{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1479 Esas<br>KARAR NO: 2025/661 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2023<br>NUMARASI: 2022/87 E.  -  2023/202 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünyaca tanınmış ve aynı zamanda TPMK nezdinde tescilli ..., ... no.lu tanınmış \"...\" markasının sahibi olduğunu, \"...\" olarak bilinen şekil markasının ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ... sayılı markalarının da TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davalının ... sayılı markasına itiraz edildiğini, başvuru sahibinin Kuzey Spor olduğunun tespit edildiğini, ilgili kişinin müvekkilinin marka haklarını ihlal eder eylemleri nedeniyle şikayette bulunulduğunu ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulduğunu, ... soruşturmada Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2022/774 Değişik İş sayılı dosyasında arama, el koyma kararı verdiğini, davalıya ait 2 adreste yapılan baskın sonucu yüzbinlerce taklit ürüne el konulduğunu, dava konusu  ... tescil numaralı markanın müvekkilinin markaları ile karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olduğu, müvekkilinin markalarının tanınmış marka olduğu ve davalının markasının kötüniyetle tescil edildiği iddiasıyla, davalının ... tescil numaralı markasının  SMK m.6/1, m.6/3, m.6/4, m.6/5 ve m.6/9 uyarınca hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.Davalı vekili cevap süresi dolduktan sonra sunduğu 08/02/2023 tarihli beyan dilekçesinde;  müvekkilinin yasal yolları kullanarak adına tescilini sağladığı bir marka ve şekil hakkında kötüniyet iddiasında bulunulmasının, marka hükümsüzlüğünden bahisle dava açılmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu ve kabul edilemeyeceğini, her halükarda tescilli bir markanın kullanımının tecavüz oluşturmayacağının açık olduğunu, kaldı ki davacının iddia ettiği üzere markalar arasında karıştırma ihtimalinin de olmadığını, davacı yanın tescil aşamasında itiraz etmediğini, markalar arasında benzerlik olsaydı Enstitü'nün ret kararı vereceğini savunarak, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  17/07/2023 tarihli 2022/87 E. - 2023/202 K.  sayılı kararıyla; \"...Davacının davasının KABULÜ İLE; -Davalı yana ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; aşamalardaki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin yasal yolları kullanarak adına tescili sağladığı bir marka ve şekil hakkında kötüniyet iddiasında bulunulmasının ve marka hükümsüzlüğü davası açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu,  Tescilli markanın kullanılmasının tecavüz oluşturmayacağını, markaların benzer olmadıklarını, Müvekkilinin markasının tescilli olduğunu, davacının tescil aşamasında itiraz etmediğini, markaların benzer olmaları halinde enstitü tarafından tescil talebinin reddedileceğini, Markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, her iki taraf markalarındaki şekillerin farklı olduklarını, tek taraflı oluşturulan bilirkişi raporu ile davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, açıklanan hususlar ve dosya içindeki belge ve bilgiler doğrultusunda Bakırköy 2.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2022/87 E. Ve 2023/202 K..sayılı haksız ve hukuka aykırı davanın kabulü kararının yapılacak inceleme sonucunda ortadan kaldırılarak davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı \"Şekil\" markasının 25 ve 35. sınıflarda davalı ... adına tescilli olduğu, ...  numaralı \"Şekil\" markasının ve ... numaralı \"...+Şekil\" markalarının tanınmış marka olarak davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda ... numaralı \"Şekil\" markasının 09, 14, 18, 25, 28, 35. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 03. sınıfta, ... numaralı \"Şekil\" markasının 09. sınıfta, ... numaralı \"Şekil\" markasının 18 ve 25. sınıflarda, ... numaralı \"... +Şekil\" markasının 18 ve 25. sınıflarda davacı adına tescilli, oldukları tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili bilirkişi ...'den alınan 12/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; \"...İşaretsel Benzerliğin Ve Sınıfsal Benzerliğin Söz Konusu Olduğu; Karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmekle birlikte, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, tanınmış markaya ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için dosyada yeterli belge olmadığından, davacı markasının SMK m.6/4 kapsamında tanınmışlığına dair bir değerlendirme yapılamadığı, davacı markasının \"sektörel açıdan çok yüksek derecede tanınmışlığı söz konusu olduğundan\" SMK. m.6/5’te sayılan hükümsüzlüğe ilişkin koşulların gerçekleşeceğinin kabulü mümkün olup, değerlendirme ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, davalı markasının tescilinde SMK m.6/9 kapsamında kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının kapsamının takdirinin mahkemeye ait olduğu...\" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, marka hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar davalı vekili müvekkilinin markasının davacının markası ile benzer olmadığını ve müvekkilinin kötüniyetli olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da; konusunda uzman bilirkişiden alınan raporda davacı markalarında yer alan şekil unsuru ile davalı markasında yer alan şekil unsurunun benzerlik arz ettiği,  davalı markasında daha keskin hatların yer aldığı, kıvrım ve yönlerin farklılığı söz konusu ise de, davacı markasındaki yüksek derecede ayırt edici olan şekil unsurunu yine  de anımsattığı, sona eklenen küçük parçanın bütünsel açıdan markaya herhangi bir farklılık ve ayırt edicilik  katmadığı ve markanın genel görünümünde öne çıkmadığı,  davalı markasında da ilk dikkati çeken, öne çıkan ve vurgulanan unsurun davacı  markasındaki esas unsura benzeyen şekil unsuru olduğu, tescil kapsamında yer alan sınıfta, bu şeklin kullanılmasının herhangi bir zorunluluk arz etmediği, davacı markasının tanınmış marka olduğu dikkate alındığında, markaların genel  görünümü ve dizaynı açısından taraf markalarının esas unsur açısından yüksek  derecede benzer görünüm arz ettikleri, gözde bıraktıkları genel intiba nazara alındığında ve esas unsurun öncelikli olarak dikkate alınacağı düşünüldüğünde taraf markalarının iltibasa sebebiyet vereceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Tarafların markalarının ortalama tüketiciye hitap ettiği dikkate alındığında, davalının davacıya ait markanın tanınmışlığından haksız şekilde yararlanma amacıyla hareket ettiği, markasını kötüniyetle tescil ettirdiği anlaşıldığından, bilirkişi raporu denetime uygun ve yeterli olmakla, mahkemece hükme esas alınması ve davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Tüm bu nedenlerle; incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 10,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb6ce8fe063c3044","SID":"14f5d1e17b1e3669"}}