{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1536 Esas<br>KARAR NO: 2025/675<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/03/2023<br>NUMARASI: 2022/766 Esas,  2023/242 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Talimat sayılı dosyası ile menkul haczi yaptırdığını, haczedilen malların muhafaza edilmek üzere yediemin olan ...'ya teslim ettiğini, muhafazaya ilişkin taraflar arasında saklama sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre tarafların muhafaza edilen mallar için günlük 45,00-TL ödenmesinde anlaştıklarını, bu sözleşmeye dayalı olarak 05/06/2014 tarihinden 20/10/2015 tarihine kadarki dönem için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine açılan davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1135 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptaline karar verildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2018/1987 Esas sayılı dosyası ile kararın onandığını, 20/10/2015 tarihinden 23/05/2019 tarihine kadarki dönem için saklama ücretine yönelik başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/703 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptaline karar verildiğini, tüm bu kararlar ile aynı sözleşmenin önceki dönemine ilişkin olarak kesin hüküm olmasına rağmen davalı tarafın hiçbir şekilde saklama ücretini rızaen ödemediğini, davalı tarafından muhafaza amaçlı müvekkiline verilen malların 12/10/2021 tarihinde geri alındığını, huzurdaki davanın 24/05/2019 tarihinden saklamanın sona erdirildiği 12/10/2021 tarihine kadarki döneme ilişkin olduğunu, 870 günlük saklama ücreti ile mallar geri alınırken ödenen 4.962,05-TL'nin mahsup edilmesi ile geriye  kalan 34.187,95-TL'nin davalıdan tahsili amacıyla Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine üç ayrı icra takibi başlatıldığını, malların yediemine teslim edildiği 05/06/2015 tarihinden 20/10/2015 tarihine kadar geçen süre için Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine açılan davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1135 Esas sayılı dosyası ile verilen karar gereği icra dosyası borcunun ödenerek dosyanın kapatıldığını, 20/10/2015 tarihinden 23/05/2019 tarihine kadar geçen süre için Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine açılan davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/703 Esas sayılı dosyasında verilen kararda %20 hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile takibin devamına karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/698 Esas sayılı dosyası ile yerel mahkemenin verdiği karar değiştirilerek %60 hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile takibin devamına karar verildiği, istinaf mercii tarafından verilen bu kararda müvekkilinin Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan ödemelerin dikkate alındığını, davacı tarafından açılan işbu davaya konu Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin kötü niyetli olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa hak edişlerin fazlasıyla ödendiğini, haczedilen malların 17.000,00-TL'ye satıldığını, ancak yedieminin kötü niyetli talepleri karşılığında 17.000,00-TL bedelli mallar için bugüne dek toplam 60.816,94-TL ödeme talep ettiği, bu durumun hiçbir mantıklı yanının bulunmadığını, bu durumun aşırı yararlanma olarak değerlendirilmesinin gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Hacizli eşyanın ihale bedeli, depoda kaldığı sürenin uzunluğu göz önüne alınarak toplam 870 gün üzerinden günlük 45,00-TL ücret ile toplamda 39.150,00-TL saklama ücretinden takdiren %60 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak bulunan 15.660,00-TL yönünden davacının saklama sözleşmesi gereği alacaklı olabileceği, hacizli malların geri alınması sırasında ödenen 4.962,05-TL indirildiğinde davacının 10.697,95-TL alacaklı olduğunu kabul etmek gerekmiş, icra takibinin kabul edilen bu tutar üzerinden haciz ve muhafaza işlemi dolayısıyla saklama sözleşmesi yapıldığından takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak devamına karar verilmiştir.\" gerekçeleri ile; -Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının takibe konu saklama süresi karşılığı tutarından takdiren %60 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 10.697,95-TL yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Mahcuz malların satışı açık artırma suretiyle 29.09.2021 tarihinde yapılmış olup davacının 12.10.2021 tarihine kadarki saklama ücretini talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, Mahcuz malların 17.000-TLye ihale olunduğunu, İİK 88/5.maddesi gereğince haczedilen malların muhafaza aşamasındaki ücretlerin Adalet Bakanlığınca düzenlenecek tarife ile belirleneceğini, Kanunla düzenlenen ve icra dairesi marifetiyle uygulanan muhafaza işleminde sözleşme serbestisinden bahsedilemeyeceğini, icra marifetiyle uygulanan haciz ve muhafaza işleminde İcra ve İflas Kanunu hükmü gereği Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesinin geçerli olacağını,Mahkemece sözleşme serbestliği kapsamında düzenlenen saklama sözleşmesinin geçerli olduğu belirtilmesinin hukuka uygun olmadığını, normlar hiyerarşisine göre kanunların üstün olduğunu, Sözleşmenin, sözleşme yapmaya yetkili olmayan kimselerce imzalanması nedeniyle ortada geçerli bir sözleşme olmadığını, Müvekkili şirket tarafından, davacının daha evvel açtığı icra takiplerine mahkeme kararları ile haksız olarak hükmedilen icra inkar tazminatları da dahil olmak üzere malın muhammen bedelinin kat be kat üzerinde ödemenin yapılmış olduğunu, Malın muhammen bedelini geçen muhafaza ücretlerinin, yediemin lehine haksız kazanç sağlamaya sebebiyet verdiği, bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal ettiğini, Davacı tarafından müvekkile karşı açılan ikinci icra takibine itirazımız sonrası yerel mahkemece hukuka aykırı karar verilmesi ve istinaf yoluna gidilmesi ile istinaf mahkemesince %60 hakkaniyet indirimi yapılmasında ilk icra takibi dosyasına yapılan ödemenin de göz önünde bulundurulduğunu, İlk icra dosyasına yapılan ödeme ile birlikte zaten malın muhammen bedelinin fazlası ile karşılanmış olması karşısında sözleşme serbestisinden bahsetmenin hakkaniyetsiz olacağının istinaf mahkemesince de kabul edildiği, İkinci icra takibindeki itiraza ilişkin dosyada verilen istinaf ilamında gözetilen hususların işbu istinaf edilen yerel mahkeme kararı ile de gözetilmesi ve malı muhammen bedelinin 5 katına kadar ödemenin zaten yapılmış olması ve ayrıca mallar yedieminden geri alınırken de icra dairesi vasıtasıyla yediemine 4.962,05-TL ödenmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,   icra dosyası alacaklısı tarafından toplam 80.605,82-TL ödenmiş olduğunu, mahkemece davanın reddi gerekirken yalnızca %60 hakkaniyet indirimi yaparak neticeten davanın kısmen kabulüne karar vermesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekili katılma yolu istinaf isteminde özetle;Davalının istinaf isteminin reddi gerektiğini, Yerel Mahkemece saklama sözleşmesine dayalı ücret talebi kısmen kabul edilmişse de %60 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının yasal dayanağı olmadığını, sözleşmesel bir alacak söz konusu olduğunu, kabule göre de indirim oranının çok yüksek olduğunu,  icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı yasal süresi içinde davalı vekili tarafından ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesinin kararında davanın kabul edilen kısmı 10.697,95-TL'dir. Davalı vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de; karar tarihi olan 09.03.2023 itibarı ile kesinlik sınırı 17.800TL'dir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin kararı davalı yönünden kesin nitelikte olduğundan davalının istinaf isteminin HMK 346, 341/2.maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin istinaf istemine gelince; gerekçeli karar davacılar vekiline 06.06.2023'te tebliğ edilmiş, davacılar vekili davalı vekilinin istinaf talebine istinaden 28.07.2023'te katılma yolu ile istinafa başvurmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 348/2. Maddesinde yer alan; \"İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.\" hükmü uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa girilmeden red edilmesi nedeniyle katılma yolu ile başvuran davacılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun da HMK'nın 348/2. maddesi gereğince reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2, 346.md ve HMK  352/1-b.  maddesi gereğince miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olması nedeniyle  USULDEN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun HMK'nın 348/2. maddesi gereğince REDDİNE, 3-Davacılardan alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, -Davalıdan alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 182,70TL harcın mahsubu ile bakiye 432,70TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"990ff632676780cd","SID":"66d32e171459bbef"}}