t12-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90-TL’nin düşümü ile kalan 435,50-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,<br>\t13-Davalı Kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde  davalı Kurum'a iadesine,<br>\t14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, \t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>\tGEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2025\t<br><br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"683893538377cae9","SID":"cfa3b831acf6b3ee"}}