{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>K A Y S E R İ <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/474<br>KARAR NO: 2025/900<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2023<br>NUMARASI: 2021/95 Esas, 2023/1158 Karar<br>DAVA: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 04.02.2021<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH: 12.05.2025<br>YAZILDIĞI TARİH: 12.05.2025<br>Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/95 Esas, 2023/1158 Karar sayılı kararına karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ..., ...Mahallesi ... Bulvarı üzerinde müvekkiline çarparak hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağı ve 10/06/2019 tarihli adli trafik bilirkişisi raporuna göre sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu kazadan dolayı beden gücünü  kayıp ettiğini, kulağının duymakta zorlandığını ve baş dönmesinden dolayı neredeyse işini bırakacak duruma geldiğini, iş yerinden sürekli izin almak zorunda kaldığını ve bu nedenle işyeriyle ilgili sıkıntılarının olduğunu, davalıya ait plakalı aracın kaza tarihi itibariyle sigortasının olmadığını, bu nedenle... A.Ş.'nin sorumluluğunun olduğunu, ... A.Ş.'nin müvekkiline 107.139,00 TL ödediğini, davacının beden gücü kayıp oranı, aktif ve pasif dönem zarar sürelerine ve davalı sürücünün kusur durumuna göre ödenen bu miktarın son derece yetersiz olduğunu belirterek trafik kazasında bedensel zarar çalışma gücünün kısmen yada tamamen kaybedilmesinden ve sağlık harcamaları nedeniyle , fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin 6100 sayılı Yasa 'nın 107.mad.göre belirlenecek maddi tazminatın sorumlulukları ölçüsünde tüm davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek fazi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline, Güvence Hesabı yönünden yetersiz ödemeye ilişkin ibranamenin iptali ile bakiye maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle, sorumluluk sınırlarına göre yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline , işleten ve sürücünün taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>Davalı ...vekili, yasal süresi içinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, talep edilen belgeler ibraz edilmediğinden başvuru şartının yerine tam olarak getirilmediğini, müvekkil kurum tarafından davacıya yapılan ödeme doğrultusunda müvekkil kurumun kaza nedeniyle sorumluluğunun kalmadığını, müvekkil kurum nezdinde açılan ... hasar numaralı dosya nezdinde alınan kusur, maluliyet ve aktüer raporu çerçevesinde davacıya ödeme yapılmadığını, yapılan bu ödeme ile müvekkili kurumun kaza nedeniyle sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafından taleplerin somutlaştırılması gerektiğini, kazanın oluşumunda kusur oranın tespit edilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle davacı ...'ın maluliyeti oluşup oluşmadığı ve oluşmuşsa bunun kaza nedeniyle olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun sürekli ve geçici iş göremezlik zararlarını ve tedavi, bakıcı giderlerini karşılamasının mümkün olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kaza nedeniyle davacıya maddi tazminata mahsuben ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun teminat limitleri dahilinde olduğunu, sorumluluğu aşar nitelikte karar verilmemesi gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüt dava tarihi itibariyle oluştuğunu, ticari şirket olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek haksız, yersiz ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>Davalılar ... ile ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı arasında davaya konu kazanın gerçekleştiğini, kazanın ardından davacıya davalı ... tarafından 107.139,00 TL ödeme yapıldığını ve böylece zararın tazmin edildiğini, davacı tarafından zararın tazmin edilmiş olmasına rağmen haksız ve mesnetsiz şekilde bu davanın açıldığını, müvekkillerinin davacıyı tanımadığını, kasten çarpma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkillerinin kusurunun tespit edilmesi açıdan, kazanın meydana geliş şekli ve tarafların kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesi için bilirkişi tarafından inceleme yapılması talebinin olduğunu, davacının kusur oranı, maluliyet oranı ve sürekli iş göremezlik oranı net bir şekilde ortaya konulmadan ne maddi ne de manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafın aylık kazancı ile ilgili de bir beyanda bulunulmadığını, bu hususunda mahkemeye sunulması gerektiğini belirterek haksız, yersiz ve kötü niyetli olarak açılmış davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacının geçici iş göremezlik zararı ve kaçınılmaz tedavi gideri tazminatı talebinin kabulü ile, 1.179,88 TL geçici iş göremezlik zararı, 2.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 3.179,88 TL maddi tazminatın davalı ...'nın sağlık tedavi giderleri teminatından ve kısmi ödeme tarihi olan 02/12/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması ve davalı ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik zararı talebinin kabulü ile; 689.126,17 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının davalı ...nın sakatlık / ölüm giderleri teminatı bakiye limiti 252.861,00 TL miktarı ile ve kısmi ödeme tarihi olan 02/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ve ... yönünden ise 689.126,17 TL miktarlı tazminatına tamamından sorumlu olmak kaydı ile kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının usule uygun bakıcı gideri davası olmadığından bu istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: A-) Davalı ... vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından başvuru şartı yerine tam olarak getirilmemiş olup, ilk derece mahkemesi tarafından bu hususun görmezden gelindiğini, müvekkili kurum tarafından davacıya yapılan ödeme doğrultusunda müvekkili kurumun kaza nedeniyle sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafın, bu davadan önce müvekkili kurum nezdinde açılan ... hasar numaralı dosya nezdinde alınan kusur, maluliyet ve aktüer raporu çerçevesinde davacıya ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme ile müvekkili kurumun kaza nedeniyle sorumluluğu kalmadığını, davanın müvekkili yönünden reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, ayrıca müvekkili kurum tarafından yapılan ödemenin güncellenmediğini, güncel tazminat hesaplanırken değişen asgari ücret tutarının esas alınmasında olduğu gibi ödenen tazminatın da asgari ücret artışları üzerinden güncellenmesi gerektiğini, mahkeme tarafından bu hususa dikkat edilmemiş olup, verilen kararın yerinde olmadığını, davacı ...'ın oluştuğu belirtilen maluliyetinin, kaza nedeniyle olup olmadığına yönelik bir tespit yapılmadan karar verilmesinin usul - yasaya aykırılık teşkil ettiğini, maluliyet raporunda esas alınan yönetmeliğin hatalı olduğunu, mahkeme tarafından ara karar gereği alınan, maluliyet raporunda esas alınan yönetmeliğin hatalı olduğunu, imzaların araz konusunda uzman hekimlerce atılması gerekmekte ile bu hususa dikkat edilmediğini, ayrıca raporda maluliyete ilişkin olarak, “sürekli” ibaresi kullanılması gerekirken kullanılmadığını, bu sebeple de bu raporun hükme esas alınmasının usul - yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yargılama sırasında evrak üzerinden alınan medikal bilirkişi raporuna göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, dosya yer alan maluliyet raporunda, uzman hekim imzası bulunmamakta olup, raporun Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı imzası esas alınarak tanzim edildiğini, Sağlık Bakanlığı görüş yazıları gereğince, yalnızca Adli Tıp Uzmanlarından oluşan bir heyet ile rapor düzenlenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca maluliyet raporunun farklı bir ilden alınması ve dosya içerisindeki rapora arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerekmekte iken, mahkeme tarafından bu hususa dikkat edilmediğini, dosya kapsamında yapılan aktüer hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz uygulanması gerekirken mahkeme tarafından itirazlarına itibar edilmediğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik zararlarını ve tedavi gidelerini karşılamasının mümkün olmadığını, müvekkili kurumun sorumluluğunun teminat limitleri dahilinde olduğunu, sorumluluğu aşar nitelikte verilen kararın yerinde olmadığını, müvekkili kurumun temerrüdünün dava tarihi itibariyle oluştuğunu, mahkeme tarafından bu hususa dikkat edilmemiş olup, verilen kararın usul - yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>B-) Davalılar ... ve ... vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilleri yönünden verilen hükümlerin hukuka, kanuna ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, detaylıca anlatılacağı üzere müvekkilleri aleyhine hükmedilen tazminat miktarının tekrardan hesaplanması gerektiğini, çok yüksek miktarda belirlenen bu tazminat miktarlarının müvekkilleriri fakirleştirmesinin davacıyı da zenginleştirmesi doğrultusunda kanunun amacına aykırılık teşkil ettiğinin açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin alınan kusur raporunda da, davacı açısından alınan maluliyet raporunda da yapılan hesaplamaların yanlışlığının aşikar olduğunu, bu raporlara yapılan itirazların hiçbir şekilde değerlendirilmeden raporların hükme esas alındığını, bu sebeplerle müvekkilleri aleyhinde verilen kararların hukuka, kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı açısından alınan maluliyet raporunun hayatın olağan akışı dahilinde davacının yüzünde görünürde bir hasar olmaması sebebiyle fahiş oranda belirlendiğini, davacının görünürde bir uzuv kaybı bulunmamakla birlikte kazadan kaynaklı olarak işlev kaybının da illiyet bağı kurulmadan karar verilmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiğini, dava dosyasında maluliyet raporuna yapmış oldukları itirazlarda da belirtmiş oldukları üzere davacının kalıcı hasarlarının kaza nedeniyle olup olmadığı, kaza nedeniyle illiyet bağının kurulup kurulmayacağına dair tespitler yapılmadığını, bu tespitler yapılmadan, illiyet bağı kurulmadan bu dosyada karar verilmesinin yerinde olmadığını, mahkeme tarafından kurulan ara karar gereği alınan maluliyet raporunda esas alınan yönetmeliğin hatalı olduğunu, imzaların araz konusunda uzman hekimlerce atılması gerekirken bu hususa dikkat edilmediğini, ayrıca raporda maluliyete ilişkin olarak, “sürekli” ibaresi kullanılması gerekirken kullanılmadığını, bu sebeple de bu raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yargılama sırasında evrak üzerinden alınan medikal bilirkişi raporuna göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, dosyada yer alan maluliyet raporunda, uzman hekim imzası bulunmamakta olup, raporun Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı imzası esas alınarak tanzim edildiğini, Sağlık Bakanlığı görüş yazıları gereğince, yalnızca Adli Tıp Uzmanlarından oluşan bir heyet ile rapor düzenlenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca maluliyet raporunun farklı bir ilden alınması ve dosya içerisindeki rapora arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerekirken, mahkeme tarafından bu hususa dikkat edilmediğini, bu sebeplerle hükmün eksik araştırma sonucunda verilmiş olup kanuna ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dosya kapsamında yapılan aktüer hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz uygulanması gerekmekte iken mahkeme tarafından itirazlara itibar edilmediğini, müvekkili ...'ün kazadan kaynaklı olarak alınan kusur raporunda dahi eksik inceleme yapıldığını ve keşif dahi yapılmadığını, keşif yapılsa idi müvekkilinin o civarda beyan edildiği gibi yüksek hızla geri geri gelerek davacıya çarpmış olma ihtimalinin olmadığının ortaya çıkacağını, bu sebeple müvekkili ...'ün alınan kusur raporunda herhangi bir keşif incelemesi yapılmamasının eksik ve hatalı rapor hazırlanmasına sebebiyet verdiğini, bu sebeple de verilen kusur raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka ve kanuna uygun olmadığını belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Davalılar ... ve ... vekilinin yaptığı istinaf başvurusu bakımından; Davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf süresi içinde sunulan 17/01/2024 tarihli istinaf dilekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulmasına rağmen istinaf harçlarının yatırılmadığı tespit edilerek eksik istinaf harçlarının tamamlanması için muhtıra davalılar vekiline 23/01/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Akabinde muhtırada belirtilen sürede eksik istinaf harçlarının tamamlanmadığı tespit edilerek ilk derece mahkemesinin 02/02/2024 tarihli ek kararıyla davalılar ... ve ...'ün istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalılar ... ve ...'ün istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 02/02/2024 tarihli ek karar davalılar ... ve ... vekiline 11/02/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, bu ek karara karşı herhangi bir istinaf başvurusu yapılmamıştır. Bu nedenlerle  davalılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazları bakımından istinaf incelemesi yapılmasına yer olmadığı anlaşılmıştır.<br>Davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu bakımından; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;<br>İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının geçici iş göremezlik zararı ve kaçınılmaz tedavi gideri tazminatı talebinin kabulü ile, 1.179,88 TL geçici iş göremezlik zararı, 2.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 3.179,88 TL maddi tazminatın davalı ...'nın sağlık tedavi giderleri teminatından ve kısmi ödeme tarihi olan 02/12/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması ve davalı ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik zararı talebinin kabulü ile 689.126,17 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının davalı ...nın sakatlık / ölüm giderleri teminatı bakiye limiti 252.861,00 TL miktarı ile ve kısmi ödeme tarihi olan 02/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ve ... yönünden ise 689.126,17 TL miktarlı tazminatına tamamından sorumlu olmak kaydı ile kaza tarihi ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının usule uygun bakıcı gideri davası olmadığından bu istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. Bu karara karşı sadece davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğundan istinaf incelemesi davalı ...vekilinin istinaf itirazları kapsamında yapılacaktır.<br>Somut olayda; %100 oranında kusurlu olarak davaya konu trafik kazasına sebebiyet veren davalı ...'ün sürücüsü olduğu ...plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsayan trafik sigortasının bulunmadığı belirlendiğinden davalı ...nın 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesi uyarınca davacının uğradığı bedensel zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. <br>Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı ...na başvurulduğu ve davalı tarafından 02/12/2019 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, davacının ödemenin yetersiz olduğu iddiasıyla 04/02/2021 tarihinde eldeki davayı açtığı tespit edilmiştir. Bu haliyle; 2918 sayılı KTK md. 97 kapsamında başvuru şartının yerine getirildiği ve davanın KTK md. 111'deki 2 yıllık süre içinde açıldığı, hesap raporunda ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada gerçek zarar ile ödenen miktar arasında fahiş fark olduğunun belirlendiği, kısmi ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesinin doğru olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin, KTK md. 97'deki başvuru şartı yerine getirilmeden ve 2 yıllık süre geçirildikten sonra dava açıldığı, kısmi ödemeyle sorumluluklarının sona erdiği ayrıca temerrüt tarihinin hatalı belirlendiği yönündeki istinaf itirazları haklı bulunmamıştır. <br>Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/11777, K:2022/4888 sayılı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/12597, K:2022/4965 sayılı kararları da aynı yöndedir.) Somut olayımızda kaza ... tarihinde gerçekleştiğinden mahkemece   20/02/2019 tarihinden sonra uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarihli maluliyet raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğrudur. Dolayısıyla davalının maluliyet raporunun yetersiz olduğu, hatalı yönetmeliğe göre hazırlandığı ve maluliyet oranı bakımından çelişki bulunduğu kapsamındaki istinaf itirazlarının da reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca maluliyet raporunda açık bir şekilde kaza nedeniyle ortaya çıkan kalıcı maluliyetin belirlendiği belirtildiğinden kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulamadığı yönündeki davalı istinaf itirazları da haklı bulunmamıştır.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2020/8835, K:2021/2355 sayılı kararındaki açıklamalar da nazara alındığında; davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması doğru olup davalı ...'nın %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminatın hesaplanması gerektiği yönündeki istinaf itirazı haklı bulunmamıştır.<br>Dosya kapsamında bulunan davacıya ait maaş bordrolarından da görüldüğü üzere davacının kaza sırasında çalıştığı anlaşıldığından davalı ...vekilinin davalının herhangi bir gelirinin bulunmadığı yönündeki istinaf itirazı haklı bulunmamıştır.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2015/7677, K:2015/10693 sayılı kararında da belirtildiği üzere davalı ..., bedensel zararlardan sorumlu iken ve Güvence Hesabı hakkında düzenlenen hükümlerde hesabın geçici iş göremezlik tazminatından ve tedavi gideri ile bakıcı giderinden sorumlu olmadığı yönünde bir hüküm bulunmamasına göre geçici iş görememezlik zararının ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin Güvence Hesabı teminatının kapsamında kaldığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararı doğru olup aksi yöndeki davalı istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır. Öte yandan KTK'nın 6704 sayılı Yasayla değişik 90, 92, 93, 97 ve 99. maddelerinin kimi yönlerden Anayasanın bir kısım hükümlerine aykırılık oluşturacağından bahisle yapılan itiraz başvuruları üzerine, ... günlü ve ...sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 esas ve 2020/40 karar sayılı ilamında; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14/04/2016 tarihli ve 6704 sayılı Yasası'nın 3. maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin  birinci fıkrasında yer alan \"... ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda ..\" ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan \"... ve genel şartlarda...\" ibaresinin; aynı Kanunun 92'nci maddesine 6704 sayılı Yasa'nın 4. maddesiyle eklenen \"i\" bendinin; Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, davalının sorumluluğunun kapsamının 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirleneceği söylenemez. Dolayısıyla da 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.5. maddesinin (b) bendine göre geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olacağı düzenlemesinin de olayımızda uygulanma imkanı kalmayıp geçici iş göremezlik tazminatından ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden davalının sorumlu tutulması doğrudur.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2019/4993, K:2020/60 sayılı kararında da belirtildiği üzere; Sigorta Genel Şartlarının B.2 maddesi 4. fıkrası uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür. İlk derece mahkemesince de bu doğrultuda karar verildiği anlaşıldığından davalı ... vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından sorumluluklarının hatalı belirlendiği yönündeki istinaf itirazı haklı bulunmamıştır.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2016/13214, K:2017/5583 sayılı kararında da açıklandığı üzere kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde meydana gelecek sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan; bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. İlk derece mahkemesince de bu doğrultuda karar verildiği anlaşıldığından davalı ... vekilinin tüm tazminatlar bakımından tek bir limit üzerinden sorumlu oldukları yönündeki istinaf itirazı haklı bulunmamıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.<br>Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)<br>A-) Davalılar ... ve ...'ün istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 02/02/2024 tarihli ek karar verildiğinden davalılar ... ve ...'ün istinaf itirazları bakımından istinaf incelemesi yapılmasına YER OLMADIĞINA,<br>B-) 1-) Davalı ...'nın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-) Alınması gereken 17.490,90 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusu sırasında peşin alınan 4.372,73 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 13.120,17 TL'nin davalı ...'ndan alınarak Hazineye gelir kaydına, bu davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının da Hazineye gelir kaydına,<br>3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) Davalı... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-) Davalı ... tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,<br>6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca uyuşmazlık miktarı itibariyle Yargıtay'da temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/05/2025\t\t\t <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12b63dca2188207f","SID":"a92188f261891b02"}}