{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/422 - Karar No:2025/488<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/422 <br>KARAR NO\t: 2025/488<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/587 E-2023/192 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/05/2025<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Gamer Şantiyesi Camii İnşaat Projesi Anahtar Teslimi Ahşap İşleri konulu 15/01/2020 tarihli sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca işin süresinin 50 takvim günü olarak belirlenmiş olup, işin bitiş tarihi de 05/03/2020 tarihi olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca yüklenmiş olduğu işi ilgili sözleşmeye uygun şekilde ve süresinde eksiksiz olarak tamamlayarak sözleşmede belirtilen iş bitiş tarihinde davalı şirkete teslimini gerçekleştirdiğini, sözleşmenin \"Yapım Sözleşmesi Genel Şartlar\" başlıklı 2.sayfasında kesin kabul süresi geçici kabul tarihinden itibaren 365 takvim günü olarak belirlendiğini, bu itibarla müvekkilinin işin teslimini yapmış olduğu 05/03/2020 tarihinden 365 sonraya isabet eden 05/03/2021 tarihi itibariyle davalı tarafça kesin kabul yapılmış olup, sözleşme konusu iş kesin olarak tamamlandığını, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen mezkur sözleşme uyarınca yapılan işin bedelinin 949.974,00 TL olduğunu ancak müvekkilinin, sözleşmede belirlenen iş miktarından daha fazla iş yapmış olduğundan, fazladan yapılan bu işlere ilişkin, sözleşmede yer alan birim fiyatlar üzerinden hesaplamalar yapılarak karşılıklı mutabık kalınarak toplamda 1.254.038,11 TL fatura düzenlendiğini ve davalıya gönderildiğini, müvekkili tarafından işin eksiksiz olarak yapılması ve teslim edilmesi ve kesin kabul sürelerinin geçmesi ve gerekli faturaların düzenlenerek davalı tarafa teslim edilmesine rağmen sözleşme konusu işin fatura edilen bedeli 98.358,11 TL'nin eksik olarak müvekkiline ödendiğini, haricen yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması nedeniyle arabuluculuk görüşmelerinin başladığını ancak olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin davalıdan olan 98.358,11 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2021/19856 sayılı dosyasında takip başlattığını, icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, yapılan işbu itirazın haksız ve kötü niyetli olup itirazın kaldırılması gerektiğini, icra takibine konu alacağın müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmeye dayandığını, sözleşme bedeli net bir şekilde yazılı olup işin kesin kabulü de yapıldığından ve davalı şirket tarafından iş ile ilgili olarak herhangi bir itiraz yapılmadığından sözleşme gereği müvekkile ödenmesi gereken bedel konusunda bir çekişme bulunmadığını, bu itibarla alacağın likit bir alacak olduğu ve davalı tarafça da ödemenin icra takibinde belirtilen tutar kadar eksik yapıldığının bilindiği halde takibe itiraz edilerek takibin durmasına sebep olunması davalı tarafın açıkça kötü niyetli hareket ettiğini gösterdiğini, davalının kötü niyetli olarak yapmış olduğu bu itiraz nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2021/19856 sayılı dosyasında başlatmış oldukları icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında Gamer Şantiyesi Camii İnşaatı Projesi Anahtar Teslimi Ahşap İşleri konulu 15.01.2020 tarihli bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin konusu, anahtar teslim ahşap işleri; sözleşmenin cinsi, sabit birim fiyatlı; işin süresi, 50 takvim günü; işin bitiş tarihi, 05.03.2020; sözleşme bedeli 949.974,40 TL (+KDV) kesin teminat mektubu miktarı ve süresi, KDV hariç sözleşme bedelinin %10'una karşılık gelen 94.997,00 TL, kesin kabul süresi, geçici kabul tarihinden itibaren 365 takvim günü ve garanti süresi geçici kabulden itibaren 2 yıl olduğunu, sözleşmenin 7.1.1.maddesine göre: yüklenici davalı şirketin, sözleşmenin imzasıyla birlikte KDV hariç sözleşme bedelinin %10'una karşılık gelen 94.997,40 TL tutarında ve iki yıl süreli bir kesin teminat mektubunu işveren davacı şirkete teslim edeceğini, nitekim davacı şirket tarafından bu teminat mektubu müvekkili davalı şirkete teslim edildiğini, aynı maddenin son kısmında, yüklenici tarafından sözleşme ve ilgili yasal mevzuat kapsamında öngörülen yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmediği her durumda işveren, hiçbir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın diğer her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla dilerse kesin teminat mektubunun tamamını nakte çevirerek cezai şart olarak irat kaydetme hakkına sahip olduğunu,  sözleşmenin 8.maddesine göre; kesin kabul dönemi kabul tarihinden itibaren 365 takvim günü, 9.maddesine göre; sözleşme konusu işlerin garanti süresi, geçici kabulden itibaren 2 yıl olduğunu, sözleşmenin bu açık hükümlerine ve sözleşme konusu işin anahtar teslim olarak yapılması kararlaştırılmasına rağmen, davacı şirket iddia ettiğinin aksine yüklenmiş olduğu işleri, sözleşmeye uygun şekilde ve süresinde eksiksiz olarak tamamlamadığını, işin bitiş tarihi 05.03.2020 olarak kararlaştırılmış ise de iş davacı şirket tarafından 2020 yılı nisan ayının sonunda ve ayıplı olarak tamamladığını, davacı şirketin, kararlaştırılan işler dışında ek iş yaptığını beyan etmesi üzerine, müvekkili davalı şirket tarafından davacı şirkete iyiniyetli olarak ödemeler yapıldığını, davacı şirketin kdv dahil müvekkili davalı şirkete gönderdiği 20.06.2020 tarihli ve 1.254.038,11 TL tutarlı fatura için müvekkili davalı şirket tarafından 27.08.2020 tarihli ve KDV dahil 30.680,00 TL tutarlı iade faturası düzenlendiğini, bu faturaların her iki şirketin de hesaplarına girdiğini,  davalı şirketin, davacı şirkete hiçbir şekilde ek işten kaynaklı bir borcu bulunmadığını, 98.358,11 TL davacı şirketin iddia ettiğinin aksine eksik iş bedeli değil, davacı şirket tarafından verilen teminat bedeline ilişkin olduğunu, davacı şirketin, henüz yaptığı işlerin garanti süresi dolmadan, davacı şirket tarafından yapılan eksik ve ayıplı işler bedeli nedeniyle müvekkilinden yapılan kesinti bedelleri teminat bedelinden düşülmeden, verdiği teminatı alabilmek için müvekkili  şirket hakkında haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine başladığını,  \"Yapım İşleri Geçici Kabul Eksikleri Tutanağı\"ndan anlaşılacağı üzere, müvekkil davalı şirketten, \"Ahşap kapı imalatlarında görülen kapı pervazı gönye kesiminin uygun olmaması ve kapı kasasında olan derin darbeler için toplam kapı imalatlarında %5 oranında (4.793,11 TL tutarında) kesinti yapılmış ve bu kesintilerin yapılması kaydıyla kesin hakedişin yapılmasın engel bir durum olmadığının belirtildiğini, davacı şirketin sanki yaptığı iş kesin kabul edilmiş ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.maddesinde öngörülen 2 yıllık garanti süresi dolmuş gibi, verdiği teminat bedelini almak için fazladan yapılan işlerin bedeli, cari hesap alacağı adı altında müvekkili davalı şirket hakkında icra  takibi yaptığını, müvekkili şirketin, davacı şirketten aldığı teminatı inkar gibi bir niyeti olmadığını,  müvekkili davalı şirketin, davacının yaptığı işlere dair 2 yıllık garanti süresi dolduğunda ve ayıplı işler nedeniyle kendisinden yapılan kesinti bedeli düşüldükten sonra (başkaca bir ayıp ya da eksik çıkmadığı takdirde, ya da çıktığında o bedelin de düşülmesi sonrasında) bakiye teminat miktarını zaten davacı şirkete vereceğini, bu nedenle davacı şirketin, koşulları oluşmadan talep ettiği teminatı, fazladan yapılan işler bedeli adı altında talep etmesinın hukuka aykırı olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  davacı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak açılan davanın reddine, itirazın iptali davasına konu edilmiş alacağın mevcut olmaması ve davacının kötüniyetli olarak icra takibi başlatmış olması nedeniyle, müvekkili davalı lehine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tMahkemece, davacı ahşap işleri taşeronu ile davalı işveren arasında 15.01.2020 tarihinde Yapım <br>Sözleşmesi imzalandığı, dava konusu cami inşaatının yüklenicisi, davalı işveren ile dava dışı esas işveren (... Uluslararası İnşaat Yatırım ve Tic. A. Ş.)  arasında yapılan sözleşme gereği cami inşaatının geçici kabulünün 28.02.2020 tarihi itibariyle 30.05.2020 tarihinde yapılmış olup, bu geçici kabul <br>tutanağında davacı ahşap işleri taşeronunun yapmış olduğu işlerle ilgili olarak sadece ahşap <br>kapı imalatlarında görülen kapı pervazı gönye kesiminin uygun olmaması ve kapı kasasında <br>olan derin darbeler için toplam kapı imalatlarında 4.793,11 TL nefaset bedeli kesilmesinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından yapılan  ahşap işlerinde caminin saçaklarındaki ve pencere <br>sövelerindeki  ahşap boyalarında yer yer bozulmalar ve ahşap kaplama ek yerlerinde yer yer ayrılmalar bulunduğu, bu işlerin  toplam bedelinin sözleşme bedelinin %2'sine <br>tekabül ettiği, bu durumda davacı ahşap işleri taşeronunun sözleşme konusu taahhüdünü %98 oranında sözleşmeye uygun olarak tam ve eksiksiz <br>olarak yerine getirmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşme şartları ile davalının ayıplı iş teslimine yönelik iddiası değerlendirildiğinde gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de, yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti edip etmediği ve garantinin dayanağı teminat mektubunun bulunup bulunmadığı hususu sözleşme 7.maddesi kapsamında tartışıldığında, dosya içerisinde mevcut 12 maddelik Genel Şartname'nin 7. maddesine göre “davacı ahşap <br>işleri taşeronu, sözleşmenin imzalanmasını müteakip KDV hariç sözleşme bedelinin %10 una tekabül eden 94.997,40 TL tutarında ve 2 yıl süreli kesin teminat mektubunu davalı işverene <br>teslim edecektir” hükmü bulunduğu ancak dosya içerisinde davacı <br>taşeron tarafından davalıya verilmiş kesin teminat mektubuna ait bir belge olmadığı <br>gibi,  davalının kesin teminat mektubunu vermesi konusunda davacıya bir ihtarının da <br>Mevcut olmadığı,  ayrıca  sözleşme genel şartnamesinde, kesin teminatın ne şekilde iade edileceğine ve hakkedişlerden  nakit olarak kesileceğine dair bir hükümde bulunmadığı, iş bu sebeple yüklenici lehine olan iş sahibinin ayıbı ihbar zorunluluğunun devam ettiği ve sözleşmedeki şartın garanti süresi kapsamında değerlendirilmediğinden garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği şeklinde yorumlanamayacağından sözleşme şartlarının genişletilemeyeceğinden ihbar yükümlülüğünün davalı tarafından yerine getirilmediği, hükme esas alınan ve seçenekli olarak hesaplanan davacı alacak miktarı yönünden ayıp ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı nazara alınarak  ayıplı miktar oranında indirim yapılmadığı ve davacının alacağı teminat miktarı kapsamında da değerlendirilemeyeceğinden, taraf ticari defterleri ile tespit edilen miktarda davacının alacağı bulunduğu, davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2021/19856 sayılı takibe itirazının iptali ile takibin devamına, <br>98.358,11 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğu gibi, mahkeme kararında gerekçe yapılan bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya ve tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli olmadığını, müvekkili ile davacı şirket arasında Gamer Şantiyesi Camii İnşaatı Projesi Anahtar Teslimi Ahşap İşleri konulu 15.01.2020 tarihli bir sözleşme imzalandığını, sözleşme konusunun anahtar teslim ahşap işleri, sözleşmenin cinsinin sabit birim fiyatlı, işin süresinin 50 takvim günü, işin bitiş tarihinin 05.03.2020, sözleşme bedelinin 949.974,40 TL (+KDV), kesin teminat mektubu miktarı ve süresi, KDV hariç sözleşme bedelinin %10'una karşılık gelen 94.997,00 TL, kesin kabul süresinin, geçici kabul tarihinden itibaren 365 takvim günü ve garanti süresi geçici kabulden itibaren 2 yıl olup, sözleşmenin 7.1.1.maddesine göre, yüklenici davalı şirketin, sözleşmenin imzasıyla birlikte KDV hariç sözleşme bedelinin %10'una karşılık gelen 94.997,40 TL tutarında ve iki yıl süreli bir kesin teminat mektubunu işveren davacı şirkete teslim edeceği hususlarının kararlaştırıldığını,  nitekim davacı şirket tarafından bu teminat mektubunun müvekkili davalı şirkete teslim edildiğini, aynı maddenin son kısmında, yüklenici tarafından sözleşme ve ilgili yasal mevzuat kapsamında öngörülen yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmediği her durumda işveren, hiçbir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın diğer her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla dilerse kesin teminat mektubunun tamamını nakte çevirerek cezai şart olarak irat kaydetme hakkına sahip olduğunun düzenlendiğini, sözleşmenin 8.maddesine göre kesin kabul dönemi kabul tarihinden itibaren 365 takvim günü, 9.maddesinde ise sözleşme konusu işlerin garanti süresinin geçici kabulden itibaren 2 yıl olduğunun düzenlendiğini,  sözleşmenin bu açık hükümlerine ve sözleşme konusu işin anahtar teslim olarak yapılması kararlaştırılmasına rağmen, davacı şirketin iddia ettiğinin aksine yüklenmiş olduğu işleri, sözleşmeye uygun şekilde ve süresinde eksiksiz olarak tamamlamadığını, işin bitiş tarihi 05.03.2020 olarak kararlaştırılmış ise de, işin davacı tarafından 2020 yılı Nisan ayının sonunda ve ayıplı olarak tamamlandığını, davacı şirketin, kararlaştırılan işler dışında ek iş yaptığını beyan etmesi üzerine, müvekkili tarafından davacı şirkete iyiniyetli olarak ödemeler yapıldığını, davacı şirketin KDV dahil müvekkiline gönderdiği 20.06.2020 tarihli ve 1.254.038,11 TL tutarlı fatura için müvekkili davalı şirket tarafından 27.08.2020 tarihli ve KDV dahil 30.680,00 TL tutarlı iade faturası düzenlendiğini, bu faturaların da her iki şirketin hesaplarına girdiğini, mahkemeye sunulan muavin defter kayıtlarında bu hususların görüldüğü gibi, müvekkili davalı şirketin, davacı şirkete hiçbir şekilde ek işten kaynaklı bir borcu bulunmadığını, 98.358,11 TL'nin davacı şirketin iddia ettiğinin aksine eksik iş bedeli değil, davacı şirket tarafından verilen teminat bedeline ilişkin olduğunu, davacının, henüz yaptığı işlerin garanti süresi dolmadan, yapılan eksik ve ayıplı işler bedeli nedeniyle müvekkili davalıdan yapılan kesinti bedelleri teminat bedelinden düşülmeden verdiği teminatı alabilmek için müvekkili hakkında haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine başladığını, takibe itiraz üzerine de mahkemece itirazın iptali davası açıldığını, mahkemeye sunulan \"yapım işleri geçici kabul eksikleri tutanağı\"ndan anlaşılacağı üzere, müvekkili davalı şirketten, \"ahşap kapı imalatlarında görülen kapı pervazı gönye kesiminin uygun olmaması ve kapı kasasında olan derin darbeler için toplam kapı imalatlarında %5 oranında (4.793,11 TL tutarında) kesinti yapıldığını ve bu kesintilerin yapılması kaydıyla kesin hakedişin yapılmasına engel bir durum olmadığının belirtildiğini, davacı şirketin sanki yaptığı iş kesin kabul edilmiş ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.maddesinde öngörülen 2 yıllık garanti süresi dolmuş gibi, verdiği teminat bedelini almak için fazladan yapılan işlerin bedeli, cari hesap alacağı adı altında müvekkili davalı şirket hakkında icra  takibi başlattığını, bu nedenle Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2021/19856 sayılı dosyasında müvekkili davalı şirket hakkında yapılan icra takibine haklı nedenlerle itiraz edildiğini, zira açıklanan nedenlerden ötürü davacı şirketin, verdiği teminatın iadesi şartları gerçekleşmeden, sözleşmede öngörülen iki yıllık garanti süresi dolmadan ve davacı şirketin ayıplı işlerinden dolayı müvekkili davalı şirketten kesilen bedel (4.793,11 TL) davalı şirkete iade edilmeden, verdiği teminat bedelini haksız şekilde almak amacıyla dava açtığını ve hukuka aykırı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davacının teminatını inkar gibi bir niyeti olmadığını, davacının koşulları oluşmadan talep ettiği teminatı, fazladan yapılan işler bedeli adı altında talep etmesi hukuka aykırı olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının bilirkişi heyeti ve mahkemece dikkate alınmadığını, şöyle ki davacı şirket ile davalı şirket arasında sözleşmenin; \"işlerde meydana gelebilecek değişiklikler\" başlıklı 4.1.maddesine göre, işverenin, yükleniciye, işlerin tamamlanması için gerekli her türlü ilave işi yaptırabileceği, 4.2.maddesine göre, 4.1.maddede yer alan talimatlara uyulmaması halinde işverenin, işe müdahale edebileceği, sözleşmeyi fesih edebileceği, yahut işi 3.şahıslar eliyle yaptırarak bedelini yükleniciden tahsil edebileceği; yüklenicinin doğrudan yahut dolaylı olarak kendi kusuru ve/veya ihmali ile sözleşme şartlarına uymamış olması nedeni ile bu  değişikliklere sebebiyet vermesi halinde, bunlara dair yapılan ek masrafları ve bunlara bağlı olarak doğan tüm zararı karşılamayı ve bu masraf ve zararların hakedişlerinden işverence kesilmesini ve/veya teminatlarından ve/veya doğrudan kendisinden tahsil edilmesini kabul edeceği, öngörülen yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi durumunda işverenin, hiç bir ihtara veya ihbara gerek olmaksızın kesin teminat mektubunun tamamını nakde çevirerek cezai şart olarak irat kaydedebileceği (madde 7.1.1) hususlarının  düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bu açık hükümlerine rağmen bilirkişi ek raporunda \"sözleşmede kesin teminat mektubu yerine davacının alacağından teminat miktarı kadar nakten kesinti yapılacağına, bu nakden alınan teminatın idareye işin kesin kabulü yapıldıktan sonra iade edileceğine dair hüküm bulunmadığından ve taraflar arasında bu konuda yapılmış bir mutabakat da olmadığından davalı iş sahibinin, davacının bakiye alacağını teminat olarak uhdesinde tutamayacağı değerlendirilmiştir.\" şeklinde bir sonuca varıldığını, bu sonucun kabulünün mümkün olmadığını, varılan bu sonucun taraflar arasında geçerli olan sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu,  hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda sözleşmede kesin teminat mektubu yerine davacının alacağından teminat miktarı kadar nakden kesinti yapılacağına, bu nakden alınan teminatın idareye işin kesin kabulü yapıldıktan sonra iade edileceğine dair hüküm bulunmadığını, taraflar arasında bu konuda yapılmış bir mutabakat olmadığı tespitinin de usul ve kanuna aykırı olup, buna ilişkin itirazlarının da dikkate alınmadığını, zira sözleşmenin 4. ve 7. maddelerindeki açık hükümler gereği, müvekkili davalı iş sahibinin davacı yükleniciye, işlerin tamamlanması için gerekli her türlü ilave işi yaptırabileceği, talimat verebileceği, bu talimatlara uyulmaması halinde işe müdahale edebileceği, sözleşmeyi fesih edebileceği, yahut işi 3.şahıslar eliyle işi yaptırarak bedelini yükleniciden tahsil edebileceği, yüklenicinin doğrudan yahut dolaylı olarak kendi kusuru ve/ veya ihmali ile sözleşme şartlarına uymamış olması nedeni ile bu değişikliklere sebebiyet vermesi halinde, bunlara dair yapılan ek masrafları ve bunlara bağlı olarak doğan tüm zararı davacının teminatlarından alabileceği hususlarının hüküm altına alındığını, yine, öngörülen yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi durumunda müvekkili davalı işverenin, hiçbir ihtara veya ihbara gerek olmaksızın kesin teminat mektubunun tamamını nakde çevirerek cezai şart olarak irat kaydedebileceğinin düzenlendiğini, buna rağmen bilirkişi ek raporunda, sanki sözleşme hiç incelenmemiş gibi bir değerlendirme yapıldığını ve mahkemece de bu rapora itibar edildiğini, dosya içinde bulunan cevap dilekçesinde belirtildiği üzere, davacı şirketin iddia ettiğinin aksine yüklenmiş olduğu işleri, sözleşmeye uygun şekilde ve süresinde eksiksiz olarak tamamlamadığını, nitekim, kök raporun 5.sayfasının ikinci paragrafında eksik ve ayıplı işlerin belirtildiğini, ahşap işlerinde caminin saçaklarındaki ve pencere sövelerindeki ahşap boyalarında yer yer bozulmalar ve ahşap kaplama ek yerlerinde yer yer ayrılmalar tespit edildiğini, bilirkişi kök raporunun 10.sayfasında, davacı şirketin sözleşme konusu taahhüdünü %98 oranında yerine getirdiği (kabul anlamına gelmemek üzere) hususunun belirtildiğini, yine, bilirkişi kök raporunda (9.sayfa) \"muavin defter dökümlerinde de görüleceği üzere tarafların kayıtları birbirini doğrulamaktadır. buna göre davacının 98.358,11 TL cari hesap bakiyesi alacağı bulunmakta ancak 98.358,11 tl tutarındaki bu alacak davalı tarafın kayıtlarında kesilen teminat olarak yer almaktadır.\" şeklindeki tespitten, müvekkili davalı şirketin, davacı şirkete hiçbir şekilde ek işten kaynaklı bir borcunun bulunmadığını, yine bilirkişi ek raporunda (sayfa 5) \"davalı vekilinin sözleşme harici iş yapılmadı şeklindeki itirazının yerinde olmadığı\" şeklinde bir tespitte bulunulduğunu, bu tespitin de hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, zira cevap dilekçesinde belirtildiği üzere davacının kararlaştırılan işler dışında ek iş yaptığını beyan etmesi üzerine müvekkilinin iyi niyetli olarak ek ödemeler yaptığını, bu beyan, defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeye rağmen bilirkişi kök raporunda, sözleşme harici iş yapılmadı şeklinde itirazımız olduğu şeklinde bir sonucu varılmasının, raporun özenli hazırlanmadığını gösterdiğini, açıklanmak istenenin davacıya yaptığı ek işler bedelinin, sözleşmede bu konuda zorlayıcı bir madde olmamasına rağmen ödendiği noktasında olduğunu, davacının amacının halen müvekkili davalı uhdesinde bulunan teminat mektubunu, farklı isimler altında dava konusu yapıp almak olduğunu ancak bunun koşullarının henüz oluşmadığını, bütün iş ve işlemleri usulünce tutulan defterlerine ve kayıtlarına işli ve basiretli bir tacir olan müvekkili şirketin böyle bir şey yapmasının mümkün de olmadığını, müvekkilinin, davacının yaptığı işlere dair 2 yıllık garanti süresi dolduğunda ve ayıplı işler nedeniyle kendisinden yapılan kesinti bedeli düşüldükten sonra (başkaca bir ayıp ya da eksik çıkmadığı takdirde, ya da çıktığında o bedelin de düşülmesi sonrasında) bakiye teminat miktarını zaten davacı şirkete vereceğini, mahkemece her ne kadar ihbar yükümlülüğünün davalı tarafça yerine getirilmediğinden  ayıp oranında indirim yapılamayacağı ve davacının alacağının teminat miktarı kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmışsa da, bu değerlendirmenin de doğru olmadığını, zira, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan 2 yıllık garanti süresi içerisinde ayıbın ortaya çıkmış olması sebebiyle müvekkilinin ayrı bir ayıp ihbarına gerek olmaksızın bu işlerin bedelini davacıya ait teminat mektubu bedelinden mahsup etmesinin mümkün olduğunu (Yargıtay 15.HD'nin 09.06.2014 tarih ve 2013/3237 E- 2014/3908 K), mahkemenin kabulünün aksine, müvekkili davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir ihbar yükümlülüğü bulunmadığı gibi, davacı şirket tarafından davalıya verilmiş kesin teminat mektubuna ait bir belge olmadığı kabulünün de hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede, teminat mektubunun verileceği hüküm altına alınmış iken ve davacı tarafça böyle bir teminat mektubu verilmediği iddia edilmemişken, mahkemece bu şekilde bir sonucu varılmasının da hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekiline istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t Mahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından  davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. <br>\tDava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı iş yapıldığı iddiasına dayalı bakiye alacak istemiyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.<br>\tMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerle, davalı ile dava dışı iş sahibi arasında davaya konu işi de kapsar şekilde geçici kabul yapıldığı, davacı tarafça yapmış olduğu işlere ilişkin kestiği faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının talep edebileceği toplam iş bedelinden, davalı tarafından kesilen ve davacı defterinde kayıtlı olan iade faturası bedeli olan 36.680,00 TL ile davalı ile dava dışı idare arasındaki geçici kabuldeki davacının üstlendiği işlere ilişkin olduğu belirlenen %5 kesinti kapsamındaki 4.793,11 TL ile garanti süresi içerisinde davacı tarafça yapılan imalatlardaki ayıpların, alınan bilirkişi raporuna göre belirlendiği, bilirkişi raporunundaki belirlemenin dosya kapsamına ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup, denetlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, 22.419,39 TL nefaset farkından davacının sorumlu olacağı kabul edilerek bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla,  Dairemizce re'sen yapılan hesaplamada ; davacı tarafından yapıldığı anlaşılan iş bedeli 1.254.038,11 TL olup, bu bedelden iade faturası olan 30.680,00 TL ve ödemeler toplamı olan 1.125.000,00 TL ile  ayıp giderim bedeli olan 22.419,39 TL ve geçici kabuldeki ayıplar nedeniyle 4.793,11 TL'nin mahsubu ile bakiye 71.145,61 TL alacak yönünden davanın  kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2021/19856 sayılı takibe itirazının 71.145,61 TL yönünden kısmen iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hükmolunan bu bedel üzerinden istinaf nedenleriyle bağlılık ilkesi de dikkate alınarak icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, <br>\t2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2023 tarih ve 2021/587 Esas- 2023/192 K<br>arar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, <br>\t3-Davanın kısmen kabulüne,<br>\t\t-Davalı borçlunun Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2021/19856 sayılı takibe itirazının 71.145,61 TL yönünden kısmen iptali ile takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla  devamına,<br>\t\t-Hükmolunan bedelin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t\t-Davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,<br>\t4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.859,95 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.187,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.672,02 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t5-Davacı tarafından yatırılan 1.187,93 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 84,70 TL tebligat ve posta gideri ile 3.900,00 TL bilirkişi ücreti, 300,00 TL keşif araç ücreti, 419,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 4.763,9‬0 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre takdiren 3.445,72 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27 TL'nin kabul ve ret oranlarına göre hesaplanan 303,33 TL'sinin davacıdan, 792,93 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>\t9-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince  hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \t<br>\t10-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 27.212,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t11-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>\t\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>\t12-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 1.680,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t13-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 145,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam  637,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   \t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Katip<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"849025c06cf0cbde","SID":"71c1eebe1d6f88eb"}}