{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1821 Esas<br>KARAR NO: 2025/626<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/02/2021<br>NUMARASI: 2020/280 Esas, 2021/177 Karar<br>DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'ın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalının ... plakalı aracına 29/07/2014 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ'nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpması neticesinde yaralanan sigortalısının tedavi gördüğünü ve bu kapsamda 13.325,20 TL tedavi masrafının poliçeden karşılandığını, bu miktarın 1.879,20 TL'lik kısmından SUT kapsamında davalı SGK'nın; 11.446,00 TL'lik kısmından ise davalı ... Sigorta AŞ ile araç sahibi ve sürücüsünün sorumlu olduğunu, ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipten bir sonuç alınmadığını belirterek davalıların sorumlu olduğu miktarların 28/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; 6704 sayılı kanun kapsamında, trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin, zararlarının tazmini için öncelikle sigorta şirketine başvurmaları mecburiyetinin getirildiğini, ancak bu şartın yerine getirilmemesi sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu,  6111 sayılı kanun ile birlikte trafik kazalarına bağlı tedavi masrafları ile ilgili müvekkilinin yükümlülüğünün sona erdiğini, talebin SGK'ya yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İSTANBUL 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 25/02/2020 TARİH VE 2019/280 ESAS 2020/46 KARAR SAYILI KARARI: Davalı SGK hakkındaki davanın tefrik edilmesi neticesinde diğer davalı ... Sigorta AŞ yönünden talebin sigorta hukukundan kaynaklandığından bahisle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması sebebiyle görevsizlik kararı verilmiştir.<br>İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 17/02/2021 TARİH VE 2020/280 ESAS 2021/177 KARAR SAYILI KARARI: Davacının, sigortalısı için hastane tarafından fatura edilen 13.326,09 TL tedavi giderini dava dışı SGK'dan talep edebileceği, yasal hükümler uyarınca davalı ... Sigorta AŞ'nin bir sorumluluğunun bulunmadığı ve bu durumun alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu gerekçelerine istinaden davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 4/1. maddesinin Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 16.03.2016 tarih ve 2013/7713 Esas 2016/1779 Karar Sayılı kararı ile iptal edilmesi sebebiyle artık belgeli tedavi giderleri yönünden SUT esaslarının uygulanma imkanının kalmadığını, bu doğrultuda ek rapor alınması gerektiğini, KTK'nun 98. maddesine 04.04.2015 tarihli 6645 sayılı kanun ile konulan ek ibare uyarınca SGK'nın sorumluluğunun acil durumlara ve faturalandırılmış tedavi giderlerine özgülendiğini, bunun üzerinde kalan tedavi giderlerinden trafik sigortacısı, işleten ve araç sürücülerinin sorumlu tutulacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle ödenen tedavi giderinin Sağlık Sigorta Poliçesi kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, dava dışı sigortalı için ödenen tedavi giderlerinden davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişiden rapor alınmıştır. 6111 Sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun \"Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi\" başlıklı 98. maddesinin 1. fıkrasında \"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.\" hükmü düzenlemiştir. 6111 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ise \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer...\" şeklinde hüküm içermektedir. Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi 2013/773 Esas ve 14/11/2013 tarihli kararı ile önce Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan \"Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda\" ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiş olup akabinde 2013/773 Esas 2016/1779 Karar ve 16/03/2016 tarihli karar ile ise, dava konusu Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan \"... Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda\" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1 maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/25173 Esas 2024/881 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, dava dışı sigortalı ...ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile davalı şirketin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde yaralandığı, tedavisinin ... Hastanesinde yapıldığı ve davacı tarafından 13.326,09 TL tedavi giderinin ödendiği hususlarında bir uyuşmazlık yoktur. Dava konusu miktarın tamamı hastane tarafından fatura edildiğine göre tedavi giderlerinin belgeli olduğunu kabul etmek gerekir. Zaten davacının da aksi yönde bir iddiası ve kabulü de yoktur. Bu durumda yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında, 6111 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılan işbu davada, rücu istemine konu tedavi giderlerinin belgeli olduğu anlaşılmakla davalının sorumluluğu bulunmadığından bahisle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekili 20/09/2023 tarihli dilekçesi ile arabuluculuk toplantısına katılmadığından bahisle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu iddia etmiş ise de, istinaf başvuru süresi içerisinde sunulmayan işbu dilekçede yer alan söz konusu talebe ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/280 Esas, 2021/177 Karar sayılı ve 17/02/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 118,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 496,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından fazla yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.30.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e87e503f9803f33e","SID":"42d3ae270239219c"}}